banner391

My petler ve dilenciler


İsmail Haboğlu

İsmail Haboğlu

18 Temmuz 2014, 01:12

Salı günü, Adem Murat Yücel Başkanın, İskele Mevkiindeki bir lokantada, gazetecilere verdiği iftar yemeğine katıldım.

İftar sonrası, tek başıma, yürüyerek eve dönüyorum.

Da…

Yürüyemiyorum.

Yürümeye çalışıyorum.

… …

İskele Caddesi’nin genişliği malum.

Kaldırımlarının genişliği de malum.

Yolun sağ cephesine, neredeyse tampon tampona arabalar park ediyor.

Trafik, yolun sol cephesinden akıyor.

Aslında trafik de akmıyor da akmaya çalışıyor.

Bu güzergahı kullanmak durumunda olan araçlar, biçimsiz park eden araçlar yüzünden  yer yer kaldırımın üzerine çıkıp, inmek zorunda kalıyor..

Bir de ellerinde içki bardakları, korkuluklara yaslanıp, denizi izleyerek muhabbet eden turistler var, sol cenahta.

Bu durumda yayalara, 2 metrelik yürüme yolu, ya kalıyor ya kalmıyor.

O genişlikteki bir kaldırımda ve o kalabalıkta yürürken; bir anda sağınızdan, solunuzdan my pet denen garabetler akıyor.

O panikle, sağa kaçayım derken, arka sağınızdan gelen my pete; sola kaçayım derken, arka solunuzdan gelen bir diğer my pete çarpıyorsunuz. Daha doğrusu o size çarpıyor ya da çarpmasına ramak kalıyor.

Ondan sonra da öyle bir hale geliyorsunuz ki; gözünüz sürekli arkada olduğu için, bu kez de önden gelen yayalarla çarpışmaya başlıyorsunuz.

İtiraf ediyorum; 35 yıldır Alanya’da yaşıyorum, Alanya’nın bu hale geldiğinden bihabermişim meğer.

Demek yıllardır, böyle bir mevsimde, böyle bir saatte, İskele Caddesi’nde hiç yürümemişim.

 

*     *     *

İşte böyle bir ortamda, sağımdan solumdan my pet denen garabetler akarken sinirlerim boşaldı birden.

Bir tatsızlık çıkarmamak için, ilk gördüğüm dükkâna zor attım kendimi.

Tanış çıktı bereket, dükkân sahibi.

Beni bir tabureye oturtup, bir bardak su verdi; “bu ne hal Abi?” dedi, “elin ayağın titriyor…”

Sorma, dedim anlattım.

“Ne olmuş buralara, böyle?” dedim.

Güldü.

“Alışırsın Abi” dedi, “Biz alıştık, sen de alışırsın…. Bu caddede, bu kaldırımlarda tek başına yürümeyeceksin. Tek başına yürürsen de sağından solundan geçen petlerden(!) ürkmeyecek, panik yapmayacaksın, Hiç bi şey olamaz, geçer giderler, sağından ya da solundan…”

Sustu, vereceğim olası tepkiyi bekledi, gözlerimin içine bakarak.

… …

“İki ya da daha fazla kişiyle yürüyünce, ne oluyor ki?” dedim, gayri ihtiyari.

“O zaman, petçiler(!) yavaşlıyor, korna çalıyor, sizi uyarıyor, sizden yol istiyor…” dedi.

Gülüştük.

“Tecrübe” dedim.

“Evet Abi, tecrübe!” dedi.

*    *    *

Teşekkür edip, tekrar düştüm yola.

Atatürk Caddesi’ne çıkana kadar da arkamdan gelen my petlerin korna seslerinden paniklemeden, yürümeye devam ettim.

Gerçekten de zarar vermeden akıp gitti my petler sağımdan, solumdan…

Ama bu durum bile sakinleştirmedi beni.

Sövüp, saymaya devam ettim.

 

*    *    *

Eve gelene kadar ona yakın dilenci hatun yanaştı yanıma; “Abi, bir dakikanızı alabilir miyim?” ya da “Beyefendi, size bir şey söyleyebilir miyim?” diye.

“Söyleyemezsiniz!” dedim.

Onlara da sövdüm, saydım.

… …

Ne olmuş, ne hale gelmiş Alanya böyle?

Arabayla giderken, hiç böyle görünmüyor oysa…

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.