banner391
banner405

Atatürk Alanya'dan memnun ayrıldı

Atatürk'ün Alanya ziyaretine ilişkin çok şey konuşuldu. Ancak Atatürk'ün hep en yakınında olan silah arkadaşı Kılıç Ali'nin anıları, Ulu Önder'in 80 yıl önce Alanya'dan memnun ayrıldığını gösteriyor

Atatürk Alanya'dan memnun ayrıldı

banner404
- Oğuz KORUM
ÇOK
değişik şeyler anlatılır. Bu nerden kaynaklanmaktadır. Programlanan ziyaretin üç gün önce gerçekleştirilmesi ve Alanya protokolünün buna hazırlıksız yakalanmasından kaynaklanmaktadır. 
Araştırmacı kimliğimizin yansımasıyla anlatılanları, yazılanları, hep değerlendirmeye aldık. İşte bu noktada bu geziye katılan Atatürk'ün çok yakınından merhum Kılıç Ali'nin anılarından yola çıktık. 
Şurası bir gerçektir ki, söylenen tarihten üç gün önce gelmesi Büyük Atatürk'ün karşılanmasıyla ilgili olumsuzlukları gündeme getirmiş olabilir. Ancak, araştırmalarımızdan öğrendik ki, uğurlanışı çok muhteşem olmuştur.  
“KILIÇ ALİ’NİN ANILARI” ADLI KİTAPTA YER ALAN BİLGİLER 
"Tam o sırada yanımızdan bir jandarma geçti. Sabahın erken saatinde beş kişilik bir kafilenin sokak ortasında böyle kararsız şekilde yürüyüşü jandarmanın dikkatini çekti ve durdu. Dikkatle hepimizi baştan aşağı süzdü. Süzmesiyle birlikte olanca gücüyle aksi istikamete koşmaya başlaması bir oldu. Atatürk "Jandarma bizi tanıdı. Haber vermeye gidiyor. Engel olun, durdurun!" dedi. Geç olmuştu. Nereye gittiğimizi bilmiyorduk. Atatürk, torpidoya geçtikten sonra vapurun süvarisi Albay Sait Bey’e şu emri verdi: "Alanya’ya gideceğim. Fakat bu fırsattan yararlanarak Rodos’un bu civardaki İtalya Deniz Üssü’nün mümkün olduğu kadar yakınından geçerek durumlarını incelemek isterim."
Bu emri alan kumandan torpidoyu derhal savaş durumuna soktu. Bütün ışıklar söndü. Hava biraz lodos, deniz dalgalıydı. Atatürk ve sahillere oldukça sokulan torpidodan limanları, bazı noktaları yakından inceliyordu. Gemi adeta savaş durumundaydı. Sabaha karşı Alanya’ya yaklaştık ve tanyeri ağarmaya başladı. Çok erken saatte Alanya’ya demirlemiş bulunuyorduk. Torpido demir atar atmaz Atatürk, Nuri Conker’i, beni, yaverlerinden birini ve bir de yanına berberini alarak torpidonun küçük motoru ile Alanya İskelesi’ne çıktı. Ne oturacak bir kahve, ne de nereye gideceğimizi soracak tek bir insan vardı. "Şöyle gideriz. Elbet birine rastlar, kendimizi bir yere konuk ettiririz."
Atatürk böyle diyerek yürümeye devam etti. Alanya’nın çarşısı olduğunu tahmin ettiğimiz bir sokağa tak yapılmış ama henüz tamamlanmamıştı. Takların yanına çok sayıda defne yaprağı yığılmış. Atatürk bunu görünce hayretle dedi ki:
"Allah Allah, bizim geleceğimizi duydular mı ki böyle bir karşılama hazırlığına başlamışlar?" 
Atatürk latife etmeye başladı: 
"Fenersiz yakalandık!"
Az sonra jandarmanın saptığı sokakların birinden sırtına bir redingot takmış, başına bir melon şapka geçirmiş, ayağına lastik potin, orta yaşlı, ilk görünüşte iki gündür tıraş olmaya vakit bulamadığı için sakalı uzamış izlenimi veren bir adam, heyecan ve telaşla üzerimize doğru koştu. Henüz uzaktayken, şaşkın bir halde bağırır bir sesle şöyle dedi:
"Paşa Hazretleri, af buyurunuz, ben takı henüz tamamlayamamıştım."
Atatürk önce espri yaptı: "Madem ki tak hazır değil, o halde geri dönelim." Sonra ciddileşti: "Sen takı makı bırak da bize bir yer göster, elimizi yüzümüzü yıkayalım, tıraş olup sıcak bir şey yiyelim." Adamcağız şaşırmıştı. Sabahın karanlık denilebilecek saatinde hiçbir zaman akla ve hayale gelmeyecek şekilde Atatürk’ü karşısında görmesi, zavallıyı o kadar şaşırtmıştı ki, sanki gözlerine inanamıyor, ne söyleyeceğini bilemiyordu. Kendini rüyada zannettiği belliydi. Şimdi bizim konuştuğumuz kişi, Alanya Kaymakamıymış!
Atatürk "Bize yer göster" dediğinde adamcağız o kadar şaşırmış bir haldeydi ki "Sizi nereye götüreyim?" diye soruyordu. Bir süre düşündükten sonra sonunda bir yer buldu:
"Eşraftan Azakzade Tevfik Bey’in evine buyurunuz."
Önümüze düştü. O önde, biz arkada sabahın alacakaranlığında Alanya’nın daracık sokaklarında bir hayli ilerledikten sonra nihayet bir evin önünde durduk. Evin kapısından önce geniş bir sofaya girdik. Yıkandık. Önce Atatürk, sonra Nuri Bey, daha sonra ben sırayla tıraş olduk. Benden sonra da yaver tıraş oldu. Kahvaltı ettik. Atatürk çok keyifli ve neşeli görünüyordu. Ara sıra Kaymakama iltifat ediyordu. Kaymakam bir şey anlatacaktı. 
"Paşa Hazretleri…"
Atatürk hemen sözünü kesti:
"Kaymakam Bey, Büyük Millet Meclisi’nin paşalık, beylik, efendilik gibi unvanları kaldırmış olduğunu bilmiyor musunuz? (Bizi göstererek) Bu arkadaşlar milletvekilidir. İçişleri Bakanlığı’na şikayet ederlerse ne yapacaksınız?"
Kaymakamın bu hali Atatürk’ün çok hoşuna gitmiş, hayli gülmüştü. 
Alanya'da birkaç saat kaldık. Bu süre içinde Atatürk'ün geldiği halk tarafından duyuldu. Her yer mahşer halini aldı. Sokakları dolaştık. Atatürk emir buyurdu:
"Burada bu kadar kaldığımız yeter. Şimdi istikamet Antalya!"
Halkın arasından yürüye yürüye ve alkışlar arasında iskeleye geldi. Demir alındı ve Antalya’ya doğru hareket ettik. Antalya Limanı’na girdik. Antalya’nın da Alanya gibi bayraklarla, taklarla, yeşilliklerle donatılmış olduğunu görmeyelim mi? Atatürk hayretler içindeydi:
"Allah Allah! Bizim geleceğimizi bunlara kim haber verdi? Bakın Alanya gibi Antalya da haber almış, taklar kurulmaya kalkılmış!"
Sahile çıkınca hemen orada Atatürk bir taksiye bindi. Bu şekilde kimseye haber vermeden daha önce kendisine ayrılmış olan köşke geldik. Fakat köşke yanaştığımızda bir de ne görelim? Meclis Başkanı Kazım Paşa, Antalya milletvekilleriyle diğer bazı milletvekillerini de yanına alay-ı vala ile Antalya’ya gelmiş ve doğruca Atatürk’ün köşküne inmemiş mi? Atatürk'ün yatak odası ve diğer odalar işgal edilmiş. Antalya’nın bayraklarla, taklarla donatılmasının, Alanya’da yapılmakta olan hazırlıkların nedeni bu, Meclis Başkanı Kazım Paşa Hazretlerinin ziyaretleriymiş!"
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.