banner391
banner405

Sandıktan ‘Evet’ çıkarsa tüm partileri kapatırlar!

Demokratik Sol Parti (DSP) İlçe Başkanı Fikret Koçak, DSP’nin, Türkiye’de dikta rejimini engellemek için Anayasa değişikliğine ilişkin referandumda ‘Hayır’ oyu kullanacağını belirtti ve “Eğer Anayasa değişikliği yapılırsa, bu hükümetin ilk işi, muhalefet partilerini kapatmak olacaktır” dedi

Sandıktan ‘Evet’ çıkarsa tüm partileri kapatırlar!

banner404
Alper KUTAY

“Biz Türkiye’de demokratik yaşamın daha iyiye gitmesi için çalışıyoruz” diyen DSP Alanya İlçe Başkanı Fikret Koçak, “Hazırlanan Anayasa değişikliği paketiyle ilgili olarak Başbakan Erdoğan’ın, ‘Bu Anayasa, milletin anayasası olacaktır’ sözünü hatırlattı ve şunları söyledi: “Kendisine buradan sormak istiyorum. Anayasa’nın hazırlanmasında, AKP tavrından ve duruşundan başka, Parlamento’da ‘uzlaşma’ konusu hiç gündeme geldi mi? AKP dışında muhalefetin verdiği herhangi bir önerge kabul edildi mi? DSP’lilere isterlerse TBMM’de temsil edildikleri için söz hakkı verebilecekken, gerek önergeler, gerekse şahısları adına söz isteyerek engelleme yapmadılar mı? Kaldı ki, Kenan Evren de hazırladığı anayasayı millete oylatmıştır. Hatta Tayyip Erdoğan ve arkadaşları, o dönemde hiç ses çıkarmadan, suskun kalarak o anayasayı onayladıklarını belli etmişlerdi. Şimdi o anayasa da milletin anayasası mı oluyor? O anayasa 5 generalin anayasasıydı, bu anayasa da Recep Tayyip Erdoğan ve AKP’nin anayasasıdır. DSP 5 generalin anayasasına ‘Hayır’ dediği gibi, Tayyip Erdoğan anayasasına da ‘Hayır’ diyecektir.”
YARGI YOLUYLA ORDUDA AYRIMCILIK YAPILIYOR
Son günlerde Türkiye’de çok önemli olaylar yaşandığını ve bunların Türkiye’nin geleceği açısından önemli ipuçları taşıdığını söyleyen Koçak, “Yüksek Askeri Şura (YAŞ) toplantısının birinci gününde Başbakan’ın Iğsız Paşa’yı istemediği anlaşıldıktan sonra hemen savcılık tarafından Iğsız Paşa’nın ifade vermeye çağrılması ve bazı internet sitelerinde ailesi ile ilgili yayınlar yapılması, Başbakan’ın bu konuda belirli mihraklarla işbirliği içinde olduğunu ve özellikle yargının da baskı altında tutularak siyasallaştığını açıkça gösteriyor. Aynı şekilde YAŞ toplantıları süresince, tutuklama kararı alınanlar hakkında yapılan itirazların, YAŞ toplantısı sona erene kadar sonuçlandırılmamış olmasıyla, yargı kullanılarak ordu içinde bir ayrımcılığa ve farklı düşüncelere neden olunduğu, kamuoyu önünde açıkça görülmüştür. Sayın Başbakan ve Sayın Cumhurbaşkanı beraber çalışacakları insanları elbette seçebilir. Fakat Sayın Başbakan Iğsız Paşa'yla çalışmak istemeyerek, başka mihraklarla iş birliği içinde olduğunu göstermiştir” diye konuştu.
ÖZERK BÖLGE TALEBİNİ BAŞBAKAN TASVİP EDİYOR MU?
YAŞ ile ilgili tartışmaların Türkiye’ye çok şey kaybettirdiğini dile getiren Koçak, “Bu tartışmaların yapıldığı süreçte, Diyarbakır’da yapılan bir toplantıda, Türkiye’nin özerk bölgelere ayrılması talebi gündeme gelmiş, bu talebe karşılık Başbakan tek bir söz bile söylememiştir. Bu da gösteriyor ki, Başbakan’ın da referandumdan sonra izleyeceği yolda, Türkiye’nin özerk bölgelere ayrılması konusunda eğilimi var” dedi. DSP'nin, AKP’nin hazırladığı anayasa değişikliğine referandumda ‘Hayır’ diyeceğini yineleyen Koçak, “Ülkesini seven herkesin de değişiklik için ‘Hayır’ oyu kullanması gerektiğinin bilinmesini istiyoruz” dedi.
12 EYLÜL SONRASI YARGI DENETİMİ BAŞLAYACAK
Koçak, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: “Biliyoruz ki bu Anayasa değişikliğiyle yargı denetim altına alınacak. Demokrasilerde siyasi partilerin egemenliklerini sınırlandıran, diktatör olmalarını engelleyen yargı ve özellikle Anayasa Mahkemesi baskı altına alınmak istenmektedir. Gerek YAŞ ile ilgili kararlarda yaşananlar, gerekse 3 yılı aşkındır devam eden davaların işleyişinde, yargının nasıl siyasallaştığını toplum olarak açıkça görmekteyiz. HSYK’yı kuşatarak ele geçirmeyi düşünen ve Anayasa Mahkemesi’ni ele geçirme hedefi güden zihniyetin temsilcisi olan AKP, bu kuşatma ve ele geçirme ile yargıyı tamamen siyasetin eline alacaktır. Biz bundan kaygılıyız. Eğer Anayasa değişikliği yapılırsa bu Hükümet’in ilk işi muhalefet partileri kapatmak olacaktır. Türkiye'de dikta rejimini engellemek için anayasa değişikliğine ‘Hayır’ diyoruz. Bu anayasa gerçekleri yansıtmamaktadır.”
BEYAZ GÖMLEĞİ BAŞBAKANA KEFEN OLMAZ
Başbakan'ın yaptıklarıyla söylediklerinin birbirini tutmadığını belirten Koçak, “Başbakan beyaz gömlek giyerek kendisini Menderes'e benzetmiştir. Beyaz gömlek giyerek insanları aldatmasın. Bu anayasa değişikliğinden sonra bir de idamı geri getirmek için değişiklikler yapmayı mı planlamaktadır ki, gömleğini kefene benzetiyor? Kaldı ki Türkiye’de birçok Başbakan görev yaptı ama kendisinden önceki Başbakan’ı Yüce Divan’a gönderen tek Başbakan da odur” dedi.
DOKUNULMAZLIKLARIN KALDIRILMASINDAN YANAYIZ
“Biz dokunulmazlıkların kaldırılmasından yanayız” diyen Koçak, şöyle konuştu: “Ancak Anayasa değişiklik paketinde ne yazık ki bu yer almadı. Bu saatten sonra, bu anayasa değişikliğine dokunulmazlıkların kaldırılması yönünde değişiklik girse bile, anayasa değişikliği tümden oylandığı ve içinde zehirli maddeler bulunduğu için yine ‘Hayır’ deriz. Çünkü bu değişiklik metninde, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ile Anayasa Mahkemesi’nin yapısını değiştiren iki zehirli madde vardır.”
BAŞBAKAN MEMURLARI KÜÇÜMSEYEMEZ
Başbakan’ın ‘memurluğu’ küçümseyen sözler kullandığını da anımsatan Koçak, “Aslında Başbakan’ın bilinçaltındakiler ortaya çıkmaktadır. Başbakan memurları ‘ikinci sınıf’ vatandaş olarak değerlendirmekte, onların sorunlarıyla hiç ilgilenmemektedir. Bunun en tipik örneği, geçici öğretmenlik yapan bir vatandaşımızın, yazın maaş alamadığı için çalıştığı okulda hamallık yaparken kalp krizi geçirerek ölmesidir” diye konuştu.
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.