banner391
banner405

‘Bir belediye başkanı yapıyor diğerleri gelir gelmez söküyor’

İÇİŞLERİ Bakanı İdris Naim Şahin, Türkiye'nin 2014 seçimlerinde büyükşehir belediyelerini oluştururken sadece il merkezlerindeki büyükşehir yapılanmasını ve yönetimini seçmek yerine o ilin tamamını büyükşehrin hizmet alanı olarak kabul eden bir anlayışla ilk seçimini yapacağını bildirdi.

‘Bir belediye başkanı yapıyor diğerleri gelir gelmez söküyor’

banner404
 Türkiye'nin yerel yönetim ve kalkınmasına yönelik bakışlarında hep sivilleşme, yerelleşme ve demokratikleşme anlayışının temel anlayışları olduğunu belirten Bakan Şahin, 2005'te gerçekleştirilen bir dizi yerel yönetim düzenlemesi sonucunda belediyelerin, il özel idarelerinin, mali, idari ve yönetsel açıdan son derece önemli kazanımlar elde ettiğini söyledi.
‘YEREL YÖNETİMLER ARTIK DAHA GÜÇLÜ’
Türkiye'de belediyecilik ve belediye yapısının 1980 yılı öncesinde, acizliklerin, imkansızlıkların ve çaresizliklerin merkeziyken 8. Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal'ın 1984 yılında büyükşehir yapılanmasıyla başlattığı yerel yönetimlerdeki açılımlar ve hamlesi sonucunda Türkiye'de yerel yönetimlerin, yönetimin parlayan ve yükselen yıldızı olmaya başladığını anlatan Bakan Şahin, şöyle konuştu: “1990'larda duran bu hamle, 2004-2005'ten itibaren yeniden başlatılmış ve ikinci hamleyle birlikte bugün yerel yönetimlerimiz 1984-85'lerin daha ötesinde güçlü yapıya kavuşturulmuştur.
‘HALKIMIZ DAHA İYİSİNİ İSTİYOR’
Yapılan her iyilik, her doğru düzenleme, yapıldığı an heyecan, umut ve faydalı sonuçlar verir. Ama devam eden süreçler, hayatın ve zamanın önümüze getirdiği yeni gündemler ve ihtiyaçlar olur. Bugün geldiğimiz noktada, 2012 yılında 2005'in düzenlemeleri ve iyileştirmeleri, Türkiye'yi, toplumu ve yerel yönetim camiasını tatmin edemez duruma gelmiştir. Hükümetimiz, bakanlığımız ve yerel yönetimler camiası bunun farkındadır. Bugün konu yeniden yerel yönetimler açısından ele alınmak durumundadır ve alınmaktadır.”
‘FARKLI BİR YEREL SEÇİM OLACAK’
Bakan Şahin, Türkiye'de büyükşehir yapılanmasının yaygınlaştırılması döneminin arifesinde olunduğunu belirterek, şöyle devam etti: “Bu yıl gerçekleştirilecek yasal değişikliklerle 2014 seçimlerinde Türkiye, 16 yerine belki 29 belki de 30 büyükşehir belediyesinin seçimini yapacak. Türkiye, 2014 seçimlerinde büyükşehir belediyelerini oluştururken, sadece il merkezlerindeki büyükşehir yapılanmasını ve yönetimini seçmek yerine o ilin tamamını büyükşehrin hizmet alanı olarak kabul eden bir anlayışın ilk seçimini de yapacaktır. Bu manada, İstanbul ve Kocaeli dışında 14 büyükşehir ve yeni oluşacakların tamamında bir farklı seçimi ilk kez yapacağız. Farklı hizmet anlayışıyla Türkiye'yi ve halkımızı tanıştırmış olacağız. Bu yapılan dönüşüm, bu transformasyon çalışması ara vermeden yine takip eden süreçte de yürütülecektir.”
‘ENDİŞELERİN BOŞ OLDUĞU ANLAŞILACAK’
Türkiye'de 20. yüzyılın ilk çeyreği ve yarısında olduğu gibi yükselen değer olan yerel yönetimlerin, 21. yüzyılın Türkiye'sinde de tamamen yükselmiş, yeterli irtifayı kazanmış yönetim değerleri konumuna geleceğini vurgulayan Şahin, “Her yeniliğin yadırganan tarafları olacaktır. Her değişimin ve dönüşümün mutlaka pozitif yanları, bazen farkında olunmadan yapılan bazen de farkında olunan ama alternatifi bulunmayan sıkıntılı yanları olacaktır. 'Şunu yapsak bu sıkıntı olur, mahsuru olur' diye korkuların esiri olmak durumunda değiliz. Ortak aklımızın ve ihtiyaçlarımızın gereğini yapmak durumundayız. Bunun sonucunda da belki de endişelerimizin korktuklarımızın yersiz, haksız olduğunu göreceğiz” dedi.
‘FARKLI NÜFUSA AYNI YÖNETİM OLMAZ’
Değişen bir Türkiye'yi yönetirken yönetim yapısındaki düzenlemeleri yapmakta geciktiklerine dikkati çeken Şahin, “O da nedir? Ölçek sorunu. 20 nüfuslu köyü yöneten, 20 nüfuslu köyü devam ettiren, 10 nüfuslu mahallesinin varlığını devam ettiren bir Türkiye'nin yönetim yapısı çok akli, verimli ve yerinde gözükmüyor. Bir tarafta 14 milyonluk bir büyükşehir bir tarafta 500 bin nüfuslu bir başka büyükşehir, aynı yasayla yönettiğimiz yapılar. Bir tarafta 50 bin nüfuslu bir mahalle ve onun muhtarı, bir tarafta 50 nüfuslu bir başka mahalle ve onun muhtarı, aynı kanun, aynı düzen, aynı pozisyon, aynı yetki ve bu ölçek sorunu hepimizin ortak sorunudur diye düşünüyorum” diye konuştu.
‘BİZ SORUNU ÖNCEDEN GÖREBİLİYORUZ’
Şahin, Bakan olmasının dışında bu konularla ilgili kişi olarak bu tablonun sorgulanması gerektiğini düşündüğünü belirterek, “Bu tabloyu değerlendirelim istiyorum. Aynı konu, merkezi idare yapılanmamızda da yerel yönetimler düzeyinde olmasa bile maalesef var. 'Geçmişte yapıldı, şu yaptı, şu maksatla yaptı, popülizm yaptı' gibi değerlendirmeleri faydalı bulmuyorum. Geçmişin sorgusu, bugüne fazla bir şey kazandırmaz, bugün sorunu görüp doğru ve akılcı yaklaşımları ortaya koymak durumunda olursak daha iyi yaparız diye düşünüyorum” dedi.
‘BELEDİYELERİN SORUNU KALİTESİZLİK’
Bir başka konunun da topyekun, merkezi ve yerel idareler olarak herkesin, özel sektörün, devletin ve milletin ortak sıkıntısı olan kalite sorununun dikkati çektiğini ifade eden Şahin, bir tarafta ölçek, diğer tarafta kalite sıkıntısı yaşandığını ifade etti. Kalite sıkıntısının imalatta, alt ve üst yapıda yaşanan bir sorun olduğunu dile getiren Şahin, şunları kaydetti: “Kalite sorunu veya kalitesiz imalat sorunu, ülkenin kaynaklarının verimli kullanılmaması sonucunu doğuran bir sorundur. Açık konuşuyorum, 5 yıllığına seçilir belediye başkanımız, ikinci yılda başlar yol kaldırım yapmaya, üçüncü yılında bir şekilde yapılır.
‘TÜRKİYE KAYNAKLARI İSRAF EDİLİYOR’
Dördüncü yılında bir başka alt yapı kurumu gelir asfaltı ya da kaldırımı söker, tekrar bozulur. Ağır kış şartları yaşanır, betondan üretilen kaldırımlar eksi 30-35 dereceye dayanmaz. Belediye başkanımız, 5. yılında, seçime girerken dört yıl önce kendisinin sorumluğunda yapılmış alt yapının üzerinde alnı açık başı dik yürüyemez şekilde yaşar. Bu kaderi Türkiye çoğunlukla yaşadı. Artık son dönemlerde belediyelerimiz ve başkanlarımız, daha kaliteli alt yapı hizmeti ve dayanıklı imalatlar yapma konusunda bir anlayışın sahibi oldular. Türkiye, bu konularda çokça kaynak israf etti.”
‘OSMANLI ESERLERİ HALA DİMDİK AYAKTA’
Belediye başkanlarından kaliteye önem vermelerini isteyen Şahin, şunları söyledi: “Ömrünüz var olduğu, yaşadığınız, yürüdüğünüz sürece yaptırdığınız yolların, kaldırımların, parkların, binaların önünden geçerken üzerinden yürürken '30, 40, 50 yıl önce ben başkanken meclis üyelerimle, fen işleri müdürümle, mimarımla, çevre mühendisimle bu eserleri yapmıştık' diyebilesiniz. Ben Osmanlı'nın 600-700 yıllık eserleriyle sizi ezmek istemiyorum. Sadece biz değil dünya eziliyor. Dünya onun karşısında eziliyor. Dünya, İstanbul'un, Konya'nın, Bursa'nın muhteşem, asırlara meydan okuyan eserlerine hayranlıkla bakıyor. İnsanlık mucizesi bu eserler. Bizler bir hedef seçelim, 'yaşadığımız sürece eserlerimiz bizi terk etmesin ve hatırlasın hatırlanalım' diye bir hedef koyalım.”

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.