banner391
banner405

Seçim sonuçlandı - İşte CHP'nin genel başkanı

CHP'de genel başkanlık yarışı sonuçlandı. İşte yarışın galibi

Seçim sonuçlandı - İşte CHP'nin genel başkanı

banner404
CUMHURİYET Halk Partisi 18´inci Olağanüstü Kurultayı´nda Kemal Kılıçdaroğlu, yeniden Genel Başkan seçildi. Seçimde 1181 delege oy kullandı. 1155 geçerli oydan Kemal Kılıçdaroğlu 740 delegenin oyunu aldı. Yalova Milletvekili Muharrem İnce ise 415 delegenin oyunu aldı. Kurultay´da Parti Meclisi seçimi ise yarın yapılacak.

İŞTE KURULTAY'DA YAŞANANLAR;


İnce: Ben buna isyan ediyorum, bunu hazmediyorum
Muharrem İnce, adaylık konuşmasında partililere seslenerek; "Ben Kılıçdaroğlu'nu kişi olarak çok seviyorum. Kendisiyle kişisel olarak hiçbir sorunum yok, Ama uyguladığı yanlış politikalarla Recep Tayyip Erdoğan'a Cumhurbaşkanlığını hediye etmiştir. Ben buna isyan ediyorum, bunu hazmediyorum" dedi. 
CHP Genel Başkan adayı Muharrem İnce, kürsüde adaylık konuşmasına Hasan Hüseyin Korkmaz'ın 'Acıyı Bal Eyledik' şiiriyle başladı. İnce, kendileri için imkansız ve bahane olmadığını kaydederek; "Benim iddiam, ben genel başkan olduğumda CHP'nin Genel Merkezi'nin ışıkları sabaha kadar yanacak. Onun için buradayım. Seçim akşamları genel merkezin önünü cenaze evine değil, bayram yerine döndürmek için buradayım. 15 yaşındaki Berkin'in anasını meydanlarda yuhalatan o adamı indirmek için buradayım. Evlatlarımızı sokaklarda soparlarla dövdürmemek için buradayım. Bir Başbakan'a Atatürk'e ve İnönü'ye 'iki ayyaş' dedirtmemek için buradayım. Uludure'de 12 yaşındaki çocukları bombalatmamak için buradayım" diye konuştu.

"Tüzük diyecek ki genel başkan olduktan sonra ilk 2 seçimde partiyi birinci yapamazsan gidersin"

İnce, nasıl bir CHP düşündüğünü dile getirerek; "Ben yola çıkarken büyük isimlerle çıkmadım. Bana büyük isimler değil, bana büyük davaya inanmış isimler lazım. Nasıl bir Türkiye istiyorsak, önce öyle bir CHP yapacağız. Artık bu partide genel başkanın ne zaman istifa edeceği tartışmayacak, tüzükte yazacak. Tüzük diyecek ki 'Genel Başkan olduktan sonra ilk 2 seçimde partiyi birinci yapamazsan gidersin.' Hiçbir genel başkan, 'iktidar yapamazsan gidersin' diyen bir tüzük karşısında 'anlamlı oy kaybından' söz edemeyecek. Artık CHP, rakiplerin karışma ihtimalinden medet uman bir parti olmayacak. Artık seçim meydanlarında 'Ey muhalefet ben birinci olmazsam istifa ederim, sen edebilir misin?' diye efelenen Tayyip Erdoğan olmayacak, çünkü efelenmeyi CHP'nin tüzüğü yapacak" ifaderini kullandı. 

"Önce solculuğumuzu hatırlayacağız"
Gençlere özgürlük şarkıları söyletmek için aday olduğunu vurgulayan İnce, konuşmasında Ahmed Arif'in "A Diloş Bebe" şiirinin bir bölümünü de okudu. "Hep birlikte A Diloş Bebe'ye verilen öğüdü dinleyeceğiz" diyen İnce, şunları söyledi: "Diyarbakır'dan Trabzon'a köprü kuracağız, kardeşlik türküleri söyleyeceğiz. Halayı omuz omuza çekeceğiz, horonda dik duracağız, çiftetelli ile coşacağız. Türkiye'yi mutlu kılmak için, kara bulutların arasında kaybolmamak için, iktidar olmak için, önce devrimciliğimizi, önce solculuğumuzu hatırlayacağız. Ben yola çıkarken büyük isimlerle çıkmadım, büyük isimlerle ilgilenmiyorum; bana büyük isimler değil, bana büyük davaya inanmış isimler lazım. Nasıl bir Türkiye istiyorsak önce öyle bir CHP yapacağız. Türkiye'de demokrasi istiyorsak önce CHP'de demokrasiyi kurup kurumsallaştıracağız. Bütün adaylıkları üyelerle ön seçimle yapacağız. Kişilerin partisi değil, ilkelerin, tutarlılıkların partisi olacağız. Artık bu partide Genel Başkanın ne zaman çekileceği, istifa edeceği tartışılmayacak, bu tüzükte yazacak. Tüzükte 'genel başkan olduktan sonra ilk iki seçimde partiyi birinci parti yapamazsan gidersin' diyecek. Bu Sayın Kılıçdaroğlu için de benim için de geçerli olacak. Artık millet CHP'nin genel başkanı ne zaman gidecek diye beklemeyecek. Biz ise ülkenin sorunlarını konuşacağız. Hiçbir genel başkan şimdiden sonra, 'iktidar yapamazsan gidersin' diyen bir tüzük karşısında, 'anlamlı oy kaybından' söz edemeyecek."

"Ecevit yüzde 42'yi nasıl aldıysa, bizde öyle alabiliriz"
Muharrem İnce, 'CHP'nin sağa kaydığı' eleştileri ile ilgili şunları kaydetti; "Biz program partisiyiz. Programızı, tüzüğümü kabul eden gelip CHP'nin bir neferi olabilir. Şu mantık doğru bir mantık değildir; Halk muhafazakar, oy sağda  o zaman sağdan bir aday bulalım, oylarda bize gelsin. Bu mantık doğru mantık değildir, seçmene karşı saygısızlıktır, seçmene hiledir. Biz, bu toplumun solla daha mutlu olacağına inanıyoruz. 90 yıllık bir parti, Başkentinde kendi kadrolarında bir aday bulamıyorsa yazıklar olsun. Sağdan oy istemeye evet, hiçbir itirazım yok. Partiye yeni isimler kazanırmaya evet. Ama kendi ilkelerimizden vazgeçmeye kesinlikle hayır. Biz nasıl sağdan oy alacağız? Bireyi önemseyerek, haklarını özgürce kullanmasının alanını yaratarak. Kendimiz olarak alabiliriz. Ecevit yüzde 42'yi nasıl aldıysa, bizde öyle alabiliriz."

"Siz, sonradan katılan bir dere değilsiniz"
"Son yıllarda merkez sağdan gelen arkadaşlarıma sesleniyorum" diyen İnce, şunları kaydetti; "Cumhuriyet ilkeleri konusunda, laiklik konusunda, Atatürk, yaşam biçimi konusunda hiçbir farkımız olmayan bu arkadaşlarımıza sesleniyorum. Siz, sonradan katılan bir dere değilsiniz. Kaynağımız bir, çıkışımız bir, 1950'de dere yatağından ayrıldınız, yeniden döndünüz, bu kadar. Bizler bu yolculukta sosyal demokrasinin evrensel ilkelerine uyan bir toplumu yaratmak istiyoruz. Bizim sorunumuz bu değerleri özümsememiş, kendi partisini batırmış insanları CHP'nin kurtarıcı gibi görmesindedir. Sorun burada. Bu zihniyet CHP'yi başarıya götüremez. Çünkü özgüveni yoktur. Yalova'da sağcılaşmadan sağdan oy aldık."

"Kılıçdaroğlu'nu kişi olarak çok seviyorum ama..."
10 Ağustos Cumhurbaşkanı seçimlerinde Ekmeleddin İhsanoğlu'nun adaylığını eleştiren İnce, Kılıçdaroğlu'nun 'risk aldım' sözlerini anımsattı. İnce şöyle konuştu; "Genel başkanla ayrıldığımız nokta şu: Bir risk almakta kazanmak yada kaybetmek vardır. Ben İhsanoğlu adını duyduğumda risk falan görmedim, yüzde yüz başarısızlık bu. Tayyip Erdoğan gibi birinin karşısına meydanlarda çıkamayan birinin seçim kazanma ihtimalini nasıl görüyorsunuz? Bu risk değil, öngörüsüzlük, siyaseti bilmemektir. Ben Kılıçdaroğlu'nu kişi olarak çok seviyorum. Kendisiyle kişisel olarak hiçbir sorunum yok, namuslu bir adam olduğundan hiç şüphem yok. Ama uyguladığı yanlış politikalarla Recep Tayyip Erdoğan'a Cumhurbaşkanlığını hediye etmiştir. Ben buna isyan ediyorum, bunu hazmediyorum." 

"Disiplinsiz davranan kılıçdaroğlu'nun kendisi"
Kılıçdaroğlu'nun 'bundan sonra partide disiplin olacak' sözlerini eleştiren İnce, şunları kaydetti; "Disiplinsiz davranan Kılıçdaroğlu'nun kendisi. PM'yi, il başkanlarını, grubunu dinlemedi. Kendisi disiplinsizlik yapmıştır. Dün bir gazetede 'masaya yumruğumu vuracağım' diyor. Sayın Kılıçdaroğlu, siparişle masaya yumruk vurursanız, sadece eliniz acır. Kimse korkmaz, niye korkalım. Siz demediniz mi 'Ben bu partide korku duvarlarını yıkmaya geliyorum' diye. İlk genel başkan seçildiğinizde 40 bin kişiye konuştunuz, yazık değil mi şimdi düğün salonunda kurultay yapıyoruz. Disiplin kuruluyla korkutarak partide disiplin sağlanmaz."

"İşler kötüye giderken disiplin olmaz"
Kılıçdaroğlu'nun 2010 yılında seçildiğinde sokakta heyacan olduğunu söyleyen İnce, "2010 yılında genel başkan olduğunuzda sokakta, parti tabanında umut vardı, tek çatlak ses çıkmıyordu. Çünkü sizin başbakan olacağınıza inanıyorduk. İşler kötüye giderse disiplin olmaz, işler kötüye gidiyor. Partinin üyeleri sizin başbakan olacağınıza inanırsa, kendiliğiden disiplin sağlanır. Amacımız şeçmeleri sandığı tıpış tıpış değil, koşa koşa götürmek olmalıdır" diye kaydetti. 

"Başbakan Kemal" sloganlarına yanıt: Bana ne propagandası yapıyorsunuz?
Muharrem İnce, 2015 seçimlerinin 'köprüden önceki son çıkış' olduğunu söyleyerek; "Eğer CHP yüzde 24 civarında, AKP yüzde 45 bandında bir oy alırsa 367'yi bulacak, Erdoğan Başkan olacak, ondan sonra CHP'ye kimin genel başkan olduğunun hiçbir önemi olmayacak. Vicdanınıza soruyorum, Kılıçdaroğlu'yla bu seçime girdiğimizde çevrenizdeki insanlar size 'Kılıçdaroğlu bu sefer başbakan olacak' diyorsa devam edin, demiyorsa bir umudun yanına gelin. Eğer halkın umudu Kılıçdaroğlu'ysa sizin kadar ben de sevinirim. Ama sokak artık bunu demiyor. Ben bunu görüyorum" diye konuştu. Bu sırada salondan 'Başbakan Kemal' sloganları yükseldi. İnce, bu sloganlara 'İnşallah' diyerek yanıt verdi. İnce "Bana burada Başbakan Kılıçdaroğlu diye bağırmanıza gerek yok, sokakta insanlar bağırıyor mu ona bakın. Sokağa bakın, bana ne propagandası yapıyorsunuz" dedi. 

"Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan"
İnce, bugün bir yürüyüş başlattığını belirterek, Başbakan olması durumunda mezhep, etnik köken ayrımcılığına izin vermeyeceğini dile getirdi. İnce şöyle konuştu; "Bu millete sözüm olsun, o göreve geldiğimde ilk gün, bütün istihbarat teşkilatındaki etnik kökenle, mezheple, inançla ilgili tutulmuş bütün evrakları Taksim Meydanı'nda ben yakacağım. Ekonomi önceliğimiz olacak. Soma'da ölen kardeşlerimizin tek bir kimliği vardı, emekçiydiler. 
Dünyanın en yüksek cari açığına sahip 4. ülkeyiz. CHP'yi iktidar yaptığımızda üretim odaklı bir ekonomi hedefliyoruz. Yoksul çocukları anne babalarının kaderine mahkum etmeyeceğiz. Yargıya olan güveni yeniden sağlayacağız. Dış politikada, oyun kurucu olacakken oyuncak olmuş durumdayken başı dik bir politika izleyemeyiz. Bizler çalmayacağız, çaldırmayacağız, iddia sahibi olacağız, cesur olacağız, ben size CHP'nin iktidarını vaadediyorum. Bu yolculuk Başbakanlık'ta bitecek. Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan. Ahlakınıza, sizlere güveniyorum. Kendimi sizlere emanet ediyorum."

Kılıçdaroğlu'ndan eleştirilere yanıt
Muharrem İncenin ardından kürsüye gelen Kemal Kılıçdaroğlu partinin sağa kaydığı yönündeki eleştirilere yanıt verdi. Kılıçdaroğlu partinin "sağa kaydığı, Atatürk'ü dışladığı" yönünde eleştiriler olduğunu dile getirdi.
"Diyorlar ki elitist parti, devleti yönetemez, çağdaş değil... Ben de şunu söylüyorum; CHP çağdaş, büyük bir partidir. CHP'nin genlerinde Kuvayi Milliye vardır" diyen Kılıçdaroğlu, Muharrem İnce'nin "ikinci büyük devrimi yapacağız" dediğini anımsattı.
CHP'nin cumhuriyeti kuran parti olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Şimdi ikinci devrime değil, dördüncü devrime hazırlanıyoruz; özgürlük ve demokrasi devrimi" dedi.
Salondakilerden kendisini iyi dinlemelerini isteyen Kılıçdaroğlu, CHP'nin 12 Eylül Darbe yasalarına karşı olduğunu, yüzde 10 seçim barajının kaldırılmasını savunduklarını söyledi.
Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: "Şimdi biz sağa mı kaydık? Siyasi Partiler Yasası'nın değişmesini ve
lider sultasının kaldırılmasını savunan parti CHP'dir. Özel yetkili mahkemeleri benim kadar eleştiren başka bir siyasi parti olmamıştır. 'Bu Adalet ve Kalkınma Partisi'nin sopasıdır' diyen kim, eleştiren kim? Benim. Silivri'den Ankara'ya gelmeden AKP'li savcılar fezlekemi gönderdiler. Fezlekenin karşısında, "dokunulmazlığımı kaldırmazsanız namertsizin" diyen de benim. 'Efendin sen doğuda başka, batıda başka şey söylüyorsun.' Nereye gittiysem, aynı şeyi söyledim. İki tane temel örnek vereceğim. Bir; Hakkari'de 'yerel yönetim özerklik şartını getireceğiz' dedim.
CHP Kurultayında yine söylüyorum; CHP iktidarında yerel yönetim özerklik şartını mutlaka getireceğiz. Niye söylüyorum? Bakın bizim büyükşehir belediye başkanlarımız var. Ortak hukuku egemen kılmak zorundayız.
Sadece CHP'li olduğu için kentsel dönüşüm kararnamesi 2,5 yıl bekledi. Ama yerel yönetim özerklik şartı olsaydı, bunların hiçbirisi olmayacaktı. Biz Trabzon için de Elazığ için de Tekirdağ için de Diyarbakır için de aynı hukukun olmasını isteriz. Yerel yönetici Maliye Bakanının kapısında saatlerce beklememelidir. Onun yeterli gelire kavuşması da CHP'lilerin görevidir."

"Demokrasiyi ve özgürlüğü yeteri kadar savunamadı"
Kendisine "Demokrasiyi ve özgürlüğü yeterince savunamadı" eleştirisinin de getirildiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Batman'a gittim, belediye başkanları, hiçbirisi CHP'li değil. Ellerine kelepçe vurulmuş arkadan. Sıraya diziliyor, fotoğrafları medyaya servis ediliyor. O insanlar bizim insanlarımız, buna tahammül edemedim doğru değil dedim, yine diyorum" diye konuştu.
CHP'nin "sağa kaydığı" eleştirisini yineleyen Kılıçdaroğlu, "Ben sormak istiyorum, hangi CHP Genel Başkanı Deniz Gezmiş'in mezarını ziyaret etti. Üç fidana sahip çıktım ben. Onların mezarına gidip karanfil bıraktım ben. Bizim devrimciliğimiz 'kağıttan devrimcilik' değil, bizim devrimciliğimiz yürek ister, yürek" dedi.
Baskıcı devlete her zaman karşı çıktığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, siyasetlerinin odağında insan olduğunu söyledi.
"Taksim'i biz açtık"
Kurultayda, Gezi eylemlerinden bir video gösterildiğini anımsatan Kılıçdaroğlu, "Taksim'i gençlere kapatmışlardı. Bir diktatör bozuntusunun talimatıyla kapatılmıştı. Bizim Kadıköy'de mitingimiz vardı. O mitingini iptal edip, Taksim'e yürüdük. Eğer Taksim Meydanı Gezicilere açıldıysa, bunu yapan
CHP'dir. Bizim demokrasi anlayışımızdır" dedi.
Her kimliğe ve her inanca saygılı olduklarının altını çizen Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: "Kimliğe ve inanca saygı göstermek sağa kaymak demek değildir. Her inanca, kimliğe saygı göstereceğiz. Her mitingde söyledim; insan Allah'ın yarattığı en değerli varlıktır, inancıyla, kimliğiyle başımızın üstündedir. 'Sen
solcuları sevmiyorsun, sağcıları seviyorsun." Açıkça söylüyorum; bütün dünya dinlesin, ben sağcı solcu ayırımı yapmadan bütün insanları seviyorum. Çünkü bizim anlayışımıza göre, iktidar olduktan sonra sadece solculara değil, bütün insanlara hizmet edeceğiz, benim için vatandaşın mutluluğu, Türkiye'nin çıkarları var. Ben bunu savunacağım. Camide, kilisede, havrada, cemevinde nerede ibadet yaparsa yapsın, onun ibadetlerine saygı göstereceğiz. Belediye başkanlarına talimat verdim 'bütün ibadet yerlerini tertemiz yapacaksınız' diye."

"Bu ülkenin en temel sorunu, yoksulluktur"
Ülkenin en temel sorununun yoksulluk olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, yoksullukla ilgili Aile Sigortasını geliştirdiklerini anımsattı. "Sağ elin verdiğini, sol el görmeyecek" dediklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, aile sigortasını da bu felsefe üzerine oturttuklarını anlattı. Uygulama ile ihtiyaç sahibi ailede kadının banka hesabına belli bir miktar para yatıracağını belirten Kılıçdaroğlu, "Yoksulluğu yenmek ne zamandır hedeflerimizin dışına çıktı. Bu ülkede yoksulluğu tarihe gömeceğiz. 'Türkiye'de hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek' dedim. Ben şimdi sağcı mı oldum, CHP sağa mı kaydı? Yok böyle birşey" değerlendirmesini yaptı.

Merdiven altlarında sigortasız çalışan başı örtülü binlerce kadın olduğunu ve bunların sorunlarını oy versin vermesin her zaman dile getirdiğini de ifade eden Kılıçdaroğlu, "CHP'ye oy versin, vermesin onları sigortalı yapmak, onların geleceğini hazırlamak benim boynumun borcudur" diye konuştu.

KURULTAY SONRASI YAŞANANLAR
Kılıçdaroğlu, yanında İnce'yle birlikte şu mesajı verdi; "demokrasi açısından dünyaya örnek olacağız. CHP kendi içinde tartışır, ama benim sözüm söz. Demokrasi konusunda size söz verdim. Sözümde duracağım"
İşte Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları:

Sağlıklı bir rekabetin olabileceğini bir arda rahatlıkla tartışabileceğimizi bütün dünyaya gösterdik bundan ötürü son derece mutluyum. 
Gençler birleşe birleşe kazanacağız diye slogana atıyorlardı. Artık ayrılık gayrılık yok. gücümüzü birleştireceğiz. Ben oy versin vermesin bütün delege arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum.

İzniniz olursa diğer genel başkana adayımız Muharrem İnce’yi buraya almak istiyorum.

Biz büyük bir aileyiz biz haklıyız biz güçlüyüz.
Yarışırız eleştiririz uygarca yaparız. Biz demokrasiyi getirdik demokrasiyi getirme konusunda da dünyaya örnek olacağız.

CHP her zaman yeni kadrolar yetiştirmek zorundadır. CHP kendi içinde tartışır ama bunu büyük bir disiplin içinde yerine getireceğiz. Bu konuda benim sözüm söz. Size söz verdim.
Sevgili gençler size her zaman inandım. Siyasete giriniz. Türkiye’de siyaset yapmak isteyen gençler siyaseti zorlayınız.

Ben hepinizi yeniden teşekkür ediyorum. Muharrem Bey’e söyledim bir şeyler söylemek ister misin diye o da bir şeyler söyleyecek. Hep beraber bayram havası içinde bu salondan ayrılacağız.

MUHARREM İNCE:
Çok değerli delegelerimiz. Sayın genel başkanım, değerli CHP’liler.
Önceden beni Yalova’daki seçmenler seçiyordu, grup başkanvekilliğinde milletvekilleri oy veriyordu ama bugün Türkiye’nin dört bir yanından delege arkadaşlarım oy verdi.

Önceden 14 saat çalışıyorsam şimdi 20 saat çalışacağım çünkü sorumluluğum arttı.
Yarışacağız tartışacağız ama kavga etmeden sonucu kabulleneceğiz.
Türkiye’ye demokrasiyi İsmet Paşa getirdi. Şimdi bunu taçlandırmak bu Recep Tayyip Erdoğan’ın ileri demokrasi dediği bu faşist dediği değiştirmek için daha çok çalışacağız.

"1 SAAT ÖNCE RAKİBİMDİ ŞİMDİ GENEL BAŞKANIM"
Emriniz olur, sıfır oy aldığımız iller başta olmak üzere daha çok çalışmaya hazırım.

1 saat öncesine kadar Sayın Kılıçdaroğlu benim rakibimdi şimdi rakibim değil genel başkanımdır.

Bu faşist diktatörden kurtulmak için elimden ne geliyorsa onu yapacağım.
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.