banner391
banner405

Teröre sadece gariban asker kurban olmasın

ADALET ve Kalkınma Partisi (AK Parti) İlçe Teşkilatı haftalık olağan yönetim kurulu toplantısı dün İlçe Başkanı Hüseyin Güney başkanlığında gerçekleştirildi.

Teröre sadece gariban asker kurban olmasın

banner404
 Alper KUTAY

 Toplantıya Türkler Belediye Başkanı Hayri Çavuşoğlu, Oba Belediye Başkanı Emin Hatipoğlu ve Oba Belediye Başkan Yardımcısı Mükerrem Babaoğlu da katıldı. Yönetim kurulu toplantısının ardından basın mensuplarına bir açıklama yapan AR-GE Başkanı Zekai Avcı, 12 Eylül’deki Anayasa Referandumu’nda neden ‘Evet’ denilmesi gerektiği hakkında kamuoyuna bilgiler verdi.
AK PARTİ'DEN 20 ÖNEMLİ MADDE
Referandumun bir hükümetle hesaplaşma ya da iktidarı değiştirme aracı olmadığını, bunun yolunun genel seçimler olduğunu söyleyen Avcı, “Referandum parti meselesi değil, memleket meselesidir. Türkiye'nin geleceğini tayin edecek halk oylamasında ‘Hayır’ demek, tam 20 ayrı anlam ifade ediyor” diye konuştu. Avcı, bu ifadeleri şöyle sıraladı: 
ASKER VESAYETİNE ARTIK SON
Referandumda ‘Hayır’ demek şu anlamlara gelmektedir. Darbeleri ve askeri müdahaleleri onaylıyorum. Türkiye dünya liginde daha demokrat olamaya hazır değil, toplumumuz cahil ve kültürsüz. Toplum olarak sürü psikolojisinde kalmaya mecburuz. Birey olarak neyin iyi neyin kötü olduğuna ben karar veremiyorum, büyüklerimiz bilir diye düşünüyorum. Bunun için askeri vesayet devam etmelidir. Zulüm, haksızlık ve adaletsizlik bana dokunmuyorsa ilgi alanıma girmez. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın. Bu kadar özgürlük bize fazla, Türküm demeyen yok olsun daha iyi.
DARBELER YÜZÜNDEN GERİ KALDIK
Son 50 yılda özellikle doğuda fail-i meçhul cinayetler vardı, terörle mücadelede kurunun yanında yaş da yanar. Nişantaşı’ndan şehit cenazesi kalkmamalı, köylülerin tek yaptıkları şey zaten vatan için ölmektir. Bir kaç terörist için bir köyün bombalanmasını doğal kabul ediyorum. Milli güvenlik için kişilerin özgürlükleri feda edilir. Ordumuzda derin odakların ve cuntacıların olduğunu ve bazı terörist kışkırtmalarda rol aldıklarını biliyorum ve bu durumu onaylıyorum. 27 Mayıs 1960 askeri müdahalesi yıllarında Japonya, Kore, İspanya bizle aynı refah ve gelişmişlik düzeyinde idi. Bugün darbeler nedeniyle geride kaldık ama olsun asker başımızdan eksik olmasın.
DİNDAR YÖNETİCİDEN ZARAR GELMEZ
Ben fazla düşünmeyi sevmiyorum, partim ne derse o yönde oy vereceğim. Dış politikada Türkiye dünya liderleri arasına girdi, hoşuma gidiyor ama bu yurtta sulh ilkesine uymuyor. Gereksiz riske giriyoruz. ABD ve İsrail’e karşı dik duran politikalar yanlıştır. Küçük oynayalım, biz beceremeyiz. ABD, İsrail ve Avrupa bize dost değiller. Bu nedenle Avrupa Birliği’ne girmek sakıncalıdır. Dağdaki çobanın oyu ile benim oyum aynı olamaz görüşünü kabul ediyorum. Türkiye’nin dinden uzak duran yöneticilerce yönetilmesi gerekir. Dindar doktor, subay, vali kaymakam istemiyorum.
DÜNYADAN KOPUK OLMAYALIM
İmam Hatip ve Kuran kursları irtica yuvasıdır ılımlı İslam oyunudur dine ihtiyacımız yoktur. Savunma sanayimize harcanan para yıllık beş milyar dolar ve bu paranın yüzde doksanı İsrail’e gidiyor bu tercihi onaylıyorum. Biz ikinci sınıf, % 60’ı aptal bir millet ve toplumuz kendi kendimizi yönetemeyiz askeri vesayet ve kontrol devam etmelidir. Ekonomimiz iyi gidiyor fakat yoksul olalım ama dünyadan kopuk bir ada ülke gibi yaşayalım daha iyidir.”
ŞEHİT KANIYLA SİYASETE SON
Avcı, Anayasa değişikliğinin getirdiği bir başka unsur olan "pozitif ayrımcılığın" artık Türkiye Anayasası'nın bir parçası haline getirilmesi gerektiğini, bu çerçevede, ülkesi için hayatını kaybetmiş şehitlerin ailelerine, iş göremez hale gelmiş gazilere, kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve özürlülere yeni hakların önünün açıldığını da söyledi. Bu kesimlere yasalarla tanınacak yeni hakların, Anayasa'nın "eşitlik" ilkesine takılarak iptal edilmesi olasılığının ortadan kaldırılacağını dile getiren Avcı, “Hayır diyerek şehitlerin geride kalanları beni ilgilendirmez, ben cenazelerde slogan atarak oy toplamaya devam edeceğim diyeceksiniz. Anayasamızda 27 maddelik değişikliğinin olmamasını sağlayacak her hayır oyu, oy vermenin bedeli yukarıdaki durumun devamını istemektir. Bu konu parti meselesi değil, bir memleket meselesidir. Kendimizi inkar etmemek ve vicdanının sesini dileyip dinlememek ve Türkiye gemisinin geleceği bizim tercihimizdedir” diye konuştu.
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.