banner391
banner405

‘Alanya'dan böyle gördüm’

YENİ ALANYA VE CUMHURİYET YAZARI FEYZİ AÇIKALIN’A YENİ KİTABINI SORDUK

‘Alanya'dan böyle gördüm’

banner404
 Sivri dilli köşe yazılarının usta kalemi Feyzi Açıkalın, şehrin sorunlarını farklı bir bakış açısıyla yorumladı: On binlerce yatağı olan Alanya'nın, 60-100 yolculu havalimanı olmaz
AÇIKALIN, turizmin gelişmesiyle tırmanan betonlaşmadan, havalimanına, spor turizminden sahte içkiden ölümlere kadar, önemli açıklamalar yaptı. 

- 5 kitabınızın ardından okurlarınızı 6. kitabınızla buluşturdunuz. Kitaplarınızın öyküsünü paylaşır mısınız? 

1991 yılında Yeni Alanya Gazetesi’nde yazmaya başladım. 3-4 yıl arayla çıkardığım gazete yazılarımdan oluşan 4. kitabım. Ayrıca 2 tane de triatlon sporu üzerine kitap çıkarttım. Son kitabımda, Cumhuriyet Gazetesi'nin Akdeniz ekinde salı günleri yazdığım makalelerimden ve bazı dergi yazılarımdan da bulunuyor.

- Medeniyetler buluşması hakkında ne düşünüyorsunuz?

İnsanların ortak yanları kültür değil başka bir şey. Dışarıdan gelenler ortak bir potada erimek yerine kendi kimliklerini koruma derdinde. Bu durum yabancılarda da, yurt içinden Alanya'ya gelenlerde de böyle. Belli bir bölge adı altında dernekler, kültürlerini korumaktan çok bir çıkar gurubu oluşturuyorlar. Oysa ben herkesin Alanya potası içerisinde erimesi gerektiğini düşünüyorum.

- Bahsettiğiniz erimeye karşı bir direnç görebiliyor musunuz?

Turizm, ortak bir gelir kaynağıdır. Alanya’da turizmin minimal düzeyde olduğunu, kış sezonunda dinsel ve kültürel öğelerin biraz daha ön plana çıktığını, yaz sezonunda da farklı din ve kültürel yapıdaki turistlerin gelmesiyle bu durumun ortadan kalktığını görerek anlayabiliyoruz.

- Betonlaşma ile ilgili neler söyleyeceksiniz?

Yatırım ve gelişimden bahsedip, doğayı tahrip edecek geri dönüşümsüz projelere karşıyım. Kitabımda bundan bahsediyorum. Aslında bu konulardan 15 yıl önce de bahsediyordum ve kesinlikle bu yaptığım 'çevrecilik taslamak' değil. Eğer konut satışı yapabilmek için dağı, taşı, toprağı, konutla doldurursanız, bitki örtüsünü yok ederseniz, her yağmurda toprak kayba uğrar. Tarım ilaçlarının, deterjanların ve birçok kimyasalın denize karışması, Dim Çayı Barajı’nın doğal dengeyi bozarak denize kum akışını engellemesi Alanya için hep sorundur. Geri dönüşümü çok önemsiyorum ve bir bölgede yapılaşırken doğal dengeyi bozmamamız gerektiğini düşünüyorum.

- Alanya'nın kış ekonomisini canlandıracak olan spor turizmi neden yapılanamıyor?

Spor turizmi bir örgütlülüğü gerektirir. Spor organizasyonculuğuyla spor turizmi ayrı şeylerdir. Alanya, spor organizasyonları yoluyla bölgesini tanıtma konusunda neredeyse Türkiye'de bir lider. Spor turizmini başlatabilmek içinse seyahat acenteleri kısmında bir örgütlenme gerekiyor. Kendi ülkesinde, alan ve iklim şartlarını bulamayan sporcuları bu şekilde çekebilirsiniz. Özellikle veteran dediğimiz 40 yaş üzeri sporcular turistik bölgelere çok iyi para bırakıyorlar. Alanya bu konuda kendisini geliştirmeli ki, kış döneminde de turizm alanında başarı sağlayabilsin. Fakat hemen olacak bir olay değil, zaman ve mekan isteyen konular.

- Havalimanı konusuna bakışınız nasıl? 

Bu konuda kitabımda aldatıldığımızı yazdım. Havalimanı konusundaki en büyük şikayetim, her şeyin bir belirsizlik üzerine kurulmuş olması. Herkesin bir şey konuştuğu ve kimsenin bir şey bilmediği bu konuda gelinen noktaya baktığımızda, bir uçağın Gazipaşa Havalimanı'na haftada bir defa geldiğini ve 60-100 arasında yolcusunu bırakıp döndüğünü görüyoruz. On binlerce yatağı olan Alanya'da 'Biz havalimanını açtık, sizler de turizmci olarak elinizi taşın altına koyun' demek ne kadar anlamlı ya da mantıklıdır?

- Alanya Belediyesi’nin çalışmalarını yeterli buluyor musunuz?

Eleştiri gereklidir ve her zaman iyidir. Fakat bu konuda şunu takdir ediyorum. Alanya, ilk kez gelen yabancı üzerinde modern bir şehir izlenimi yaratıyor. Bana sorsanız, birçok şeyi eleştiririm fakat önemli olan bir tatilcinin kısa süre kaldığı Alanya'dan mutlu ayrılmasıdır. Belediye, makyajlamayı güzel yapıyor.

- Başkan Sipahioğlu'nun heykel sempozyumlarının ardından, bazı kesimlerin bu heykellere tepkisine ne diyeceksiniz?

Hasan beyi bu konuda destekliyorum. Alanya’nın, modern bir şehir görünümü vermesi gerektiğinin konuşulduğu bir ortamda, bölgeye hiç yakışmayan söylemler bunlar. Hakaret etmek yerine soyut çalışmaları eleştirirken 'Daha anlamlı, daha temalı olabilirdi' denilebilir.

- Sahte içki konusunda ne söyleyeceksiniz?

Bu konuda da son bir yılda yazdığım yazılara dönüp baktığımda, dört farklı yerde sahte ve kaçak içki sorununa değindiğimi gördüm. Şakası olmayan bir konu olduğunu yaşayarak gördük. Hükümetin bu konuda aldığı önlemlerin yetersiz kaldığını, hatta neredeyse 'Zıkkımlanarak öldüler' diyebileceklerini düşünüyorum. Kimlerin, nereden, neyi, nasıl getirdiğini sıradan vatandaşın bile bildiği ve hangi otelcinin nerede bunları kullandığının malum olduğu bir ortamda hükümet etkisiz kalmıştır.

- 'Alanya'ya çok benziyor' dediğiniz bir şehir var mı?

Büyük benzerlikler taşıyan bir şehir var. Hatta bu konuyla ilgili bir kitap çalışmam da var. Ben Fransa'nın Nice şehrini Alanya'ya çok benzetiyorum. Nice sahilleri taşlıktır, Alanya sahillerini daha çok beğeniyorum. Alanya gibi arkası dağlarla çevrili olan ve uzun sahili olan Nice'in en büyük özelliklerinden birisi de dünyada turizme başlayan ilk şehirlerden birisi olmasıdır. Ayrıca nüfus olarak da birbirine çok benziyor. Akdeniz kıyılarına uzanan bu iki şehri, sosyolojik yapılarıyla birlikte kıyaslayacağım kitabımı önümüzdeki yıllarda okurlarıma sunacağım.

- Alanya, sizin de yakından ilgilendiğiniz ve TRT’de yorumculuğunu yaptığınız bisiklet sporuna ne kadar uygun? 

Alanya'nın spor turizmine en uygun dalı bisiklet. Kış sezonunun yumuşak geçmesiyle çok güzel bir seçenek olan bisiklet için gerekli yollar ise Alanya’da yetersiz. Alanya'nın Toroslarına doğru daha kaliteli asfalt dökülürse, müthiş bir bisiklet parkuru oluşabilir.

- Son kitabınızın tüm gelirini ÇYDD’ye bağışladınız. Biraz açar mısınız?  

Kitabım, Alanya'da yaşayan yabancıların Alman’la Alman, Hollandalı’yla Hollandalı gettosunun olmaması gerektiğini, büyük cemaatlerin baskılarıyla sürdürülen hayatların olduğunu ve bir yandan da turizm yapılmaya çalışılan bir yer olduğunu, yani günlük şeklinde yazılan yazılarımla Alanya'yı anlatıyor. Özellikle Alanyalıların okuması gereken bir kitap. Bu kitapla ilgili konuşulması gereken en önemli konu ise satışlardan elde edilecek gelirlerin tamamının Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin (ÇYDD) 'Kır Çiçekleri Kız Yurdu'na bağışlanacak olmasıdır. Bu konuda çağdaş yaşama destek vermek isteyen tüm insanları, bugün saat 18.30’da Belediye Çay Bahçesi’ndeki imza günüme bekliyorum.

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.