banner391
banner405

Bahçeli kadına şiddeti 'lanetledi'

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Kadınla şiddet arasında kurulan zehirli bağı koparıp atmadıktan sonra Türkiye’nin düzlüğe, medeni ve methedilecek bir seviyeye gelmesi imkansızdır

Bahçeli kadına şiddeti 'lanetledi'

banner404
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Kadınla şiddet arasında kurulan zehirli bağı koparıp atmadıktan sonra Türkiye’nin düzlüğe, medeni ve methedilecek bir seviyeye gelmesi imkansızdır. Kadına yönelik şiddeti bir kez daha lanetliyorum" dedi.
Bahçeli, TBMM MHP Grup Toplantısı’nda partililere seslendi. Engelli olmanın yetersizlik, acziyet, düşkünlük, acınacak bir durum olarak değerlendirilmemesi gerektiğini dile getiren Bahçeli, "Kaldı ki, engelli haklan, engelli kardeşlerimizin, engelsiz fertler gibi eşit haklara için erişimini sağlamak için vardır ve bu pozitif ayrıcalık herkes tarafından kabullenilmelidir. Yarın karşılayacağımız ’3 Aralık Dünya Engelliler Günü’ engelliliğin manası üzerine derin ve çok boyutlu bir tefekkür için hepimize fırsat verecektir. Aynı zamanda bir vicdan muhasebesi yapmak için 3 Aralık bir dönüm noktasıdır" şeklinde konuştu.
"İKTİDARIMIZDA ENGELLİLİĞİN ÖNÜNDEKİ TÜM ENGELLERİ KALDIRACAĞIZ"
"Bir insanın kalbi engelli değilse, duygu ve değerleri engellenmemişse mesele yoktur" diyen Bahçeli, "Zihin yerine zihniyette engel yoksa ümitsizlik ve yılgınlık doğru olmayacaktır. Engelli kardeşlerimizin var olan sorunlarını biliyor ve iktidarımızda hak ettikleri yardım ve desteği daha fazla vereceğimizi şimdiden kararlılıkla ilan ediyorum. Engelliliğin önündeki tüm engelleri kaldıracağız" ifadelerini kullandı.
"KADIN VE ERKEK EŞİT DEĞİLDİR’ TARTIŞMASI
Bahçeli, kadın-erkek arasındaki eşitliğin ve bu eşitliği sağlam esaslara bağlayan adalet ve ahlak cevherinin asırlar önce Türk medeniyetinde imrenilecek seviyelerde olduğunu söyledi.
Bahçeli, şöyle devam etti: "Batılı yaşam tipine öykünen, küresel sömürü mekanizmalarının arasında fikren ye siyaseten can çekişen özünü ve özgüvenini kaybetmiş kimliksiz elit ve zümrelerin, geçmişimize at gözlüğüyle bakmaları gerçekleri değiştiremeyecektir. Bugün hasretini çektiğimiz ne varsa geçmişimize damga vurmuştur. Bugün insanlığın ihtiyaç duyduğu davranış kurallarının ve sosyal kurumların tamamı asırlar evvel Türk-İslam medeniyetinin surlarından güneş gibi parlamıştır. Milletimiz Avrupa’da kadınların cadı avına tabi tutulup diri diri yakıldığı devirlerde insan olmanın şeref ve itibarıyla müşerref oluyordu. Kadınların adaletsizliğe, haksızlığa ve vicdansızlığa maruz kaldığı farklı toplum ve ülkeler içten içe kanarken; Türk kadım devlet yönetiyor, cephelerde mücadele veriyor, insan olmanın haklı onurunu taşıyordu. Gerek yüce dinimizin buyrukları gerekse de zengin kültür ve tarihi mirasımız kadına saygı ve nezaket konusunda nasıl bir maziden süzülerek geldiğimizi ispatlamaktadır."
"TÜRK KADIN HİÇBİR ZAMAN GERİ PLANDA OLMADI"

Türk kadının hiçbir dönemde geri planda olmadığını vurgulayan Bahçeli, "Türk milletinin ölüm-kalım mücadelesi olan Kurtuluş Savaşı’nda ön saflarda hiç kuşku yok ki Türk kadını da durmuştur" dedi.
Bahçeli, şunları kaydetti: "Bütün bunlar olmuş ve oluyor iken, Cumhurbaşkanı Erdoğan 24 Kasım günü, hem de kadınların yüzüne baka baka ’kadın ile erkeği eşit konuma getiremezseniz, o fıtrata terstir’ diyebilmiştir. Bizi üzen bir başka husus ise, bu sözlerin sarf edildiği salonda hazır bulunan hanımefendilerin, Erdoğan’ın yakışıksız ve ucube yorumlarını alkışlamalarıdır. Şundan eminim ki, bu zihniyet cahiliye döneminin tortularını tıpa tıp zihninde taşımaktadır. Erdoğan geçmişte de ’kadın kadındır, erkek erkektir. Bunların eşit olması mümkün mü’ diyecek kadar ileri gitmişti. Velakin kadın-erkek eşitliğini reddeden bu anlayışa hanımefendilerin destek vermesi neresinden bakarsak bakalım yürek yaralayıcı bir durumdur. Erdoğan, ’kadınların ihtiyacı olan eşitlikten ziyade eşdeğer olabilmektir’ değerlendirmesini yapmaktadır. Değer nedir bilmeyen, değerli olmak nedir tanımayan; hele ki, değerler piramidi göçmüş ve rutubetlenmiş birisinin eşdeğerden ne anladığı muammadır. Devletin en tepesinde cinsiyetçi körlüğe takılmış birisinin bulunması milletimiz adına ilave külfet ve talihsizliktir."
"NASILSA İNANAN VE ALDANAN ÇOK"
"Kadın erkek eşitliğini fıtrata ters bulan Erdoğan, sanıyorum 17-25 soygununu fıtrata ve fıtratına tam olarak uygun bulmuştur" ifadesini kullan Bahçeli, "Soma’da 301 madencimizin kaybı işin fıtratıdır. Ama çalıp çırpmak, rüşvet alıp yasakçı bir yönetimi kuramsallaştırmak fıtrata müzahirdir. Erdoğan sıkıştı mı, gündem değişikliğine ihtiyaç duydu mu; ya fıtrata, ya paralele, ya başörtüsüne ya da maneviyat sömürüsüne aracısız bağlanmaktadır. Nasılsa inanan ve aldanan çoktur. Ancak PKK’yla pazarlık yapmak fıtrata ters değildir. Garip gurebanın, fakir fukaranın hakkından zorla kesip kaçak ve karanlık saray yaptırmak ve bu sarayı millete açıyorum derken komandolara teslim etmek herhalde fıtrattandır" şeklinde konuştu.
Bahçeli, şöyle devam etti: "Her gün kadınlar cinayete kurban gidip gazetelerin 3’ncü sayfaları kandan ve katliamdan geçilmezken vicdan firarını hatırlayan yoktur; ama konu kadın-erkek olunca fıtratçı fesatlar birden bire kendilerini göstermektedir. Kimse gücenmesin, kimse darılmasın; biz böyle bir fıtratı tanımayız, böyle bir fıtratın fitne olduğunu söylemekten de hicap duymayız. Görüyorsunuz, kadına şiddet hızlanmış, seriye bağlanmıştır. Kadınlar sanki hedef yapılmıştır. Kadınlar mazlum ve mağdurdur. Biliniz ki, bir ülkenin gelişmişlik ve medeniyet ölçüsü kadınlara yönelik davranışta gizlidir. Kadınları öldürülen, toplumsal şiddet dalgasının hakimiyetine giren bir ülkenin kalkınmışlığından bahsetmek saflık olduğu kadar ahmaklıktır. Türkiye hiçbir dönemde bu kadar kadına yönelmiş vahşi ve dehşet verici saldırılara sahne olmamıştır. Bunun önlenmesi, bu zulmün önüne geçilmesi muhakkak sağlanmalıdır. Şiddet kaynağında kurutulmadıktan ve şiddeti doğuran ana nedenlerin sosyolojik, psikolojik ve geleneksel yanları ele alınmadıktan sonra bu girdap toplum huzurunu yutmaya namzettir. TBMM’de kadın vekil sayısının artıyor veya azalıyor olmasından çok öncelikle konuşmamız gereken kadınlara gösterilen alçak muamelelerin nasıl ve hangi sebeplerle fazlalaşıyor olmasıdır. Kadınla şiddet arasında kurulan zehirli bağı koparıp atmadıktan sonra Türkiye’nin düzlüğe, medeni ve methedilecek bir seviyeye gelmesi imkansızdır. Kadına yönelik şiddeti bir kez daha lanetliyorum." 



Kaynak:İHA
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.