Kendini, hayatını ve insanlığı güzelleştirmeye var mısın?

Kendini, hayatını ve insanlığı güzelleştirmeye var mısın?

18 Haziran 2017 Pazar 23:00
Kendini, hayatını ve insanlığı güzelleştirmeye var mısın?
banner404

NASIL gidiyor Ramazanımız?

Dikkat edin gidiyor, yani bitiyor Ramazan.

Hiç değilse kalan şu bir haftayı dolu dolu yaşamanın yollarını arayalım, birazcık olsun kendimizi zorlayalım.

Göklerden gelen misafirimizdi o, göklere bakarak karşılamıştık onu, uğurlarken de göklere bakarak, hilalini gözetleyerek uğurlayacağız, dikkat edin gittikçe küçülüyor Ramazan hilali.

Gelirken beraberinde bize getirdiği ne varsa göklere aitti, vahye aitti, Cebrail'e aitti.

Şimdi bizden alıp götüreceği, hatıra olarak kabul edeceği her şeyi de aynı şekilde alıp göklere götürecek.

Bir ay boyunca üzerimizden akan bir çağlayandır Ramazan, sağanak halindeki bir yağmurdur.

Arınmak isteyenleri arındırıyor. Kirlenen gözlerimizi ve bakışlarımızı temizliyor.

Dillerimize bulaşmış kirli sözleri, lüzumsuz kelimeleri silip götürüyor. Onun yerine vahyin kelimelerini yerleştiriyor. Kulaklarımızı da kirli seslere kapatıyor, uzak tutuyor.

Hele şu son günlerinde, tıkanan cömertlik damarlarımızı açıyor, paslanan vicdanlarımızı pırıl pırıl yapıyor.

Sözün özü, şeytanlarımızı, öfkelerimizi zincire vuruyor.

Rabbimize sunabileceğimiz güzellikler, salih ameller yaptırıyor bizlere.

Kadir gecesinin bulunduğu şu en değerli haftaya dip diri girelim, bir vites yenileyelim, takviye atalım. Üzerimize bir yılgınlık gelmişse mutlaka kurtulalım, atalım üzerimizden.

Ve bir de Ramazandan sonra da bu güzellikleri sürdürmenin, ebedileştirmenin hesabını yapalım, niyetimizi ortaya koyalım.

Ramazan'dan kalma hatıralarımız olmalı, şimdiden en azından bazılarını seçmeliyiz.

Orucumuz bitsin, ama diğer güzelliklerimiz devam etsin.

“Elhamdülillah, 2017 Ramazan ayında başlamıştım bunu yapmaya, o günden bu yana hep sürdürüyorum” diyebileceğimiz güzelliklerimiz olmalı.

 “Kur'an üzerinde bu kadar yoğunlaşmam, 2017 Ramazan'ından kalan güzel bir hatıradır” diyebilelim.

Yani bu yoğunluğu hiç eksiltmeden artık sürdürelim.

Sahura kalktığımızda, aynı zamanda teheccüde kalkmış oluyoruz, teheccüd kılıyoruz. Ramazandan sonra bir hatıra olarak teheccüdü sürdürmeli değil miyiz?

Allah'ın dinini bu coğrafyaya hâkim kılma iddiasındaki Müslümanlar olarak zaten bizim mutlaka gece hayatımız olmalı değil midir?

Peygamberî deyişle, “Bir süt sağımı kadar da olsa” gece uyanık olup, Allah Teâla'nın huzurunda bulunmamız gerekmez mi?

Cömertlik damarlarımızın kabarışını Ramazanla birlikte sona erdirmemeliyiz, başkalarına infakta bulunma işini gücümüzün yettiği oranda bir hatıra olarak sürdürmeliyiz.

Unutmayalım ki, insanlar sadece Ramazan ayında muhtaç durumda değildirler, insanların ihtiyaçları devam etmektedir. Hele şu İslam dünyasının ahvali.  Bilmem ki daha kaç Ramazan devam edecek.

Evet, birbirimizi bir daha uyaralım, Ramazan gidiyor, gürül gürül akan Rahmet çağlayanı birazdan kesilecek.

Merak etmeyin siyasi münakaşalarımız sonra da yaparız, ticari sohbetlerimizi başka günlerde de sürdürürüz. Ramazan gitmeden Ramazan’a yakışan şeyleri yapmaya bakalım.

Hani bazen misafirimiz aniden kalkıp gitmeden ikram edeceğimiz ne varsa ikram ederiz ya, öyle yapalım diyorum, sonunda pişman olmayalım.

Mehmet Göktaş

" Nasıl girsin cennete ,

bir kalbe giremeyen insan.!”

Okunan  Mukabelenin (25.cüz)  Bize verdiği Mesajlar :

ŞURA SURESİ:

53 ayettir. İlk ayetlerde göklerde ve yerde olan her şeyin sahibi olan, insanları ve tüm varlıkları yaratan Allah’ın, kullarına karşı çok merhametli ve affedici olduğu insanoğlu da dahil tüm canlıların rızkını da belirli bir ölçüye göre verdiği  belirtilerek inananların ancak Allah’ı dost edinmeleri tavsiye edilir.

  • Hangi zaman ve mekânda yaşanılırsa yaşanılsın tüm peygamberler  aynı mesajı getirmişlerdir ve buna karşılıkta bir ücret istememişlerdir. Onlara düşen sadece dini tebliğ etmektir.
  • Vahye sırt dönenler ise dinde olmayan şeyleri dinde varmış gibi görme ve gösterme gafletinde bulunmuş ve tefrikaya düşmüşlerdir bu yüzden de acı bir azabı da hakkedeceklerdir.
  • Allah iyilik yapan, iyi yolda olan insanların tövbelerini kabul edecek ve onları iyiliklerinden dolayı mükâfatlandıracaktır. 
  • İnsanın başına gelen kötü sonuçların bir kısmı yine insanın kendi eseridir. 
  • İnsanlara çocuk veren, çocukları kız veya erkek şeklinde takdir eden Allah'tır. Dilediği kimseyi de kısır bırakmaktadır. Yüce Allah bu konularda tam bir irade ve güç sahibidir. 
  • Allah peygamber olarak seçtiği bir insanla ya vahiy yoluyla, ya perde arkasından veya bir meleğini elçi olarak göndererek konuşur. Peygamberlerin de dünya hayatında yüce Allah'ı gözle görerek vahiy alma durumları yoktur. 
  • Peygamberimiz, peygamberlik öncesinde okuma yazma bilmezdi. Herhangi bir kitabı okumamış, başka din ve kültürlerin etkisi altında kalmamıştır. 

SÖZÜN ÖZÜ: Eğer büyük günahlardan ve hayasızlıktan kaçınır; kızdığımız  zaman da kusurları bağışlarsak; Rabbimizin  davetine icabet eder ve namazı kılar , toplumu ilgilendiren konularda birbirimize danışırsak(ŞURA)  . Allah’ın bize verdiği rızıktan da harcarsak kesintisi olmayan bir mükâfat bizleredir.

ZUHRUF SURESİ:

89 ayettir. Yeryüzündeki tüm nimetleri Allah insan için yaratmıştır. İnsanoğlunun da bu nimetlere karşılık şükretmeli,

Din konusunda sağlam bir delile (vahye) dayanmadan konuşmamalı, Allah, melekler vb. konularda temelsiz fikirler ileri sürmemeliyiz. Din doğru bilgi üzerine dayanır. Bu doğru bilgi de ancak Allah'ın peygamberleri aracılığıyla vahyettiği bilgidir. 

Dinde asıl olan tahkiki (araştırmaya dayalı) bilgi ve imandır. İnsanlar kendilerinden önceki dini bilgi birikimini araştırmalı, doğruyu yanlıştan ayırt edebilmelidir. Bir bilginin veya inanç konusu bir hususun geçmişte var olması, onun mutlak doğru olduğu anlamına gelmemektedir. 

Bu noktada nimetler kişiyi doğru yoldan çeldirici bir rol oynamaktadır. Diğer taraftan doğası gereği insan, kendilerine maddi nimet verilenlerin doğru yolda olduklarını zannetme zaafına sahiptir. Hâlbuki gerçek nimet ahirette olduğu için, dünya süsü aldatıcı bir nitelik kazandırmaktadır. 

Kimin doğru yolda olduğu, kimin doğru inanca sahip bulunduğu kişilerin mal ve servetleri ile değil, sağlam ve sağlıklı bir temele (vahye) dayanıp dayanmadığına bakılarak anlaşılabilir. 

Müşrikler Allah'ın varlığını kabul etmekteydiler. Fakat Allah'a evlat isnad etmek gibi bir takım yanlış inançları nedeniyle doğru yoldan ayrılmışlardır. Müşriklerin gerek Allah hakkındaki, gerekse Hz. İsa ve Hz. Musa gibi büyük peygamberler hakkındaki bilgilerinin yanlış olduğu, bu yanlış inanışlarından dönmemekte ısrarcı oldukları anlaşılmaktadır. 

SÖZÜN ÖZÜ: ”Göklerin, yerin ve her ikisi arasındakilerin hükümranlığı kendisine ait olan Allah'ın şanı yücedir. Kıyâmet saatinin bilgisi de yalnız onun yanındadır. Siz sadece O'na döndürüleceksiniz.”(85)

DUHAN SURESİ:

59 ayettir. Kur'an-ı Kerim mübarek bir gecede ,Kadir Gecesi indirilmiştir. Yüce Allah bu gecede her işi bir hikmet içerisinde ortaya koymakta, kendi katından gönderdiği elçileri vasıtasıyla insanların istek ve dualarına cevap vermektedir. Yüce Allah her zaman olduğu gibi, belki ondan da fazla bu gecede kendisine yönelenlere rahmet etmektedir. 

Allah, Hz. Musa'yı Firavun'a göndermiş, Firavun ise küstahlığı ve inkarı sebebiyle  ona uyanlarla birlikte helak olmuştur.

Bu ve benzeri olaylar, Allah'ın güç ve kudretini gösterdiği gibi maddi güç ve servetin insanı ebedi yapmadığı, bunların sadece bir imtihan olduğu bu surede çok açık bir şekilde ifade edilmektedir. 

Alemde görülen her bir varlığın yaratılışı ilahi bir hikmete dayanmaktadır. Bu ilahi hikmetleri arayıp bulmak insanoğlunun görevlerinden biridir. 

Kıyamet günü tüm insanlar yargılanırlar. O gün hiç kimsenin kimseye bir faydası olmayacaktır. Tek söz sahibi Allah'tır. Yüce Allah dilediği kullarını affedecektir. 

Günahkar insanlar, işledikleri bu günahların karşılığı olarak Cehennem'de zakkumla yakıcı bir azaba uğrayacaklardır. “Gerçekten zakkum ağacı, 
44- Günahkârların yemeğidir. 
45- O pota gibi karınlarda kaynar. 
46- O, kızgın bir sıvının kaynaması gibidir. 
47- Allah meleklere şöyle emreder. "Şunu tutun da cehennemin ortasına sürükleyin." 
48- "Sonra onun başının üstüne kaynar su azabından dökün." 
49- Ona şöyle denir! "Tat bakalım azabı! hani sen kendine göre çok güçlü ve çok üstündün. 
50- İşte sizin inkâr edip durduğunuz şey budur." 

İnanan ve iyi işler yapan insanlar, güven içerisinde, çeşitli nimetler ile ödüllendirileceklerdir. 

SÖZÜN ÖZÜ: Ölüm, kendine has tarifi olmayan bir acıyı ifade etmektedir. İnananlar ölüm acısını sadece bir kez, o da dünyadan ayrılırken tadacaklardır. İnanmayanlar ise bu acıyı, ahirette defalarca tatmak zorunda kalacaklardır. 

İnfak etmeden önce emanetindi. İnfak ettiğinde mülkiyetin oldu.

EL-KERÎM

Keremi çok olan

Erdemin eşsiz kaynağı

İkramında sınır tanımayan

Kerîm, hem yapılan izzet ve ikramın üstünlük ve yüceliğine, hem de ikram edenin erdem ve izzetine delalet eder.

 “…Oysaki şükreden kendi iyiliği için şükretmiş olur. Ama kim de nankörlük ederse, iyi bilsin ki Rabbin Ğanî’dir, Kerîm’dir.” (Neml:40) 

“Şüphesiz o kerîm bir Kur’an’dır; (aslı) saklı kitapta kayıtlıdır; ona tertemiz olanlardan başkası dokunamaz. Âlemlerin Rabbinden indirilmedir.” (Vakı’a:77-80) 

“Ey insanoğlu! Bu kadar Kerîm olan Rabbine karşı bu gururun ne?” (İnfitar:6) 

“Sonunda O, İman eden ve salih amel işleyenleri ödüllendirecektir. Onlar için tarifsiz bir bağış ve kerîm bir ödül vardır.” (Sebe’:4)

Yukarıdaki ayetleri düşündüğümüz zaman Ğanî olan Rabbimizin ne kadar da Kerîm olduğunu ve kullarına hem bu dünyada hem de ahirette cömertliğini gösterdiğini anlıyoruz. Resmi yaparken Kerîm olan Rahman’ın bizlere ikramlarını düşünülmüş. Önce verdiği yiyecekler, çeşit çeşit ve lezzetli meyveler geldi. Sonra Kerîm olan rahmanın cömertliğinin şahidi olan çocuk nimeti ve en sonunda hepsinden önemli önümüze açılmış muhteşem gök sofrası olan Kur’an-ı Kerîm… Bu ikramların siyah ve gri tonlarda yapmamın sebebi ise bu nimetlerin asıllarının ahirette bizlere verileceği bunların birer gölge siluetinde olması münasebetiyledir.


DİM WEB TV UYGULAMASINI İNDİRDİNİZ Mİ?

Haberleri ve canlı yayınları ile gündemi belirleyen
Alanya'nın yeni nesil televizyonu DİM WEB TV izlemek artık çok kolay. 

Samsung, LG vb android telefonlar için Google Play Store'dan
iPhone telefonlar, iPad ve iPod'lar için AppStore'dan indirebilirsiniz.
İyi Seyirler.


banner355
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner452

banner418

banner457

banner449

English Russian

banner459

banner381

banner344

banner386

banner349