banner391
banner405

88 yıllık tarih konuştu

ATATÜRK’ÜN SİLAH ARKADAŞI KILIÇ ALİ’NİN OĞLU ALTEMUR KILIÇ ANILARINI ANLATTI

88 yıllık tarih konuştu

banner404
 Türkiye’nin cumhuriyet sonrası tarihine tanıklık etmiş son değerlerimizden Altemur Kılıç’a Atatürk’ü sorduğumuzda ‘Onu çok arıyorum’ cevabını aldık
ALANYA'DA yaşayan, Yeni Alanya Yazarı, ünlü Gazeteci-Yazar Altemur Kılıç, Pazartesi Sohbeti’nin bu haftaki konuğu oldu. Yaşadıklarını ve ülkenin geldiği pozisyona ilişkin açıklamalarda bulunan Kılıç, Atatürk ile ilgili anılarından Ecevit’lerin tanışmasına, yazdığı kitaplardan Atatürk’e duyduğu özleme kadar birçok açıklamada bulundu. İşte Kılıç’ın değerlendirmeleri:

- Kendinizi milliyetçi olarak tanımlıyorsunuz bu ruha nasıl sahip oldunuz?

1924 yılında Ankara garında şimdi müze olarak kullanılan binanın ikinci katında cumhuriyetin ilanından bir yıl sonra dünyaya geldim. Cumhuriyetin ilk kuşağına ve cumhuriyetin tanınmış bir ailesine mensuptum. Babam Atatürk’ün en yakın arkadaşlarından biriydi. Fakat babam Atatürk’ün yanında olduğu için beni kardeş çocuğu amcam Muzaffer Kılıç'a emanet etti ve beni o yetiştirdi. Milliyetçi olmamda onun ve babamın büyük katkıları var.

- Atatürk ile bir anınızı anlatır mısınız?

Atatürk ailemizin bir parçası idi. Evimize gelir bizi güreştirirdi, tarihten imtihan ederdi. Bilemediğim zaman ‘olmadı çocuk’ diye hafif bir ses tonu ile kızardı. Atatürk’ü çok yakından tanımış olmak benim için en büyük mutluluk. Ben bir şiir yazmışım 1937'de hayat meselesi konulu. Atatürk de kendi eli ile yazım hatalarımı düzeltmiş ve ‘aferin Okay Demir Kılıç’ demişti. Çocukluğumda bana Okay derlerdi. Bir de Atatürk’ten sebebini sorma, bir tokat yemekte benim en büyük ayrıcalığım. 

- Darbe süreçlerinde birçok kişi cezaevlerini doldurdu. O dönemlerde siz de yargılandınız mı?

Dönemin kargaşası ile 27 Mayıs darbesinde beni de içeri aldılar ve dokuz ay Yassıada’da kaldım. Çıkınca hayatım devam etti, gazeteciliğe devam ettim.

- Kaç kitap yazdınız?

‘Turkey and The World’ adıyla 1957 yılında Amerika'da Türkiye'nin dış politikası konusunda yayımlanmış bir kitabının dışında ‘Titrek Pusula’, ‘Bölücülüğün uzun tarihi’ ve ‘Kılıç'tan Kılıç'a Bir Dönemin Tanıklığı’ ve ‘Büyük Türkiye küçük Kürdistan’ adlı kitapları bulunmaktadır.

- Bülent ve Rahşan Ecevit’in tanışmasına vesile olmuşsunuz. Bu tanışma nasıl gerçekleşti?

Bir piyes yazdım. Bu piyeste Bülent Ecevit, Mehmet Akif'in bir şiirini okuyacaktı. Rahşan Ecevit de dekorları yaptı. İkisi orada tanıştı. 

- Bülent Ecevit ile ilgili bir hatıranızı anlatır mısınız?

Mektep arkadaşı iyi bir dostum olan Bülent Ecevit'in hiç unutamadığım bir hatırası vardır bana. ‘İdealist olmak mutluluğuna erişmiş arkadaşım Altemur Kılıç'a’ diyerek bana hitap etmişti kitabını. Her ne kadar aramızda fikir ayrılıkları olsa da çok iyi bir dostum olduğu için mutluyum. Çünkü 6 yaşından beri beraberiz.

- Kendisini tanıma şansı bulmuş birisi olarak Atatürk’ü özlüyor musunuz?

Atatürk dünyaya nadir olarak gelen bir yazarın dediği gibi nadir parlayan yıldızlarda biri. Onu çok arıyorum, Türkiye onu çok arıyor. Behçet Kemal Derdi, ‘Biz uyurduk Atatürk bizi beklerdi. O zaman rahat ederdik rahat uyurduk yerlerimizde. Şimdi o uyudu. Biz onu bekleyeceğiz’ demişti. Ama şimdi olanlara karşı ‘Atatürk neredesin’ diyoruz. Atatürk’ün devrimleri ve cumhuriyeti yavaş yavaş elimizden kayıyor açıkça söylemek gerekirse.

- Gazeteciliğe olan merakınız nasıl başladı?

Gazetecilik merakım ben ilkokula gitmeden başlamıştı. Büyük kağıtlara bir şeyler yazardım. Rahmetli annem de sözde onları alır karşıdaki aktarda satardı. Daha sonraki yıllarda çok zengin bir eniştem vardı, her sene yüz lira verirdi bana. Ben de o para ile her 23 Nisan’da bir gazete çıkarırdım. Matbaada bastırırdım ve ailedeki herkese dağıtırdım. 

- Peki ya evliliğiniz?

Amerika'daki bir basın organı için göreve gittiğim sırada, orada yaşayan eşim Güzide kılıç ile tesadüfen tanıştım. 1969 yılında aşık oldum ve evlendim.

KİM KİMDİR?
İlk mektebi bir İngiliz okulunda okudu. Orta mektebi ve liseyi Robert Kolej ve New York New School for Social Research Siyasal Bilimler Bölümü’nü bitirdi. Uzun yıllar çeşitli gazetelerde muhabirlik, yazarlık, yazı işleri müdürlüğü ve genel müdürlük yaptı. Devlet hizmetinde Washington ve Bonn Büyükelçilerinin Basın Müşavirliği görevlerinde bulundu. İki kez Basın Yayın Genel Müdürlüğü ve bir defa da TRT’nin kurulması sürecinin başında bulundu ve Turizm ve Tanıtma Bakanlığı’nın radyo ve televizyonlardan sorumlu danışmanlığını yaptı. Birleşmiş Milletler Sekretaryası’nın Basın Bölümü’nde uzmanlıktan sonra da UNICEF’in Avrupa Bürosu Enformasyon Bölümü Müdürlüğü’nü yaptı. Birleşmiş Milletler nezdindeki Türkiye Daimi Temsilciliği’nde Orta Elçi olarak bulundu. 1980 yılında emekli oldu. Emekli olduktan sonra TRT Yönetim Kurulu ve Radyo-TV Yüksek Kurulu üyeliği yaptı. 1974 yılında yayınlanan haftalık "Devir" adlı derginin Genel Yayın Yönetmenliğini yapmıştır.

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.