banner391
banner405

‘Kadın her gün hatırlanmalı!’

DEVLET Bakanı Selma Aliye Kavaf, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün, sadece bir kutlama ve anma günü değil, kadının geldiği noktanın, yaşadığı sorunların sorgulandığı, değerlendirildiği ve bu yolla kadınlar arası birlik ve dayanışmanın güçlendiği bir gün olduğunu bildirdi.

‘Kadın her gün hatırlanmalı!’

banner404
  Kavaf, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, Dünya tarihinin kadın hakları alanında zorlu mücadelelere sahne olduğunu, 8 Mart 1857'de New York'ta tekstil işçisi kadınların insanlık dışı çalışma koşulları ve düşük ücrete karşı başlattıkları direnişin, bugün kadınların eşitlik ve hak taleplerinin simgesi haline geldiğini belirtti. Türkiye'de kadınlara yönelik ayrımcılığın giderilmesi ve kadınlara da erkeklere tanınan hakların verilmesinin tarihi çok eskilere 1800'lü yılların ikini yarısına kadar uzandığını ifade eden Kavaf, şunları kaydetti: ''Osmanlı Devleti'nde başlayan kadınlar için modernleşme hareketi 1923'te Cumhuriyet'in ilanı, Türk kadınları için dönüm noktası olmuştur. Türk kadını 1930'da yerel, 1934'te de genel seçimlerde birçok ülkeden önce seçme ve seçilme hakkını elde etmiştir. O dönemdeki dünya ülkeleri ile karşılaştırıldığında, Türk kadınının seçme ve seçilme hakkına sahip olması, kadın hakları açısından oldukça ileri bir kazanımdır. Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte kadınların kamusal alana girmesini sağlayan yasal ve yapısal reformlar hızlanmış, bu süreçte Türk kadınları siyasetten sanata, eğitimden yargıya kadar birçok alanda üstün başarılara imza atmıştır. Aslında kadınlar tüm toplumların en üretken unsurudur. Özellikle bizim toplumumuzda her kadın üreticidir ve topluma katkısı çok büyüktür.” 
Kadınların pratik hayatta çok ileride olduğunu, bunun teorik düzleme de taşınması gerektiğini vurgulayan Kavaf, “Kadınlarımızın gerçek hayatın içindeki gücünü varlığını, üretkenliğini teorik alanda da görünür hale getirmeliyiz. Kadınlarımızın bu üretkenliğini toplumun her alanına yansıtmalıyız. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, sadece bir kutlama ve anma günü değil, kadının geldiği noktanın, yaşadığı sorunların sorgulandığı, değerlendirildiği ve bu yolla kadınlar arası birlik ve dayanışmanın güçlendiği bir gündür” görüşünü bildirdi. 
Kadının toplumsal düzene katılmasının medeniyet göstergesi olduğunu belirten Kavaf, mesajında şu ifadelere verdi: “Medeniyet, adaletin, insan hak ve özgürlüklerinin derinleşmesi, demokrasinin herkesi kuşatmasının ifadesidir. Demokrasinin birçok tanımı yapılabilir ama bugün demokrasiden bahsetmek istiyorsak mutlaka toplumsal cinsiyet eşitliğine değinmemiz gerekir. Kadın hakları insan haklarından ayrı düşünülemez. Haklar ise ancak sorumluluklarla beraber hayata geçirilirse bir anlam kazanır ve çözüme giden yolda mesafe kat edilir. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin kültürel bir konu değildir; bir kadın konusu, kadın meselesi de değildir. Bu, küresel bir meseledir ve insanlığın bir meselesidir. Dolayısıyla, kadın ve erkek arasındaki eşitlik demokrasinin tam olarak sağlanması ve insan haklarının en üst düzeye çıkarılması için gereklidir. Yani toplumsal cinsiyet ayrımcılığı ve kadınların karar alma süreçlerinin dışında tutulması demokrasi için ciddi bir engeldir. Barışın, demokrasinin ve sosyal adaletin gerçek anlamda var olduğu toplumlar, dünyada insanlığa sunulan imkanlardan kadınlar ile erkeklerin eşit şekilde yararlandığı toplumlardır. Eşitlik kalkınmanın temelini oluşturmaktadır. Dolayısıyla, eşitlik ilkesi gözetilmeksizin sosyal ve ekonomik alanda üretilecek politikaların başarıya ulaşması düşünülemez.” 

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.