banner391
banner405

'Alanya zincir markete doydu'

'Alanya zincir markete doydu'

banner404
Haber: Erkan UYSAL

YENİ
Alanya'nın bu haftaki 'Pazartesi Sohbeti'nin konuğu, Alanya Bakkallar ve Bayiler Odası Başkanı Velittin Yenialp oldu. "Bir bakkal olarak doğdum gibi bir halim" var diyen Başkan Yenialp, geçmişini, bakkal esnafının durumunu, sıkıntılarını ve gelecekte uygulamayı düşündüğü projelerini Yeni Alanya ile paylaştı. Halkın yerel esnafa mutlaka sahip çıkması gerektiğini anlatan Yenialp, "Biz bakkallar bir binanın çimentosu gibiyiz. Birleştirici, aileleri birbirine bağlayıcı bir gücümüz var. Mahalle bakkalı ve esnafına mutlaka sahip çıkalım" dedi.

Erkan UYSAL (EU) - Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Velittin YENİALP (VY) - Alanya Bakkallar ve Bayiler Odası'nın başkanıyım. Aynı zamanda S.S. Keykubat Esnaf Kefalet ve Kredi Kooperatifi'nin başkanıyım. 1969'da Alanya'da, Şekerhane Mahallesi'nde dünyaya geldim. Babam halen muhtarlık görevine devam ediyor. İlkokulu Atatürk İlköğretim Okulu'nda, ortaokul ve liseyi ise Alanya İmam Hatip Lisesi'nde tamamladım. 1988'de okulu bitirdim ve bakkallığa başladım. O dönemde 2 bakkalımız vardı. Bakkalın birinde ağabeyim, diğerinde babam çalışıyordu. 2 bakkal olunca okul yıllarında da boş vakitlerim tamamen bakkalda geçiyordu. Çocukluğum ve gençliğim tamamen bakkalda geçti diyebilirim. Bir bakkal olarak doğdum gibi bir halim var. Babamın ilk mesleği mobilyacılıktı. Daha sonrasında ağabeyimin birinin isteğiyle bakkallığa döndük. Ağabeyim, 'Mobilyacılığı bırakacağım, bakkallık yapacağım' dedi. Mobilyacılığı bıraktı ve bakkal oldu. Babam, ağabeyime bir bakkal devraldı. Ağabeyim askere gidince de dükkan babama kaldı. Diğer ağabeyim mobilyacılığa devam etti. Daha sonra mobilyacılığı tamamen bıraktık. Ağabeyimin biri şu an yatçılık yapıyor, diğeri de bilardo salonu işletiyor. Bense bakkallığa devam ediyorum. 1988'de okulu bitirdiğimde babam bir bakkal da bana açtı. Güllerpınarı Mahallesi'nde bir bakkalım var. Bu bakkalım aynı şekilde ve isimle faaliyetine devam ediyor. Evliyim, 2 kız çocuğum var. 2010'da Alanya Bakkallar ve Bayiler Odası'na başkan adayı oldum. Arkadaşlarımın da desteğiyle oda seçimlerine girdim. Üyeler bizden yana teveccüh gösterdi ve odaya başkan seçildim. 2013'de S.S. Keykubat Esnaf Kredi Kefalet Kooperatifi'ni kurduk. Şu anda kooperatifin de başında ben varım. 2012'de Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nde (AESOB) yedek yönetim kurulu üyesiydim. Bir arkadaşın ayrılmasıyla aynı yıl AESOB'da yönetim kurulu üyesi oldum. İkinci dönemde de AESOB eski Başkanı Abdullah Sevimçok'un listesinden bu defa asil olarak yönetim kurulu üyeliğine aday oldum. Şu anda AESOB'da yönetim kurulu üyeliği yapıyorum.

'TİCARETE ATILMAYI CAZİP GÖRDÜM'

EU -Baba mesleğini sürdüren tek sizsiniz galiba?


VY -Evet. Baba mesleği derken aslında ağabeyimin mesleğiydi. 1988'de kendi dükkanımı açarak bakkallığa devam ettim. 1988'de de liseyi bitirmiştim. Mezun olduktan sonra üniversiteyi çok düşünmedim. O dönemde inşaat teknikerliği bölümünü kazandım, gitmedim. Ticarete atılmayı daha cazip buldum. Ticarete atılarak hayatıma devam ediyorum. Şu anda dışarıdan Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümünü okuyorum. İkinci sınıftayım.

'BAKKALLAR BİNANIN ÇİMENTOSU GİBİ'

EU -Bakkalların Türk kültüründe ayrı bir yeri var. Siz neler söylemek istersiniz?


VY -Bakkal, bir mahallenin her şeyidir. Oranın bekçisi, namusudur. Eskiden bir kız istedikleri zaman gidip mahalle bakkallına sorarlardı. Kız tarafı da oğlanın durumunu bakkala sorardı. Çünkü mahalle halkı her şeylerini bir şekilde bakkalla paylaşırdı. Bakkal, mahalle sakinlerinin her şeyini bilirdi. Bugün bile bir yere gidecekseniz anahtarı bakkala emanet edersiniz. Siz gittikten sonra çocuğunuz gelecek, anahtarı bakkaldan alacak, evine gidecektir. Bunun yanında çocuğunuz okuldan gelecektir, onu da bakkala emanet edersiniz. Bakkal, çocukla ilgilenir. Siz gelinceye kadar çocuğunuza göz kulak olur. Bakkal inanın bir mahallenin her şeyidir. Paranız yoktur, veresiyenizi alırsınız. Ben hep örnek veririm. Bakkallar binanın çimentosu gibidir. Yani birleştirici güçtür. Aileleri bile birleştirir. Sabah evden çıktınız, işyerine gittiniz. Akşamüstü eşiniz telefon etti, sizden süt ve ekmek istedi ama cebinizde bunları alacak para yok. Bir zincir mağaza veya ünlü bir cep marketten bunları alma imkanınız var mı? Yok! Ama mahalledeki bakkala uğrarsanız, sütü de ekmeği de para vermeden alırsınız. Eğer siz evinize sütü, ekmeği götürmezseniz eşinizle, ailenizle kötü olursunuz. Bu durumda çocuk da aç kalacaktır. Bu nedenle biz bakkallar bir binanın çimentosu gibiyiz. Birleştirici bir gücümüz var. Aileleri birbirine bağlayan bir güç bu. Mahalle bakkalı ve esnafına mutlaka sahip çıkalım. Onları sahiplenelim, onlardan alışveriş yapalım. Bu sayede sosyal ekonomiyi de canlı tutalım.

'NAKİT PARA VERME KÜLTÜRÜ DE VAR'

EU -Bakkallarda veresiye kültürü de var.

VY -Veresiye kültürü bizim olmazsa olmazımız. İnsanların cebinde devamlı parası olmuyor. Sepetinizi apartmandan sarkıtırsanız evinizin altındaki ya da yan binanın altındaki marketten istediğinizi alırsınız. Marketteki kişiye 'Deftere yaz' dersiniz. Eğer gününde ya da ay başında düzenli ödeme yapıyorsanız bizim bakkalımız da yüzünü bile kırıştırmadan istediğiniz ürünü verir. Siz de daha sonra aldığınız ürünlerin parasını öderseniz o insanlar mutlu olur. Sadece ekmek, tuz, şeker değil, sigarayı bile veresiye yazan birçok bakkal var. Birçok kalemi bakkal arkadaşlarım peşin alıyor ama biz mahalledeki insanları kırmamak, onları kaybetmemek için veresiye defterine istediklerini yazıyoruz. Hatta çocuğunuzu okula göndereceksiniz, cebinizde para yoktur. Çocuğunuza, 'İn bakkal amcandan 5 TL al. Ben daha sonra ona veririm' deriz. Benim 1.100 üyemden hiçbiri bu isteği kırmadan o 5 TL'yi verir, o çocuğu mutlu bir şekilde okuluna gönderir. Bizde veresiye kültürü olduğu gibi nakit para verme kültürü de var. Bakkallar bir anlamda mahallenin finans kurumlarıdır. Aileleri finanse ederiz.

'PARA DÖNMEYİNCE BİR ŞEY OLMUYOR'

EU -Ama zincir marketler bunu yapamıyor.


VY -Kesinlikle öyle. 5 kuruşunuz eksik olsa ürünü elinizden alır, rafına koyarlar. O ürünü size vermezler. Bunun yanında zincir marketlerin paraları da Alanya'da kalmıyor. Akşamüstü Alanya dışına çıkıp gidiyor. Kazanılan paranın bir kısmı sadece Türkiye değil, yurtdışına gidiyor. Gelen sıcak para Alanya dışına çıktığında ekonomi ciddi anlamda sıkıntı yaşıyor. Sıcak para dönmeyince Alanya'da hiçbir şey olmuyor. Benim bakkalımdan alışveriş yapacaksınız ki bakkal da manavdan alışveriş yapacak. Manav mobilyacıdan bir şey alacak, mobilyacı ev alacak, evi satan kişi demir, çimento alacak. Dolayısıyla bu döngü mutlaka sağlanmış olacak.

'BAKKAL SAYISI SÜREKLİ ARTIYOR'

EU -Son dönemde market sayısı artıyor mu?


VY -Alanya göç alan bir şehir. Örneğin Türkiye'nin herhangi bir yerinden birileri yazın Alanya'ya tatile geliyor. Bu kişiler her yerin cıvıl cıvıl olduğunu görüyor. Bu kişi kendisinin 5-6 ay karda soğukta çalıştığını düşünüyor. 'Alanya'ya gelsem, su satsam bile para kazanırım' düşüncesiyle köydeki evini, bağını, bahçesini satıp buraya geliyor. Bu kişiler yapılabilecek en kolay işi de bakkallık olarak görüyor. Hemen bir dükkan tutuyor ve bakkal açıyor. Bakkalı açtıktan sonra durumun beklediği gibi olmadığını görüyor ama iş işten geçmiş oluyor. Devamlı göç aldığımız için bakkal sayısı sürekli artıyor. Şu anda odamızın 1.100 civarında üyesi var.

'BAKKAL DA SIKINTIYA DÜŞÜYOR'

EU -Sıkıntılı bir turizm sezonu yaşıyoruz. Bakkal esnafı bu krizden ne kadar etkilendi? Esnaf ayakta durmakta zorlanıyor mu?


VY -Her kesimde olduğu gibi bakkal esnafı da sıkıntıya düşüyor. En büyük gelir kapımız, yazın Alanya'ya gelen misafirlerimizdi. Ne kadar çok turist gelirse bundan sadece bakkal değil, tüm esnaf para kazanır. Böylece gülen insan sayısı çoğalır. 2016 bizim için kara bir yıl olarak geçti. Geçen yıl Rusya ile Türkiye arasında uçak krizi yaşandı. 15 Temmuz darbe girişimi de ekonomiyi ciddi anlamda etkiledi. Ekonomi ciddi olarak etkilense de biz 'Önce vatan' dedik. Önce vatanımız olacak ki sonra ekmeğimizi kazanmalıyız. Biz Kurtuluş Savaşı'nı aç şekilde kazanmışız. Bir şekilde karnımızı doyurmuşuz ama vatanımıza sahip çıkmışız.

EU -Bu kriz ortamında bakkal sayısında azalma bekliyor musunuz?

VY -Hiç beklemiyoruz. Çünkü ciddi anlamda göç alan bir şehiriz. Bakkal sayısı azalmaz, aksine çoğalmaya devam eder.

'GRAMAJDAN ÇALIP KANDIRIYORLAR'

EU -Bakkal esnafının en büyük sorunu ne?


VY -Şu anda bakkal esnafının en büyük sorunu, açılan cep marketler ve zincir mağazalar. Bunlar bizi ciddi anlamda etkiliyor. Hiçbir şey daha kötü yapılmadan daha ucuza satılamaz. Zincir mağazalar bunu düstur edinmişler ve bu şekilde fason ürün imal ettirerek piyasaya kalitesiz, gramajı düşük ürün sunuyorlar. Böylece daha fazla kâr elde ediyorlar. Bakkaldan daha ucuza satış yapar gibi görünmekle birlikte bakkaldan çok da ucuz olmadığı ürünün gramajı ve kalitesine bakıldığı zaman anlaşılıyor. Örneğin bir topkek 35 gramdır ancak zincir mağazalar bunu özel yapım yaptırıyor. Bunların yaptırdığı paketin içindeki ürünün gramajı 28 gram. 7 gram gibi bir gramajı çalarak, insanları kandırarak biraz daha ucuza ürün satarmış gibi görünüyorlar. Paketin dışına baktığınız zaman ürün aynı gibi. Paketin üzerinde yazanları da okumanıza imkan yok. Bu yazıyı ancak mikroskopla okuyabilirsiniz.

'ALANYA ZİNCİR MARKETİ ARTIK KUSUYOR'

EU -Bu kadar çoğalan zincir marketler kendi aralarında da sıkıntıya yol açmıyor mu?


VY -Bir şehrin alabileceği kapasite var. Alanya şu anda kapasitesinin üzerine çıktı. Zincir marketler kendi aralarında da rekabet halinde. Açılan her yeni bir zincir market bir diğerinin kapanmasına neden oluyor. Alanya, zincir markete doydu. Alanya, zincir marketleri artık kusmaya başladı. Zincir marketler bir bir yok olacak. Gülen insan sayısının çoğalmasını istiyorsak yerel esnafa yönelmeliyiz. İnsanlar yerel esnaftan alışveriş yapmalı. Kendi mahallesindeki bakkalına, terzisine, manavına, berberine, kasabına sahip çıkmalı. Onlardan alışveriş yaparsa inanıyorum ki Alanya'da gülen insan sayısı çok daha fazla olacak. İnsanlar çok daha mutlu olacak. Bunun için yerel esnafa sahip çıkılması gerekiyor. 


'ESNAFIN ÜZERİNDE 20 MİLYON TL VAR'

EU -Bir dönem bakkal teyze sayısı artmıştı.


VY -O dönemde insanlar bankalar tarafından ciddi anlamda kara listeye alınıyordu. Bakkallar çek, senet kullanamaz duruma geliyordu. Bankalar çek defteri, kredi kartı vermiyordu. Bakkallar da bankalarda hesap açtıramıyor, sıkıntı yaşıyorlardı. Bundan dolayı insanlar işyerlerini eşlerinin üzerine devrederek yine onların yanında kendileri çalışıyordu. Kişinin hanımı dükkan sahibi oluyor, onun adına çek defteri, kredi kartı vs alınıyordu. Kişiler eşleri vasıtasıyla dükkanlarını kapatmadan hayatlarını idame ettiriyordu. Bunun akabinde bakkallara biraz finansman desteği sağlamak amacıyla esnafı düşünerek bir Esnaf Kredi Kefalet Kooperatifi kurmanın yolunu aradık. Kurduk ve şimdi bu kooperatif üzerinden esnafa kredi veriyoruz. Borçları olan esnafın dükkanlarını devretmelerine gerek kalmadan onlara kredi sağlayarak destek oluyoruz. Şu anda kooperatifimizin Alanya esnafının üzerinde 20 milyon TL parası var. Bu para da Alanya ekonomisine can suyu olarak can katıyor.

'GELEN PARA İHTİYACI KARŞILAMIYOR'

EU -Peki bu para esnafa yetiyor mu?


VY -Talep devam ediyor. Bu ay için 2,5 milyon TL talebimiz vardı ama genel merkezden bize 500 bin TL geldi. 400 bin TL gibi de geri dönüşlerden para alınıyor. Bu şekilde hayatımızı idame ettiriyoruz. Gelen para ihtiyacı karşılamıyor.

'BİR ESNAF HARİTASI OLMALI'

EU -Esnafa tavsiyeleriniz var mı?


VY -Sezon başında esnafa gerekli tavsiyelerde bulunmuştuk. Esnafa ayağını yorganına göre uzatmalarını, çok fazla yatırım yapmamalarını, satabilecekleri kadar ürün almalarını, çok fazla borçlanmamalarını söylemiştik. Biz sezon başında durumun iyi olmadığını görmüştük ve bunları söylemiştik. Son zamanlarda Rusya ile olan ikili ilişkiler gayet iyi duruma geldi. Alanya'nın gururu Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu ve Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le görüşmeleri sonrasında ikili ilişkiler yine eski durumuna gelecektir. Ruslar bizim olmazsa olmazımız oldu. Rusya ile olan turizm canlanacak. Böylece biraz olsun nefes almış olacağız. Bu yılın son döneminde başlayacak charter seferleriyle turist sayısı artacak. Yine de ayağımızı yorganımıza göre uzatalım ve buna göre davranalım. Alanya'nın bir esnaf haritası çıkarılmalı. Hangi bölgeye hangi sayıda dükkanın olacağıyla ilgili bir esnaf haritası olmalı. Bir yere bir bakkal açılacaksa ve eğer bu bölgede bir bakkal varsa, ikinci ve üçüncü bakkala izin verilmemeli. Esnaf haritası olursa esnafın gayet rahat olacağını ve nefes alacağını düşünüyorum.

'TEKERİ DÖNDÜRÜRSEK ÖRNEK OLACAĞIZ'

EU -Bakkallar için bir projeniz var mı?


VY -Daha önce hayata geçirmeye çalıştığımız ama odanın sıkıntılarından dolayı yapamadığımız projelerimiz vardı. 'Turuncu Market' adı altında internet üzerinden alım yapmayı düşünüyoruz. Bununla ilgili altyapıyı oluşturduk, son rötuşları yapıyoruz. Proje şöyle işleyecek. Bir bakkal, dükkanını sabah açtığında ne eksiği varsa onu yazacak. Örneğin 5 kilo su, makarna ve salçası eksik diyelim. Bilgisayar ekranında 'Alpler Market: 5 kilo su, makarna, salça' yazacak. Bu yazılanları anabilgisayarda toplayacağız. Anabilgisayardan Alanya'da faaliyet gösteren su satan firmalara 5 bin koli su alacağımızı söyleyerek fiyat isteyeceğiz. Makarnacıdan makarna, salçacıdan salça fiyatlarını alacağız. 300 kalem gibi ürün belirledik. Bu ürünlerin fiyatlarını alacağız. En düşük fiyat verenlerin fiyatlarını yazacağız. O gün saat 13.00'de işlemleri tamamlayacağız. Suyu en uygun fiyata verene su alacak marketlerin listesini göndereceğiz. Ertesi gün firma ürünü teslim edecek, parasını alacak ya da kredi kartını çekecek. Bizim bakkalımız 5 koli suyunu 5 bin koli parasından almış olacak. Bu sayede ciddi anlamda bir indirim almış olacağız. Böyle bir projeyi hayata geçirmeye uğraşacağız. Bununla ilgili çalışmaları yapıyoruz. Zincir marketlerle ancak bu şekilde mücadele edebiliriz. Bunun akabinde de tabela birlikteliğine gitmeyi düşünüyoruz. Alanya'daki bütün marketleri 'Turuncu Market' tabelası altında birleştireceğiz. Tabelaya ileriden baktığınız zaman bir Turuncu Market görülecek ama içeriye girildiği zaman kendi başına özgür bir Alpler Market ya da Kaya Market'le karşılaşılacak. Bu tabela ile o işletmenin güvenilir bir market olduğu, odamızın bir üyesi olduğu görülecek. Alanya'ya gelen bir misafir Okurcalar'a gittiği zaman sağında ve solunda gördüğü marketlerin tamamının Turuncu Market olduğunu görecek. Bunun da bir Alanya markası olduğu ortaya çıkacak. Dolayısıyla alışverişi bu yönde yönlendirecek. Bununla ilgili üniversitedeki akademisyenlerle görüşüyoruz. Onların da desteğini alarak üniversite destekli bu projeyi hayata geçirmeyi düşünüyoruz. Bununla ilgili Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken ile de görüştüm. Palandöken bana, 'Eğer bu projeyi Alanya'da hayata geçirip tekeri döndürebilirseniz, bunu Türkiye geneline yayarız ve ülkeye örnek olmuş olursunuz. Alanya da bunun lokomotifliğini de yapmış olur' dedi. Tekeri döndürebilirsek Türkiye'de örnek olacağız. Zincir marketlerle, cep marketlerle ciddi anlamda mücadele eden mahalle marketleri tekrar ayağa kalkmış, şahlanmış olacak.

'ALANYA'DAKİ ODA BAŞKANLARI ÖRNEK'

EU -Siz diğer oda başkanlarına göre daha aktifsiniz. Bu gücü ve enerjiyi nereden alıyorsunuz?


VY -Bu sadece bendeki bir güç, bir enerji değil. Alanya'daki oda başkanları Türkiye'nin tamamına örnek olabilecek kapasitededir. Hepsinin de işlerinde başarılı olduğuna inanıyorum. Ben Ankara'ya TESK'e gidiyorum. Orada da oda başkanlarıyla tanışıyorum, görüşüyorum. Alanya gibi üretici olan çok fazla oda başkanı yok. Alanya'daki oda başkanları Türkiye'ye örnek, lokomotif oluyor. Bir tek ben değil, Alanya'daki oda başkanları işini ülkede en iyi yapan oda başkanları. Bunu gönülden söylüyorum. Alanya odacılıkta üzerine düşen görevi fazlasıyla yapıyor. Ailelerinden, işlerinden fedakârlık yaparak üyeleri için canı gönülden çalışıyorlar.

'HİÇ BOŞ VAKTİM OLMUYOR'

EU -Boş zamanlarınızda ne yapıyorsunuz?


VY -İnanın çok fazla boş zamanım olmuyor. Akşam yorgun bir şekilde eve gidiyorum. Kendi dükkanımı da bir işletmeciye verdim. Oda ve kooperatifte başkanlık yapıyorum. Antalya'da görevim var. Çok sık Ankara'ya gidip geliyorum. Aynı zamanda Bakkallar Federasyonu'nda da yedek birinci sıra yönetim kurulu üyeliği yapıyorum. Bunun için çok fazla bol vaktim olmuyor. Kendime göre bir program yaptım. Günün bir kısmını kooperatifte, kalan kısmını odada geçiriyorum. Antalya'da toplantı olduğu zaman ayın 3-4 günü oradayım. Bu kadar yoğunluk içinde kendi işlerinize çok fazla vakit ayıramıyorsunuz. Günün bir kısmını evimize, ailemize ayırmak zorundayız. Eğer fırsat bulabilirsem yürüyüş yapıyorum. 'En son ne zaman sinemaya gittiniz ya da kitap okudunuz?' diye sorarsanız, inanın hatırlamıyorum. Günlük gazeteleri ve yerel basını çok iyi takip ediyorum.

EU -Son olarak neler söylemek istersiniz?

VY -2016 sona ermek üzere. Bu sona erecek olan yılın hayırlı, bol kazançlı, bereketli olmasını diliyorum. 2017'nin 2016 gibi değil, çok mutlu, huzurlu, bol kazançlı, bereketli, sağlıklı geçmesini temenni ediyorum. 

 
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.