banner391
banner405

"İş yoksa iş üretelim"

Alanya'da yeni bir sektörün öncülüğünü yapan DE Yapım, Deniz Egece yönetiminde hizmetlerini sürdürüyor. Egece'ye, DE Yapım'ın doğuşunu ve hedeflerini sorduk


banner404
  - DERİN ÖZAY 

ALANYA'NIN başarılı turizmci ve işadamlarından olan Deniz Egece'nin kurduğu DE Yapım, Alanya'da sektörünün tek ve öncü firması. Son yıllarda çeşitli projeleriyle adından sıkça söz ettiren Egece'ye, DE Yapım'ı sorduk. 
Kendi ağzından işte Egece'nin yaşam öyküsü ve DE Yapım'la hedefledikleri:
Çocuk denecek yaşta çalışmaya başladım. Kütahya doğumluyum ama 17 yaşındaydım Alanya’ya geldiğimde. Bir kaç sene sonra kendi işletmemi, halı mağazalarımı kurdum. Daha sonra Almanya’da iki şirket açtım. Orada da halı mağazalarım vardı. O dönemler 600 bayi ile 5 ülkeye ihracaat yapıyordum. Ama şu an bu işlere kardeşim bakıyor. Ben de kendimi eğitmek için uğraştım, meditasyon, yoga ve NLP üzerine eğitimler aldım. Beş yıl dünyayı gezdim, araştırdım. 100'e yakın ülke gezdim. Bir çok insan ve kültürle tanıştım. Tüm yeniliklere açık evrensel bir insanım. En belirgin karakteristik özelliğim de başkasının hayatını değil, kendi yazdığım hayatı yaşarım. Alanya bana çok şey verdi. Alanya’ya bir borcum var ve bu borcumu ödemeden de gitmeyeceğim.
DE Yapım olarak profesyonel tanıtım ve reklam filmleri çekiyoruz. Antalya ve ilçelerinde onlarca film çektik. En çok oteller, inşaat şirketleri, büyük mağazalardan ve fabrikalardan talepler var. Fakat hizmetlerimiz bunlarla sınırlı değil. Hizmet, ürün, üreten ve pazarlayan her işyerinin kendini anlatması gerektiğini düşünüyorum. Ülkelerin bile tanıtılmasında en önemli faktörün filmler olduğu bütün dünyada ispatlanmıştır.
'ALANYA YAPIMCILIK ALANINDA YETERLİ DEĞİL'
İşletmelerin büyümesi istikrar ve sürekliliğe bağlı, işletmeler kopyacı çünkü. Üretken işletmeci yok, üretken işletmeler gördüklerini değil de görmediklerini üreten işletmelerdir. Yenilikçi işletme olmadığı için burada yeni bir şeyi anlatmakta zorlanıyorsunuz, ben kendimi anlatmakta zorlanıyorum aslında Alanya’da. Ama İstanbul, Ankara'da çok fazla kendimi anlatmama bile gerek kalmıyor, profesyonel olan şirketler yapımcıyla konuşuyor. Ama Alanya’da maalesef işletmeler matbaaya gidip "Bana bir reklam çalışması yap" diyebiliyor. Bunda da profesyonellik olmadığı için kalite düşüyor. Ben yapımcı şirketim, aslında benim işime el atıyorlar.
"YAPIMCILIKLA YAYINCILIĞI AYIRMAK LAZIM"
Hiç bir yayıncı müşteriyle muhatap olmaz. Hiç bir matbaa sokaktan gelen müşteriyi almaz. Başarı için önceden hazırlık kısmı, yani masada işin bitmesi lazım. Yani yapımcıda önce strateji oluşturulmalıdır. Bunu da yapımcı yapar. Ortaya konulan reklamın bir amacının olması lazım. Yapılan reklamın amacına ulaşması için işletmesinin yapısına göre reklam hazırlanması lazım. Bu işletme ticari bir yatırımdır aslında. Reklam sadece kendini anlatmak için değil, para kazanmak için de yapılır. Bu da ancak reklam mantığını tanıyan profesyonel ekiple olabilecek bir şey. Alanya’daki ajanslar müşterinin isteği doğrultusunda çalışıyorlar. Geri dönüşümü nasıl olur, halka nasıl ulaşılacak, hepsinin planlanması lazım.
"AJANS MANTIĞI HENÜZ OLUŞMADI"
Alanya’da bilinçsiz müşteri var. Bunun yanında da bilinçsiz, çok profesyonel olmayan ajanslar var. Alanya’nın potansiyeli çok yüksek. İstanbul, İzmir, Ankara ve Antalya gibi illere bakınca da kısır döngü olan bir yer. Ama Alanya toplumu yeni olan her şeye açık bir toplum. Güzel olan her neyse hemen alışan insanlar. Reklam filmi, bilboardlar, internet sitesi, broşürdür, katalogdur, belli şeyler var ajansların çalışmalarında.
DE Yapım 2 yıldır Alanya’da faaliyet göstermekte ama 5 yıldır bu işin içindeyiz. Biz de yapım olarak iki alanda hizmet veriyoruz. Sinema, film, görsel ağırlıklı çalışmalar, ikincisini de reklam ajansı mantığında oluşturdum. Yedi departmanı bu  bölümümüzde birleştirdik. Kurumsallaşmak, görsel, basılı reklam, organizasyon, promosyon, ses, ışık ve görsel hizmet veriyoruz. Bu departmanda 151 ürün sunuyoruz müşteriye. Bunun yanısıra da marka ve kurumsallaşma için müşteriye üçüncü göz oluyoruz. Yani müşterinin aynası oluyoruz. Dışarıdan bir bakıyoruz ve hangi noktalarda eksik var tespit edip, üzerinde çalışıyoruz. Önceden kurumsal firmalar kendi içlerinde ajans kurup, çalışıyorlardı ama zamanla ajans da kendileri gibi düşünmeye başlayınca bir kısır döngü başlıyor ve ajansı da kendine benzeterek verimli olmayışına neden oluyordu. Bunu yapacak kişinin dışarıdan birisi olması lazım ama artık kurumsal firmalar da dışardan ajanslarla çalışıyor. Çünkü dışardan bakan bir ajans eksikleri daha iyi şekilde gözlemliyor, kurumsallık,  devamlılık, süreklilik ve az çalışmayı getirecek sistem olursa, kurumsallık olursa, patronların da marka oluşturma şansı oluyor, buna daha çok vakti kalıyor. Marka olmak çok önemli, tüketiciyi yönlendirmek için. Aksi taktirde patronculukla sürekli çalışmak zorunda kalır, ikincisi nesillere teslim etme korkusu yaşarlar. Kurumsallaşmayan şirketlerde ikinci nesiller bu işi yok edebiliyorlar. Bizde de PR olarak işletmelerin stratejik planlarını yaparak kurumsallaşmasını desteklemeye çalışıyoruz. Müşterinin uzun vadede soluk almasını sağlamaya çalışıyoruz.
"EĞİTİMİN BENİM İÇİN ÖNEMİ ÇOK BÜYÜK"
DE, eğitimli ve profesyonel elemanlardan oluşmaktadır. Çünkü bizim amacımız kaliteli yönetim ve kaliteli hizmet sağlayabilmek firmalar için. Ben televizyon bile seyretmem. Kitap çok okurum ve eğitime çok önem veririm. Reklam ve görsel sektör dünyanın en önemli iş sıralamasında yer almaktaydı. Ben de buna istinaden bu şirketi kurmayı planladım. Bunun üzerine eğitimime bu alanda devam etmek için Amerika'ya gittim. Harward Üniversitesi'nde "Film Yapımcılık" eğitimi aldım. Bunun bana inanılmaz faydaları oldu. Orada her şeye ulaşabileceğimin farkına vardım. Benim için üç şey çok önemli, zaman, zihnim ve bedenim. Bütün eğitimlerimi de bunun üzerine yaptım.
"DE YAPIM BÜYÜMEYE DEVAM EDECEK"
Benim amacım bu yıl Alanya ve Antalya’da bu işe devam edip, daha sonra da İstanbul'a bir ofis açmak. Çünkü büyük şehirde kendimi insanlara anlatmama gerek kalmıyor, müşteri bilinçli çünkü. DE Yapım'ın büyüme stratejisi de Antalya ve Alanya’da başladı. İstanbul'da büyümeye devam edip Amerika’ya açacağım ofisle de globalleşeceğim. Benim için Alanya lokal, Antalya bölgesel, İstanbul ulusal, Amerika da globalleşmek olacak. 
Türkiye’nin önde gelen firmalarından bazılarıyla çalışıyoruz. Reklam türlerine göre yıllarca reklam verenin stratejisi farklı, yeni piyasaya giren firmaların reklam stratejileri farklıdır. Bunun bilinçli yapılması gerekmektedir, iyi bir strateji planını uygulamak lazım, reklam pazarlama departmanıdır. Reklam yapmanın temel mantığı satışı arttırmaktır. Burada kurumu ve patronu çok iyi tanıyıp, strateji planı yapılması gerekir başarılı olabilmek için. Aynı zamanda tanıtım filmleri, klipler, sosyal sorumluluk filmleri çekiyorum, reklam filmleri çekiyorum. Film projelerimiz var. Ulusal bazda işler yapıyorum. Fotoğraf çekimlerinden tutun, katalog yapımına kadar yapımcılık alanındaki tüm hizmetleri veriyoruz. 
ANFAŞ'la anlaşma yaptık, fuarlarında 26 metrekarelik yerlerimiz olacak. Burada firmamızı tanıtacağız. Ekip benim için çok  önemlidir. Departmanlaşmayla ilgili bir ekip kurdum. Hepsi kendi alanlarında eğitimli, tecrübeli elemanlardır. Ama bu arada şirket bünyesinde de eğitimler veriyoruz. Her sabah biz işe dua ile başlarız. Birliktelik ve konsantrasyonu sağlamak için çok güzel bir yöntem. Bu dua hedefe kilitlenmek ve motive olmak, konsantrasyon için bire bir yöntem. Dua aslında bilinç altına olumlu düşünceler sevk ediyor.
Bizde motivasyon çok önemli. Satış yaptığımız zaman toplanır, kutlar ve alkışlarız. Bu elemanlarımız için  bir motivasyon oluyor.
"ALANYA FİRMASI OLDUĞUMUZ İÇİN BAZEN KÜÇÜMSENİYORUZ"
Alanya firması deyince küçümsüyorlar. Manavgat’ın tanıtımı söz konusuydu. Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dr. Şükrü Vural "Ben Manavgatlı bir yapımcıya vermek isterdim bu işi. Grafikleri bizimkiler yapsın, düğün çekimleri yapan kameraman arkadaşlar var. Onlar da sizlerle çalışsın" dedi. Alanya tanıtım filmi için de böyle oldu. Cihan Çağatay, Osman Sınav çalışacaktı. Projeme evet denildi, biz 2 ay çalıştık, sonra bir duydum ki "Sinan Çetin çekecek" denildi ve iş bizden alınıp, Sinan Çetin'e verildi. Daha sonra ona da verilmedi. Bütçe pahalı geldiği için proje yine kaldı. Alanya’nın yüzde yüz tanıtım filmine ihtiyaç var. Dünya flash disklerle ve internetle tanıtım yaparken, hala biz bavullarla katalog taşıyoruz dışarıya, Alanya’yı tanıtalım diye.
"SERİK'TEKİ FİLM PLATOSU ŞART" 
Serik'te 28 milyon dolarlık bir film platosu var ama işlev yapmıyor, atıl olarak duruyor. Bu bölgede ciddi anlamda film sektöründe kullanılacak bir doku var. Hem dış mekan, hem iç mekan, her şey mevcut. Diğer ülkelerde bu tip yerler için 2 sene sonrasına sıra alıyorsunuz. En son Cem Yılmaz GORA’yı çekmiş, gitmiş. Şu an oranın etrafında domates, salatalık yetiştiriliyor, inekler otluyor. 28 milyon dolarlık yatırım bu şekilde heba edilmemeli. Önde gelen yapım şirketlerinin bir araya gelerek buna öncülük yapıp, burayı harekete geçirmeleri lazım. Turizm için de çok önemli bir tanıtım aracı olacak. Bugün Hollywood’tan bir filmin buraya gelmesi hayal değil. Bu yapılabilir. Ama kurumlara, belediyelere çok iş düşmekte. Çekilen her filmin platosu ziyaret edilse, ciddi anlamda turizme katkıda bulunulur. Buraya yatırım yapmak, bir otele yatırım yapmaktan daha karlıdır.
"GELİN VE BİZİ TANIYIN"
İnsanların gelip bizi tanımasını istiyorum. Bizim amacımız işletmeden kazanmak değil, işletmenin işini arttırarak para kazanmak. Fikirlerle, projelerle işletmelerin cirosunu arttırmak istiyoruz. Her işletme işini yapsın. Marka yönetimini, kurumsallaşmayı, halkla bütünleşmeyi sağlamak. İnsanların gelip konuşmalarını, danışmalarını istiyorum.  Bunlar için ücret almıyoruz. Amacımız potansiyelli iş verimini arttırmak, bunun için de insanları bilinçlendirmek istiyoruz. Alanya halkının kendi şirketlerine sahip çıkmasını istiyorum. Altın madeni dışarıda değil içimizde. Birbirimize destek olalım, birbirimizi büyütelim. İşletmelerin birbirine destek olması gerekli. Ben buradayım ama Alanya beni görmüyor. İstanbul’daki, Ankara’daki insanlar bize ulaşmak istiyor, bizi arıyor. Burada ise bize "Eften püften işler yapıyorsunuz" diyorlar. "Lüks bunlar lüks, gerek yok" diyorlar. Görmüyorlar, biz eften püften değiliz, biz sizin büyümeniz için halkla aranızdaki aracıyız. İnsanlar ekonomik krizden şikâyetçi. İş yok, para yok diyorlar. Oturup da "iş yok" demek yerine, gelin yeni potansiyeller, yeni bir enerji yaratalım. İş üretip başarılı olmanın yollarına bakalım. Yeni bir vizyon yaratalım. İşteki başarı tamamen olaya nasıl baktığınıza bağlı. Pozitif düşünüldüğü zaman daha verimli olunur.
DE Yapım, yaratıcı fikirlerin ürettiği bir renk. Gelin bu rengi birlikte paylaşalım. Yeni şeyler üretelim, yeniliklere bakalım, yeni stratejiler üretelim, "İş yok" demeyelim. Eğer iş yoksa, iş üretelim. Enerji olursa iş de olur. İşe nasıl baktığınız önemli. Pozitif bakarsanız pozitif olur, biz de bunun için bir aracız.
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.