banner391
banner405

Dini siyasete alet etmeyin

Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı hakkında TBMM’de söz alan CHP Antalya Milletvekili Atilla Emek, “Siyasetin insanların dini hassasiyetlerini kullanarak inançlarını istismar etmesi dine karşı en büyük saygısızlıktır. Toplumda dini duyguların sömürülmesi yoluyla siyaset yapmak ahlaki olmadığı gibi, inanca da aykırıdır” diye konuştu

Dini siyasete alet etmeyin

banner404
 CUMHURİYET Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Atilla Emek, Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı’nın ikinci bölümü üzerinde CHP adına TBMM’de söz alarak milletvekillerine hitaben bir konuşma yaptı. Otuz bir yıllık aradan sonra Diyanet İşleri Başkanlığı Teşkilat Kanunu’nun yeniden düzenlenmesiyle kurumun ana hizmet birimlerinin yasal statüye kavuşturulduğunu ve daha üst seviyede bir örgütlenme modeli getirildiğini söyleyen Emek, “Eksiklerin bir bölümü, ülkemizin ve toplumumuzun önemli sorunu olarak gündemdeki yerini korumaktadır. Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının “açılım” adı altında yürüttüğü ancak kapsamı bilinmeyen çalışmalar bu tasarıda yer almamıştır” dedi. 
AYRIMCILIKTAN VAZGEÇMELİYİZ
CHP olarak Diyanet İşleri Başkanlığı’nın toplumdaki tüm inanç kesimlerine hizmet verecek şekilde yapılanması gerektiğini ifade ettiklerini söyleyen Emek, “Yasal düzenlemelerde kurum personelinin özlük haklarında artış yapılırken, din hizmetleri sınıfında hizmet yapanlarla diğer sınıflardaki personel arasında ayrıma gidilmesi gibi bir anlayıştan kesinlikle vazgeçilmelidir. Din hizmetleri sınıfındaki personelin özlük haklarındaki artış oranında diğer görevlilerin de özlük haklarında iyileştirme sağlanmalıdır. Din, insanlığın var oluşundan bu yana bütün devirlerde ve toplumlarda vazgeçilmez bir değer olarak yerini korumuş evrensel bir gerçektir. Din, akıl sahiplerini kendi hür iradeleriyle en iyiye, en doğruya ve en güzele ulaştıran ilahî bir sistemdir” diye konuştu. 
DİYANET'İ ATATÜRK KURMUŞTUR
Dinin gayesinin, insanları dünya ve ahrette mutlu kılmak olduğunu belirten Emek, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Dinin kurucusu Allah, muhatabı akıl sahipleri, anlatıcısı da peygamberlerdir. Kutsal bir değer olan din insanla doğmuş ve tarih boyunca onunla yaşamıştır. Din, bireyi ön planda tutar ve amacı insanın mutluluğudur. Dinin toplum için ne kadar büyük önem taşıdığını en iyi anlayanlardan biri, hiç şüphesiz, cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk’tür. O, ‘Türk milleti bütün sadeliğiyle dindar olmalıdır. Hakikate nasıl inanıyorsam dinime de öyle inanıyorum’ diyerek temiz bir din duygusunun ve hurafelerden arındırılmış bir dindarlığın Türk toplumu için vazgeçilmezliğini vurgulamıştır. Bunun içindir ki cumhuriyetimizin temelini atarken oluşturduğu kuruluşlardan birisi Diyanet İşleri Başkanlığı olmuştur. 
DÜZENLEMELER ÇOK EKSİK
Bu yönüyle, Diyanet İşleri Başkanlığı bir cumhuriyet projesidir, cumhuriyetin temellendirdiği bir kurumdur. Diyanet İşleri Başkanlığı Teşkilat Kanunu’nun yürürlükte kalan maddeleri Başkanlığın teşkilat yapısına ve yürüttüğü hizmetlere cevap vermediği için bu tasarı yüce Meclisin gündemine getirilmiştir. Getirilen bu düzenlemeyle, teşkilatın idari yapısı büyümekte, personelin özlük haklarına iyileşme getirilmektedir. Ancak Başkanlığın hizmetlerini daha etkili ve toplumda sorun olarak devam eden konularda çözüm üretmek için daha geniş ve kapsamlı düzenlemelerin yapılmamış olmasının Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına bir eksiklik olduğunu ifade etmek isterim. 
DİN GÖREVLİLERİ SİYASETÇİ DEĞİLDİR
Bu konuda Diyanet İşleri Başkanlığı, toplumun bütün katmanlarını bir barış ve huzur ortamı içinde kaynaştırmayı sağlayabilecek midir? Toplumu aydınlatma görevini daha etkin, daha çağdaş hangi yöntemleri kullanarak yerine getirecektir? Hurafe ve taassup ile nasıl savaşacaktır? Yurt dışındaki vatandaşlarımızın din ihtiyaçları nasıl karşılanacak, onları ayrıştıran yapılardan nasıl çekip çıkarılacaktır? Din görevlileri günlük siyasetin bir parçası olmaktan nasıl korunacaktır? Dinin politik ve ticari çıkarlar için kullanılmasının önüne nasıl geçilecektir? Bu soruların cevapları tasarının içinde düzenlenmiş değildir. Din istismarının prim ve tavan yaptığı bir dönemden geçiyoruz. Oysa din istismarının ne gibi yıkıcı sonuçlarla insanlığın önüne çıktığı tarihin şahitliğiyle ortadadır. Dinden maddi ve siyasi çıkarlar elde etmek için onu kullanmak insanlığa da, dine de yakışan bir tutum değildir. 
DİNDE RUHBANLIK YOKTUR
Hele bu, yüce dinimiz İslam gibi, insanlığa gönderilen en son ve en büyük din için söz konusu olursa, bunun affedilir tarafı yoktur. İslam dini, adaletin gözetilmesi, eşitliğin ve hürriyetin sağlanması, emanetin ehline verilmesi, işlerin istişare ile yapılması gibi birtakım genel ilkeler ortaya koyar. Bu nedenle, toplumun sevk ve idaresi için belli kesimleri ve zümreleri yetkili kılmamıştır. Bunun en açık delili, Yüce Peygamber’imiz Hazreti Muhammed’in ‘Dinde ruhbanlık yoktur’ şeklindeki sözüdür. Özetle ifade etmek gerekirse, din, kendi alanı içinde, insanları üstün ahlaka ve manevi mutluğa ulaştırmalı, siyaset, kendi sınırları içinde, ürettiği çözümleri insanların takdirlerine sunmalı, siyaset dini ve inancı hiçbir şekilde istismar etmemelidir. 
DİNİ SİYASETE ALET ETMEYELİM
Siyasetin insanların dini hassasiyetlerini kullanarak inançlarını istismar etmesi dine karşı en büyük saygısızlıktır. Toplumda dini duyguların sömürülmesi yoluyla siyaset yapmak ahlaki olmadığı gibi, inanca da aykırıdır. Dini konuları her türlü siyasi istismarın ve çıkar hesabının üstünde tutarak ele almamız, sadece laikliğe değil, dine saygının da bir gereğidir. Cumhuriyet Halk Partisi grubu olarak, Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un eksikliklerine ve toplumda var olan sorunlara tam çözüm getirmemiş olmasına karşın, yıllardan beri çıkartılamayan Diyanet İşleri Teşkilat Kanunu’nun yasalaşmasını desteklediğimizi ifade eder, yasanın Diyanet İşleri Başkanlığımıza, kuruluşlarına ve milletimize hayırlı olmasını diler, yüce Meclise saygılar sunarım.” 
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.