banner391
banner405

Keşfedilmemiş Alanya 2

Adam Atacağı

Keşfedilmemiş Alanya 2

banner404
Kalenin kuzeydoğusunda 250 metrelik uçurumun üstünde 15 metre derinlikte bir zindanın bulunduğu yerdir. Bölgede anlatılan bir rivayete göre Bizans devrinde iki suçlunun burada güreştirilip, mağlup olanın hasmı tarafından denize atıldığı, yenen suçlunun ise buradaki zindandan bir süre sonra çıkarılarak son bir şans tanındığı, eline verilen üç taştan birini denize düşürmesi halinde af edildiği, beceremez ise çuvala konup kayalıklara veya mancınık ile denize atıldığı yerdir. Atılan taşın hava akımı ve yer çekimi nedeniyle denize düşürülmesinin çok zor olduğu bir yerde, günümüzde bu rivayetten kaynaklanan dilek tutarak taş atma geleneği yabancı ve yerli turistler tarafından sürdürülmektedir.

KIZIL KULE

Kentin liman kısmına egemen olan bu sağlam kuleye adını, koyu kırmızı renkli taşlar verir. Klikia'lı korsanlardan kalma eski bir kale kalıntısının yerine 1226 yılında Alaaddin Keykubat döneminde yaptırılmıştır. Kule; konumu, planı, yapı tekniği ve kitabeleri ile Anadolu yapı sanatının eşsiz bir örneğidir. Üç adet kitabesi bulunan kulenin kapı yazıtında Sinop Kalesini de yapan Halepli Ebu Ali Reha El Kettani'nin eseri olduğu yazmaktadır. Diğer iki kitabede Alaaddin Keykubat'a methiyeler bulunmaktadır. Sekizgen planlı kulenin her duvarı 12,5 m. genişliğinde ve yüksekliği 33 m.dir. İki açık, üç kapalı toplam beş kattan oluşan kuleye çok geniş ve çok yüksek olan 85 basamakla çıkılır. Tersanenin bekçisi olan kule 1951-1953 yılları arasında köklü bir restorasyon yapılarak etnografya müzesi olarak ziyarete açılmıştır. Üç ayrı kuleyi ve üst kaleyi çevreleyen uzun bir duvarla bağlanır. Kule bir benzerinin bulunmaması ve limandaki heybetli görüntüsü ile Alanya'nın sembolü olmuştur.

SELÇUKLU TERSANESİ
Sultan Alaaddin Keykubat'ın Alaiye'yi almasından sonra Akdeniz'de ticaret yapan esnafı ve sahil kesimini korumak için düşündüğü Akdeniz Filosunu oluşturmak amacıyla 1228 yılında yaptırılmıştır. Kızıl Kulenin güneyinde deniz kıyısında beş gözlü olarak inşa edilen ve günümüze ulaşan yegane Selçuklu tersanesidir. 56.5 metre uzunluğu ve 44 metre derinliğinde üzeri tonozlarla örtülü olan tersanenin her gözü 7.7 metre genişliğinde 42.3 metre boyundadır. Duvarları kesme taştan, kemer ve kubbeleri tuğladan yapılan tersanenin tavanlarında ışık almasını sağlayan pencereler mevcuttur. Sol tarafında bir mescit, sağ tarafında muhafız odası olan tersanenin üçüncü gözünün arkasında da bir su kaynağı vardır. Sekiz asırdır hala sağlamlığını koruyan tersane Kızıl Kule’nin yanında Alanya'nın simgesi olarak yer almaktadır.

ÖREN YERLERİ
Maddi imkansızlıklar ve eleman yetersizliği nedeniyle Alanya ve çevresinde haklarında henüz hiç bir bilgi bulunmayan, arkeolojik araştırmaları ve kazıları tamamlanmamış, bu nedenle turizme kazandırılamamış sayısız tarihi ören yerleri bulunmaktadir. Bunlar Syedra, Leartes, Iotape, Hamaxia, Cibra, Justiniapolis (Karaburun), Augea (Konaklı), Naula (Mahmutlar), Ptolemaios (Figla), Pisarissos (Esentepe), Marassos (Büyükpınar), Gülefsan gibi tarihi ve kültürel kalıntılardır. Bunlardan Justiniapolis, Augea, Naula, Ptolemaios, Pisarissos ve Marassos hakkında detaylı bir bilgi yoktur.

DENİZ MAĞARALARI
Alanya yarımadasının güney ve batısında yer alan, haklarında çeşitli rivayetler bulunan, tabii ve jeolojik güzelliklere sahip Korsanlar, Aşıklar ve Fosforlu Mağara isimlerindeki üç mağaradan oluşmaktadır.

Korsanlar Mağarası
Alanya limanından yarımadanın güneyine doğru gidilirken karşılaşılan ilk mağaradır. Deniz motoruyla 10 metre genişliğinde ve 6 metre yüksekliğindeki bir girişten içine girilebilen mağara kuzeye doğru genişlemektedir. Eskiden içinde kaleye kadar giden gizli bir yol olduğu söylenen mağarada deniz içindeki kayaların renkli taşları ilginç görüntüler oluşturmaktadır.

Aşıklar Mağarası
75 metre uzunluğundaki çift girişli bu mağarada zamanında esir kızların ve ganimetlerin saklandıkları söylenmektedir.

Fosforlu Mağara
Damlataş Mağarası tarafındaki üçüncü mağaradır. Küçük bir kayıkla içine girilebilen bu mağara, yapı ve görüntü itibariyle jeolojik değeri olan ilginç bir tabii güzelliktir. Geceleri içi çok aydınlık olan mağaranın fosfor parıltıları gündüzleri de fark edilmektedir.

KARA MAĞARALARI
Alanya'da tabii güzelliklere sahip kara mağaraları da mevcuttur. Bunlardan önemlileri Damlataş, Hasbahçe, Kadı İni (Çatak) ve Gavur İni (Dim) mağaralarıdır.

Damlataş Mağarası
1948 yılında iskele inşaatında kullanılmak üzere taş ocağı olarak tespit edilen bugünkü yerinde dinamit ateşlemesi sonucu ortaya çıkan mağarada ilk araştırma Alanya Turizmine unutulmaz hizmetler veren merhum Galip Dere tarafından yapılmıştır. Giriş kısmında 50 metre uzunluğunda geçit bulunan 14 metre çap ve 15 metre yüksekliğinde bir mağaradır. Silindir şeklinde bir boşluğa sahip olan mağara 15000 senede oluşan dikit ve sarkıtlara sahiptir. Birinci zamanda, permiyen devrine ait kristalize kalkerdir. Sarkıtlardan damlayan su damlaları nedeniyle Damlataş adını almıştır. Yüzde 95 rutubet, 22 derece değişmeyen sıcaklık, 760 mm. sabit basınç, yüzde 20,5 oksijen bulunduğu tespit edilen mağaranın astım hastalığına da iyi geldiği tespit edildiğinden şifa ve turizm amaçlı olarak kullanılmaktadır. Sağlık konusundaki özel yeri nedeni ile mağaralar içinde özel bir avantaja sahiptir.

Hasbahçe Mağarası
Hasbahçe mahallesi inişdibi mevkiinde Alanya'ya 4 kilometre mesafede bulunmaktadır. Damlataş mağarasından 4-5 kat daha büyük olan mağaranın oluşumu hakkında bilimsel anlamda bir çalışma yapılmamıştır.

Dim (Gavur İni) Mağarası
Mağara ilçe merkezinin 12 kilometre doğusunda bulunan Cebel-i Reis Dağı'nın Alanya yamacındadır. Mağaranın batıya bakan büyük bir ağzı vardır. İçinde dikit ve sarkıtların yanında dip kısmında bir gölü mevcuttur. Yapısı hakkında bir çalışma yapılmamıştır.

Kadı İni Mağarası
İlçe merkezine 15 kilometre kuzeydoğu istikametinde Çatak mevkiinde bulunan Çatak veya Kadı İni Mağarası, Damlataş mağarasından 3 kat büyüklükte dikit ve sarkıtlardan oluşan bir mağaradır. Yapısı hakkında herhangi bir çalışma yapılmamıştır.
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.