banner391
banner405

‘AKP yargıya tokat atmak istiyor’

CHP Antalya Milletvekili Atilla Emek, “AKP sözcülerinin ağızlarından düşmeyen fakir fukara, garip gureba kaderlerine terk edildi. AKP iktidarı, yarattığı kendi zenginleri ve yandaşlarıyla bir mutluluk tablosu sergiledi. Bir eli yağda, bir eli balda olan iktidar çevrelerinin mutlu yaşamlarındaki kesitler ile halkın günlük yaşamındaki çektiği sıkıntılar ve acı gerçekler gizlenemez boyuta geldi” dedi.

‘AKP yargıya tokat atmak istiyor’

banner404
 CUMHURİYET Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Atilla Emek, Anayasa değişikliklerinin halkoyuna sunulması hakkındaki kanunda değişiklik yapılmasına ilişkin 462 sıra sayılı teklifin 3’üncü maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına TBMM’de söz aldı. 3 Mart Çarşamba akşamı saat 18.30’da TBMM’de milletvekillerine, Meclis TV aracılığı ile de halka seslenen Emek, “Teklifin 3’üncü maddesi, yürütme maddesidir. Teklif, Anayasa’da yapılacak olan değişikliklerin halk oylamasına sunulması hâlinde yasada var olan yüz yirmi günlük süreyi altmış gün, yabancı ülkelerdeki vatandaşlarımızın halk oylamasına katılması için kırk gün olan süreyi de yirmi gün olarak değiştirmektedir. Bu teklife ve Komisyon Raporu’na karşı vermiş bulunduğumuz muhalefet şerhinde açıkladığımız üzere, demokrasi çoğunluğun egemen olduğu bir yönetim olmakla beraber, bu durum, azınlığın temel hak ve özgürlüklerini bertaraf etme gerekçesi olamaz, olmamalıdır” dedi. 
ÜLKE ASLA AZINLIĞA TERK EDİLEMEZ
Emek, açıklamasının devamında şunları söyledi: “Demokrasi belli bir çoğunluğun yönetimi olmakla beraber, azınlığın hakları çoğunluğun iyi niyetine bırakılamaz. Demokrasilerde esas olan, çoğunluk azınlık çatışmasının önlenmesidir. Demokrasinin üstün ve bariz olan yönü, tahammüllü tartışma zemini ve adalet duygusunu yaratmaktır. Bu ilkeler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında, anayasal bir kurum olan referandumun istisnai olarak uygulanması gerektiği inancındayız. Referandumun çerçevesi, hangi konu ve amaca hizmet edeceği net olarak ifade edilmelidir. Temel hak ve özgürlüklerin sadece devlete karşı korunması yetmez, çoğunluğa karşı da korunması gerekir zira çoğunluğun temel hak ve özgürlükleri tanımaması, yok etmesi kabul edilemez. Bu takdirde, demokrasinin varlığından söz edilemez. 
ANAYASAL KURUMLAR SALDIRI ALTINDA
Günümüz Türkiye’sinde toplumsal ayrışmanın ve çatışmanın her alanda zirveye ulaştığı bir yönetim süreci, anayasal kurumların kimilerine göre çatışma içine girdiği, biz Cumhuriyet Halk Partisi’ne göre ise anayasal kurumların saldırıya uğradığı bir dönemi yaşıyoruz. Türkiye’miz AKP iktidarında iyi yönetilmediği için toplumun bütün kesimlerinde siyasi, sosyal ve ekonomik sıkıntılar had safhaya ulaşmış, işsizlik, yoksulluk insanları canından bezdirmiş, insanımız geleceğe olan umudunu ve güvenini kaybetmiştir. AKP iktidarı “açılım” adı altında ülkeyi ve toplumu çatışmaya, umutsuzluğa ve karamsarlığa sürüklemiştir. 
AKP’nin sekiz yılı aşkın iktidar dönemini milletimizle beraber yaşadık. 2002’de “3Y” formülüyle iktidar olan AKP, bugün “3Y” ile bütünleşti. Ülkede yoksulluğun, yolsuzluğun ve yasakların artarak devam etmesinin nedeni hâline geldi. AKP sözcülerinin ağızlarından düşmeyen fakir fukara, garip gureba kaderlerine terk edildi. 
AKP ZENGİN YANDAŞ YARATMADA BİRİNCİ
AKP iktidarı, yarattığı kendi zenginleri ve yandaşlarıyla bir mutluluk tablosu sergiledi. Bir eli yağda, bir eli balda olan iktidar çevrelerinin mutlu yaşamlarındaki kesitler ile halkın günlük yaşamındaki çektiği sıkıntılar ve acı gerçekler gizlenemez boyuta geldi. Böyle bir ortamda, AKP iktidarı, halkın sıkıntılarını çözmek yerine toplumsal sözleşme olan Anayasa değişiklikleriyle yeni gerginlikler, çatışmalar yaratarak toplumdaki işsizliğin, aşsızlığın, çaresizliğin üstünü örtmek ve gündem değiştirmeye çalışmaktadır, ancak AKP çevreleri, gidilecek bir referandumda siyasi iktidarın perişan ettiği halkımızdan gerekli desteği bulamayacağını görecektir. Anayasalar uzlaşıyla ve toplumun bütün kesimlerinin katkılarıyla düzenlenen toplumsal, ana sözleşmelerdir. AKP iktidarı, uzlaşıdan uzak, kendine göre ortaya koyduğu gündemleri parlamentoya ve topluma dayatma anlayışını sürdüre gelmiştir, bu teklifin altında yatan da bu anlayıştır. 
YARGI ASLA BAĞIMLI HALE GETİRİLEMEZ
AKP, uzlaşmaz tutumunun yanında toplumda ve kurumlarda gerilime neden olmaktadır. AKP sözcüleri son günlerde yargıya saldırmakta, “Yargı yürütmeye müdahale etmemeli” ifadelerini dillerinden düşürmemektedirler. Oysa yargı, Anayasa’nın 125’inci maddesinde açıkça ifade edildiği üzere “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır” hükmü uyarınca görevini yapmaktadır. Yargının Anayasa’dan doğan idarenin işlemlerine karşı denetim hakkına karşı çıkan AKP sözcülerinin, yetkileri olmadığı hâlde, AKP iktidar sorumlularının yargı mensuplarına yön vermek ve yürütülmekte olan soruşturmalara müdahale etmelerine ne demeli? Devri iktidarınızda yargıyı yıprattığınız gibi, siyasallaştırma konusunda da gayretlerinizi sürdürdünüz. 
TEKEL İŞÇİLERİNİ AYLARCA SÜRÜNDÜRDÜNÜZ
Özelleştirme mağduru Tekel işçilerinin iki ayı aşkın bir zamandan beri Başkentin ortasında, kışın en soğuk günlerinde, çoluk çocuklarından ayrı, sağlıkları tehdit ve tehlike altında, hak arama uğraşlarını görmeyen, haklı taleplerini dikkate almayan AKP iktidarının anlayışına yargı “Dur” demiş, hak arayan Tekel işçilerine haklarını elde etme yolunda zaman ve umut vermiştir. Toplumda yoksulluk, yolsuzluk had safhaya ulaşmış, toplumun her alanında AKP iktidarının yanlış uygulamaları ayrışmaya ve çatışmaya zemin hazırlamış, bin bir emekle okutup yetiştirdiğimiz, ülkenin geleceği olan gençlerimiz işsiz ve çaresiz, geleceğe olan umutlarını yitirmişlerdir. Böyle bir ortamda, AKP iktidarı Anayasa değişikliklerinin halkoyuna sunulması hakkında kanunda değişiklik yapan teklifi parlamento gündemine getirmiştir. Bunun arkasında yatan dayatmacı bir anlayışla AKP, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun, Anayasa Mahkemesi’nin, Danıştay’ın yapısında ve üye seçiminde değişiklikleri sağlayacak Anayasa değişikliğini gündeme getirmeyi amaçlamaktadır. 
YANDAŞ MEDYADAN SONRA YANDAŞ YARGI
AKP iktidarı, devlet imkânlarıyla medya alanında yaptığı ve yarattığı yandaş medya anlayışını yargıda da mı yapmak istemektedir? İşte, bunu yapamazsınız. Ne kadar müdahale ederseniz ediniz, yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını ortadan kaldıramazsınız. Yargı herkes için güvencedir, Meclisin raflarında duran soruşturma dosyalarında yargılama hakkı bekleyenler için de bir güvencedir. Yıllardır Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak dokunulmazlığın kürsü dokunulmazlığıyla sınırlandırılmasını milletimize verilmiş bir söz olarak bu yüce parlamentoda hep dile getirdik, AKP olarak buna yanaşmadınız. Milletin meclisinin suçluların sığınak yeri olmaktan çıkartılması için Meclis’teki dokunulmazlık dosyalarının ele alınıp haklarında fezleke bulunan kişilere yargılama haklarının verilmesini talep ettik, çoğunluğunuza dayanarak bunları reddettiniz. 
TÜRKİYE KARANLIK BİR TÜNELDEN GEÇİYOR
Gün geldi sözcüleriniz “Yargıya güvenmiyoruz” dediler. Şimdi bütün bunlar için ve gelecekteki yargılama süreçlerinde güveneceğiniz yargıyı yaratmak, medyada olduğu gibi yandaş yargı oluşturmak için mi bu teklifin arkasından Anayasa değişiklik paketini gündeme getirmeyi planlıyorsunuz? 
2007 yılında AKP’nin sivil anayasa için oluşturduğu bilim kurulunda görev alan Profesör Sayın Serap Yazıcı bakın, ne diyor: “Türkiye çok karanlık bir tünelden geçiyor. Toplumdaki hoşgörüsüzlük, kutuplaşma iki yıl öncesine göre çok daha arttı. Bana göre bu ortamda bırakın yeni anayasayı kira kontratı bile yapılamaz, hatta böyle bir girişim yeni çatışmalar doğurmaya neden olur.” Teklifin arkasındaki hesapların ve Anayasa değişikliği hayallerinin ülkenin ve milletin hayrına değil, AKP’nin özel hesaplarına uygun düştüğü anlaşılmaktadır. 
MİLLET SİZE ASLA İZİN VERMEYECEKTİR
Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak ülkenin ve milletin gerçek gündemine uygun düşmeyen AKP dayatmalarına ne biz ne de milletimiz izin vermeyecektir. Biz, ülkenin önemli sorunlarını teşkil eden yolsuzluğa son vermeyi, yoksulluğu ve işsizliği de çözmek istiyoruz. Siyasal iktidarın ülkeyi ve milleti çatışmadan ve ayrışma ortamından bir an önce çıkarmasını öneriyoruz. AKP, milleti canından bezdiren ve artarak devam eden işsizliğe, yoksulluğa, aşsızlığa çare bulacağı yerde, her gün yeni sorunlar yaratarak insanımızı umutsuzluğa sevk ediyor. Milletimiz bunun cevabını yapılacak ilk seçimde sandıkta verecek, AKP geldiği gibi halkın oylarıyla iktidardan gidecektir.”

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.