banner391
banner405

Alanya ‘Hollwood’ olur mu?

Alanya’nın sinema sektöründe büyük bir yer edinebileceğini söyleyen DE Yapım sahibi Deniz Egece, “Gerekli destek ve altyapı olsa, Alanya sinema da bir marka haline gelir” dedi

 Alanya ‘Hollwood’ olur mu?

banner404
 İLK olarak “Syedralı – Kutsal Avcılar” adlı filmde başrol oynadı. Ardından kendi film şirketini kurarak sinemaya soyundu. DE Yapım’ın ilk eseri olan “Herakles – Heykelin Sırrı” adlı film, geniş yankı uyandırdı. Kendini sinemaya adayan bir isim olan Beste Halı sahibi Deniz Egece ile sinema üzerine bir sohbet yaptık. Çarpıcı açıklamalara yer veren Egece, Alanya’nın Hollwood olabileceğini iddia ediyor. 
 
PORTAKAL: Deniz Egece, çok renkli bir kişiliğiniz var. Sizi biraz tanıyabilir miyiz?

DENİZ EGECE: Tüm yeniliklere açık evrensel bir insanım. Hayatı ve yaşamayı seviyorum. Bilim ve sanatta derinlik ve zenginlikler buluyorum. Basit ve sade bir hayat yaşıyorum. Geçmişe takılı yaşamıyorum, geçmişimde birçok başarılarım ve hatalarım oldu. Onlar beni ben yaptı. Yaşamı her gün yeniden yazdığımı biliyorum, üstelik düşünce gücüne ve sınırsız yaşamı yaratma gücümün olduğuna biliyorum. Kendimi yenilemez ve üretmesem yaşamın anlamını bulamıyorum. Benim mücadelem ve rekabetim kendimle. Önüme sunulan hayata teslim olmuş bir insan değilim. En belirgin karakteristik özeliğim ise başkasının hayatını değil, kendi yazdığım hayatı yaşıyorum. Dogmatik değil, kreatif bir pencereden sorguluyorum. Tanrıya şükürler olsun ki demokratik ve özgür bir ülkede doğdum. Uzun zamandır yaşadığım Alanya toprakları beni çok geliştirdi. Alanya’nın renkliliğine aşığım, bana Alanya çok şey verdi. Borcumu ödemeden de bu şehirden ayrılmayacağım. Ayrılmak zorunda kalsam bile bir gün gelip Alanya’ya olan borcumu filmlerimle, yazacağım senaryo ve kitaplarımla ödeyeceğim…

P: Akdeniz’in bir Hollywood olabileceğinden söz ediyorsunuz. Okuyucularımıza bunu biraz açabilir misiniz?

D.E.: Hollywood değil ama Eurowood olabileceğini düşünüyorum. Serik ilçesine bağlı Çandır Beldesi’nde bulunan, Amerikalılar tarafından 30 milyon dolara kurulmuş, şu an Tekfen Holding’in bünyesinde atıl olarak çalışan ve dünya sıralamasında 3. olan büyük bir film stüdyosu var. Tekfen ile yaptığım görüşme sonucunda,  stüdyo için 1 lira bile yatırım yapmama kararı almışlar. “Fakat siz bu şekli ile pazarlayabilirseniz buyurun. İş DE Yapım’ındır” dediler. Bu şekilde de pazarlanabilinir olması dolayısıyla konu üzerinde çalışmalarımıza devam etmekteyiz. Fakat daha karlı olabilmesi adına yatırım yapılması gerekiyor. Bu konuda yatırımcılara ve belediyelere sizin vesileniz ile seslenmek istiyorum. Bakınız; sinemada ışık en önemli faktördür. Bölgemiz ile L.A. Hollywood aynı enlemlerdedir. Sektörün orada devleşmesinde iklim en belirgin sebeplerindendir. Antalya’mız bir doğal platodur. Konaklama problemi olmayan temalı filmlerde renkli insanları ile kast probleminin ortadan kalktığı, Avrupa ve dünyadaki birçok film yapımcısının Türkiye’nin coğrafik dokusu ve Anadolu’nun birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış olmasından dolayı, tarihi film temalarında bulunmaz bir bölgedir. Üstelik Arap ve Doğu kökenli ve dönemsel filmler için özel bir film platosu olmaması için bir neden yoktur. Konuyu anlamaya çalışırsak, küçük yatırımlarla inanılmaz sonuçlar elde ederiz. Bu konuyla ilgilenecek yatırımcılarla her zaman görüşmeye hazırım. Otelciliğe yatırılan sermayenin 20-30 senede geri döndüğünü hesaplarsak, film sektöründe bunu birkaç senede geri alabilir, üstelik yapılan işlerden dolayı bölgemizi dünyaya maliyetsiz tanıtabiliriz. Turizmin de gelişmesini destekleyecektir. Bu gün Macaristan’daki film stüdyosunu kiralamak istediğinizde 3 sene sonraya sıra veriyorlar. Bu da Avrupalı film yapımcılarının bölgemizi tercih etmesinin diğer sebebi olacaktır.

P: NYFA (New York Film Akademisi) ile birlikte bir projeniz varmış. Bu konu hakkında bilgi verir misiniz?
 
D.E.: New York’ta  NYFA okulunun patronları ile görüştüm. Türkiye’de böyle bir eğitim verip veremeyeceğimizi sordum. Uzun toplantıların sonucunda bana “Türkiye’deki şartlarınızı oluşturun, biz de ekip ve ekipmanı gönderelim” dediler. Ön protokol imzaladık, şartları bağlayıcı ve ağır. Para kazandıracak bir iş değil ama düşünseniz ya Hollywood’un eğitmenleri Alanya’ya gelecekler ve sinema eğitimi verecekler. Üstelik öğrenciler, Türkiye’nin bir çok tanınmış sanatçıları olacak. İstanbul ve Ankara’dan buraya gelecekler. Bu büyük bir reklam ve tanıtım. Alanya için gereken, Kaymakamlık, Belediye ve kurumlardan alabileceğim olanaklar oluşursa, 11 Temmuz - 7 Ağustos 2010’da bu proje hayata geçecek. 
50 öğrenciyi film yapımı, 50 öğrenciyi de aktör eğitimi için kayıt alacağız. Kontenjanımız sınırlı olup, ücreti de 3.500 dolar olacak. Bu fiyat NYFA tarafından belirlenmiştir. Eğitim İngilizce ve eğitmenler Amerikalıdır. Referans adına bu okulun aktör ve yönetmenlerinden bir  kaçının ismini vermek isterim: Steven Spielberg, Al Pacino, Jodi Foster, Sharon Stone, Jean Claude Van Damme, Amy Irving, Pierce Brosnan, Drew Carey, Terry Gilliam, Stephen Frears, Peter Bogdanovich , Jim Sheridan , Roger Donaldson, George Romero,James L. Brooks, Kevin Kline, Susan Sarandon, Tim Robbins, Robert Rowney Jr, Jamie Fox, F. Murray Abraham, Melanie Griffith, Val Kimler… İnternet sitesi ise:  www.nyfa.com

P: De Yapım nedir ve ne tür filmler yapar? Projeleriniz nelerdir?

D.E.: De Yapım profesyonel tanıtım ve reklam filmleri çekiyor. Antalya il ve ilçelerinde 2009 yılında onlarca tanıtım ve reklam filmleri çektik. 2010’da bu sayının yüzlerin üzerine çıkarmayı planlıyoruz. En çok oteller, inşaat şirketleri, büyük mağazalar ve fabrikalardan talepler var. Fakat bunu sınırlamamak gerekir. Hizmet, ürün üreten ve pazarlayan her işyerinin kendini anlatması gerektiğini düşünüyorum. Ülkelerin bile tanıtılmasındaki en önemli faktörün filmleri olduğunu, ABD tüm dünyaya ispatlamıştır. Antalya ve ilçelerinin de aynı strateji uygulamasının kaçınılmaz olduğu bir gerçektir. Proje üretirseniz varsınız, üretmezseniz yoksunuz. Çeşitli bölgesel tanıtım projeleri üretiyoruz. Sosyal sorumluluk projesi olarak AİDS hakkında uluslararası kısa bir film senaryosu yazdım. Yakında çekeceğiz.
Hanutcu ve Motor adlı uzun metrajlı festivallere yönelik TV filmi hazırlıklarımız var. De Yapım, prodüksiyon, ekip, ekipman ve post prodüksiyon, Denizegece Casting ise, manken, oyuncu ve figüran hizmetleri veriyor.

P: ALTSO’ya kayıtlı Film Yapım Belgesi’ne sahip ilk film yapımcısısınız, üstelik birçok büyük iller de bile yapımcı yok. Bu cesaretli yatırımınızdaki sebep ticari vizyon mudur, yoksa sevgiden kaynaklanan anlayış mıdır? 

D.E.: Elbette sevginin büyük payı var. Vizyon olarak baktığımda film sektöründe daha çok işler yapılanabileceğini görüyorum. Bilakis Alanya’da profesyonel işlerin eksikliği var. Türkiye genelinde baktığınızda Alanya hiçbir il ve ilçeye benzemez. Dinamik ve sürekli kendini geliştiren, birçok renkleri içerisinde barındıran bir ilçe. Alanya’nın kendisi ve işletmelerinin daha profesyonel tanıtılmasına ve reklam ile desteklenmesine ihtiyaç vardır.


P: Beste Halı olarak, Alanya Ticaret Odası’na kayıtlı en eski halıcılardansınız. Sizi halıcı olarak tanıdık. Film merakınız nereden geldi? 

D.E.: Sinema özel hayatımda her zaman ilgi duyduğum bir sanat dalıydı. Tesadüfen bir                      amatör filmde rol aldım. İlk film çekimlerim son derece keyifli geçti. Bir büyüğümün tecrübeli sözleri beni düşündürmüştü.”Mutlu bir hayat yaşamak istersen doğru iş ve doğru eş seçeceksin” sözleri, benim bu işe daha çok girmeme sebep oldu. Sinemada amelelik yapmak bile bana mutluluk veriyor.

P: Film yapmak o kadar kolay olmasa gerek? Ticaret ve sanat farklı şeyler.  Bunu nasıl dengeliyorsunuz?

D.E.: Lise dönemlerimde 6 sene tiyatro oynadım. Aslında sanatçı doğmuşum, sonradan şartlar beni ticarete itmiş. Bunu uzun süre sorguladım. Bir kıvılcım farkındalığımı ortaya çıkardı.
Ticaret ile tabiî ki kıyaslanamaz. Sinema kreatif ve özgün bir meslek, üstelik bir çok sanatı içinde barındırıyor. Tabiî ki ticaret ve ekonomi de vazgeçilmez bir parçasıdır.

P: Sinema eğitiminiz var mı? 

D.E: Sinema eğitimim temelde yok. Evimde televizyonum bile yok. Fakat Alanya’da evinde en çok kitaba sahip olan kişi olduğumu iddia ediyorum. Kişisel eğitime önem veririm, sürekli kendini eğiten biriyim. Film sektörü sürekli gelişen ve paralelinde eğitim alınmasına ihtiyaç duyulan bir sektördür. Kitaplar, eğitim DVD’leri, fuarlar, seminerler, festivaller ve sektörel eğitimler ile sürekli kendimi geliştiriyorum. Ticaretin ve sanayiciliğin vermiş olduğu tecrübe avantajlarımı kullanıyorum. Yöneticiyim ve yönetenleri yönetebiliyorum. Profesyoneller ile çalışmak, iş hayatımda her zaman ilk tercihim olmuştur. Fakat daha verimli ve işe hakim olmak adına bende sinema ile ilgili çeşitli eğitimler almaya başladım. New York Film Akademisi’nin açtığı bir eğitim olan Harvard Üniversitesi’ndeki Dijital Film Yapımcılığı ve Yönetmenliği eğitimini aldım. 2010 yılında Hollywood Üniversal stüdyolarında 3D Animasyon ve 35 mm sinema yönetmenliği, Sinan Çetin Plato Film okulunda post prodüksiyon ve Müjdat Gezen’in MSM’de oyunculuk eğitimlerime ekleyeceğim.

P: Harvard Üniversitesi’ndeki eğitiminiz ve ABD film sektöründen bilgi verebilir misiniz?
 
D.E.: Amerika’da New York Film Akademisi’nin işbirliğinde Harvard Üniversitesi’nde film yapımcılığı eğitimi aldım. Üniversite 1636 yılında kurulmuş, tartışmasız dünyanın en iyi üniversitesi. Benim için orada eğitim alabilmek bir hayaldi ama çekim yasası işe yaradı. Sektörün kalbi Amerika, 300 milyon dolar bütçeli filmler yapılıyor. Türkiye’nin 20 senede sinemaya yatırdığı bütçeyi Amerikalılar bir filmde harcıyorlar, inanılmaz bir fark var. Çekim teknolojisinde hemen hemen yakınız, orada ne varsa, burada da var. Platolar, stüdyolar, starlar, prodüksiyon yatırımları ve animasyon bütçe farklarını yaratıyor. Türkiye ile Amerikan sinemasında en büyük fark düşüncede başlıyor. Türk sineması görüneni bilineni ve anı çekiyor. Amerikalılar görünmeyeni, bilinmeyeni ve geleceği çekiyorlar. Tabiî ki bütçeli filmlerin yapılabilmesinin arkasında yatırımcılar, bankalar, finans kuruluşları, eyaletler, belediyeler ve devlet yatıyor.

P: Amerika da film çektiniz mi? 

D.E.: Evet, 3 filmde oyuncu olarak rol aldım. “Hollywood or Harvard” adlı 12 dakikalık kısa bir sanat filminin senaryosunu yazıp, yönetmenliğini yaptım. Boston sokaklarında ve Harvard Üniversitesi içerisinde, Harry Potter’in filmlerindeki eş mekanlarda çekimlerimi gerçekleştirdim.

P: Bir de Alanya Geographic Projesi var şirketinize ait olan. Ne durumda ve gelecekte hangi noktaya geleceğini düşünüyorsunuz?

D.E.: Alanya Geographic mükemmel bir proje. 280 sayfalık Türkçe, İngilizce ve Rusça kitabını yaptık. İnternet sitesi aktif halde, ilkbaharda Alanya’nın tanıtım filmi ve harita olarak ek ürünlerini yanında çıkaracağız. Bu proje ürünlerinin satılması ve dağıtılması ile turistin bu kaynakları kullanarak bölgeyi daha verimli ve dolu dolu tanıması ve kullanabilmesini sağlıyor. Üstelik kendi ülkesine geri dönüğünde, bölgenin tanıtım elciliğini yapıyor. Manavgat Geographic ve Antalya Geographic’i de sırasıyla çıkartacağız. Üstelik ürünlerimizi her yıl sürekli yenileyerek geliştireceğiz.
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.