banner391

Poşet Uzatım Bedeli!


Alper Kutay

Alper Kutay

27 Ocak 2016, 00:54

ALANYALI elektrik abonesinin birine toplam 344 TL fatura gelmiş, ama kullanım bedeli sadece 170 TL.

344'den 170'i çıkar, geriye 174 TL kalıyor.

"Nedir bu 174 TL" diye faturayı dikkatlice inceledim.

Efendim, 98 TL'si "Dağıtım Bedeli", 7 TL'si "Sözleşme Gücü", 3 TL'si, artık ne manaya geliyorsa, "E.Amade K. Bedeli", 4 TL'si "Enerji Fonu", 9 TL'si "TRT Payı ve Elektrik Tüketim Vergisi", 53 TL'si de "Yuvarlama Bedeli" imiş.

Ben en çok da "Dağıtım Bedeli" ile "Yuvarlama Bedeli" işine takıldım.

Bunların ne manaya geldiğini düşünürken, yolum dün Alanya Toptancı Hali yanına kurulan, bölgenin en büyük semt pazarı olan Salı Pazarı'na düştü.

"Bu 'Dağıtım Bedeli' ile 'Yuvarlama Bedeli' ifadeleri ne anlama geliyor? Alanya Kaymakamı Dr Hasan Tanrıseven'in 24 saat emrinde olduğunu söyleyen CLK AKEDAŞ'ın yeni Bölge Koordinatörü Uğur Osman Koç şimdi meşguldür. Acaba ÇEDAŞ'a Genel Müdür olan kıymetli dostum Ahmet Sait Akboğa'yı arayıp sorsam, cevap verir mi?" diye düşünürken, evden elime tutuşturulan sipariş listesini cebimden çıkardım, baktım ilk sırada yazılı olan patates ve soğan tezgahının önündeyim.

Bir dönem Antep'in "Nişantaşı" sayılan Ordu Caddesi'nde büyümüş bir şehirli değil de, kırsal kesimin dilinden de anlayan bir halk adamı edasıyla pazarcıya, "Kilosu kaça bilader bunların?" dedim.

"Patatesin 4 kilosu 5 lira, soğanın 3 kilosu 7 lira" dedi.

Sanki daha önceden tüm pazarı dolaşıp fiyat araştırmamı tamamlamışım gibi, "Peki, ver bakalım oradan iki poşet, dolduralım" dedim.

Patates ve soğanları poşetlere doldurup terazideki ağırlıklarını çaktırmadan dikizledikten sonra, "Kaç para borcumuz bilader?" diye sordum, "Sen 20 ver yeter abi" dedi, gülerek.

Bu hınzır gülümsemenin hoşuma gitmemesi bir yana, patatesin 4 kilosu 5 lira, soğanın 3 kilosu 7 lira ise, toplamda 12 lira vermem gerektiğini, neden 20 lira istediğini, beni üçkağıda getirip fazla para almaya çalıştığını falan söyledim, yine güldü.

"Abi dur kızma" dedi, şöyle devam etti...
"Haklısın. 4 kilo patates 5 lira, 3 kilo soğan 7 lira. Toplamda 12 lira vermen gerekiyor ama ben bu malları ta köyden getirdim. Bunun mazotu var, indirip bindiren elemanın parası var, arabanın amortismanı var. Sen yanında poşet getirmemişsin, sana poşet uzatım bedeli var, poşeti tartma bedeli var, tartıp geri sana verme bedeli var, bütün para verirsen bunu bozup sana bozuk para verme bedeli var. Senin anlayacağın, var oğlu var. 12 liraya ilave olarak 8 lira da bunlar için ödeyeceksin."

Durun durun, daha fazla dayanamayacağım, itiraf ediyorum, bu pazarcı diyalogu işi tamamen benim uydurmam.

Karda kışta bize meyve sebze getiren gariban pazarcı esnafı, o taptaze malları yaşadığınız semte kadar getirirken kullandığı hiçbir araç için, satın aldığınız ürünleri koyacağınız poşetlerin hiçbiri için ekstra ücret talep etmemiştir, etmez de.

Yukarıda, tamamen kendi hayal ürünüm olan diyalogları yaşadığınızı düşünün ve lütfen kendinize şunu sorun: "Böyle bir iş başınıza gelse, ne yapardınız?"

Hemen Alanya Belediyesi'nin Çözüm Masası'ndan başlayıp, basınıydı, sosyal medyasıydı falan derken, ortalığı ayağa kaldırırdınız, öyle değil mi?

Peki, size soruyorum.

Evinize elektrik getirdiği için dağıtım bedeli isteyen, hiç izlemediğim bir televizyon kanalı için cüzdanımdan ekstra para alan, "ne demekse" yuvarlama adı altında bir tarafımıza faturayı yuvarlayanlara niye sesimiz çıkmıyor?

Neyse, bunlar uzun mevzu, büyüklerimiz daha iyi bilir.

Bugünkü yazımızı, Ömer Hayyam'ın şu unutulmaz dizeleriyle sonlandıralım...

Celladına aşık olmuşsa bir millet.
İster ezan, ister çan dinlet.
İtiraz etmiyorsa sürü gibi illet.
Müstahaktır ona her türlü zillet.

(NOT: Alanya Kaymakamı Sayın Tanrıseven, Pazartesi günü "acil" kodu ile makamına çağırdığı CLK Bölge Müdürü Osman Uğur Koç'a, "Fatura krizini derhal çözün" diye talimat vermişti. Şimdi kamu adına soruyorum. Bu kriz nasıl çözülecek? Tüketim bedeli dışında, yukarıda sıraladığım ekstra bedeller alınmaya devam edilecek mi? Edilecekse, bu kriz nasıl aşılacak? Hukuk mezunu basın müşavirlerine hazırlatılmış süslü ve manasız terimlerle bezenip kafa karıştıran basın açıklamaları yerine, halk dilinde yazılmış bir yanıt verilmesi tercihimdir. Kestane kebap, acele cevap)
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
rasih - 11 ay önce
Ağzınıza dilinize sağlık çok güzel ifadeler
Avatar
hüseyin ersoy - 11 ay önce
yazınızı çok beğendim. başarılar kardeşim