banner391
banner405

'Alanya'da sanatçıya saygı yok'

Alanya'nın sevilen seslerinden Selen Çelebi, Portakal'ın sorularını yanıtladı: Alanya’da maalesef müziğe ve sanata fazla değer verilmiyor. Sanatçıya saygı yok maalesef burada

'Alanya'da sanatçıya saygı yok'

banner404
 ALANYA'NIN önemli seslerinden biridir Selen Çelebi… Pop, caz, müzikal yorumunun yanında sanat müziği, halk müziği, opera,  onun sesinde ayrı bir anlam kazanıyor. Benim için iyi bir yorumun ölçüsü, yüreğime dokunmasıdır. Selen Çelebi sadece dokunmuyor, sızlatıyor, hatta ağlatıyor… Elbette yeri geldiğinde eğlendiriyor da…
Sanatçılarla röportaj deyince akıllara hep onların özel hayatları, aşkları, ışıltılı hayatları ve hayal kırıklıkları geliyor. Oysa onların da sosyal hayat ve güncel olaylarla ilgili söyleyecek çok şeyleri var. İşte Almanya'dan gelen bir sanatçı olarak Selen Çelebi ile kendini, gündemi, sanat meselelerini konuştuk.

- Öncelikle bizi kırmayıp, röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için “Portakal Ailesi” adına çok teşekkür ederim. Çok klasik bir başlangıç olacak ama Selen Çelebi kimdir ve müziğe nasıl başladınız?

12 Eylül 1980, Almanya doğumluyum. 5 sene öncesine kadar Almanya'da yaşıyordum. Ardından Alanya'ya yerleştim. Benim için yepyeni bir macera başladı. Burası anavatanım, ama ben çok farklı büyüdüğüm için, buraya geldiğimde hiçbir şey bilmediğimi öğrendim.

- Bu bir sitem mi? 

Sitem de var tabii ki. Çünkü kolay bir ortam yok burada. Her şeyi savaşarak almanız gerekiyor, hak ettiğinizi bile. Ben buna alışık değildim. Bende savaşçı bir ruh var, yoksa şu anda burada olamazdım. Güzel şeyler yapmaya, kültür aşılamaya çalışıyorum, farklı açılardan bakabilmeyi öğretmek istiyorum. 

- Müziğe Almanya’da mı başladınız? 

Evet, çok ufak yaşlarda başladım. 6 yaşında ilk orgumu aldırdım babama. Bir komşumuz vardı, ninem gibi sevdiğim, Noel şarkıları çalardım ona.  Alman’dı ama çok sıcakkanlı ve bizleri çok seven bir insandı. Okul zamanlarında, özellikle lise çağlarımda öğretmenim benimle çok yakından ilgilendi. Benim opera stajım vardı ama bıraktırdı ve beni zorla müzikal ekibine aldırdı.  Sonrasında sesimi tam olarak fark ettim ve para kazanmaya başladım. Rumence 5 şarkı söyledim, tek kelime Rumence bilmememe rağmen.

- Dil demişken, kaç dil biliyorsunuz? 

İngilizce, Almanca ve Türkçe, toplam üç dil biliyorum.

- Müzik eğitiminiz var mı? 

Özel konservatuar eğitimim var. Klasik müzik ve opera eğitimi aldım. Daha sonra, Almanya'da gurbetçiler çok yoğun olduğu için düğün sektörüne girdim. Ama özel hayatımla ilgili sorunlar oldu ve buraya yerleşmek zorunda kaldım.

- Alanya’ya yerleşme nedeniniz özel mi? 

Evet. Özel hayatımla ilgili bir sorun beni buraya getirdi. Her sene tatile geliyordum. Türkiye’de ilk olarak İstanbul'a geldim. Ama İstanbul bana çok büyük geldi, sonra Alanya'yı seçtim.

- Aslen İstanbullu musunuz? 

Hayır. Annem, Trabzon-Of'lu. Babam, Çorlu'lu. Karışık yani... 

- Türkiye’ye geldiğinizde zorluk çektiniz mi? 

Yalnız geldim. Ailem hala Almanya'da. Düşünün, Almanya’da çok başarılısınız ve Türkiye'ye gelip, her şeye sıfırdan başlıyorsunuz. İlk iki sene staj yaptım. Bizim meslekte maalesef kendini ispat etmek zorundasın ve kendini belli etmen gerekiyor. Benim staj dediğim dönem güzel mekanlarda geçti. Daha sonra profesyonelliğimi görenler yavaş yavaş önem göstermeye başladılar. Farklı ve değişik mekanlarda çalıştık, düğün organizasyonları yaptık.

- Şu an istediğiniz yerde misiniz? 

Hayır. Almanya’dan gelmeden önce düşündüğüm, olmak istediğim yerde değilim ve Alanya’da hiç bir zaman olamayacağım, bunu biliyorum.

- Niçin? Alanya’da hitap ettiğiniz kitle mi yok? 

Genel olarak pek yok. Değişen, bazen artan, bazen azalan bir dinleyici kitlem var.

- Kimler sizin dinleyici kitleniz?

Daha çok Alanya’ya göç eden, farklı yerlerden gelen kişiler. Alanya halkından da var beni dinlemeye gelen ama benim müzik tarzım herkese hitap etmiyor.

- Müzik tarzınız nasıl? 

Müzik tarzım, daha çok pop, Türk hafif müziği. Aslında ortamına göre repertuarım çok geniş, gerekirse halay da okuyorum. Ali Baba Türkü Evi’nde türkü söyledim, yeri gelir fasıl yaparım. La Porta’da Pop yapmıştık. Yeri gelir yemek müziği yaparım, yeri gelir nostalji yaparım. 

- Kendinizi kime benzetiyorsunuz? 

Öyle biri yok. En sevdiğim sanatçı Sezen Aksu. Sesimin ona benzediğini söylerler ama tırnağı olamam. Yorumum dolayısıyla benzerlikler olabilir ama kendi tarzım var.

- Sizce Alanya’da sanat hangi noktada? 

Alanya’da maalesef müziğe ve sanata fazla değer verilmiyor. Kimseyi kızdırmak istemem ama genel olarak baktığımız zaman bildiğimiz, tanıdığımız değerler burada yok. Bunlardan biri de sanat kültürüdür. Alanya bandomuz yok ne yazık ki, 29 Ekim’de Antalya'dan bando geliyorsa, bir durup düşünmek lazım. Bunları anlatmaya çalışıyorum. Sanatçıya saygı yok maalesef burada. İnsanlar artık öğrenir mi, öğrenmez mi bilmiyorum. Biz yine yolumuza devam edeceğiz, sanat kültürünü insanlara aşılamaya devam edeceğiz. Çünkü müzik ruhun gıdasıdır. 

- Peki aile? 

Benim babam saz çalar, şarkı söylerdi. Almanya’ya gelmeden önce İstanbul'da konserler vermiş. Evde hobi olarak çalardı. Annemin de sesi güzeldi, evde ev işi yaparken hep söylerdi. Abimin de sesi iyidir, beste yapar. Bülent Ersoy'un söylediği “Yerden yere vuran kadere bak” adlı eser dayıma aittir. Aileden gelen bir yetenek var.

- Müzik dışında neler yapıyorsunuz? 

Ben burada içime kapandım. Almanya’da daha sosyal bir insandım. Bana Güzin Abla derlerdi Almanya’da. Bazı zararlara uğradım duygusal anlamda, artık bıraktım. Sonunda kalp kırıklığı yaşıyorum. İnsanoğlu çiğ süt emmiş derler ya, artık yanaşmıyorum. Spor yapmayı severim. Yüzmeyi, futbol oynamayı çok severim. Eskiden takımda oynardım.

- Peki aşk? 

Aşk var. Biraz da onun yüzünden burada kalıyorum. Alanya'ya geldikten sonra tanıştık, güzel bir beraberliğimiz var...

- Düğün var mı? 

Bakalım hayırlısı.

- Gelecek planınız nedir? 

Yakında Almanya’ya gideceğim. Orada çok müzisyen dostum var. Bir albüm çalışması belki olabilir. Maddi konulardan dolayı bu işlere giremiyoruz. Sadece stüdyo ile bitmiyor. Büyük meblağlar dönüyor. Sponsor bulabilirsem hiç sorun olmayacak...

- Sosyal medya ile aranız nasıl? 

Bir fan sayfam var ama pek ilgilenemiyorum. Özel sayfamda hem özel hayatımı, hem de sahne hayatımı paylaşıyorum. Şunu söyleyebilirim, artık albüm yapmak önemli değil, albüm kartvizit olmuş durumda. Bundan yola çıkarak konserler ve ekstralara gitme şansı doğuyor. Korsanlar ve telif çok mühim değil. Albüm yaparken o paralar veriliyor. Yıllardır bu korsan olayı var. Telif hakkı yeni. Daha az kazanıyorsunuz ama bu da bir reklamdır.

- Kendinize ait parçalarınız var mı? 

Kendim yazmıştım zamanında, sonra bir durgunluk dönemi yaşadım. Öyle bir durum olursa dayımın besteleri var. Kendi tarzıma uygun olanları seçerim. Beni Alanya’da tek şarkı ile, “Berduş” şarkısı ile tanıdı insanlar, Ekrem Düzgünoğlu'ndan. Şu an öyle bir durum yok ama olursa düşüneceğim parçalar var.

- Son olarak neler söylemek istersiniz? 

Öncelikle bu fırsatı verdiğiniz için çok teşekkür ederim . Siz de güzellikler katmaya devam edin. Alanya göründüğü gibi güzel olsun. Herkese, tüm sevenlerime selam söylüyorum.

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.