banner391
banner405

Sızdıranı yakında açıklarız

Başbakan Erdoğan, İmralı tutanakları olduğu iddia edilen notlarla ilgili, ''Kimler tarafından nasıl sızdırıldığını ortaya koyar, açıklarız'' dedi.

Sızdıranı yakında açıklarız

banner404
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Erdoğan, şehitlerin ruhunu incitecek, kemiklerini sızlatacak hiçbir adımı atmayacaklarını, hiçbir girişimin içinde yer almayacaklarını belirtti.

Şehitlerimizle aynı yoldayız

''CHP ve MHP, çözüm sürecini ısrarla, inatla, sorumsuzca 'bir boyun eğme, taviz, geri adım atma' gibi bir sürecin içindeler. MHP ve CHP'nin bu tavrı milli bir tavır değildir. sorumlu bir tavır değildir. Kanı ve gözyaşını durdurmaya yönelik bir tavır asla değildir'' diyen Erdoğan, şehit yakınları ve gazilerin kendilerine yönelttiği soruların, muhalefet kaynaklı, tamamen iftiradan ibaret propagandaya yönelik sorulardan olduğunu gördüğünü söyledi.

Şehit aileleri ve gazilerden hiç tedirgin olmamalarını isteyen Erdoğan, ''Şehitlerimiz hangi yoldaysa biz de o yoldayız'' dedi.

Terörün çözülmesini engellemek ihanet

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin kendisine yönelik eleştirisine yanıt veren Erdoğan, şunları kaydetti:
''Teröre karşı 30 yıl milli duruş sergileyemediniz. Bugün de milli bir duruş sergileyemiyorsunuz. Eğer ortada bir ihanet varsa, o ihanet gençlere, annelere olan ihanettir. Bu terörün çözülmesini engelleyerek, millete yapılan bir ihanettir. Şehitleri istismar edip, şehit yakınlarını istismar edip, bu ülkeye korkaklık, ürkeklik, bunun yanında fitne salmak milliyetçilik değildir ve olamaz.'' 

Bunun için olamadı

Başbakan Erdoğan, ''Kılıçdaroğlu, 'Yalan söyleyenden Başbakan olmaz' diyor. Doğru. Bunun için de Kemal Kılıçdaroğlu başbakan olamadı ve yalan söylemeye devam ettiği sürece de başbakan olamayacak'' dedi.

Böyle bir yayın milli bir tavır değil

İmralı tutanakları olduğu iddia edilen belgelerin basında yayınlanmasına değinen Erdoğan, şöyle konuştu:
''Hiç kimse bu gayri milli yayıncılığı eleştirmiyor, hiç kimse bu sabotajın üzerine gitmiyor. Köşelerinden o bildik yazarlar, bize basın özgürlüğü dersi vermeye kalkıyor. Sınırsız bir özgürlük olamaz. Kimse kimsenin özgürlük alanına tecavüz edemez, kendi özgürlük alanında oynarsın. Medya nasıl kendine göre bir özgürlük alanı ilan ediyorsa, hem de milli çıkarları çiğneyerek yayın yapacak kadar, özgürlüğü suistimal edecek kadar özgürse; biz de hissiyatımızı açıklamak konusunda ve sorumluluk üstlenen insanlar olarak, bir başbakan, bakanlar ve milletvekilleri olarak kadar, bizler de en az onlar kadar özgürüz. 

Ben şunu söylemekten de hiç ama hiç çekinmiyorum. Türkiye'nin aleyhine olacak, sürecin aleyhine olacak istismarcılara koz verecek böyle bir yayın yapmak asla ve asla milli bir tavır değildir. Basın özgürlüğü diyenler, gitsinler İngiltere'ye, ABD'ye baksınlar. Bu ülkede 30 yıl boyunca CHP ve MHP, terör karşısında nasıl bir milli duruş sergilemediyse, o malul medya da milli duruş sergilemedi.''

O ismi yakında açıklarız

''CHP, MHP, BDP ile değil, malum medya ile değil, bu yolda bu süreçte milletimizle birlikte yürüyoruz, farkımız bu'' deyen Erdoğan, şunları kaydetti:

Bu süreçte en son sözü milletimizle birlikte, milletimiz adına biz söyleriz. Biz son sözü söyleyinceye kadar, biz son noktayı koyuncaya kadar ortada dolaşan her belge, her bilgi, dedikodudan, söylentiden, ham hayalden öteye geçmez.
Şu anda dolaşan belgelerin, kimler tarafından nasıl sızdırıldığını, ne olduğunu, öyle zannediyorum ki kısa zaman içinde ortaya koyar, onu da açıklarız. Kimin ne söylediğine değil, bizim ne söylediğimize bakın. Kimin ne yaptığına değil, bizim ne yaptığımıza, ne yapacağıma bakın. Hiçbir yalana, hiçbir dedikoduya, söylentiye asla kulak asmayın. Sürecin hassasiyeti nedeniyle biz az konuşuyor, çok iş yapıyoruz.''

Halkın diliyle müzik yaptı

Erdoğan, vefat eden Müslüm Gürses'in, sadece bir ses sanatçısı olmadığını, sivil bir itirazın unutulmaz önderi olduğunu belirterek, ''Geçmişte tek tip müzik icrası için ağır baskılar uygulandı. Müslüm Gürses, Orhan Gencebay ve Ferdi Tayfur ve daha nicesi, bu baskıya, bu tek tipçiliğe, bu zihniyete karşı bir itiraz olarak ortaya çıktı. Halkın diliyle müzik yaptılar'' diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, kadına yönelik şiddeti, kadına kalkan eli her fırsatta lanetlediklerini, insanlık dışı bulduklarını, bunları önlemek için her türlü tedbiri alacaklarını vurguladı.
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.