banner391
banner405

Arınç: ''Post kavgası bitti''

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Çok şükür ülkemizde huzur içindeyiz, sükunet içindeyiz. Gabar Dağları'nda bile askerler aileleriyle buluştu. Yüksekova'da bile insanlar sabahlara kadar huzurlu bir bayram geçirdi ama hemen yanı başımızdaki İslam ülkeleri büyük bir felaket yaşıyor" dedi

Arınç: ''Post kavgası bitti''

banner404
Arınç, partisinin Bursa İl Başkanlığı tarafından Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde (AKKM) düzenlenen bayramlaşma töreninde yaptığı konuşmada, yerel seçimlerin mart ayında yapılacağını hatırlatarak, "Yüksek tansiyonu olanlar dikkat etsin" uyarısında bulundu.

Herkesin Kurban Bayramı'nı tebrik eden Arınç, şöyle devam etti:

"Ben burada sadece AK Partili kardeşlerimin bayramını tebrik etmiyorum, Bursa'da yaşayan, partisi ne olursa olsun, gönlünden ne geçiyorsa geçsin, 2 milyon 800 bin Bursalı kardeşimin Kurban Bayramlarını tebrik ediyorum. Allah mübarek kılsın. Tabii bunlar ibadettir. Biz bayram gelsin de sağa sola koşalım, denize gidelim, rahat dünya turlarını yapalım, bir yerlerde bir şekilde gönlümüz nasıl istiyorsa öyle eğlenelim diye bayramları fırsat olarak bilmeyiz. Bunların hepsi de yapılabilir ama bayramın anlamı farklı. Kur'an'da geçen, sünnetlerde olan, Peygamberimizin gösterdiği, kıssalarına bakarak büyük peygamberlerin yaşadığı olayları hatırlayan ve işe vacip, farz noktasında bakan insanlarız. Bu bayramın tatil olması, hele hele pazartesiye bir gün rast geliyorsa önden arkadan birleştirip 9 gün olması son zamanlarda icat oldu ."

Arınç, incelediği bir istatistiğe göre, Türkiye'de 2,5 milyonu küçükbaş olmak üzere 20 milyona yakın kurban kesildiğini dile getirerek, nüfusun hemen hemen büyük bir bölümünün imkanı olduğunu ve bu ibadeti yaptığını, etlerin yurt içi ve dışındaki yoksul Müslümanlara dağıtıldığını anlattı.

Bayramda, yurdun çeşitli bölgelerindeki yoksulları unutmayanlara da değinen Arınç, "Bu bayramda İstanbul'un sahilleri, İzmir'in Kuşadası, Antalya'nın bir başka yeri varken eşi ve çocuklarını da alarak Doğu ve Güneydoğu'da kapı kapı dolaşıp mezralarda kurban eti dağıtan arkadaşlarıma da yaptıkları bu hizmetten dolayı çok teşekkür ediyorum" ifadesini kullandı.

- "Hacı kardeşlerimi tebrik ediyorum"

Arınç, kurban ibadetiyle hac farizasının yerine getirildiği bir bayramın kutlandığını anımsatarak, Türkiye'de her yıl imkanı olması halinde milyonlarca kişinin hacca gitmek istediğini bildirdi.

Türkiye'nin hac kotasının, nüfusunun binde biri olduğunu söyleyen Arınç, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin hakkı 76 bindir. Ne var ki Mekke'de yapılan birtakım inşaat çalışmaları sebebiyle her ülkenin kontenjanında yüzde 20 indirim mecburiyeti getirildi. Maalesef 7 sene bekleyip kurada çıkanlar, bir de bu indirim kurasına girmek zorunda kaldı ve pek çok dostumuz bu imkandan mahrum oldu. Diyelim ki Türkiye'den 55 bin kişi gitmiştir, bütün dünyadan 2,5 milyonu aşkın hacı olma arzusuyla yanıp tutuşan kardeşimiz çok şükür bayram itibarıyla hacı olmuştur. Ben de Türkiyemizden, başta Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül olmak üzere hacı olma şerefine nail olan bütün hacı kardeşlerimi tebrik ediyorum, Allah haclarını makbul ve mebrur eylesin. Allah hepinize de nasip etsin. Biz oraların aşkıyla yanan insanlarız. Birileri bundan sıkıntı duyuyor olabilir ama hac kurayla olduğu için işini gücünü bırakıp umreye gidenleri ben bilirim. Türkiye bu konuda da şampiyonluk yaşıyor. Genç evlilerden 2,5 yaşındaki çocuklarımıza, ihtiyarlarımıza kadar herkes umreye gitmek suretiyle haccın eksikliğini gidermeye çalışıyor ."

- AA'nın Arafat'tan canlı yayın yapması

Bülent Arınç, Anadolu Ajansı'nın (AA), Arafat'tan canlı yayın yaptığını hatırlattı.
Bunun önemli olduğunu vurgulayan Arınç, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bakınız ilk defa Anadolu Ajansımız, hacda çok önemli bir rükumdur, Arafat'ta bir süre kalmak ve orada vakfe yapmak icap eder, Arafat'taki vakfe duasını Türkiye'nin pek çok televizyon kanalları, sadece Türkiye değil bütün dünyaya duyurmuş oldu. Diyanet İşleri Başkanımızın yaptığı vakfe duasıyla bir başka kanalda da yine muhterem hoca efendilerin yaptığı vakfe dualarını dinledik. Orada bütün dünya Müslümanları gündeme geldi, bütün insanlığın saadeti ve mutluluğu gündeme geldi. Hepimiz gönlümüzden büyük bir coşku içinde "amin" dedik. Allah mazlum ve masum Müslümanların dualarını kabul etsin ve inşallah hepinizin dualarını, vakfede yapılan dualarla Arafat'ta yapılan dualarla birlikte Rabbim kabul etsin ."

- Mısır ve Suriye'deki gelişmeler

Arınç, Türkiye'deki huzur ve sükunet ortamına karşı yakın coğrafyalardaki İslam ülkelerinde büyük acılar yaşandığını belirtti.

Bu ülkelerde savaş ve trajediler olduğunu, bayramda bile insanların öldürüldüğünü, şehirlerin bombalandığını, zalimlerin, zulümlerine devam ettiğini anlatan Arınç, "Çok şükür ülkemizde huzur içindeyiz, sükunet içindeyiz. Gabar Dağları'nda bile askerler aileleriyle buluştu. Yüksekova'da bile insanlar sabahlara kadar huzurlu bir bayram geçirdi ama hemen yanı başımızdaki İslam ülkeleri büyük bir felaket yaşıyor. İşte Suriye'nin hali, İşte Mısır ve başka ülkeler. Allah o kardeşlerimize de Bursa'dan samimi dualarımızla birlikte bir an evvel kurtuluş nasip etsin. Allah, din düşmanlarına ve zalimlere karşı Müslüman kardeşlerimize güç versin ve onları muvaffakıyete eriştirsin" diye konuştu.

- "Yokluk çekenler, varlığın kıymetini daha iyi bilir"

Hükümetin yaptığı çalışmaları herkesin bildiğini, milletin, zamanı geldiğinde yapılan işleri beğendiğini ifade ettiğini aktaran Arınç, yeniden sandık kurulacağını, yerel seçimlerde ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde milletin, AK Parti'ye güvenip güvenmediğini göreceklerini söyledi.

Geçmişten bu yana yaşananları çok iyi bildiklerini ancak bunlardan habersiz gençler bulunduğunu kaydederek, "İktidara geldiğimizde 7 yaşında olan çocuk şimdi 18 yaşında ve oy kullanacak. 11 yıl içinde Türkiye'yi bizimle birlikte gördü, geçmişi hiç yaşamadı. Geçmişi hiç yaşamadığı için bugün geldiğimiz noktayı da çok önemsemiyor olabilir. Halbuki yokluk çekenler, varlığın kıymetini daha iyi bilir" ifadesini kullandı.

Türkiye'nin yaşadığı krizleri ve ekonomik sarsıntıları anımsatan Arınç, belli bir kesimin, Türkiye'nin dününü ve bugününü çok iyi bildiğini, AK Parti'nin elinde Türkiye'nin geldiği noktayı çok iyi takdir ettiğini ancak buna karşı yeni nesil gençlerin, geçmişi yaşamadığı, belki de okumadığı, gördüğü güzellikler karşısında mutlu olduğu için bugün daha fazlasını istediğini söyledi.

- "Post kavgası bitti"

Arınç, yaşı şimdi 18 olan çocukların, geçmişte kurban derisi üzerinde nasıl bir "post kavgası" yaşandığını bilemeyeceklerini dile getirerek, insanların kurban postunu mutlaka bir kuruma vermek zorunda bırakıldığını, aksi halde suçlu duruma düştüğünü söyledi.

Türk Hava Kurumunun (THK) artık eskisi gibi olmadığına işaret eden Arınç, şöyle konuştu:

"THK, muhtarları almış, onlara komisyon veriyor. Her muhtar mahallesine geliyor, 'Kurban derisini THK'den başkasına vermeyeceksiniz, verirseniz suçlusunuz' diyor. Muhtar kardeşlerim, bu zulümden kurtuldunuz ya size ne mutlu. Geçmişte böyle değildi. Fitne fesat çok, ihbar ederler, şikayet ederler. Kaç defa karakola gittik avukat halimizle. Sorgulandığımız gibi, derilerimizi müsadere ederlerdi, el koyarlardı ve ondan sonra gazeteler kocaman kocaman sayfa; 'Kurban derileri ele geçirildi, müsadere edildi' yazardı. Ne kadar ayıp bir şey. Bu THK, artık eski THK değil. Başındaki, Osman Bey'di zannediyorum, emekli tümgeneral, elini sıktım, tebrik ettim. Çünkü THK ne yaptı biliyor musunuz? Ankara'da üniversite kurdu, dünyanın her yerinden öğrencileri var. Türkiye'nin de en nitelikli öğrencilerini alıyor, model uçaklarla pilotluk, mühendislik eğitimi veriyor. Geçmişin Türk Hava Kurumu, yani herkesin kurban postuna el koyan müstebit kurum, bugün çok şükür üniversite sahibi oldu ve 'Artık ben deri falan istemiyorum', 'Beni vatandaşımla karşı karşıya getirmeyin' dedi. Hükümetimiz de gereğini yaptı, yönetmeliği kaldırdı. 'Kurbanın parasını veren, kesen, kestiren, derisinin de sahibidir, istediğine versin' dedi. Biz rahatladık be kardeşim, çok rahatladık. Hamdolsun ki kimse kimseyi takip etmiyor artık. Kurbanın sahibi bensem, derisinden tırnağına, kemiğinden postuna kadar tasarruf edecek olan da benim, keyfim nereye isterse oraya veririm derimi ."

"Post kavgası bitti" diyen Arınç, bu yüzden birçok canların yandığını, toplanan derilerin, insanların ellerinden alındığını, suçlu muamelesi gördüğünü, cezalara çarptırıldığını ifade etti . 

Arınç, bir defasında, topladıkları derileri kaptırmamak için bir gazetedeki yazıyı okuyup derinin nasıl tuzlanıp tabaklanacağını öğrendiklerini hatırlatarak, "Vallahi deri bile tuzladık. Tabak yaptık yahu başkasına vermemek, elimizden koparmamak için" dedi .

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.