banner391
banner405

'Opera ve cami de yapacağız'

Başbakan Erdoğan, Taksim'deki olaylara ilişkin, "AKM yıkılarak, yerine opera binası yapılacak. Evet, cami de yapacağız. Ben bunun iznini CHP Genel Başkanından alacak değilim" dedi

'Opera ve cami de yapacağız'

banner404

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen Rumeli Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Olağan Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, Taksim Gezi Parkı'ndaki olaylara ve protesto gösterilerine değindi.

Türkiye'nin her alanda büyük başarılar yaşadığı bir dönemde hiç arzu etmedikleri saldırılara, provokasyonlara şahit olduklarını belirten Erdoğan, "Geçmişte, hükümetleri tehdit etmek, hükümetleri hizaya getirmek, kaos ortamı oluşturarak, demokrasi dışı müdahalelere zemin hazırlamak için tertip edilen tuzakların benzerini, şu anda tekrar yaşıyoruz. Sandıkta başarı sağlayamayanların ve başarı sağlayamayacağını da bilen, son dönemde sık sık sokak sokak direniş çağrısı yapan bir anamuhalefet parrtisinin ve onun yanında diğerlerinin umutsuzluk içinde bu eylemleri kışkırttığını görüyoruz" dedi.

"Dert başka"

Başbakan Erdoğan, 'Taksim'de Gezi Parkı ortadan kalksın' iddiasında olmadıklarını vurgulayarak, 3. Selim tarafından 1780'de yaptırılan Topçu Kışlası'nı yeşili de muhafaza edecek şekilde yeniden inşa etmek, AKM'yi yıkmak suretiyle, arkasında ve yanındaki boşluğu katacak şekilde dev bir kültür ve opera binasını yapmak istediklerini dile getirdi.

Taksim Meydanı'nı yayalaştırdıklarını ifade eden  Erdoğan, "Tutturmuşlar AVM, AVM olacak. Uluslararası camiada alışılmış bir AVM'yi zaten siz buradaki alana yapamazsınız. Burada, kesinleşmiş olarak bir AVM projesi de yok. Belki biz buraya bir şehir müzesi yapacağız, burada farklı etkinlikleri ortaya koyabilecek bir mimari eser ortaya koyacağız. Kesinleşen, elimizde belirlenen bir belge var mı? Yok. Sadece bir kez söylenmiş, ifade edilmiş olaylar üzerine...Karşımızda bir muhatap da yok... Alıyorlar, birilerini geliyorlar, onlarla beraber orada gösteri yapıyorlar.  Dert başka" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin son 10 yıldaki ekonomik ilerlemesine ilişkin bilgi verirken, "Böyle bir ekonomik kalkınma sürecini yakalamış Türkiye'nin bu gidişini engellemek, bu gidişe 'Dur' demek isteyen malum muhfiller, bunu hazmedemeyen mahfiller, işte bu tür çılgınlıklar içine giriyorlar. Kendilerine göre, yakıyorlar, yıkıyorlar, cam, çerçeve... Buraların taşlarını sökerek esnafın camlarını kırıyorlar. Bu mu demokrasi? Soruyorum... 'Tayyip Erdoğan diktatördür'. Bu millete hizmetkar olan bir insana diktatör yakıştırmasını yapıyorlarsa, diyecek bir şey yok. Benim, 81 vilayatte 76 milyon vatandaşıma hizmet etmekten başka bir derdim olmamıştır" dedi.

"Her türlü kamuoyu araştırmasını yapıyoruz"


CHP'nin İstanbul Belediye Başkanlığı döneminde çöp yığınlarının kaldırılamadığını, İstanbul'un su sıkıntısı çektiğini, hava kirliliği olduğunu, Haliç'in pislikten geçilmediğini kaydeden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Her türlü kamuoyu araştırmasını yapıyoruz ve adımlarımızı ona göre atıyoruz. Taksim'le ilgili de 2011 seçimleri öncesinde tüm kamuoyu araştırmalarımızı yaptık, adımlarımızı ona göre attık ve atıyoruz. Taksim Kışlası'nı CHP zihniyeti yıktı, onun yerine Taksim Stadı olarak kullandı. Şu anda İnönü Stadyumu olarak kullanılan yerde, eskiden Dolmabahçe Sarayı'nın ahırları vardı. Onu yıkıp stad yaptılar. Bakın bunların hepsi o dönemde olmuş. Bunlara sesi çıkmayanların, orada şu anda sökülen 12 tane ağaca bu şekilde tepkilerini çevrecilik adına değil, ideolojik bazlı olarak ifade etmek istiyorum."

"Çevreciler o zaman neredeydi?"


Erdoğan , Kağıthane'deki Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Yeni Hizmet Binası'nın açılış töreninde de şunları kaydetti:

"İşte günlerdir Taksim Meydanı'nda 12 ağacın güya koruyuculuğunu yaptığını iddia edenlerin yaklaşım tarzındaki sakatlık neyse bu konudaki tarz da aynı anlamdadır. Biz ki şu ana kadar 3 milyara yakın fidan ve çeşitli yaş gruplarında Türkiye'ye ağaç dikmiş bir iktidarız. Bakın 3 milyon değil 3 milyar diyorum ve 160 civarında milli park inşa eden bir iktidarız. Öyle 5-10 dönüm değil hektarlarca. Şu İstanbul'a belediye başkanlığı yaptığım dönemde gerek TEM'de gerek orta refüjden, yan şeritlere varıncaya kadar oralarda 10 yaş grubu üzerindeki çınar ağaçları. Bunların hepsi yerel iktidarımızın o dönemdeki diktiği ağaçlardır. Şimdi bakın akasyalar, çınarlar ne hale geldi. Bunları yapan bir iktidar çevre, ağaç düşmanı olabilir mi? Belediye başkanlığımda Kilyos'ta 10 binlerce yetişmiş ağacı kesen, katledenlere karşı savaş verdim. Nerdeydi çevreciler? Nerdeydi o zaman bu ana muhalefet partisinin yetkilileri, temsilcileri. Hapse girdiğimde dönemin cumhurbaşkanı ile açılış yapıyorlar ve açılışta 'Buraya karşı çıkanlar şimdi nerede?' diye soruyorlar. Cumhurbaşkanının konuşması öyleydi. Çıktık biz yasal mücadelemizi verdik ve yargıda kazandık. Bu vakaları, gerçekleri bir kenara koyamayız."

"Topçu Kışlasını yapacağız"


Taksim'de tarihi Topçu Kışlası'nı yapacaklarını bildiren Erdoğan, "Çok açık ve net söylüyorum: Biz bir kaç tane çapulcunun o meydana gelip, insanımızı, halkımızı yanlış bilgilendirmek suretiyle tahrik etmesine, pabuç bırakmayız. Bu millet bize reyini verirken, 'Tarihime, tabiatıma sahip çık' diye verdi" diye konuştu.

"Cami de yapacağız"


Başbakan Erdoğan, 3. Boğaz Köprüsü'nün temelini attıklarını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Bugün yine oraya 300-500 kişi gitmiş. Ne oldu? Şimdi 300-500 kişi oraya gitti diye köprü inşaatını mı durduralım? Ana muhalefet bu işe karşı çıktı diye... Bunlar birinci, ikinci köprüye, denizin altından yaptığımız tüp geçitlere, tünellere de karşı çıktılar. Bunların cibiliyetinde bir taş taş üstüne koymak yok böyle bir şey. 'Efendim Erdoğan diktatör'. Vallahi ben bu milettin efendisi değilim, diktatörlük benim kanımda yok, cibiliyetimde yok. Ben bu milletin hizmetkarıyım. Eğer diktatör arayan varsa, kendi geçmişlerine baksınlar. Eğer diktatör arayan varsa, işte Taksim Meydanı'nda, Ankara'da, şurada, burada. Milletin, esnafın camını, çerçevesini indirenler ne hakla indiriyor. Soruyorum. Bunun hukukla, demokrasiyle, hak mücadelesiyle bir alakası var mı? Kim ödeyecek şimdi onların paralarını? Onlar mı ödeyecekler. Tüyü bitmemiş yetimin hakkı var burada. Gene kalkacağız oranın camını çerçevesini bu hükümet ödeyecek, bu devlet ödeyecek. Bu terör estirenlere destek çıkan CHP zihniyetidir. Çünkü bunların meşrebinde, mizacında bu var."

"Cami de istiyoruz..."

AKM'nin yıkılarak, yerine opera binası yapılacağını söyleyen Erdoğan'a, bir katılımcı "Cami de istiyoruz" diye seslendi. Erdoğan, bunun üzerine, "Evet, cami de yapacağız. Ben bunun iznini şimdi gidip de CHP'nin genel başkanından alacak değilim ve bu birkaç tane çapulcudan da alacak değilim" dedi.

Başbakan Erdoğan, "Birileri çıkıyor 'Sayın Başbakanım bunlar çok tahrik edici oluyor diyor. Kardeşlerim, ben hizmetkarım. Benim tahrik etmek gibi bir derdim asla olamaz. iki kere iki, dört, eder. Yazın da kışın da gece de sabah da 4. Bunun adı hakikattır, gerçektir. Hakikatleri, gerçekleri ters yüz etmeye kimsenin gücü yetmez. Biz, o hakikatlerin kurbanıyız. Onlar adına konuşuyoruz ve bu, neyi gerektiyorsa onu yapacağız. Bazı şeyler vardır ki o olmazsa olmaz, o birilerine illa da sorulmaz. Bu nedir? Tarihtir, kültürdür. Biz, burada Osmanlı arşivlerini niye yapıyoruz? Modern teknolojiyi buraya taşıdık" diye konuştu.

''Gezi Parkı'ndaki olayların sökülen ağaçlarla alası yok''

Başbakan Erdoğan, HaberTürk TV, Bloomberg TV ve Show TV ortak yayınında Fatih Altaylı'nın sorularını yanıtladı.

"Taksim'deki olayları nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusu üzerine Erdoğan, Gezi Parkı'nı, Türkiye'de bilmeyen çok sayıda insan bulunduğunu, ancak bu durumun kullanılarak bazı şehirlerde olaylar çıktığını dile getirerek, "Bunların hiçbirinin demokrasiyle filan alakası yok. Gezi Parkı'ndaki sökülen sökülen ağaçlarla alası yok ki orada da, kesilen ağaç değil sökülen ağaçlar var. İki tane de kesilen ağaç var" dedi.

 ''Olay farklı yerlere bir şekilde çekiliyor''

Koç Üniversitesi'nin bulunduğu yerin, daha önce 10 yaş grubu üzeri orman olduğunu, bu konuda mücadele yürüttüğünü dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

''Şu anda elimde bir metin var. Bu metin, bu üniversitenin rektörü tarafından gönderilmiş bir metin. 'Değerli öğrenciler, şehirdeki olağanüstü durum itibarıyla bu haftasonu verilecek sınavlara katılamayacak bütün öğrenciler, sağlık raporu getirmeksizin, önümüzdeki günlerde açıklanacak başka bir tarihte telafi sınavı alabileceklerdir. Selam ve sevgilerle'. İsim ve rektör. Şimdi, Zekeriyaköy nere, Taksim nere? Bu okulun öğrencilerinin ciddi bir kısmı yatılı. Şimdi bu yazıdan ben, farklı şey anlıyorum. Bu nedir? 'Siz, bu eylemlere katılabilirsiniz'. Bu demektir. Çünkü aynı şeyi ODTÜ'de, Ankara'da yaşananlarda gördük. Aynı şeyi maalesef Hacettepe Üniversitesi öğrencilerinde gördük. Burada, üniversite yönetimlerinin de öğrencilerine hakim olamayışları noktasında ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Olay farklı yerlere bir şekilde çekiliyor. Olması gereken, eğer bir demokrasi mücadelesiyse demokrasi mücadelesi sandıkta verilir. Demokrasi mücadelesi meydanları yakıp yıkarak, kırıp dökerek verilmez."

 

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.