banner391
banner405

‘Akkuyu turizmi yok edecek’

Greenpeace Akdeniz İklim ve Enerji Kampanyası Sorumlusu Cenk Levi, nükleer tehlikeyi anlattı

‘Akkuyu turizmi yok edecek’

banner404
 Levi, Alanya’ya kuşbakışı mesafesi 100 kilometre olan Mersin'in Gülnar ilçesine kurulacak olan Akkuyu Nükleer Santrali’nde bir sızıntı oluşması durumunda Alanya’da facia yaşanacağını söyledi 
GREENPEACE Akdeniz İklim ve Enerji Kampanyası Sorumlusu Cenk Levi, Pazartesi Sohbeti’nin bu haftaki konuğu oldu. Nükleer sızıntıların oluşturabileceği etkiler üzerine sorularımızı yanıtlayan Levi, Akkuyu’nun Alanya için büyük bir tehdit olduğunu vurguladı. İşte Levi’nin çarpıcı açıklamaları:

- Nükleer santral ne demek?

Nükleer santraller, bir veya daha fazla sayıda nükleer reaktörün yakıt olarak radyoaktif maddeleri kullanarak elektrik enerjisi üretildiği tesislerdir. Reaktörün kalbinde, yakıt çubukları içinde füzyon tepkimesi sonucu ısı elde edilir. Isıyı elde etme yöntemi dışında çalışma prensibi olarak termik santrallerden farklı değiller. Ortaya çıkan ısı, suyu ısıtır ve buhar elde edilir. Elde edilen buhar, buhar tribünlerine transfer edilir. Türbinlere gelen buhar gücü, türbin milini döndürür ve nihayetinde elektrik elde edilir. Açığa çıkan ısı ve buhar, yeniden kullanılmak üzere reaktörün kalbine geri döner.

- Neden tercih edilir?

Nükleer endüstri kendisini bir şekilde pazarlamak zorundadır. Bu nedenle de gerekli olduğunu empoze eder. Tercih nedenleri ise bir ülkenin yönetiminin tamamen politik ve ekonomik duruşudur. Yani yalnızca elektrik elde edebileceğiniz bir enerji üretme biçimini ve yanında da radyasyon ve kanser riskini mi göze almak istersiniz, yoksa hem karbon salımını düşüren, hem istihdam yaratan temiz yenilenebilir enerjilerle ülkenin rüzgar ve güneş gücünden mi yaralanmak istersiniz? Tamamen ülkelerin vizyonuna bağlı bir siyasi iradedir. Fukişima’da yaşanan nükleer felaketten sonra pek çok Avrupa ülkesi nükleer reaktörlerin geleceğini yargılıyor. Talepler nükleer santrallerin kapatılması veya olan planların askıya alınması şeklinde. Yani hükümetler yaşananlar ışığında nükleer enerjiden uzaklaşıp, yeşil enerjileri tercih ediyor.

- Türkiye şu ana kadar bu enerjiyi üretiyor muydu?

Türkiye’nin hali hazırda kurulu nükleer santrali bulunmadığından, nükleer enerjiden elektik üretimi yapılmıyor. 

- Dünyanın hangi ülkeleri kullanıyor?

Dünyada nükleer enerjiden yararlanan ülkeler Fukuşima olayıyla birlikte nükleer planlarını durdurdu. Var olan santraller de ömürlerini tamamlayınca kapatılacak. Avrupa’da pek çok ülke yeni santral kurulması planlarını durdurdu. Yani burada önemli olan kazalardan ders alabilmek. Çernobil’de mesajı almadık. Fukuşima kazasından artık gerekli mesajı ve dersi çıkararak nükleerden kurtulmalıyız.

- Türkiye’nin doğal yapısı enerji üretimi için yeterli değil mi?

Fazlasıyla yeterli. Türkiye’nin güneş haritası ve rüzgar atlası gösteriyor ki, bu kaynaklardan enerji elde edilebilir. Bugün Sinop, yılın neredeyse 330 günü rüzgar alan bir ilken, neden nükleer santral kurulmak isteniyor? Veya aynı şekilde Mersin Akkuyu, tüm Akdeniz kuşağı gibi güneşten neredeyse yıl boyu yararlanabiliyor. Ancak yenilenebilir enerji yasasında kurulu güneş enerjisine 600 MW’yi geçemez sınırlaması getiriliyor. Bu Türkiye’nin güneş ve rüzgar enerjisini kullanmak yönündeki bir irade göstergesi mi? Yoksa nükleer endüstrisini kayırmak yönünde bir duruş mu? Cevabını size bırakıyorum. Özellikle Alanya gibi uzun dönem güneş gören bölgelerde, güneş enerjisini kesinlikle küçümsememek gerekiyor.

- Rusya ile yapılan anlaşma gereği Mersin'e kurulacak olan Akkuyu Nükleer Santrali ne zaman faaliyete geçecek ve bu santrali kimler yönetecek?

Rusya ile imzalanan anlaşmaya göre, 2017 yılına kadar ilk reaktörün teslim edilmesi ve 2020 yılına dek her yıl bir reaktörün devreye girmesi taahhüt ediliyor. Rusya bir yıl içinde tüm lisansları alsa bile bu 2011 sonu demek. Bu durumda ilk reaktör inşaatının 5 yıl içerisinde bitmesi gerekiyor. Sonra da test aşamasına geçecek ki, 2017’de ilk elektrik şebekeye verilebilsin. Böylesine hızlı bir inşaat ve işletim, riskleri daha da arttırıyor. Anlaşmada nükleer güvenlik konuları ve nükleer güvenlik denetimi ile ilgili hususlar şeffaf ve güvenilir değil. Rusya, benzer bir reaktör modelini Çin’de 9 yılda inşa etti. Akkuyu’daki nükleer santral alanı ve işletilmesi Rusya’nın yönetiminde yapılacak. Akkuyu, Ruslara 100 yıllığına kiralanacak ve Türkiye’nin orada hiçbir hukuki gücü olmayacak.

- Bu santralin Alanya'ya olan mesafesi nedir? Bir sızıntı durumunda Alanya nasıl etkilenir ve sonuçları ne olur?

Alanya, Antalya bölgesinin turizm lokomotifi. Akkuyu Nükleer Santrali ile arasındaki mesafe 100 kilometre civarında. Bir nükleer santral yaptığınızda yalnızca yakınındaki komşu iller, bölgeler etkilenmez. Çernobil kazasından sonra biliyorsunuz ki, İngiltere'nin Galler bölgesinde kazadan iki hafta sonra saptanan yüksek radyoaktivite nedeniyle yeşil alanlara koyun ve sığırların girişi engellenmiştir. Yani Alanya da, Yunanistan da, Kıbrıs da, İstanbul da, Ankara da, Van da bir nükleer kaza olduğunda etkilenecek. Fukuşima nükleer santralinde yaşanan felaket, yıkımın bir bölge ile sınırlı olmadığını yeniden ispatladı. Başta Japonya’nın komşusu Çin olmak üzere, Amerika, Avrupa ülkeleri ve Türkiye, nükleer bulutlar ve serpintilerin etkisi altında. Akkuyu’da meydana gelebilecek bir kaza Alanya ve Antalya bölgesinin temel geçim kaynağı olan turizmi yok edecek ve insanlığa büyük zararı olacak.

- Greenpeace olarak bu konuda ne gibi eylemler yaptınız? Alanya'da bir eylem düşünüyor musunuz?

‘Nükleersiz Türkiye’ kampanyamızda, Akkuyu ve Sinop’ta yapılması planlanan nükleer santrallere karşı mücadelemizi sürdürüyoruz. Kampanya kapsamında toplanan 170 bin nükleer karşıtı imzayı 6 Temmuz 2010’da meclise taşımıştık. Greenpeace Akdeniz, 2010 yılı Kasım ayında, yenilenebilir enerjilerin ihmal edilen potansiyeline dikkat çekmek için Akkuyu'nun yanı başındaki Büyükeceli beldesi camisine bir güneş enerjisi sistemi kurdu. Güneş panelleriyle, güneş enerjisinin daha temiz, daha hızlı ve daha güvenli olduğuna dikkat çekildi. 14 Kasım'a kadar süren proje kapsamında yöre halkını güneş enerjisi sitemleri konusunda bilgilendirme çalışmaları ve film gösterimleri gibi etkinlikler düzenledi. 17 Nisan’da Mersin-Akkuyu arasında bir insan zinciri oluşturulacak. Ayrıca 24 Nisan’da İstanbul-Kadıköy’de nükleersiz bir gelecek için miting yapacağız.

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.