banner391
banner405

Çelik: Köpekleri zapt edilmiş mahallenin hırsızları dışarıda

Türk Ocağı Alanya Şubesi Başkanı Ahmet Çelik, ülkemizde ve dünyada meydana gelen olayların artık çığırından çıktığını belirterek Türk milletini uyardı. Çelik, “Unutmamak gerekir ki, köpekleri zapt altına alınırken, hırsızların serbest bırakıldığı mahallede, huzur olmaz. Bu durum karşısında Alanya Türk Ocağı olarak Türklerin tarihinde en güçlü devletlerden birisi olan Anadolu Selçuklu Devleti’ne kışlık başşehirlik yapma onuruna sahip, güzel şehrimizin, manevi anlamına uygun davranmalıyız” dedi.

Çelik: Köpekleri zapt edilmiş mahallenin hırsızları dışarıda

banner404
 Alper KUTAY
TÜRK Ocağı Alanya Şubesi Başkanı Ahmet Çelik, dün Türk Ocağı Lokali’nde düzenlediği basın toplantısıyla ülkenin ve dünyanın şu anda içinde bulunduğu durumun geniş bir analizini yaptı. Toplantıya Türk Ocağı Alanya Şubesi’nde bir dönem başkanlık görevinde bulunan Mehmet Mutlu, Osman Doğan, Celal Taşkın ile Yönetim Kurulu Üyesi Nurkan Şaşmaz ile Doktor Tahsin Biner de katıldı. Uzun bir süreden beri ülkemizin etrafında ve içerde yaşanmakta olan sosyal ve siyasal hadiseler karşısında, Türk insanının olayları algılamaları ve buna göre yeniden bir hayat tarzı geliştirmelerinin zorunlu hale geldiğini söyleyen Türk Ocağı Alanya Şubesi Başkanı Ahmet Çelik, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
MİLLİ DEĞERLERİN YOK OLUŞUNA SEYİRCİ KALMAMALIYIZ
“Yaz aylarında yaşayacağımız seçimler dolayısıyla, dışımızda meydana gelen gelişmeleri arka plana atıp, gündem değiştirici amaçlarla, yok taciz olayları, yok kadınlarımızın üzerinden yapılan, bazı akademisyenlerin beyanlarına takılıp, ‘Cambaza bak cambaza’ misali, sahip olduğumuz milli ve manevi varlıklarımızın yok oluşuna seyirci kalmamalıyız. Onuncusu 1396’da yaşanan ve tarihte Niğbolu Meydan Muharebesi olarak bilinen Haçlı Seferlerinin bittiğini sanmanın ağır faturalarını, ne yazık ki günümüzde, Müslüman Türkler ödemeye devam etmektedir. Karakteristik özelliği antiemperyalist olan İslam dinine, Hıristiyan batılı veya doğulu devletlerin, bazen tek başlarına, ama çoğu zaman birleşik olarak yaptıkları, sömürmeye yönelik hamleler, bize göre Haçlı Seferlerinin devam ettiğinin açık göstergesidir.
SÜREKLİ YÜKSELİŞTE OLAN İSLAMİYETİ KANLI GÖSTERİYORLAR
Bizim de içinde bulunduğumuz bölgeler için, Mehmet Akif Ersoy’un ifadesiyle, tek dişi kalmış canavarların hamlelerinde, üç temel hedef ortadadır. Pavlus Hıristiyanlığını yeni bir atılım ruhuna kavuşturarak, yenidünyada yeniden etkin hale getirmek, bozguncu, çirkin ve terörcü gösterilen Müslümanların oturduğu topraklardaki zengin kaynakların üzerinde nüfuz elde etmek ve yönetmek, sürekli bir yükselişte olan ve gelecek zamanların dini olmaya aday görünen İslamiyet’i kanlı göstererek reddini sağlamak. Günümüzde çeşitli deliller, Anglosakson milletlerin, dini kullanarak, yaptıkları savaşların devam ettiğini göstermektedir. Öte yandan, bunu söylemek, dinsiz guruplarca gericilik, dincilere göre kışkırtıcılık, ama Amerika’da Huntington, İngiltere’de Toynbee, ya da Almanya’da Steinbach tarafından söylediğinde ise muhteşem diye yorumlanmaktadır.
AB VE ABD YENİ KOLONİLER KURARAK ÜLKELERİ ZAPTEDİYOR
Bu gidişatın tarihi, sosyal ve siyasi analizini yapabilme kabiliyetine sahip büyük şahsiyetler bakımından, maalesef Müslüman topluluklar insan fakiridir. Son yüz yılda bulunduğumuz bölgede, Hıristiyan batılının karşısında en güçlü duruşu sergilemiş devlet adamı, analitik düşünmeyi bilen Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’tür. Son zamanlarda, bizim de içinde bulunduğumuz coğrafyada, hızla gelişen siyasal ve sosyal olaylar, emperyalist batılı AB ile ABD’nin, yeni koloniler oluşturarak ulus devletleri paramparça edip, bilhassa Müslüman ülkelerin zenginliklerini sömürmeye hizmet edecek, yeni stratejik hamlelerdir. Bu planın merkezinde ise Müslüman Türk milleti vardır. Ne yazık ki konvansiyonel silahlar yerine, kültürel, parasal ve aktüel silahların kullanıldığı bu yeni savaşın kaybedeni hep Müslüman ülkelerdir.
1922’DE ATILAN ŞAMARIN RÖVANŞINI ALMAYA ÇALIŞIYORLAR
Çünkü Müslüman ülkeler silahsız savaşmaktadırlar. Günümüz savaşlarının temel silahları bilim, medya, teknoloji, akılcılık, güçlü ekonomi, güçlü siyaset ve yaratıcı devlet adamına sahip olarak yapılmaktadır. O da Müslüman devletlerde yoktur. Ya da çok azdır. Ruhunu İslamiyet’in manevi terbiyesi ile donatan, bedenini de bir zırh gibi kullanan yüce Türk milleti, bulunduğu Avrasya coğrafyasında iç ve dış yıkıcı güçlere karşı milliyetçi, çağdaş, Atatürkçü karakteri ve güçlü ordusuyla çelik bir kale gibi durmaktadır. Bu duruş ise, AB ve ABD tarafından 1922’deki son şamardan sonra, asla unutulmamış ve amansız hesaplaşma aralıksız devam etmektedir.
ALANYA VE TÜRK HALKI OLARAK BİZE YAKIŞANI YAPALIM
Sonuç olarak batı kutsalları etrafında toplanan bütün devletler, 1071–1453 ve 1922’deki kahredici yenilgilerin rövanşını, Müslüman devletlerden, ama özellikle de Türk milletinden almak için, önce milli eğitimimizi, adalet mekanizmalarımızı ve güçlü olduğunu herkesin kabul ettiği, ordumuzu bozmaya çalışmaktadırlar. Türk milletinin bağışıklık sistemleri hızla çökertilmeye çalışılmaktadır. Son gelişmelerden, kendisini Türk vatandaşı olarak hisseden herkes endişelidir. Unutmamak gerekir ki, köpekleri zapt altına alınırken, hırsızların serbest bırakıldığı mahallede, huzur olmaz. Bu durum karşısında Alanya Türk Ocağı olarak Türklerin tarihinde en güçlü devletlerden birisi olan Anadolu Selçuklu Devleti’ne kışlık başşehirlik yapma onuruna sahip, güzel şehrimizin, manevi anlamına uygun davranmalıyız.
SİYASAL GELİŞMELER KARŞISINDA TEYAKKUZDA OLALIM
Burada oturan aziz Türk vatandaşları ve yurttaşlarımızın dikkatini çekerek bir ateş çemberi haline gelmekte olan (Kıbrıs dâhil) etrafımızdaki siyasal ve sosyal gelişmeler karşısında daima şuuru açık, uyanık ve teyakkuzda olmamız gerekliğini önemle hatırlatırız. Türk Milleti olarak, böyle sıkıntılı dönemlerde birbirimize daha çok yakınlaşmamızın lüzumunun altını çizer, tüm halkımıza saygı ve sevgiyle bildiririz.”
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.