banner391
banner405

MHP’de liderin imajı ve yakın ekibi tartışılıyor

DEVLET Bahçeli, içeride Başbuğ Türkeş’le dışarıda Tayyip Erdoğan’la kıyaslanıyor.

MHP’de liderin imajı ve yakın ekibi tartışılıyor

banner404
 Şimdilik rakipsiz ama genel seçimler onun kaderini de belirleyebilir. 1995 yılında MHP’nin efsanevi lideri Alparslan Türkeş bir röportajda, en önemli siyasi ders olarak şunu anlatmıştı; “Zamanı geldiğinde bazı arkadaşlarınızı geride bırakmayı ve hızlanarak yürümeyi bilmelisiniz.” Bir başka Türkeş cümlesi de şöyle; “Atın üzerinde gidiyorsunuz. Karşınızdaki ağacın dalını görünce eğilirsiniz. Ben atın üzerinde dik dururum derseniz dal alnınıza çarpar.”
MHP TÜRKEŞ'TEN SONRA LİDER PARTİ OLMAYI SÜRDÜRDÜ
Alparslan Türkeş siyasi hayatında bunları defalarca uyguladı. Ve Devlet Bahçeli, bambaşka kişilik özellikleri olsa da onun en iyi öğrencisiydi. Efsanevi “Başbuğ”un ölümünün ardından yapılan olaylı 1997 kongrelerinden sonra Devlet Bahçeli MHP Genel Başkanı seçildiğinde, çok yaygın kanaat, “MHP’nin artık ‘liderin’ partisi olmayacağı” şeklindeydi. Fakat geçen 13 yıl boyunca yaşananlar ve bugün içinde bulunulan tablo, MHP’nin “Lider Partisi” olarak kaldığını gösteriyor. Bu süre içinde, Bahçeli, altı kongre, beş seçim, iki referandum, bir iktidar ortaklığı, bir de by pass geçirdi.
MHP'DE LİDERİN YAKIN ÇEVRESİ ÇOK KONUŞULUYOR
Tıpkı, “öze dönüş”, “aday profili”, “siyasi çizgi” gibi meselelerde olduğu gibi, MHP’de lider ve daha çok da “liderin çevresi” hakkında konuşmak gündelik bir faaliyet. Açıktan liderlik mücadelesi, aleni hizip faaliyetleri, çizgisi ve kadrosu net kanatlar görülmese de, MHP’nin son derece “canlı” bir iç kamuoyu var. Onlarca basılı ve dijital yayının yöneldiği bu iç evrende, yüzlerce “ofis”te, “dernek”te, “merkez”de hep parti meseleleri konuşuluyor. MHP’de, aslında bütün partilerde olduğu gibi, “lider” hakkında konuşmanın en meşru yolu da, “yakın çevresini konuşmak.” Parti içi iktidar mücadelesinin de, en önemli hedefi “yakın çevre” içinde olmak. Bahçeli, 1997’de "genel başkan" oluşundan itibaren, neredeyse her kongrede “yakın ekibini” yeniledi, değiştirdi.
BAHÇELİ YAPMADIKLARIYLA DAHA ÇOK KONUŞULUYOR
Eski bir "başkanlık divanı" üyesinin, “Genel başkan’ın yakın çalışma ekibini seçmesi son derece doğaldır. MHP dışarıdan gelenlere de çok katı değildir aslında. Ve bu dengeyi Devlet Bahçeli çok iyi bilir” sözleri bir “kabul” gösteriyor. Ancak, “merkez bürokrasisi” tartışmaları hiç bitmiyor. Bahçeli’ye yönelen eleştiriler, hatta buna karşısına aday olarak çıkanların eleştirileri de dahil, ağırlıkla “biçimsel” bir içerik taşıyor. İdeolojik meseleler, çizgi tartışmaları, “liderin yakın çevresine” yönelerek lidere ulaşmıyor. Bahçeli, “yaptıklarıyla” değil, daha çok “yapmadıklarıyla” tartışılıyor. 
MHP LİDERİNİN GÜLMÜYOR OLUŞU SIKINTI YARATIYOR
Diğer yandan, Bahçeli, genel başkan seçildiği günden beri Başbuğ Alparslan Türkeş ve sekiz yıldır da politik rakibi olan Tayyip Erdoğan gibi iki güçlü figürle kıyaslanıyor. “Türkeş nasıl yapardı?” daha açıktan ve içe doğru, “Tayyip Erdoğan nasıl yapıyor?” ise örtülü ve dışa doğru konuşuluyor. “Sanki Devlet Bey dinle imanla pek ilişkisi olmayan sol gelenekten bir kişi gibi tanıtılıyor. Halbuki böyle değil” diyen MHP’nin eski yöneticisine katılan pek çok kişi, “eski kaleler” için “Bahçeli’nin dindarlığının daha görünür olması” görüşünde. Partinin merkez sağa, hatta merkez sola açılarak büyümesi gerektiğini düşünenler ise, “Bahçeli’nin medyatik imajından ve ‘gülmeyen’ liderinden” şikâyetçi. Ve bu görüş sahiplerinin bazıları, 1999’da oluşan “denenmemiş lider” algısının da eskidiği ve yenilenmesi gerektiğini söylüyorlar.
TABAN BAHÇELİ'Yİ SEVİYOR AMA BİR TÜRLÜ İKTİDAR OLAMIYOR
“Marka, imaj” gibi kavramlarla konuşulduğunda hayli sert tepki veren Bahçeli’yi iyi tanıyanlar, “onu değiştirerek sonuç alınamayacağını, tam tersi tutarlılığının ve değişmemesinin kamuoyunda işlenmesi gerektiği” görüşünde. Ege’de bir il başkanı “Biz liderini iyi sunan bir parti değiliz” diyor. Bahçeli’nin 1999’dan itibaren ülkücülerin kamuoyundaki kötü imajında önemli bir tamirat yaptığı muhaliflerince bile kabul ediliyor. Medyada pek çok köşe yazısında işlenen “iyi ki Bahçeli var” sözünün önemli olduğunu herkes teslim ediyor. Ancak, iktidar hedefi için yetip yetmeyeceği tartışma konusu. 
MHP'DE LİDERLİK TARTIŞMASI OLMADI, OLAMAZ DA!
Bütün bu tartışmalara rağmen, MHP’de bugün güncel bir liderlik tartışması yok. İdeolojik olarak hatları belirgin, adayı öne çıkmış ve net bir çizgi öneren bir muhalefetin de işaretleri görünmüyor. Tam tersi, şimdiye kadar Bahçeli’nin karşısına çıkmış adayların önemli bir kısmı, “güç birliği seferberliğinde Genel Başkan’dan görev bekliyor.”
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.