Böyle bir şey olur mu?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Diyorlardı ki 'FETÖ 30-35 yılda devletin içine sızdı, devleti ele geçirdi. Paralel devleti kurdu.' 30-35 yıla gerek yok. Bu modelde bir kişiyi ikna ettiniz mi 24 saatte zaten ele geçiriyorsunuz. Böyle bir şey olabilir mi? Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu kadar ucuz mu?" değerlendirmesini yaptı

Böyle bir şey olur mu?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Diyorlardı ki 'FETÖ 30-35 yılda devletin içine sızdı, devleti ele geçirdi. Paralel devleti kurdu.' 30-35 yıla gerek yok. Bu modelde bir kişiyi ikna ettiniz mi 24 saatte zaten ele geçiriyorsunuz. Böyle bir şey olabilir mi? Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu kadar ucuz mu?" değerlendirmesini yaptı

18 Mart 2017 Cumartesi 18:34
Böyle bir şey olur mu?
banner404

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Nazım Hikmet Kongre ve Sanat Merkezi'nde  gerçekleştirilen Yenimahalle Belediyesi 8. Yıl Festivali ve HalkKart Tanıtım  Töreni'ne katıldı.  Belediye Başkanı Fethi Yaşar'ın kendisini Yenimahalle'ye adayan biri  olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, Yaşar'ın kendi cebini değil, Yenimahalle'nin  cebini düşünen biri olduğunu söyledi.  Seçim meydanlarında asgari ücretin net bin 500 lira olması gerektiğini  söylediklerini ve bunu kendi belediyelerinde de uyguladıklarını aktaran Kemal  Kılıçdaroğlu, Yenimahalle Belediyesinde ise 2 bin liranın altında maaş alan  çalışan ulunmadığını bildirdi.  CHP'li belediyelerin herkese eşit hizmet götürdüğünü ve ayrıca her  kuruşun hesabını vatandaşa vermeyi de bir namus görevi bildiğini dile getiren  Kılıçdaroğlu, yine seçim meydanlarında anlattıkları "aile sigortası"  uygulamasının Yenimahalle'de hayata geçirildiğini belirtti.HalkKart uygulaması için Belediye Başkanı Yaşar'ı tebrik eden  Kılıçdaroğlu, "Bu kartın kaybedeni yok. Herkes kazanıyor." ifadesini kullandı. Kılıçdaroğlu, 16 Nisan'da Türkiye'nin sandığa gideceğini hatırlatarak,  "Bu bir seçim değil. Bir iktidar belirlemiyoruz. Neyi oylayacağız? Çok basit, her  şeye egemen olan tek adam yönetimi mi olsun, yoksa parlamenter, demokratik sistem  mi olsun? Oylayacağımız budur." dedi.  Salondakilerden sandığa giderken, ellerini vicdanına koymalarını ve  düşünerek oylarını kullanmalarını isteyen Kılıçdaroğlu, bugün Çanakkale  şehitlerini andıklarını anımsattı.Şehitleri rahmetle andıklarını ifade eden Kemal Kılıçdaroğlu, şöyle  devam etti: "Emin olun sevgili anneler özellikle size söylüyorum, 'Çanakkale  İçinde Vurdular Beni' türküsünü dinleyip de gözü dolmayan birisi var mıdır? Hangi  bedeller ödeyerek biz bu cumhuriyeti kurduk? Dumlupınar'ı, Anafartalar'ı unutacak  mıyız? Top sesleri altında çalışan bir TBMM. Bizim bir kampanya logomuz var.  Saçları örgülü bir kızımız. Diyor ki, 'Geleceğim için hayır.' Neden diyor,  biliyor musunuz? 23 Nisan 1920'de TBMM'yi kurduk. O günü bayram ilan ettik. Sonra  o bayramı çocuklarımıza armağan ettik. Neden? Çünkü cumhuriyetin teminatı  onlardır. Onlar cumhuriyeti savunacaklar. Şimdi bu kız çocuğu diyor ki,  'Geleceğim için hayır.' Ben Meclis'e ortak akla inanıyorum bana bu bayramı Meclis  verdi.' diyor."

  ERZURUM KONGRESİNDE TEK ADAM YÖNETİMİ VAR MIYDI?

Türkiye'de hiçbir zaman tek adam yönetimi olmadığını söyleyen  Kılıçdaroğlu, "Erzurum Kongresinde tek adam yönetimi var mıydı?" sorusunu  yöneltti. Erzurum'da, Sivas'ta, Amasya'da ortak akılla karar alındığını ve her  türlü mandanın reddedildiğini anımsatan Kılıçdaroğlu ayrıca "Miletin istiklalini,  milletin azim ve kararı kurtaracaktır" dendiğini aktardı.Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Orada, 'Bir kişi kurtaracaktır' demiyorlar. 'Milletin azim ve kararı  kurtaracaktır.' deniliyor. Çünkü Osmanlı'da millet kavramı yoktur. Millet  kavramının en güçlü girdiği belge, Amasya Tamimi'dir. Biz tarihimizi bilerek,  verdiğimiz şehitlerin kanlarının ne kadar değerli olduğunu unutmayarak,  gazilerimizi unutmayarak sandığa gideceğiz, oylarımızı öyle kullanacağız.  Demokrasi için ağır bedeller ödedik. Artık demokrasimize sahip çıkmak  durumundayız. Bu Ali, Veli meselesi değildir. Bu A partisi B partisi meselesi  değildir. Bu A kişisi, B kişisi meselesi değildir. Bu, bir memleket meselesidir.  Siyasi görüşlerimiz farklı olabilir. İnançlarımız, kimliklerimiz farklı olabilir.  Farklı bölgelerde yaşayabiliriz ama bir ortak paydamız var, vatanımız,  demokrasimiz, birlikte yaşama irademiz. Neden vazgeçiyoruz?"Kendilerine "tek adam rejiminin" dayatıldığını savunan Kılıçdaroğlu,  Belediye Başkanı Fethi Yaşar'ın, "Hizmetleri ekibimle yaptım" dediğini aktardı. Tek adam rejimlerinde bir kişinin yapacağı hatanın bedelini toplumun  ödeyeceğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Her birimizin tek tek sorumluluğu var.  Ülkesini, bayrağını seven, demokrasiye inanan ve çocuklarına güzel bir Türkiye  bırakmak isteyen her annenin, babanın sorumluluğu var. Sandığa ön yargılarımızla  değil, aklımızla, mantığımızla gideceğiz." diye konuştu.Anlatılan sistemde yetkilerin verildiği kişinin kandırılması durumunda  devletin en geç 24 saat içinde ele geçirilebileceğini ileri süren Kılıçdaroğlu,  "Öyle bir yetki veriyoruz ki bir sabah kalkıp, 'Ben TBMM'yi feshettim' yetkisi  veriyoruz. Yani 'Milli iradeyi tanımıyorum. 550 milletvekilinin milletvekilliği  süresini sona erdirdim, buyurun yeni bir seçim.' Olmaz, olmamalı. Gazi Mustafa  Kemal Atatürk'e bu yetki verilmemiştir. Ona verilmeyen yetkiyi, 21. yüzyılda  millet demokrasiyi güçlendirirken 'Biz otoriter sisteme geçelim' diye bir kişiye  vereceğiz." ifadesini kullandı.Salondan, "Hayır" seslerinin duyulması üzerine ise Kılıçdaroğlu,  "Burada 'Hayır' demek kolay. 'Hayır'ı sandıkta çıkaracağız, hayırlı bir iş  yapacağız." dedi.

'BU MECLİS DARBEYİ PÜSKÜRTTÜ' 

 Sorumluluk duyan her vatandaşın endişe taşıdığını dile getiren  Kılıçdaroğlu, TBMM'nin önemine değindi.TBMM'nin Kurtuluş Savaşı'nı, Kıbrıs Barış Harekatı'nı yönettiğini, 15  Temmuz'da da darbeyi püskürttüğünü anlatan Kılıçdaroğlu, böyle bir ülkenin "tek  adam" yönetimine terk edilemeyeceğini söyledi. TBMM'nin çalıştığını belirten Kılıçdaroğlu, bütün yasama dönemlerinden  çok daha kanunun bu yasama döneminde çıktığını bildirdi.Kılıçdaroğlu, "Rakamlara baksınlar. 2 hafta içinde 100'den fazla kanun  çıktı, kavga mı oldu? Hayır. Parlamentoda şu anda 4 partinin grubu var. AB için  bütün uyum kanunları oy birliği ile çıktı. Demek ki Türkiye'nin çıkarları söz  konusu olduğunda oy birliği ile çıkıyor." değerlendirmesini yaptı.

Devletin yapısının ve işleyişinin bir kişiye teslim edilmesinin kabul  edilemeyeceğini yineleyen Kılıçdaroğlu, şu açıklamaları yaptı:"Ben 'Başkan' diyordum itiraz ediyorlardı. Şimdi onlar da 'Başkan'  demeye başladı. 'Tek adam rejimi' diyordum önce inkar ettiler şimdi onlar da  'Evet tek adam rejimi olacak.' diyorlar. Biz o tartışmaları bir kenara bırakarak,  aklımızla düşünerek sandığa gideceğiz. Türkiye Cumhuriyeti kolay kurulmadı,  bağımsızlığını kolay elde etmedi. Bir mücadele var. Kan var, gözyaşı var, gaziler  var. Bir kişi, hem başkan olacak hem başbakan olacak. Kaç yardımcısı, kaç bakan  olacak belli değil. Arzu ederse 24 saat içinde bütün valileri, kaymakamları,  bütün müdürleri, değiştirebilir. Bir kişiyi ikna ettiniz mi 24 saat içinde  Türkiye'yi ele geçiyorsunuz. Buna 'Evet' denir mi? Böyle bir saçmalık olur mu?  Diyorlardı ki 'FETÖ 30-35 yılda devletin içine sızdı, devleti ele geçirdi.  Paralel devleti kurdu.' 30-35 yıla gerek yok. Bu modelde bir kişiyi ikna ettiniz  mi 24 saatte zaten ele geçiriyorsunuz. Böyle bir şey olabilir mi? Türkiye  Cumhuriyeti Devleti bu kadar ucuz mu?"Kıbrıs Barış Harekatı'nı ve merhum Bülent Ecevit'in çok konuşmadığını  hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Yerinde ve zamanında konuşurdu, konuştuğu zamanda  olaylar biter, olaya egemen olur ondan sonra konuşurdu." sözlerine yer verdi.  Ecevit'in Türk askeri Kıbrıs'a çıktıktan ve bütün güveni sağladıktan  sonra açıklama yaptığını aktaran Kılıçdaroğlu, "Ne diyor? 'Rakka'ya gireceğiz.'  Gir kardeşim. 'Münbiç'e gireceğiz.' Gir kardeşim. 'İkisine de giremiyoruz.' Ne  konuşuyorsun o zaman? Bakın tek adama yetki verdiğiniz zaman Türkiye'nin  itibarını düşürürsünüz. Bu fiili durum anayasal statükoya kazandırılmak  isteniyor. Hepimizin düşünmesi lazım, yazık günahtır bu memlekete." diye konuştu."80 milyon büyük değil, bir kişi büyüktür. 80 milyon bir kişinin önüne  diz çöksün isteniyor" görüşünü savunan Kılıçdaroğlu, iktidarın zaten istediği her  şeyi yapabildiğini aktardı. Kılıçdaroğlu, şöyle dedi:  "Bu ülkenin insanları onurlu insanlardır. Demokrasiyi savunurlar,  'Benim gibi düşünmeyenin de konuşmaya hakkı vardır, benim gibi düşünmeyenin de  yazmaya hakkı vardır.' Ayrımcılık, kutupçuluk olmaz. Toplumu ayrıştırmak olmaz,  siyasetin görevi toplumda uzlaşmayı sağlamaktır. Siyaset uzlaşma sanatıdır,  bölünme sanatı değildir. İnsanları uzlaştıracaksınız, bir araya gelecekler.  Ayrıştık, bölündük. Neredeyse kavga edeceğiz. Komşumuzun kimliğini, inancını  sorgular hale geldik. Bu Türkiye'yi böler, ayrıştırır. Tam tersini yapmalıyız.  Bizim gibi düşünmeyenler de özgürce konuşabilmeli, yazabilmeli. O kadar dengesiz  koşullarda, haksız koşullarda çalışıyoruz ki anlatmak mümkün değil. Devletin  forsunu kullanıyorlar, arabasını, uçaklarını, parasını kullanıyorlar, devletin  televizyonlarını kullanıyorlar, kendi televizyonları 24 saat yayın yapıyor, biz  bu vatandaşa gerçekleri anlatmak için sokak sokak geziyoruz. Ağrıma giden ne  biliyor musunuz? Devletin forsunu kullanacaksın, uçaklarını, arabalarını,  parasını kullanacaksın sonra meydana çıkıp 'Ben mağdurum' diyeceksin Sen nasıl  mağdursun kardeşim, asıl mağdur olan biziz. Vatandaş doğruları öğrenmesin diye  her türlü engellemeyi yapıyorlar."

TARTIŞMA ÇAĞRISI YAPTI 

 Kemal Kılıçdaroğlu, daha önce dile getirdiği televizyonda tartışma  çağrısını yineledi. "Halk oylamasında 'Hayır' çıkarsa kaos olur" söylemlerine de tepki  gösteren Kılıçdaroğlu, "Hayır" çıkması durumunda normal hayatın aynı şekilde  devam edeceğini aktardı.Bu durumda Türkiye'nin saygınlığının artacağını, insanların  demokrasiyi savunan güler yüzlü bir ülkede, huzurla yaşayacağını vurgulayan  Kılıçdaroğlu, en çok huzura, birlikte yaşamaya ihtiyaç bulunduğunu anlattı.

banner355
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner452

banner418

banner407

banner449

English Russian

banner419

banner381

banner344

banner386

banner349