banner391
banner405

Fikret Otyam'ın ardından

Merhum Fikret Otyam, Gazipaşa'da yaşadığı yıllarda kaleme aldığı bir yazısında Alanya'yı şu sözlerle anlatıyordu: Mahalle komşusu... Apartman komşusu... Kapı komşusu... Komşuluk çok. Ama Alanya bizim için ışık komşusudur. Gökte yıldızların sayılabileceği gecelerde, ta uzaklarda bir yer ışıldar durur. Burası Alanya'dır

Fikret Otyam'ın ardından

banner404
DEĞERLİ dostlar, zaman zaman Alanya'ya etkin isimlerin gelip yerleşmediğinden yakınırız. Şunlar hep anlatılır. 1930'lu yılların başında Atatürk'ün Yalova ile bağlantısının henüz kurulmadığı süreçte, çocukluğu Alanya'da geçen, benim de Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'nde Devrim Tarihi hocam olan Atatürk'ün manevi kızı merhume Afet İnan'ın Atatürk'ü Alanya'ya bağlamaya çalıştığı, bu konuda da kendisine o dönemde Antalya Mebusu olan Rasih Kaplan'ın telkinlerde bulunduğu anlatılır. Sonraki süreçlerde de Türk Sanat Müziği'nin dev isimlerinden Zeki Müren'in Alanya'ya yerleşmesi konusu üzerinde durulduğu ancak Zeki Müren'in Bodrum'u tercih ettiği yine anlatılır. 1970'li yılların ortalarında Gazeteci-Ressam Fikret Otyam'ın komşu ilçemiz Gazipaşa'ya yerleşmesi, bugünlerin moda deyimi ile gündeme bomba gibi düşmüştü. Fikret Otyam belli bir süreçte Gazipaşa ile özdeşleşmişti. 80'li yılların ortalarında Gazipaşa'da iki kez Fikret Otyam'ı ziyaret etme bahtiyarlığına eriştim. Bu ziyaretlerde konu ister istemez Alanya'ya dayanıyordu. İşte, kısa süre önce hakkın rahmetine kavuşan Türk basınının devlerinden Fikret Otyam'ın, bir bölümünü bana bizzat anlatıp, bir bölümünü de kaleme aldığı Alanya ile ilgili düşünceleri: 
'YENİ YEŞİL ALANYA NİYE OLMASIN?'
Işık komşumuz Alanya, var mısınız? Eski yeşil Alanya, neden yeni yeşil Alanya olmasın. Bizden selam olsun yeşil Alanya'ya. 
Mahalle komşusu... Sokak komşusu... Apartman komşusu... Kapı komşusu... Komşuluk çok. Ama Alanya bizim için ışık komşusudur. Gökte yıldızların sayılabileceği gecelerde, ta uzaklarda bir yer ışıldar durur. Burası Alanya'dır. Karadan bize 45 kilometredir. Burası bizim ışık komşumuzdur. Işık komşumuza 45 kilometre uzaklıkta, Antalya'nın Gazipaşa ilçesi de bizim yaşam mekanımızdır. Yaşam yerimiz Selinus Krallığı'nın kalıntıları yanında, denize karşı ve kalenin yamacında ak badanalı evimizi yapmaya başladık 4 köy ustası ile. Ünlü mimar Behruz Çinici'nin o canım doğanın biçimi bozmayan, doğayla tastamam uyumlu projesini, eşim İç Mimar Filiz ile, Gazipaşa'nın Bilos Köyü'nden 4 yapım ustasıyla yükseltmeye başladık 1977 yılında. Kimi geceler evin bitmiş halini düşlerken, ta uzaklarda Alanya'ya kim bilir ne baktım, baktık. Gün oldu bizim de ışıklarımız yanmaya başladı. Böylelikle Alanya ile ışık komşusu olduk. Uzun yıllar en yakın ama en yakın komşumuz sadece Tanrı idi. Rüzgarlı gecelerde denizin sesi, cırcır böcekleri, ağustos böcekleri tek gürültüdür yaşam yerimizde. Ve gündüzleri taş bülbülleri... Peki ne oldu bu kuşcuklara? 7-8 yıldır terk ettiler buraları. Kalenin oralarda guburdayan keklikler, onlar da azalmaya durdu. Avlanmalarına elden geldiğince engel olmaya çalışıyoruz. Bu sessiz, dingin yerde Roma'dan kalan bir kuyuyu onartarak sulama suyuna karıştırınca, bir yeşil cennet oluştu evimizin yöresinde. Elvan elvan çiçekler, zamanla ürün vermeye başlayan ağaçlar, limon, portakal, çekirdeksiz nar, hünap, kimileri iğde diyor burada, avokado, üç çeşit elma, şeftali, ayva, pikan cevizi, Kanada kavağı, çamlar ve evet en önemlisi ama en önemlisi istediğimiz sessizlik. Büyük kentlerin o korkunç gürültüsünden, hercümerinden uzak güzel bir doğada ne yapılır? Çalışır Filiz, gördüğü bir çulfalık tezgahını çok eski bir ustaya yaptırıp, kollarını sıvadı, dokuma yapıyor. Önce yollukla başlayan dokumalar, zamanla başka boyutlara ulaştı. Yaptıklarıyla ünlendi ve yarattıkları artık batı duvarlarında asılı. Buraya göçtüğümüzden bu yana yurtiçinde, yurtdışında 20'ye yakın ortak sergimiz oldu. Burada yazdığım 4 kitapla toplam kitap sayım 34 oldu. Eski basımların yerine yenilerini hazırlamak ise ayrı bir keyifti benim için. Günde 8-10 saat resim yapmak, bahçeyle uğraşmak, tavus kuşlarına, Kenya tavuklarına, yerli tavuklara, ispençlere bakmak, 30'a yakın irili ufaklı kediyi doyurmak işin bir başka yönü. Bu kediler bir nevi yılan avcısıdır. 
'ALANYA'DA KENDİMİZİ PARİS'TE SANDIK'
İlk yıllar yoklar ilçesi Gazipaşa'dan varlar ilçesi Alanya'ya inmenin tadını yaşadık. Kimse inanmaz, kendimizi Paris'te sanarak! 
Bilinçli olarak kurduğumuz bu düzen içinde bir yaşam... Alanya'dan da zamanla her meslekten, her kesimden yeni dostlar edinmek elbette keyfimize keyif kattı. Zamanla bizim Gazipaşa da varlar ilçesi oldu ama Alanya bizim için her zaman uzandığımız yer oldu. 
Biz kendi içinde yaşayanlar, orada olan değişimleri kolay göremezler, algılayamazlar. Bizi üzen canım yeşil Alanya'nın gün gün çarpık bir kentleşmeye, betonlaşmaya dönüşmesiydi. Alanya dünyaca ünlü bir turizm kenti. Elbette değişim olacak. Değişimler yanında çeşitli sorunları da getirir, bu da belli. Alanya yabancılar için bir turizm cenneti. Ama gözlemlerim o ki Alanya, insanlarının birbirleriyle dayanışmasıyla daha ünlü. Elimde kesin veriler yok. Alanya'ya ne kadar turist geliyor, yerli-yabancı. Bir öneridir bu, tutulur tutulmaz, benden önermesi. Her turist için bir ağaç Alanya'ya. Planlı, programlı, hesaplı, kitaplı bir ağaçlandırma. Evet her turist için bir ağaç, parola bu."
BU ÖNERİYİ TUTMALIYIZ 
Evet değerli dostlar, işte hakkın rahmetine kavuşan Fikret Otyam'ın Alanya için söyledikleri. Biz de buradan bir çağrıda bulunalım. Onun da dediği gibi, her turist için bir ağaç dikelim Alanya'ya. Bizden de önermesi. Rahmetin bol olsun, ışıklar içinde kal, ışıklar içinde uyu büyük üstad. Cennet mekanın olsun. 

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.