banner391
banner405

10 çiftten biri kısır

Kısırlık yani tıp dilinde infertilite, çiftlerin bir yıl boyunca korunmaksızın düzenli ilişkide bulunmalarına rağmen bebek sahibi olamamaları olarak tanımlanan bir üreme sistemi hastalığıdır

10 çiftten biri kısır

banner404
 Her 7-10 çiftten 1'inin problemi olarak karşılaşılan kısırlık, tedavi edilebilen bir sağlık sorunudur. Günümüzde bu problem, her geçen gün yeni bir teknolojik gelişme ile, uygulanan yeni  yöntem veya teknikler sayesinde tedavi edilerek, çiftlerin ve ailelerinin kabusu olmaktan çıkmıştır.
NORMAL KOŞULLARDA GEBELİK NASIL GERÇEKLEŞİR?

Üreme olayı son derece karmaşık bir olaydır. Gebeliğin elde edilebilmesi için bir seri hormonal, kimyasal ve fiziksel olayın belirli bir sıraya göre gerçekleşmesi gerekmektedir.
Gebeliğin olmazsa olmaz tek koşulu, erkeğin sağlıklı sperm hücrelerini, kadınınsa sağlıklı bir yumurta  hücresini üretebilmesi ise de bazen bu tek başına kadının gebe kalması için yeterli  olmayabilir. Üretilen spermlerin öncelikle epididimis adı verilen bir organda olgunlaşması, olgunlaşan spermlerin sperm kanalcıklarıyla taşınması, kadının vajinasına aktarılabilmesi, rahim ağzından geçmesi ve rahmi kat ederek döllenmenin gerçekleştiği yer olan yumurtalık tüplerine ulaşabilmesi gerekmektedir.
Döllenmenin başarılı bir şekilde gerçekleşebilmesi için yumurtalık tüplerinde yumurta hücresine ulaşmayı başarabilen binlerce sperm hücresinden yalnızca birinin yumurtayı çevreleyen çeşitli koruyucu  katmanları aşarak yumurta içerisine  girmesi şarttır. Bu şekilde döllenen yumurta hücresi (zigot) embriyoyu oluşturacaktır. 
Oluşan embriyonun tüplerde iki gün kadar kaldıktan sonra anne rahmine doğru ilerlemesi ve burada birkaç gün daha bölünmesi gerekmektedir.  Embriyo açısından değerlendirildiğinde son derece uzun olan ve yaklaşık olarak yedi gün süren bu yolculuk, bu süre içerisinde pek çok değişiklik geçirmiş  olan embriyonun rahim duvarına tutunmasıyla son bulur.
Embriyonun tutunması ya da implantasyon adını verdiğimiz bu olayın, embriyonun gelişimini devam ettirebilmesi ve gebeliğin başlayabilmesi için mutlaka gerçekleşmesi gerekmektedir.
KISIRLIĞA NEDEN OLAN FAKTÖRLER
Kısırlık pek çok nedene bağlı olarak gelişebilir. Bu faktörleri  erkeğe ve kadına bağlı faktörler olmak üzere iki ana başlık altında toplanabilir. Kısır çiftlerin yaklaşık 3'te 1'inin sadece kadındaki bir tıbbi problemden, diğer 3'te 1'inin de sadece erkeğe bağlı faktörlerden bebek sahibi olamadıkları saptanmıştır. Kalan yüzde 30'luk çift ise hem kadına hem erkeğe ait problemler nedeniyle kısırlık problemiyle karşı karşıyadır. Bazı durumlarda (her 10 - 20 infertil çiftten 1'inde) ise kısırlığın nedeni tam olarak bilinememektedir.

ERKEĞE BAĞLI NEDENLER
-  Hiç sperm hücresi üretilmemesi (azospermi)en sık rastlanan sorunlardan birisidir.
- Üretilen spermlerin cansız olması, yapısal ya da sayısal genetik bozukluklara sahip olması, sayı ve hareketlerinin düşük olması,
- Bazı durumlarda ise erkek ejakulasyon(geri boşalma) sorunuyla karşılaşır ya da sperm penisten atılmak yerine idrar kesesine geri dönebilir.
- Varikosel, iktidarsızlık, inmemiş testis, seksüel geçişli hastalıklar da çok kolay ekarte edilebilecek nedenlerdendir.
- Çevresel kirlilik, sigara, alkol, uyuşturucu ve bazı ilaçlar da neden olabilir.

KADINA BAĞLI NEDENLER
- Yumurtlamada görülen düzensizlikler, hatta bazı kadınlar  hiç yumurtlamazlar ki buna tıp dilinde anovulasyon denir.
- İnfertil kadınlar arasında çok sık rastlanan bir diğer durum  da rahim duvarının  yangısı olarak tanımlayabileceğimiz endometriozistir.  Endometriozis kendisini normalde rahim duvarını çevreleyen hücrelerin küme veya kistler halinde kadının tüm üreme sistemine dağılması şeklinde kendisini göstermektedir.
- Hormon bozukluğu, yumurtalık kisti, jinekolojik enfeksiyonlar, tümör de tedavi edilebilir nedenlerdir.
- Serviksten tüplere kadar transport bozukluğu da kısırlık nedeni olabilir.

KISIRLIK NASIL TEŞHİS EDİLİR?
Doğurganlığın en yüksek olduğu bir dönemde bile ilk cinsel birleşme gebelikle sonuçlanmayabilir ki bu son derece normaldir. Gerçekten de sağlıklı bir kadının erkeğe bağlı bir infertilite nedeninin olmadığını varsayarsak belirli bir ayda gebe kalma oranı ancak yüzde 20 kadardır. Bu nedenle, gereksiz test ve tedaviyi önlemek için bir yıla kadar korunmadan cinsel ilişkide bulunulmasına rağmen gebelik elde edemeyen çiftlere infertilite tanısı konmaz. Ancak bu koşullar yerine getirildiği halde bir yıl sonrasında gebe kalamayan çiftlere konunun uzmanı olan bir doktora danışmaları önerilmektedir.
Kadınlarda kısırlığa neden olan faktör ya da faktörleri ortaya çıkarabilmek amacıyla, öncelikle fiziksel ve jinekolojik muayenelere, gerekli görüldüğünde ise çeşitli laboratuvar testleri ve görüntüleme sistemlerine başvurulmaktadır. Erkeklerde ise öncelikle semenin makroskobik ve mikroskobik  değerlendirilmesi yapılmalıdır. Burada amaç; spermin var olup olmadığı, varsa spermlerin sayı, hareketlilik ve yapısal olarak normal olup olmadıklarının  saptanmasıdır.

Kısırlık tanısı için gerekli olan testler nelerdir?

. Pelvik (jinekolojik )muayene
. Semen analizi (sperm tahlili): 2-3 günlük perhiz sonrası verilen semende  hacim, yoğunluk, hareketlilik ve şekil gibi parametrelere bakılır.
. Progesteron hormon düzeyinin değerlendirilmesi; normal değerinin altındaysa yumurtlamanın olmadığını gösterir. 
. Testiküler biyopsi (Azospermi hastalarına); menisinde hiç spermi olmayan erkeklere yapılır. Testislerde sperm olup olmadığını anlamak için doku parçası alınır ve mikroskop altında sperm aranır.
. Hormon düzeylerinin değerlendirilmesi
. HSG (Histerosalpingografi) Rahim ağzından tüplere kadar olan geçişi  gözlemlemek için  yapılır. Tüplerin açık olup olmadığına bakılır.
. Laparoskopi,  kadın üreme organlarının direk gözlenmesi için yapılır.
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.