banner391
banner405

'Düşlerimde Alanya vardı'

MERHUM BAYKAL KENT, TAM BİR ALANYA AŞIĞIYDI

'Düşlerimde Alanya vardı'

banner404
 Bursa'da hayata gözlerini yuman Baykal Kent, 2004 yılında ilk profesyonel tiyatroyu kurma hedefiyle Alanya'ya yerleşmişti. 1 Nisan 2004 tarihinde Yeni Alanya'ya bu hedeflerini aktaran Kent, yaklaşık iki aylık Alanya macerasının ardından Bursa'ya yerleşmişti. İşte 8 yıl önce merhum Kent'in 'Alanya' düşleri 
TİYATRO Sanatçısı Baykal Kent, 1944 yılında Ankara'da doğdu. Bahriye'ye olan hayranlığından dolayı babasının kütüğü olan İzmir'den kütüğünü almayıp, Denizci olmayı garanti etti. Çünkü o zamanlar denizi olan şehirlerden bahriyeli alınıyordu. Öğrenimini sorduğunuzda "Alaylı" olarak cevap verdi. Çünkü bu işin bir mekteplisi, bir de alaylısı oluyor. Mekteplisi okul bitirerek bir yere geliyor, alaylı da kendi gücünü ispat etmek için senelerini verip, üst düzeylere tırmanmaya çalışıyor. Ve Baykal Kent 60 yaşında olmasına rağmen hala tırmanıyor. Sorduğumuzda, "44 yılı nasıl sığdırdınız bu sanat dağarcığına?", kendisi "Tırnak kalmadı. Hal kalmadı, derman kalmadı ama sanat hiç bir zaman bitmez" diye yanıt verdi. Konuyu biraz daha açtık: 

- Alanya nereden çıktı?

Her zaman düşlerimde Alanya vardı. Fakat Alanya'ya nasıl gelir, nasıl sızılır, nasıl oturulur, kalkılır bundan haberimiz yoktu. Buradaki arkadaşlarım Cüneyt ve Bülent bir yol göstererek "Gel Abi, bir reklam ajansı açalım, burada yeteri derecede gücümüz, kuvvetimiz var. Güzel de bir makina aldığımızda bu iş tamam. Artık bina bulmuştuk. Geriye üç nallı bir araba kalmıştı. İşte atla arabayı bulmaya çalışıyoruz. Herşeyin en güzelini, herşeyin en iyisini kah dram, kah magazin, kah komedi olarak Alanya'ya vermek istiyoruz. Lal Ajans, bir yanardağ kraterinden çıkan lavlar gibi Alanya'ya en güzel dizileri, yarışmaları, Alanya halkının tüm istediklerini vermeye çalışacaktır. 

- Bundan sonra sürekli Alanya'da mı yaşayacaksınız?

Evet. Alanya, Alanya, Alanya, en büyük Alanya, başka Alanya yok! Tabiki burada boş durmayacağız. Tiyatroya olan sevgimi, Alanya'da tiyatroya ilgisi olan sevgili dostlarımı her zaman bekliyorum. Alanya'nın ilk profesyonel tiyatrosunu pek yakında açmayı düşünüyoruz. Ama bütün Alanya olarak bu işe inananların toplanıp, bir çatı altında birleşip, el ele verip, dekorundan kostümüne herşeyi yapabilen meraklıları her zaman bekliyoruz. Burada yaptığımız dizilerde, skeçlerde oynamak üzere genç, ihtiyar sanatsever dostlarımızı her zaman bekliyorum. 

- Kuracağınız bu tiyatroda sizin dışınızda ünlü isimler olacak mı?

Tabiki olacak. Alanya'nın içinde ne gizli kahramanlar var, meydana çıkacak. Alanya'da yaşayan Kamuran İnselel tiyatronun direklerinden biri olacak. Yani kısacası tiyatroya gönül veren herkesi bekliyoruz. Onlardan gelmesi, bizden yetiştirmesi...

- Alanya'yı nasıl sevdiniz?

Alanya bakir bir yer. Hiç bir zaman Bodrum, Marmaris ayarında bir yer değil. Onların üzerinde çok güzellikleri var. Edebin, hayanın, sevginin olduğu bir yer. Daha bilinmemiş güzelliği, araştırılmaya değer halkı, bunların hepsi benim burada yerleşmeme en büyük öge oldu. 

- İlk kez Alanya'ya ne zaman gelmiştiniz? 

İlk kez Alanya'ya 1966 yılında Deniz Kuvvetleri'nin Oba Köyü'nde kurduğu ilkokulu açmak için Bahriye Eri olarak 1. Filo Tila Komodor Sancaktarı olarak yaz başında Oba Köyü'ne gelmiştim. O zamanlar Alanya sahiline çıktığımızda Deniz Kuvvetleri Bandosu ile yürümeye başladık. Bazı evlerden üzerimize çiçekler atılıyordu. Ben her zamanki gibi duygusallığım had safhaya geldiğinde, hüngür hüngür ağlayarak, ayaklarımı vurarak, Alanya'ya geldim. Köye çıktığımızda Komodorumuz okulu açtı. Bize verilen ziyafette o Alanya'nın muzu, portakalı, mandalinasının kokusunu hala unutamıyorum. Oysa ki, geçenlerde Oba Köyü'ne gittiğimde bu kokular kendisini tezek kokularına bırakmıştı. Ağlayarak bunları itiraf ettim. Burada olduğum müddetçe o köy benim köyüm. Gitmesek de, görmesek de, o köy benim ilkesiyle orada da bir köy tiyatrosu kurmak benim boynumun borcu olsun. 

- 1966 yılında gördüğünüz Alanya ile bugünün Alanyası arasında ne gibi farklar var?

Şunu söyleyebilirim ki; hayatımda 67 vilayeti defalarca dolaştım. 16 seneye yakın turne hayatım vardır. Alanya, benim için Alanya'yı seven, O'na aşık olan, O'na bir evlat gibi bakan insanların elinde. Alanya Kalesi'nden bakıldığı zaman imarlaşmanın ne kadar güzel olduğunu gözlerinizle görüyorsunuz. Bir gökdelen şehri değil, şehrini koruyan, kurumlaşma ve sevgi örneği bir kent Alanya. Trafiği, insanları, esnafı, politikası kısaca herşeyiyle 1966-2004 arasında pek fark göremedim. Gördüğüm tek şey Alanya'nın güzelliğine zarar vermeden, kentleşme. Tabiki her yörede olduğu gibi nüfusun artması. 

- Deniz Baykal yüzünden adınızı değiştireceğinizi söylemişsiniz.

Hatasız kul olmaz. Hatasını bilmek kadar da büyük irfan olamaz. Bir insana "Kalk, git" demezler, adamı kapının önüne koyarlar. Benim, ismimi değiştirmem hiç bir zaman için Baykal'lıktan vazgeçmek demek değildir. Bir Baykal gider, bir Baykal gelir. Oturup anlaşmak, insanların birbirini dinlemesi en büyük irfandır. 

- Alanya'da tiyatro dışında projeleriniz var mı?

Evet var. Lal Ajans Production olarak tüm Alanya'yı içine alacak belgesel, komedi ve dramalara önem vereceğim. İşte burada Alanya halkından çok yardım bekliyorum. Oyuncu olarak, yazar olarak, şair olarak herkesin yardımını bekliyorum.   

- Son olarak, okurlarımıza hangi mesajları vermek istersiniz? 

İktidarla muhalefet o kadar uyumlu ki; aralarından su sızmıyor. Esnaf o kadar güzel ki; kapının önüne sandalyeyi atmış, her şeyden arınmış, yüzündeki tebessüm etraflara saçılmış. Çoluk, çocuk, kadın, erkek herkes bir rahatlık içinde. Hayret ki; hava raporu doğru çıkıyor. Şoför, müşterisiyle kavga etmiyor. Öyle güzel bir ülke ki; Kıbrıs sorunu masaya değil, artık beyinlere yazılmış. Herkes bir güzellik içinde ki; sorma gitsin. AB'ye girdik gireceğiz, A'sı var da B'sini bekliyoruz. Ev sahibi kiracısına "Hadi canım, sen biraz sıkışıksın, kirayı istediğin zaman ver, çok da istikrarlı ödüyorsun, sana zam falan yapmayacağım" diyor. Gelen turist, çifte rezervasyon görmeden oteline rahatça gelebiliyor. Yani bütün sokak, bütün esnaf, bütün insanlar bugün Türkiye'de rahatça yaşayabiliyor, yürüyebiliyor, konuşabiliyor. Kavga, gürültü yok. Cennetten bir parça Türkiye. Hatta belediye seçimleri bile unutulmuş, herkes birbirini tebrik edip, yanaklarından öpüyor. Aman sevgili okurlar, bugün 1 Nisan. Siz bana uymayın. Böyle bir ülkeye de uymayın. Siz bugün sakın kandırılmamaya bakın. Benden söylemesi. Ama böyle bir ülkede, iyi olmaz mıydı? 

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.