banner391
banner405

Devlet Bahçeli: Evet demesini de iyi biliriz!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli gerekirse 'evet' demeyi de iyi bildiklerini söyledi. Bahçeli 7 Haziran sonrası kendilerini anlatma konusunda eksik kalmış olabileceklerini de belirterek özeleştri de yaptı...

Devlet Bahçeli: Evet demesini de iyi biliriz!

banner404
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında konuştu. İşte o konuşmadan satırbaşları:
Biz Türkiye'nin büyümesi, zenginleşmesini istemiyor muyuz? Bunu amaçlıyoruz. Başka siyasi partileri bilemem ama bizim hassas olma gibi bir özelliğimiz olmalı. Kırımızı plakalar pahasına tüm sözlerimizi unutsaydık bunu nasıl izah edecektik? Her konuda haklı çıktık. Öngörü hatası yapmadık. 2015 yılının en unutulmayacak aldatması bizim hayırcı olduğumuz iddiasıdır. Biz hayır demesini de, evet demesini de iyi biliriz. Türklüğün hayrına itirazlarımız hayırcılıksa evet, hayırcıyız. Belki kendimizi iyi anlatamadık. Hayırcı olarak afişe edilmemizin sebebi ne olursa olsun, dersini çıkardık. İhanet köşe başlarını tuttu dediğimizde hayırcı diyorlardı. Türkiye kötü yönetiliyor. 
Biz herkes eşittir Türkiye derken, onlar Kürdistan diyecek kadar alçaklaşıyor, PKK'ya ilik nakli yapıyorlardı. 7 Haziran'dan 1 Kasım'a kadar geçen sürede MHP ahlaklı siyasetini kararlı bir şekilde savunmuştur. Ülkülerimizi siyasi çıkarlara, gelip geçici hevesşere çiğnetmedik. Bedeli ne olursa olsun, şeref ve namus timsali milliyetçi hareketi sahiplendik. Bizim başkalaşmamızı umanlar hayal kırıklığına gömüldüler. 
47 yıllık siyasi mazimizi karartacak, en ufak bir karakter kırılması hamd olsun yaşamadık, yaşatmadık. Bize 2015'in kaybedeni diyorlar, bunların alayı halt etmiştir. Kamuoyu araştırmasında kazanana bakıyorum, biz kaybetmeye razıyız. MHP hastalıklı bir bünyenin aramakta olduğu tek şifadır. Bu şifaya zehir karıştırmak, biz hayattayken, biz varken kesinlikle mümkün değildir.
2015 yılında Türkiye ekonomisi dibe vurmuştur. Günlük ve insani ihtiyaçlar güç bela karşılanmıştır. Vergi ve zamlar mağduriyetleri artıracaktır. Sözde fiyat ayarlamaları insani görülemeyecektir. Yandaşlar keyif sürerken, vatandaş nasıl doyacağını kara kara düşünmektedir. Bunlar sosyal patlamaların teşvik edicisidir. 2015 yılına ait enflasyon ve büyüme hedefleri tutmamıştır. 2015 yılında 850 milyar dolar olması hedeflenen GSYİH'nın daha aşağıda, kişibaşı hasılanın da düşmesi beklenmekte, vatandaşımız fakirleşmektedir. Bir avuç mutlu azınlık, saray beslemesi elit, Erzurumlu Hasan yoksullaşmış, Manisalı Hatice bacı derdine dert katmıştır. Hükümetin çürük dışpolitkasını sonucu ticaret durmuştur. Dönmeyen çekler, senetler ekonomik hayatı yangın yerine çevirmiştir. Sayıları 2,5 milyona yaklaşan Suriyeli sığınmacıların yarattığı maliyet her geçen gün büyümüştür. 2015'te TL değer kaybetmiştir. Hormonlu rakamların ne söylediği şöyle dursun işsizlik ve yoksulluk hayatı mahvetmiştir.
AKP'nin ekonomideki iflasının yanında iç ve dış politikada iflasa uğramıştır. Suriye politikası enkaz, Irak politikası çöplükte, Rusya politikası kriz geçirmekte, dost ve komşu ülke kalmamıştır. Hükümet sınırlarımız ötesindeki Süleyman Şah Türbesini teröristlere teslim ederek kaçmıştır. Dış politikada tasavvur ve teknikler hüsrana davetiye çıkarmıştır. Erdoğan'ın terörist devlet dediği İsrail için en katıksız çark olmuştur. AKP sayesinde 2015 yılı da kaybedilmiştir. Türkiye AKP'den mutlaka kurtarılmalıdır, bunu da yapacak olan MHP'dir. 
Türk milleti 140 yıldır anayasa tartışmalarına şahit olmaktadır. Farklı dönem ve tarihlerde bu kronik anlaşmazlık konusu gündeme gelmektedir. Sanki anayasa değişince Türkiye kanatlanacak, sorunlarından kurtulacaktır. Servisi yapılan propaganda sürekli böyle olmuştur. Önce mutabakat sonra bunun yazıya dökülmesi gerekmektedir. Ne kadar kapsayıcı anayasa yaparsanız yapın uygulanmadıkça bir sonuç doğurmayacaktır. Anayasaların çağın ihtiyacına göre yenilenmesi zorunludur. Ancak yeniden yazıyoruz kisvesiyle karanlık ve kirli hevesleri hoş görmek vatana ihanetle eş değerdir. Anayasa zamanlar üstü zekaya dayanmalıdır. Türkiye yeni anayasa ihtiyaç duymaktadır. Parti olarak biz de olumlu ve sıcak bir tutum içindeyiz. Yeni anayasa beklentilerinin artığını biliyoruz.
Başbakan Davutoğlu partilerle temas kurmuş, görüşmelere başlamıştır. Davutoğlu'nun CHP ile yaptığı görüşmede değerlendirmelerde bulunmuşlardır. AKP ve CHP uzlaşmaya varmıştır. Dün bizimle yapılan görüşme son derece yararlı ve olumlu geçmiştir. MHP olarak yeni bir anayasa yapılması konusunda engel görmediğimizi, üzerimize düşeni yapacağımızı ilettik. Anayasa Hazırlık ve Uzlaşma Komisyonu'nun tekrar çalışmasında mutabık kaldık. Daha önce kabul edilen 60 maddede fikir birliğine vardık. 
AKP heyetine çekincelerimizi açıkça dile getirdik. AKP sivil anayasa yapılmasını istemekte, başkanlık sistemini önermektedir. 1982 Anayasası'nda olduğu gibi sivillerin hazırlaması yeterli değildir. Halk oylamasında kabul edilmesi 82 Anayasası'nın sorunlu olduğu gerçeğini değiştirmemiştir. Yüksek bir katılım ve halk desteği ile yazılacak, kuvvetler ayrımını özümsemiş bir anayasa için mutabakat şarttır.
Biz kimliksiz değiliz ki anayasa ile kimlik bulalım. Türkiye'nin kimliği anayasa ile değil, kültürel ve tarihsel mirasla belirlenmiştir. Kimliğimizi Türk milletinin özlemlerini yansıtmaktadır. Türk kimliğinin dışlanması PKK talebidir ve MHP'nin buna çanak tutması düşünülemez. Anayasadan Türk'ün silinmesi milli bir izmihlaldir. Türklüğü anayasadan çıkarma girişimi milli vicdanda kabul bulmayacaktır. Herkes ayağını denk alsın. İlk dört maddenin tartışılmasına tahammül ve müsamahamız yoktur. Bizim görüşümüz nettir. 
Erdoğan 0 kilometre anayasa yapmaktan bahsetmektedir. Arama konferansından bahsetmektedir. Erdoğan yeni anayasa derken, asıl amacının başkanlık olduğunu gizlememektedir. Başkanlık sistemini kılıf olarak kullanmanın peşindedir. Başkanlık sistemine ilişkin beyanları ikircikliktir. 
7 Haziran'da başkanlık vizesi vermeyen milletimiz fikir değiştirip 1 Kasım'da mı vermiştir, bu nasıl aymazlıktır. Önce gerilimin düşürülmesi, her şeyin sükunetle tartışılması lazım diyen de Davutoğlu'dur. Davutoğlu'nun Saray ayarlı başkanlık tartışması başlatması oldukça dikkat çekicidir. Başkanlık diye tutturan tek kişi Erdoğan'dır. Davutoğlu da gönülsüz şekilde, Erdoğan'ın koltuk sevdasına hizmet etmektedir. 
Suudi Arabistan dönüşü konuşan Erdoğan, gerçek niyetini ele vermiştir. Erdoğan Hitler'i örnek alıyorsa, gitsin neo-Nazilerin avukatlığını yapsın. Tarihin hiçbir döneminde Türk milletinin sinesinden Hitler çıkmamıştır. Yeni anayasayı saray fermanı gören Erdoğan'a Türk milleti göz açtırmayacaktır. MHP başkanlık sistemine tümden karşı olup, parlamenter sistemin revize ederek geliştirilmesinden yanadır. Davutoğlu iradesini göstersin ve gözlerini açsın. Buna alet olmasın. Erdoğan'ın mizacıyla diktatörlük kaçınılmazdır. 
Almanya'ya yapılan adaletsizliği onarmak için Hitler de böyle yapmıştı. Stalin de yapmıştı. Tüm despotlar adalet dağıttığı sanmıştı, ama devletler dağıldı. Erdoğan'ın adalet dağıtmak yerine 17-25 Aralık'ın hesabını vermesi akla en yatkın yol ve önerimiz olacaktır. 
Türkiye, AKP'nin demokratik açılım dediği zincirleme tahribatların bedelini ödemektedir. 
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.