banner391
banner405

İnsan ticareti AGC’ye anlatıldı

ANTALYA Emniyet Müdürlüğü Yabancılar Şube Müdürü Saylav Esen, insan tacirleri ve mağdurlarının değişen profil yapısı nedeniyle tespit edilemediğini söyledi.

İnsan ticareti AGC’ye anlatıldı

banner404
Alanya Gazeteciler Cemiyeti (AGC) tarafından Alanya Ticaret ve Sanayi Odası'nda ''İnsan Ticareti İle Mücadelede Gazetecilerin Bilgilendirilmesi Yoluyla Toplumun Bilgilendirilmesi'' konulu seminer düzenlendi. Antalya Aile Danışmanları Derneği üyeleri Prof. Dr. Hasan Hüseyin Polat ile Güngör Çabuk, seminerin açılışında, dünyada yaklaşık 3 milyon insanın, insan ticareti mağduru olduğuna dikkati çekti. Sunumda insan ticareti mağdurlarının çoğunlukla kadınlardan oluştuğunu ve bu kadınların yüzde 90'ının fuhşa alet edildiği bildirildi. Antalya Emniyet Müdürlüğü Yabancılar Şube Müdürü Saylav Esen de konuşmasında, Türkiye'deki insan ticaretini ve güzergahını istatistik bilgilerle anlattı. Emniyet Müdürlüğü kayıtlarına göre, Türkiye'de 2005 ile 2009 yıllarında 888 insan ticareti mağdurunun belirlendiğini, Antalya'da ise bu sayının 209 olduğunu söyleyen Saylav, aynı dönemde Türkiye'deki insan ticaretinin yüzde 23'nün Antalya'da gerçekleştiğini kaydetti.
Antalya'da 2009 yılında 5, 2010 yılının ilk üç ayında ise 2 insan ticareti mağdurunun tespit edildiğini ifade eden Esen, şu bilgileri verdi: ''Geçmiş yıllarda insan ticareti mağdurları en çok Moldova vatandaşlarıydı. Ama son yıllarda Moldovalı mağdurların sayısında azalma oldu. Emniyet Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen operasyonlar neticesinde insan tacirlerine 8 ile 12 yıl arasında ceza veriliyor. İnsan tacirleri ve mağdurları değişen profil yapısı nedeniyle tespit edilemiyor. Eskiden mağdurlar şiddete maruz kalıyor, zorla alıkonuluyor, pasaportları elinden alınıyordu. Tespit ettiğimiz insan ticareti olaylarında genellikle çok mağdur olan kişilerin ihbarı sonrası sonuç elde ediliyordu. Artık insan tacirleri, bizce mağdur kimselere para yardımı ve buradaki yaşam koşullarını kolaylaştırıcı olanaklar sunuyor.'' Türkiye'deki insan ticareti güzergahını sinevizyon gösteriminde anlatan Esen, insan ticaretinin yoğunlukla Ukrayna, Moldova, Belarus, Romanya, Rusya, Orta Asya Cumhuriyetleri'ne bağlı ülkelerden yaşandığını belirtti. İnsan ticaretinin genellikle hava yoluyla yapıldığını ifade eden Eser, ''İnsan ticareti tacirleri genellikle Ukrayna, Moldova, Belarus, Romanya'dan deniz yoluyla İstanbul, Ege bölgesi ve Akdeniz'i tercih ediyorlar. Rusya'dan ise İstanbul, Trabzon ve Antalya'ya geliyorlar. Orta Asya Cumhuriyetleri ve Gürcistan'dan ise kara yoluyla Hopa ve Dilucu Sınır Kapısı'nı tercih ediyorlar'' dedi. İnsan ticareti kapsamında kişilerin kaçırılarak organlarının alınması söyleminin her zaman olduğunu ifade eden Esen, emniyetin her ihbarı değerlendirdiğini, ancak şimdiye kadar tespit edilen bir olayın yaşanmadığını belirtti. Uluslararası Göç Örgütü İstanbul Ofisi Proje Sorumlusu Eline Siderova ise insan ticaretiyle mücadele ve mağdur destek programına ilişkin Uluslararası Göç Örgütü'nce Türkiye ile diğer ülkelerde yürütülen çalışmaları anlattı. Siderova konuşmasında, ''157 İnsan Ticareti Mağdurları Acil Yardım ve İhbar Hattı''na yapılan çağrılar hakkında istatistiki bilgi verdi. 157 Yardım Hattına yapılan çağrılar sonucunda Türkiye genelinde 704 insan ticareti mağdurunun tespit edildiğini ve bunlardan 165'inin kurtarıldığını belirten Siderova, kurtarılan mağdurların çoğunlukla Moldova, Romanya, Ukrayna vatandaşı olduğunu, ancak 2009 yılında Moldovalı insan ticareti mağdurunun tespit edilmediğini belirtti. Siderova, en çok yardım çağrısı yapılan illeri 517 çağrıyla İstanbul, ardından 324 çağrıyla Antalya ve 73 çağrıyla Ankara olarak sıraladı. Son yıllarda 157 Yardım Hattına gelen aramalarda azalma yaşandığına dikkati çeken Siderova, insan ticareti mağdurlarının tespitinde genel anlamda sorun yaşandığını belirtti. Yapılan araştırmalarda, insan ticaretindeki 3 mağdurdan birinin anne olduğunun belirlendiğini anlatan Siderova, ''Önceden mağdurlara ciddi anlamda şiddet uygulanıyordu ve pasaportları elinden alınıyordu. Şimdi ise evrakları elinden alınmıyor, küçük miktarda para yardımı yapılıyor. Ayrıca tacirlerin de yöntemleri değişti. Tacirlerin artık bir veya birden fazla avukatı var. Avukatları aracılığıyla mağdurlarını ikna ediyorlar veya baskı uyguluyorlar'' dedi.
Siderova, şöyle devam etti: ''İnsan ticareti sorunun çözdük mü yoksa tespitte mi zorlanıyoruz? Bunu tartışıyoruz. Özellikle mağdurların profilinin değiştiğini görüyoruz. Eskiden çok sayıda Moldova'dan mağdur geliyordu. Ama şu an neredeyse hiç tespit edilmiyor. Diğer meslektaşlarımla da görüştüğümde Moldova'dan başka ülkelere giden kişilerin yüksek riskli işleri kabul ettikleri için tespit edilmesi daha zor olduğu kanısındayız. Burada da ön yargılarımız devreye girdiğinden dolayı bir kişiyi gece kulübünde dans etmek üzere işe kabul ediyorsak, fuhuşta sömürülmesi önemli değilmiş gibi görüyoruz. İnsan ticareti mağdurları ve tacirlerinin tespitindeki en büyük zorluk ise artık kişiler kendini insan ticareti mağduru olarak görmüyor.'' Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süleyman İrvan ise insan ticareti konulu haberlerde yapılan terim hatalarını anlattı. İnsan ticareti haberlerinin çoğunlukla basit bir fuhuş baskını olarak algılandığını ifade eden İrvan, haberde basmakalıp ve klişe ifadeler kullanıldığını kaydetti. Mağdurlarla fuhşa aracılık suçu işleyenlerin haberde iyi ayırt edilmesi ve vurgulanması gerektiğini de anlatan İrvan, bunun için de gazetecinin, haberi yazarken empati yapması gerektiğini sözlerine ekledi.
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.