banner391
banner405

'Ben de Evet'çiyim'

Ünlü düşünce adamı, öğretim üyesi ve Gazeteci-Yazar Toktamış Ateş'le Alanya tatilini geçirdiği Kargıcak’taki Titan Otel’de konuştuk

'Ben de Evet'çiyim'

banner404
 EŞİ Nevin Hanım ve yakın dostlarıyla Alanya’ya gelen Ateş, sorularımıza içtenlikle cevap verdi. Referandumda "Evet" oyu kullanacağını açıklayan Toktamış Ateş, "Evet diyen herkesin AKP’li olduğunu düşünmemek gerekir" dedi. Toktamış Ateş'in yorumları şöyle: 
- İyi günler Sayın Toktamış Ateş, Alanya'ya hoş geldiniz. Alanya’yı nasıl buldunuz?

Teşekkür ederim, hoş bulduk. Ben Alanya’ya ilk kez 1950’li yılların başında gelmiştim. O zaman ailemin bir bölümünün oturduğu Antalya’ya gelmiştim. Büyük teyzemin gelini Alanyalı'ydı ve ailesi Antalya'ya kadar gelmişken Alanya’ya da gelmemizi istediler. Ancak o zamanlar vasıta yoktu. Burunda küçük bir otobüs kiralayarak, toprak bir yoldan 3 saate Alanya'ya geldik. Bir öğle yemeği yiyerek yine 3 saatte geri döndük. O günkü Alanya ile bugünkü Alanya mukayese bile edilemez. Bu söyleşiyi yaptığımız Titan Otel'in sahibi Yusuf Ziya yakın arkadaşımdır. Bir arkadaş gurubumu her yıl otelinde ağırlar, bu çerçevede Alanya'ya sık sık geliyorum.

- Gazeteci olmaya nasıl karar verdiniz? Sizi neler gazeteciliğe teşvik etti?

Kendimi gazeteci olarak saymıyorum. Ben bir öğretim üyesi ve toplum bilimciyim. Ancak Türkiye’nin sorunlarına olan ilgim nedeniyle bu alanda yazılar yazmaya başladım. Ve özelikle Cumhuriyet Gazetesi'nin 2. sayfasında "Düşünenlerin Düşüncesi" bölümlerinde yayınlandım. İşte bu çerçevede gazeteden teklif geldi ve 15 sene önce gazetecilik yaşamım başlamış oldu. 
 
- Günümüz gençliğinin okuma alışkanlığı yok. Bu alışkanlığı edindirmek adına neler yapılabilir?

Günümüz gençliğinde okuma alışkanlığının olmaması beni üzüyor. Ancak internet ile özelikle google gibi kaynaklardan bilgileniyorlar. Bilgiye bu kadar kolay ulaşma imkanı varken kitap okuma alışkanlığının yeniden oluşturulması zor gibi görülüyor. Kaldı ki dünyanın hemen her yerinde aynı şey yaşanıyor. 
  
- Geçmiş dönemlerdeki kuşak ile zamanımız kuşağını kıyasladığınızda, gençlik umut vaat ediyor mu?

Hiç kuşkusuz vaat ediyor. Gençlerimizle ilgili olumsuz düşünenlere çok kızıyorum ve bu gerçeği görmediklerini düşünüyorum.

- Üniversitelerimiz her yıl bir çok mezun veriyor ama istihdam alanı dar. İşsizlik konusunda neler düşünüyorsunuz?

İşsizlik konusu Türkiye’nin ekonomik yaşamındaki en ciddi konudur ve son derece üzücüdür. 'Düştü' denildiği zaman yüzde 11'e ulaşan işsizliğin önemli bir kısmının dar gelirli ailelerde yaşanıyor olması işin vahametini arttırıyor. İşsizliğin çaresi bir günden öbür güne alınan önlemlerle bulunamaz. Uzun dönemli bir ekonomi politikasının sonucunu beklemek gerekir.

- Güneydoğu ile Doğu Karadeniz bölgelerinin ekonomisi aynı iken, Güneydoğu niçin özerklik istiyor? Çözüm olarak ne öneriyorsunuz?

Güneydoğu bölgesindeki özerklik nöbetleri biraz da dışarıdan gelen tahriklerin sonucu ortaya çıkmıştır. Doğu Karadeniz bölgesindeki Laz kökenli vatandaşlarımız, Laz olduklarını bilmelerine rağmen vatandaşlıktan kaynaklanan bir biçimde kendilerine "Türk" denilmesinden rahatsız olmuyorlar. Ama Kürt kökenli vatandaşlarımız bu kimliklerini ön plana çıkarmak istiyorlar. Bence sorun duygusal ve dış tahriklerin çıkardığı bir sorundur. 

- Tunceli'nin eski ismi olan Dersim adının yeniden şehre verilmesi, orada yaşayan halka nasıl bir katkı yapar ki, bunu istiyorlar?

Bunun hiç bir katkısı yoktur. Ancak yukarıda da vurguladığım gibi bu konular duygusal bir biçimde ele alınmaktadır.

- Peki, Kürt açılımı hakkında neler düşünüyorsunuz?

Bu açılım çok iyi niyetli bir açılımdı ama maalesef olumlu bir sonuç getirmedi. Özellikle Habur sınır kapısında yaşanan olaylar Kürt kökenli vatandaşlarımızın bir bölümünün iyi niyetli olmadığını gösterdi. Bence güzel bir imkandı, yazık oldu.

- Türkiye'nin gündeminde olan bir soruyu yöneltmek istiyorum. Referandum için "evet" ya da "hayır" konusunda halk yeterince aydınlatılıyor mu? Yoksa siyasi liderlerle birlikte ezbere mi dönüştü?

Bu tam manasıyla siyasallaştı ve kayıkçı kavgasına dönüştü. Zaten çok sayıda madde arasında tartışılan sadece Anayasa Mahkemesi'nin, Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun oluşması ile ilgili maddeler ve bu konuda halkın yeterince aydınlatıldığını düşünmüyorum. Kaldı ki aydınlarımız ve siyasetçilerimizin arasında bu konuda çok büyük bilgi farkları var.

- Referandum sorusunun "evet" ya da "hayır" çıkması ülkemizde neleri değiştirir?

Bence hiç bir şeyi değiştirmez. Ne evet çıkması AKP açısından bir zafer, ne de hayır çıkması CHP ve MHP açısından bir zaferdir. Ancak BDP’nin boykot çağrısının ardından katılımın ne kadar olacağını merak ediyorum. Zira boykota ciddi bir katılım olmazsa, bu PKK’nın gücünün zayıfladığını gösterecektir. 

- Referandumda sizin oyunuz ne olacak?

Ben "Yetmez ama evet" diyen grubundanım. Bu tasarının 12 Eylül ile bir hesaplaşma olduğunu düşünmememe rağmen, yüksek merdiven yapısının değişmesinin daha demokratik olacağını düşünüyorum. Ayrıca "evet" diyen herkesin AKP’li olduğunu düşünmemek gerekir.

- Bu röportaja zaman ayırdığınız için teşekkür ederim. 

Ben teşekkür ederim.
banner355

Etiketler; #evet #çiyim

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.