banner391
banner405

Parmak ucundan başlayan tedavi: REFLEKSOLOJİ

Son yıllarda üzerine çokça haberler yapılan, eğitimler verilen, umut bağlanan tedavi yöntemlerinden biridir refleksoloji.

Parmak ucundan başlayan tedavi: REFLEKSOLOJİ

banner404
 Temel tekniklerin ayak tabanından yapıldığı bu yöntemde el, kulak ve yüz tedavisi de bulunmaktadır. Ancak bu yazımda sizlere ülkemizde en çok kullanılan ve benden en çok talep edilen ayak refleksolojisini anlatacağım. 
Refleksoloji Türkiye’de her ne kadar yeni duyulmaya başlanmış bir yöntem olsa da Çin’de akupunktur ile eş zamanlı keşfedilmiş ve uygulanmaktadır. Uzak doğu ve Amerika’dan sonra ülkemizde de eğitimini almış uzmanlar tarafından uygulanmakta ve çok yoğun talep görmektedir. Ancak bununla birlikte 4000 yıldır birçok hastalıkta uygulansa da bugüne kadar yapılan bilimsel makale sayısı çok azdır.    
Refleksoloji tedavi yönteminin temel prensibinde ayaklar vücudun bir aynası, yansıması gibi kabul edilir. Çünkü ayak tabanında vücudun tüm bölgelerine, organlarına ve sistemlerine karşılık gelen noktalar mevcuttur. Tedavi ayak tabanında hedef alınan organlara karşılık gelen noktalara uyarıcı veya gevşetici basınç yöntemleri kullanılarak meydana gelen sorunu çözmeye yöneliktir. Bu uygulama sırasında bazı organ ve sistemlerin harekete geçmesi doğaldır. Mesela sindirim sistemi bölgesine yapılan bir uygulamada karnımızın guruldaması, mesane bölgesine yapılan uygulamada tuvalet ihtiyacı duyulması doğaldır. 
 
REFLEKSOLOJİNİN EN SIK KULLANILDIĞI HASTALIKLAR

- Migren
- Serebral Palsi (doğuştan fiziksel-mental özürlü kişiler)
- Bel-boyun fıtığı
- Regl ağrıları ve yumurtalık kistleri
- Uykusuzluk
- Kabızlık
- Felç
- Panik atak

YAN ETKİLERİ NELERDİR

Refleksoloji’nin bilinen yan etkileri çok azdır. Hamilelerde uterus kasılmalarını tetikler. Kanserli hastalarda yayılmayı arttırabilir. Yüksek ateşi olan hastalarda ise normal vücut ısısının her 1 derece fazlasında nabız 20 atım fazla olacağından metabolizmayı hızlandırmaya çalışmak kişiyi risk altına sokacağından uygulanmamaktadır… 
Serebral Palsi vb. Hastalıklarda Refleksoloji Mekanizması Nasıl İşler?
Merkezi sinir sistemine çeşitli yöntemlerle yapılan duyusal girdilerin refleks olarak motor yanıt oluşturduğu bilinmektedir. Serebral palsi ve saydığımız diğer hastalıklarda uygulanmak istenen bölgenin sinir uçlarına manuel bası yaparız. Beyin çok karmaşık bir yapıdır. Her bölgesi ve fonksiyonu tam çözülmüş değildir. Beynin bilinen görevlerinden biri de beynin sağlam bölgelerinin hasarlı bölgeye ait fonksiyonu üstlenmeye çalışması için yeni kavşaklar oluşmasına yardımcı olmasıdır. Buna bağlı olarak da bazı fonksiyonlar kısmen kazanılabilmektedir. Buna nöronal plastisite denir. Biz refleksoloji ile bu plastisiteyi hızlandırmak ve duyusal girdileri arttırıp bize motor cevaplar olarak dönmesini hedefleriz.  Fizyoterapistin  bazı uyarı noktalarından verdiği basınçla kas iğciğindeki spastisite engellenir ve kas kasılmasında azalma beklenir. 
Yürümenin Temeli de Refleksoloji’ye Dayanır
Günlük hayatta çoğu uzmanın tavsiye ettiği yürüyüş, mekanizma itibarı ile ayaklara uygulanan ritmik ve genel bir refleksoloji gibidir. Yürüyüş ile genel vücut sistemimiz düzene girer, bağırsaklarımız çalışır. Bundan dolayıdır ki felçli hastalarda ve yürüyemeyen engelli çocuklarımızda kabızlık ilk ve en sık karşılaşılan problemlerdendir. Aynı şekilde karaciğer gibi bazı iç organlarımızdaki problemler el veya ayaklarımızda belirtiler verebilmektedir. Soğuk kış günlerinde ayağımızın altına koyacağımız sıcak su torbası ile genel vücut ısımızın arttığını göreceksiniz. Ayağımızın vücutla bu kadar bağlantılı olduğunu gördüğünüze göre ayak sağlığımızı korumayı da ihmal etmeyelim.

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.