banner391
banner405

Baykal’ın hedefi Cumhurbaşkanlığı

CUMHURİYET Halk Partisi (CHP) Genel Başkanlığı'ndan istifa eden Baykal, dün neredeyse tüm televizyonlara açıklama yaptı.

Baykal’ın hedefi Cumhurbaşkanlığı

banner404
  Baykal'ın sözlerinde kullandığı kelimelerin kodları çözüldüğünde, ortaya ilginç sonuçlar çıkıyor. CHP Lideri Deniz Baykal istifa kararının ardından art arda açıklamalar yaptı. Baykal, partisine tekrar genel başkan olup olmayacağı konusunda net ifadeler kullanmadı ancak konuşmasının satır aralarında ne yapacağına ilişkin şifreler vardı. Televizyon kanallarına bağlanarak söylediği sözler şöyleydi; “Benim mutlaka bir göreve ihtiyacım yok. Toplumun benden bir talebi var. Benim bir heyecanım var. Bir iddiam var. Toplumun talebi ile bunu ben genel başkanlık rütbesi, makamı, yetkisi olmadan da birleştirebilirim. Başka bir yapı koyarız.” Siyaset yorumcularına göre bu sözler şu anlama geliyor: “Türkiye, önümüzdeki 10-15 gün içerisinde farklı bir CHP genel başkanlığı görecek. Eğer Genel Başkan olmazsa şimdiden CHP için ''Gölge Genel Başkan'' yakıştırılması yapılması boşuna değil.
GERİ DÖNÜŞ SİNYALİ VERİYOR
Baykal, “Geri dönmek gibi bir talebim kesinlikle yok” diyor ama en büyük desteği de kendisinin vereceğini vurguluyor. Peki, bunu hangi aday ister. Daha şimdiden, İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin'in ağlayarak izlediği istifa anı sonrasında yaptığı açıklamada, “Baykal bizim abimizdir, babamızdır. Her zaman yanımızda olacaktır” demedi mi? Bunun bir bakıma yorumu bu parti bu şekilde de devam eder değil mi? 
CHP’NİN OYLARI ARTIYOR
Öte yandan ünlü siyaset araştırmacısı Adil Gür, CHP’de yaşananları şöyle yorumladı: “Baykal’ın istifası seçmende bir mağduriyet algısı yarattı. İstifa sonrası CHP’nin oyunu en az 2-3 puan artırdı. Ancak, Baykal’ın dönüşü CHP’ye zarar verir.
Deniz Baykal’ın “genel başkanlığından” istifası sonrası ortada dolaşan söylentileri, yaşananların seçmeni nasıl etkilediğini, kriz sürecinin nasıl yönetildiğini 2007 Yerel Seçimleri’nin “bilen adamı” A&G Araştırma Şirketi’nin sahibi Adil Gür yorumladı. “CHP’yle hiç bir alakam, ilçe teşkilatı ya da belediyeleriyle ticari ilişkim ya da siyasi bir ikbalim yok. Sadece olayları dışarıdan objektif olarak değerlendiren bir gözüm. Deniz Baykal’da gelse aynı şeyleri anlatırım” diyen Adil Gür, “Değişimi tamamlamış bir CHP, iktidar alternatifi olabilir. İktidar veya ortağı olan CHP, Baykal’ı Cumhurbaşkanı seçerek onore eder ve şerri hayra dönüştürebilir. Seçmen kaset olayına değil, kutuplaşma siyasetine oy veriyor. Kadınların tepkisi, Baykal bedel ödediği için hafifler” dedi.
DÖNMESİ TUZ BİBER OLUR
Gür, yorumuna şu sözlerle devam etti: “Türkiye birkaç yıldır Ergenekon, açılım süreci, Balyoz ve Kafes gibi olaylarla siyasi bir kutuplaşma yaşıyor. Aş, iş ve yoksulluk gibi temel meseleler konuşulmuyor. Her şey kutuplaşma siyaseti üzerinden yürüyor. Partiler oylarını hiç bir icraat yapmadan kutuplaşma siyasetinden alıyor. Eğer Deniz Baykal dönerse bu kutuplaşma siyasetinin üzerine tuz biber olur. Kuvvetle muhtemel kavga buradan yürür ve önümüzdeki ayların gündemi bu olay olur. Referandum ve seçim sürecinde de bunu tartışırız. Bu da Türk seçmenine yapılmış büyük bir haksızlıktır. Çünkü bu mesele temel gündem maddelerinin önüne geçer. İnsanların sağlıklı düşünme ve karar verme yetisi ellerinden alınmasına neden olur.”
İSTİFA ETMESEYDİ NE OLURDU
“Türkiye’de 1980’den beri değer yargıları çok değişti. Bugün Binbir Gece, Aşk-ı Memnu gibi diziler toplumun büyük kısmını ekran başına topluyor. Orada bu olaydan çok daha çetrefil ve karmaşık ilişkiler var. O nedenle Türk toplumunun büyük bir kısmının bu tip şeylerle ilgilendiğini zannetmiyorum. Sandık başına giden seçmen Türkiye’nin temel meselelerine ve gidişatına bakarak mı oy veriyor zannediyorsunuz? İnsanların büyük bölümü son dönemde tamamıyla kutuplaşma siyasetine oy veriyor. CHP seçmeni daha eğitimli, geliri yüksek, şehirlerde ve metropolde daha fazla yaşayan seçmen. Bu olay doğruysa seçmeni üzerinde bir hayal kırıklığı yaratmış olabilir. Eğer Baykal istifa etmeseydi sonuçların yine çok değişeceğini zannetmiyorum.”
CHP İÇİN BÜYÜK BİR FIRSAT
“Baykal’ın konuşmasında çok önemli bir bölüm vardı; ‘Şerri hayra dönüştürmek’. Bence bu kurultay şerri hayra dönüştürmek için CHP’nin ayağına gelen önemli fırsattır. Sayın Baykal “onursal başkan” veya bir “abi” sağduyusuyla CHP’deki kendinin de istediği değişimi hızlandırmalı. Kurultayda CHP’nin başına toplumun büyük kısmının sevgi duyacağı, kabul görecek bir lider ve CHP’ye atfedilen “zengin partisi, dindarlardan hoşlanmıyor” algılarını değiştirecek bir vizyon taşıyan yönetim seçilmelidir. Böyle olursa neden CHP bir iktidar alternatifi olmasın.”
ADAYLIKTAN KORKULUYOR
“CHP’de son bir kaç gündür yaşananlar şöyle bir sıkıntıyı ortaya çıkardı. Bugün hiç kimse ben CHP Genel Başkanlığı’na adayım deme cesaretini gösteremiyor ve gösteremeyecek. Çünkü şu anda bu kaseti rakip partiler mi, derin çevreler mi, yoksa parti içi muhalefet mi çıkardı diye bakılıyor. Aday olacak kişi üzerine böyle bir yafta yapıştırılmasından korkuyordur. Burada Baykal’a büyük bir görev düşüyor. Küsüp, kızıp evinde oturmak yerine kongre gününü beklemeden bir açıklama yaparak kesinlikle aday olmayacağını söylemeli, yeni bir başkana destek vereceğini açıklamalıdır.”
CUMHURBAŞKANI OLABİLİR
“Eğer CHP iktidar ya da ortağı olursa Baykal’a burada bir rol biçmek mümkündür. Bu süreç içerisinde bu olayın bir komplo olduğu ispatlanır ya da doğruysa bile Baykal istifa ederek gereğini yapmış ve bedelini ödemiş olduğu için bu tartışmaları arkasında bırakıp gelebilir. Böylece CHP iktidarının önerdiği bir Baykal Cumhurbaşkanı seçilebilir. Böylece Baykal onore edilmiş CHP’de şerri hayra döndürmüş olur.”
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.