banner391
banner405

Bilgisayarlar 'gerçek aşkı' tespit ediyor

ODTÜ'lü araştırmacılar, beyin verilerini kullanarak, bir kişiye karşı hissedilen duyguları sınıflandırabilen bir bilgisayar programı geliştirdi

Bilgisayarlar 'gerçek aşkı' tespit ediyor

banner404
ODTÜ'lü araştırmacılar, beyin verilerini  kullanarak, duyguları sınıflandırabilen bir bilgisayar programı geliştirdi. 
 Yöntem, MR'la beyin sinyalleri görüntülenen kişinin mutlu, yılgın,  sinirli ya da huzurlu olup olmadığını da kestirebiliyor. Sistem, aşkın ya da  diğer duyguların yoğunluğunu da derecelendiriyor. 
 Proje yürütücüsü ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr.  Fatoş T. Yarman Vural, 12 kişilik araştırma grubuyla birlikte yürüttükleri ve  TÜBİTAK, Google şirketi ve ODTÜ BAP tarafından desteklenen ''Beyin Verileri  Kullanarak Zihinden Geçenleri Kestiren Bilgisayar Programı'' projesi kapsamında  elde ettikleri duygu durumlarına ilişkin deney sonuçlarını AA muhabirine anlattı. 
 Projelerinin bir bakıma "akıl okuma" olarak da adlandırılabileceğini  ifade eden Vural, bunun için MR makinesinde birtakım deneyler yaptıklarını, beyin  sinyallerini kaydettiklerini ve bu verileri bilgisayar ortamında modellediklerini  belirtti. 
 İnsan beyninden manyetik rezonans görüntüleme (MR) ile kaydedilen  sinyalleri kullanarak beynin düşündüğü nesneleri tahmin eden özgün bir bilgisayar  programı geliştirdiklerini dile getiren Vural, yöntemde öncelikle kişinin beyin  sinyallerinin kaydedilerek bir bilgisayara yüklendiğini bildirdi. Vural,  bilgisayarın kişinin beyninin kaba bir düşünce modelini çıkardığını, daha sonra  yeni sinyaller ölçüldüğünde bilgisayarın kişinin ne düşündüğünü kestirmeye  çalıştığını ifade etti. 
 
İki yıl önce ilk verileri toplamaya başladıkları bilgisayar  yazılımlarının 10 grupta topladıkları nesneleri doğru tahmin edebildiğini ifade  eden Vural, özellikle akıldan geçen renklerin, nesnelerin, hayvanların, araç ve  gereçlerinin büyük oranda doğru tahmin edildiğini söyledi. 
 "Seviyor mu nefret mi ediyor" teste tutuyor 
Bilgisayar yazılımının soyut duygu durumlarından kişinin mutlu,  yılgın, sinirli olup olmadığını, tiksinti, nefret, huzur, mutluluk gibi ruh  hallerini yaşayıp yaşamadığını belirleyebildiğini ifade eden Vural, "Bu testleri  MR'da yapıyoruz. Örneğin; kişide stres yaratacak korku filmi ya da yangın gibi  resimler gösteriyoruz. Başka bir deneyde ise sevgi, aşk ve beğenme gibi güzel  duyguları yaratacak görüntüler gösteriyoruz. Beynimizin bu duygularla ilgili  bölgeleri aktive oluyor, diğer kısımları daha suskun kalıyor. Her iki durumda da  beynin sinyallerini  ayırabiliyoruz" dedi. 
 Vural, deney düzeneğinin bir kişinin gerçekten sevilip sevilmediğini,  o kişiye gerçekten aşık olunup olunmadığının test etmek için de kullanılıp  kullanılamayacağının sorulması üzerine, şöyle konuştu:  "Bizler tabii bilimsel deneyler yapıyoruz. Buradan bir sonuca varmaya  çalışıyoruz. Ama evet, bir kişinin aşkının gerçek olup olmadığını bir takım  deneylerle  test edebiliriz Ona bir takım resimler göstererek beyninin sevgiyle  ilgili davranış biçimini buluruz. Ondan sonra bu sevgisinin derecesini bile  ölçebiliriz. Aşk dediğimiz duygu, beynimizin bazı bölgelerindeki   elektro-kimyasal bir aktiviteye karşılık geliyor. Bu aktiviteleri bir dereceye  kadar ölçebilen cihazlar var. Biz bu cihazlardan elde edilen sinyallerin  matematiksel modellerini çıkarabiliyor ve bilgisayara tanıtabiliyoruz." 
 Beyin nefreti baskılamaya çalışıyor 
Prof. Dr. Vural, sevgi ve nefret duygularının birbirine oldukça  benzediğini, ancak, aralarında  temel bir fark olduğunu belirterek, "Sevgi ve nefret duyguları sırasında beynimizin hemen hemen aynı bölgeleri aktive oluyor.  Ancak, nefret duygusunda, ürettiğimiz sinyale ek olarak, beynimizin  mantıksal  bazı bölümleri de aktive olarak nefret sinyallerini kontrol etmeye çalışıyor"  dedi. 
 Bunun bir bakıma beynin doğal duruma dönme çabası olduğunun altını  çizen Vural, aşk ve sevgi gibi duygu durumlarında ise tam tersine beynin diğer  bölümlerinin sakin kalarak adeta bu duyguyu desteklediğini  de kaydetti. Vural,  deneylerde tahmin oranlarının yüzde 70-90 arasında olduğunu bildirdi. 
 Çalışma sonuçlarını çeşitli bilimsel dergilerde yayımlayarak bilim  dünyasına duyurduklarını aktaran Vural, bu sonuçlardan tüm bilim dallarının  yararlanabileceğini söyledi. 
 Dünya literatürüne göre, akıl okuma oranlarında en yüksek tahmin  seviyelerine çıktıklarını ifade eden Vural, "Bütün bilişsel durumları modelleyebilen nöronlar arasındaki bağlantıları kurabilen matematiksel modeller  kurmak istiyoruz. Şimdilik belli bir  yol katettik. Ancak, hala yolun çok  başındayız, ama yolun sonunda, akıl okuyabilen matematiksel modele doğru  ilerliyoruz. Akıl okumak derken, gördüğünüz duyduğunuz dış dünyanızla ilgili  duygularınız da olabilir. Ama bunları da çözümleyebileceğimizi düşünüyoruz" diye konuştu. 

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.