banner391
banner405

Çavuşoğlu’nun gündeminde AB var

Kamuoyunda tartışmalara neden olan ve TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilen HSYK teklifine AB’den yargının bağımsızlığının ihlal edildiği yönünde uyarılar geldiğini belirten Avrupa Birliği Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Biz de kendilerine bunun AB’nin değerlerini ihlal eden bir durum olmadığını anlattık” dedi

Çavuşoğlu’nun gündeminde AB var

banner404
-Alper KUTAY
AVRUPA Birliği (AB) Bakanı ve Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, dün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Brüksel’e yaptıkları AB çıkarması öncesi merak edilen soruları yanıtladı. AB’yi süreçle ilgili samimi olmaya çağıran Çavuşoğlu, “Türkiye sözünde duruyor. AB’den de aynı şekilde Türkiye’ye karşı verdikleri tüm sözleri yerine getirmesini arzu ediyoruz. Artık Türkiye oyalanmamalı. Türkiye, AB içinde kimsenin rolünü almaya çalışan bir ülke değil. Türkiye, bölgesinde de rol kesmeye çalışan bir ülke değil. Bu önyargılardan kurtulmak lazım! Ucu açık bir sürecin kimseye bir faydası yok. Bunları AB ziyaretinde söyleyeceğiz. Yani her şeyi bir takvime bağlayalım. Türkiye’nin yapması gerekenleri de üyelik takvimini de AB’nin yükümlülüklerini de hepsini bir takvime bağlayalım” dedi.

‘2013 YILINI ÇOK OLUMLU GEÇİRDİK’
Ucu açık bir müzakerenin AB’nin de hevesini kıracağını Türkiye’nin de hevesini kaçırabileceğini savunan Çavuşoğlu, “Herkes programa uysun ve bu işi bitirelim” diye konuştu. AB ile ilişkilerde durağanlık olmadığını, tam tersine AB ile ilişkilerde 2013 yılının çok olumlu bir yıl olduğunu söyleyen Çavuşoğlu, “Pozitif gündemin tam anlamıyla yansıdığı bir yıl oldu. Her şeyden önce AB’nin ilerleme raporu daha önceki ilerleme raporlarına göre daha pozitif ve daha objektif oldu. Başta demokrasi paketi olmak üzere yapılan reformlar olumlu yer buldu. Hatta şöyle bir günah çıkarma da oldu. Bugüne kadar fasılların açılamamasının sebebinin bu konuda AB ülkeleri arasındaki bir uzlaşma olmamasından kaynaklandığını söylediler. Günah çıkarma oldu” dedi.

‘AB YARGI KONUSUNDA BİZİ UYARDI’
Objektif olunca Türkiye’de daha çok dikkate alındığını, objektif ve yapıcı olmak gerektiğini belirten Çavuşoğlu, “Madem bir sürece beraber gidiyoruz, ortağız. Bu süreçte birbirimize samimi olmamız lazım. Bizim beklentimiz bu. 3,5 yıldan sonra ilk defa bir fasıl açılıyor, bu da olumlu bir adım oldu. Vize serbestisi anlaşması imzalandı. HSYK değişikliğine yönelik eleştirileri şöyle değerlendirmek gerek. 17 Aralık süreci ve HSYK ile ilgili yapılan yasa değişikliği taslağı bazı tartışmaları da gündeme getirdi. Burada AB’nin ‘yargının bağımsızlığı’ gibi uyarıları oldu. Biz de kendilerine bunun AB’nin değerlerini ihlal eden bir durum olmadığını, AB ülkelerindeki yasa ve uygulamaları da örnek göstererek kendilerine anlattık. Neden yapılması gerektiğini söyledik” diye konuştu.

‘HSYK İLE İLGİLİ SORUN ÇIKMAZ’
Şu anki Yargı’nın durumu ile Türkiye’deki gelişmelerin sebeplerini AB’ye anlattıklarını dile getiren Mevlüt Çavuşoğlu, “Burada bazen farklı düşünceler olabiliyor. Bu süreç tartışmalar da yaratmış olabilir. Netice itibariyle AB ile olan genel ilişkilerimizi etkilememesi gerekiyor. Sayın Başbakanımızın ziyareti, AB’ye verdiğimiz önemi teyit eden bir ziyaret olacak. Eksik, yanlış ve tek taraflı elde edilen bilgilerle acele edilmeden, ön yargılı olmadan tutum sergilenerek açıklama yapılmasın dedik biz her zaman. Bu süreçte AB’nin tereddüdü varsa biz de bu yasayı niye çıkardığımız başta olmak üzere bu yasanın AB siyasi kriterlerine ne kadar uygun olduğunu diğer ülkelerdeki örnekleriyle anlatmak bizim yükümlülüğümüz, bizim şu anda yaptığımız o. HSYK ile ilgili sürecin AB nezdinde çok ciddi bir kriz yaratmama umudundayız, arzusundayız ve görüşündeyiz” dedi.

‘ÇİFTE STANDART OLMAMALI’
Brüksel ziyaretinde verilecek mesajı da açıklayan Çavuşoğlu,
“Türkiye AB’ye üye olmak istiyor ve AB’nin ortak değerlerine inanıyor. Bu konuda taahhütlerine de bağlıdır. Ama AB’den aynı şekilde Türkiye’ye karşı imzalanan sözleşmede verilen tüm sözlerin yerine getirmesini arzu ediyor. Bu konuda Türkiye’nin oyalanmaması gerektiğini açık net bir şekilde söylüyoruz. Ama esas önemli olan biz AB’ye üye olmak istiyoruz, eşit ve onurlu üye olmak istiyoruz. Bu konuda yükümlülüklerimizi yerine getirmeye hazırız, getiriyoruz. Ama aynı tutumu AB’li dostlarımızdan bekliyoruz. Aynı konularda başka aday ülkelerden istenmeyip Türkiye’den bir şey isteniyorsa bu çifte standarda giriyor. Yani üyelik gerek siyasi kriterler bakımından gerek ekonomik kriterler bakımından tüm aday ülkelere aynı şekilde uygulanması gerekiyor. Onun dışına çıkıldığı zaman ister istemez çifte standart tartışması ortaya çıkıyor. Bundan onlar da kaçınmalı biz de kaçınmalıyız” diye konuştu.

‘UCU AÇIK SÜRECİN FAYDASI YOK’

AB’nin Türkiye’yi oyalamasının değişik sebepleri olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, “Türkiye’nin üye olmasını istemeyen ülkeler var. Bu ülkeler aslında Almanya ve Fransa. Fransa’nın tutumunda bir değişiklik oldu. Almanya’nın tutumunda bir değişiklik olacak mı bilmiyoruz. Fransa Cumhurbaşkanı geliyor Türkiye’ye. Şubat başında da Başbakanımız Almanya’ya gidiyor. Bu süreçte özellikle karşı çıkan ülkelerin bundan vazgeçmesini istiyoruz. Türkiye, AB içinde kimsenin rolünü almaya çalışan bir ülke değil. Türkiye bölgesinde de rol kesmeye çalışan bir ülke değil. Türkiye AB’ye yük olacak değil, aksine yükünü alacak bir ülke. Bu yüzden bu önyargılardan kurtulmak lazım! Biraz da iç siyasetin etkisi var. Avrupa’da ırkçılık ve yabancı düşmanlığının artmasının da olumsuz etkisi var. Tüm bunlarda Türkiye’ye ve Türk halkına yapılan bir haksızlık” dedi.

‘TÜRKİYE’NİN AB HEVESİ KIRILABİLİR’
Slovenya Cumhurbaşkanı’nın ‘Ben doğduğumda siz adaydınız’ dediğini, “Ne zamana kadar Türkiye sabredeceksiniz?” diye sorduğunu anımsatan Çavuşoğlu, “Balkanlarda, Sırbistan’da bir esprisi var. ‘Sırbistan AB’ye ne zaman üye olacak? Türkiye’nin dönem başkanlığında’ Aslında bu Türkiye’nin hak etmediği anlamına gelmiyor. Onlar da çok iyi biliyor. Burada AB’nin aslında Türkiye’ye çıkardığı zorluğu hicvetmek için kullanılan bir tabir. Resmin geneline baktığımız zaman AB ülkelerinin büyük ekseriyeti bizim üyeliğimizi istiyorlar. Biz AB’ye şunu söyledik; ‘Masadan kalkan hiçbir zaman olmadık. Masadan kalkan olmak istemiyoruz.’ Başbakanımız da söylüyor ‘Türkiye’yi de gerçekten istemiyorsanız, bu süreci tamamen kapatmak istiyorsanız onu da söyleyin. Ama bizden böyle bir şey beklemeyin’ diyor. Aslında bu Türkiye’nin AB değerlerini ne kadar önemsediğinin de bir göstergesi” diye konuştu.

‘TÜRK HALKININ AB’YE DESTEĞİ AZALDI’
Anketlerde AB’ye halkın desteğini de yorumlayan Çavuşoğlu, “Bu, AB’nin tutumuna AB’deki krizlere göre ya da bizdeki gelişmelere göre değişiyor. Ama ilk başlangıçta 2003 yılındaki yüzde 80’lere varan toplumdaki desteğin çok altında olduğumuzu kabul etmemiz lazım. Türk insanının AB’ye karşı olumsuz bakışını değiştirmemiz lazım. Ama her şeye rağmen vatandaşımız ‘Bizi almazlar’ diyor. ‘Girmek istiyoruz’ diyen yüksek ama ‘almaz’ diyen daha da yüksek. Bu aslında biraz da umut yitirme oluyor. Ama ‘AB değerlerine inanıyor musunuz?’ deyince bu çok daha fazla çıkıyor” açıklaması yaptı. AB’den basın özgürlüğü ve cezaevindeki gazetecilere yönelik de açıklamalar geldiğini ifade eden Çavuşoğlu, “Son günlerde geldi mi? Mustafa Balbay hapishanede idi. Ama bizim Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkı sağlamamız Balbay ve diğer arkadaşların hapisten çıkmasını etkiledi” dedi.

‘CHP SÜREKLİ TÜRKİYE’Yİ KÖTÜLÜYOR’
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun AB’ye yönelik mektubunu da değerlendiren Çavuşoğlu, “Yurtdışında sürekli Türkiye’yi şikâyet ediyor. Bu, Türkiye’ye yapılacak en büyük kötülük. Bunlar ‘İktidarı kötüleyeceğiz’ diye aslında Türkiye’yi kötülüyorlar. Siz bizi küçük düşüreceğiz diye Türkiye’nin imajını bozarsanız, Türkiye’nin ne zaman imajının düzeleceğinin garantisini bana verebilir misiniz? Olumsuz imajı değiştirmek o kadar kolay bir şey değil. Ama Kılıçdaroğlu’nun umurunda değil. ‘Ülke yansın bitsin, küçük bir şey olsun, belki biz yönetebiliriz’ diyorlar. CHP artık Türkiye’yi şikâyet etme ve kötüleme gayretinden vazgeçmelidir” diye konuştu.

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.