banner391
banner405

‘Antalya'da lay lay lom dönemi bitti’

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, 30 Mart seçimlerinden iki ay sonra ilk kez Sabah Gazetesi’nden Salih Zengin’e konuştu. İşte, Türel’in Antalya için tasarladığı projeler ve yapmayı düşündüğü çalışmalardan çarpıcı bölümler

 ‘Antalya'da lay lay lom dönemi bitti’

banner404
KENDİ deyimiyle 'Beş yıllık reklam arasından sonra' milletvekilliğini bırakıp tekrar Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Menderes Türel, CHP'nin bu süre içinde 'lay lay lom belediyeciliği' yaptığını söylüyor. Türkiye'de ilk kez bir büyükşehir belediye başkanı, kaybettiği bir şehirden ikinci kez aday olarak yeniden başkan seçildi. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel'den söz ediyorum. Kendi tabiriyle 'Beş yıllık bir reklam arası'nın ardından Antalya için tekrar kolları sıvayan Türel, Ankara siyasetinin çok önemli görevlerini bırakarak içindeki Antalya aşkıyla hizmeti seçtiğini vurgularken, enkaz edebiyatından ziyade vizyon projelere odaklandığının altını çiziyor. “Kendi siyasi geleceğimizi tasarlayacağız diye milleti unutamayız” diyen Türel, siyasi kamplaşmaların kendi işlerine yarasa da bundan memnun olmadığını ifade ediyor. Türkiye'deki seçkincilerin ve elitistlerin kendilerini beğenmelerine karşılık “Allah ıslah etsin” duasını yapan Menderes Türel ile toplantıları nedeniyle üç farklı yerde tamamladığımız sohbetimizde ailesini ve özel yaşamını konuştuk, yerel ve genel siyaseti muhabbetimize katık yaptık.
‘SEÇİMİ KAYBETTİĞİMDE ÇOK ÜZÜLDÜM’
- Başbakan Erdoğan'ın bizzat 28 kez geldiği, birçok projenin açılışını yaptığı bir şehirde kaybettiğiniz gece ne hissetmiştiniz?
- Antalya ve Antalyalılar için üzüldüm. Siyaset yaşantım boyunca kendi siyasi ikbalimi hiçbir zaman öncelik olarak değerlendirmedim. Hep 'Antalya kazanacaksa, ben kaybetmeye razıyım' dedim. Biz siyaseti halkımıza hizmet için yapıyoruz. Kendi siyasi geleceğimizi tasarlayacağız diye milleti unutamayız.
- Belediyeyi CHP'ye devrettiğinizde, siz kaybettiniz diye Antalya kazandı mı?
- Seçimleri kaybedince emindim ama 'İnşallah yanılırım' diye de düşünmüyor değildim. Antalya bizden sonra ciddi bir fetret devri yaşayacaktı. Belediye başkanlığını kaybettim diye üzülmedim, bu projeler kalacak diye üzüldüm. Sonra iki yıl sonra milletvekilli, ardından genel başkan yardımcısı oldum, MKYK'da çalıştım. Belediye başkanlığını kaybettim ama siyasi anlamda ciddi tecrübelere sahip oldum. Ama bu arada Antalya'daki fetret dönemi beni feci şekilde üzdü. Sokakta yürürken vatandaşlar 'Başkanım, biz CHP'ye oy verdik ama ellerimiz kırılsın, bir daha oy vermeyeceğiz' dediklerinde siyaseten memnun olmam lazımdı ama bu şehre âşık biri olarak hep üzüldüm. Çünkü Antalya'da yaprak kımıldamadı.
‘RESMEN LAY LAY LOM BELEDİYECİLİĞİ YAPTI’
- Beş yıl boyunca CHP'li Mustafa Akaydın hiç mi bir şey yapmadı?
- Hayır. Beş yılı Akaydın'ın kendisi 'lay lay lom belediyeciliği' diye tarif etti. Birkaç uyduruk festival dışında hizmet göremedim. Antalya'nın lay lay lom'a değil hizmete, vizyon projelere ve marka şehri olmasına ihtiyaç var. Dünya akıllı şehirleri nasıl başarmışsa, iddia ediyorum, biz onları geçeceğiz.
- Antalyalılar 'Bu dönemde daha olgun bir Menderes Türel var karşımızda' yorumunu yapıyor. Olgunlaştınız mı?
- Seneler insanı olgunlaştırıyor (gülüşmeler). İlk belediye başkanı olduğumda 39 yaşındaydım, şimdi 50 yaşındayım. Partimizin en üst düzeyinde siyaset yapma imkânı bulduğumda bunun siyasi kariyerime çok ciddi katkısı oldu. Gezi olayları ortaya çıktığında Kuzey Afrika ziyaretinde Sayın Başbakanın en yakınındaki altı kişiden biriydim. 17 Aralık, 25 Aralık operasyonlarında da yoğun mesai trafiği içinde o anları birlikte yaşadık. Türkiye'nin bugün karşı karşıya kaldığı antidemokratik girişimlerle boğuştuğu dönemde Başbakanımızın büyük bir ülke sevdasıyla verdiği demokrasi mücadelesini görmek, siyaset düşkünü bir insan olarak bunları yaşamak çok ciddi tecrübe şansı oldu benim için.
SAHİLLERDE ÜCRET VERME DÖNEMİ BİTİYOR
- Plaj hizmetlerini ücretsiz hale getirdiniz. Halk bundan çok memnun görünüyor.
- Geçmişte Konyaaltı'nda duş, şezlong, şemsiye hizmetleri bir bedel karşılığı veriliyordu. Ciddi bir maddi yükün altına girdik. Milli Emlak Genel Müdürlüğü bizden yıllık 1 milyon 100 bin liraya yakın bir bedel alıyor. Ama halkımızın memnuniyeti parayla pulla ölçülemeyecek kadar önemlidir. 7 bin şezlong, 3 bin 500 şemsiye koyuyoruz. Engelli vatandaşlarımızın denize gireceği yerler ve şezlonglar yaptık. Güneş enerjisiyle çalışan şemsiyelerde sınırsız internet ve şarj imkânı da olacak.
- Ama projeyi belediye meclisiniz reddetti. Garip değil mi bu durum?
- Bu beni çok üzdü. İlk defa CHP ve MHP ittifak edip 10 yıllık imza yetkimizi bize vermedi. 53'e 50 azınlıktayız mecliste. Muhalefet edenlerin içinde Konyaaltı Belediye Başkanı bile vardı. Biz de protokol talebimizi 10 yıldan üç yıla düşürüp encümen yetkisiyle meseleyi çözdük. Bunun hesabını halka veremezler. Benden önceki belediye, Milli Emlak'tan talep etmiş. Milli Emlak da seçimlerden sonrası için olumlu yanıt vermiş. CHP kendi talep ettiğine şimdi karşı çıkıyor. Karşı çıkacaksanız niye talep ettiniz? Bu samimiyetsizliğin bedelini muhalefet hep ödüyor.
‘BEN SİYASETİ ALLAH RIZASI İÇİN YAPIYORUM’
- Sizin için artık siyasetsiz bir hayat zor mu bundan sonra?
- Hayır, değil. Hatta belki günü geldiğinde tercih bile edilebilir. Siyasette hırslarımıza mahkûm olmayız. Her zaman aklımız önde gider.
-Siyasetçi için en büyük tehlike nedir?
- Hırsının aklının önüne geçmesidir. Çok büyük siyasetçi ve devlet adamlarımız maalesef o dengeyi kuramadıkları için bugün Türk siyasetinde yoklar, kayboldular.
- En keyifli yönü ne siyasetin?
- Milletin rızası. Biz siyaseti önce Allah'ın sonra milletin rızası için yapıyoruz. Milletin memnuniyetini sokakta görmek, iki cümle duymak bütün yorgunluğumuzu alıp götürüyor.
- Ankara arası iyi geldi mi?
- Çok iyi geldi ama 'Ankara'ya alışabildiniz mi?' derseniz, alışamadım. Siyasi gelişimim için büyük katkı sağladı. Antalya'ya aday olduğumda sözlerime 'Eski Menderes değilim' diye başlamıştım.
‘İFTİRALARA YANIT VERMEK İSTEMİYORUM’
- Eski belediye başkanı Mustafa Akaydın sizin için 'Menderes Türel'in özel yaşamı, mensubu olduğu partinin dokusuna da Antalya'ya da uygun değil' demişti. Nasıl bir aile yapınız var?
- 'Siyasette polemik yok, çözüm var' diyorum. Rakiplerimizin bize attığı iftiralara cevap vermeye tenezzül bile etmiyorum. Son derece mazbut, mütevazı bir aile yapısı olan bir kişiyim. Dolayısıyla özel hayatımın siyasette ifade edilmesi, bir demokrasi ayıbıdır. Birkaç yalanla oy peşinde koşanlara sandıkta gereken cevap verildi.
- Sandıkta cevabı alanlar arasında başka kim var? Cemaat, Antalya seçiminde nerede durdu?
- Her yerde olduğu gibi tamamen bizim karşımızda durdu. Türk siyasetinin üzerinde artık cemaatlerin bir güç oluşturmaya yönelik tahakkümünü ortadan kaldırmak zorundayız. Dini cemaatler Allah rızası için hizmet verir ve bu faaliyetin içerisinde siyasi hedefler söz konusu olamaz. Başbakanımız siyasetin üzerindeki cemaat gölgesini kaldırma yönünde çok kararlı bir duruş sergiliyor. Benim de bu dik duruşla ilgili gereken adımları atacağımdan kimsenin şüphesi olmasın. Mustafa Akaydın'a Atatürk'ün 'Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz' sözünü hatırlatıp, cemaatle işbirliğini sorduklarında komik şekilde 'Atatürk bugün yaşasaydı, bunu söylemezdi' dedi.

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.