Geçen haftaki yazımda bayanların neden spor ve egzersiz yapmaları gerektiği üzerine yazmıştım. Ancak bazı bayan okuyucularımız bel fıtığı, boyun fıtığı gibi rahatsızlıkları olduğunu ve her türlü sporun ve egzersizin yine de kendilerine...

Geçen haftaki yazımda bayanların neden spor ve egzersiz yapmaları gerektiği üzerine yazmıştım. Ancak bazı bayan okuyucularımız bel fıtığı, boyun fıtığı gibi rahatsızlıkları olduğunu ve her türlü sporun ve egzersizin yine de kendilerine uygun olup olmadığını sordular. Evet, bu konu önemli ve dikkat edilmesi gereken bir konudur. Çünkü spor, sağlıklı insanlar içindir. Sağlıklı insanlar istedikleri gibi tenis, pilates, voleybol gibi sporları yapabilirler. Ancak bel fıtığı, boyun fıtığı, omuz yırtığı gibi rahatsızlıkları olan kişiler spor ve egzersiz yaparken bilinçli olmalı, spesifik ve mevcut rahatsızlığını tetikleyip zorlamayacak bir program izlemelidir. Örneğin, pilates güzel bir spordur ve omurgaya faydaları çoktur. Ancak bel fıtığı olan bir kişiyi grup egzersizlerinin içine yerleştirip sağlıklı kişilerle aynı hareketleri yaptırırsanız; bu egzersiz size fayda değil, zarar verecektir. Skolyozu olan bir kişiye tenis oynatırsanız; omurgasındaki eğriliği arttırırsınız. Peki, bu tür kas iskelet sistemi hastalığı olan kişiler spor ve egzersiz yapmayacak mı? Tabii ki eksik kalmayacaklar ama tedavi edici, hastalığına özel, uzmanlar tarafından tavsiye edilmiş egzersiz ve sporu yapacaklar.
Sağlıklı kişilerin de spor yaparken dikkat etmesi gereken birkaç durum vardır. Bunlar spor yaralanmalarıdır. Yapılan her türlü spor aktivitesi sırasında oluşan, vücudun tamamının veya bir bölgesinin normalden fazla bir kuvvetle karşılaşması sonucunda, dokuların dayanıklılık sınırını aşmasıyla meydana gelen yaralanmalara spor yaralanmaları denir. Spor yaralanması dediğimiz zaman genelde aklımıza sporu profesyonelce yapanların yaralanması gelmektedir. Oysa spor, profesyonellerin dışında daha büyük kitlelerce eğlence, sağlık ve vücudu zinde tutmak amacıyla yapılmaktadır. Bu noktadan hareketle spor yaralanmalarını sporu eğlence amaçlı olarak yapanlara yönelik yazmak istiyorum. Çünkü yarışma amaçlı yapılan sporlardaki yaralanmalarda genelde profesyonel bir ekip olduğundan yaralanan sporculara genelde uygun şekilde ilk yardım yapılıp sonraki tedavilerini tamamlamaktadırlar. Ancak amatörce yapılan sporlarda meydana gelen yaralanmalar kaderci bir yaklaşımla ihmal ediliyor.
Spor yaralanmaları, direkt travma (vurma, çarpma) şeklinde veya zaman içinde aşırı kullanma (sürekli zorlanma) şeklinde görülür. Bu yaralanmaların yüzde 65 - 75'i önemsiz ve sorun oluşturmayan, yüzde 35 - 25’i ise kısa veya uzun süreli tedavi gerektiren yaralanmalardır. Yapılan spor tipine bağlı olarak değişmekle beraber spor yaralanmalarının görülme sıklığı, yüzde 5 - 15’tir (ortalama yüzde 8). Yapılan bir araştırmada; spor yapan her 40 kişiden birisinde ciddi spor yaralanması, 4 bin kişiden birisinde spor sakatlığı ve tüm önlemlerin alınmasına karşın 40 bin kişiden bir kişide ise ölüm görülmektedir.
En önemli sporcu kaynaklı yaralanma nedeni; kuvvet, hız, dayanıklılık, beceri, esneklik, sağlamlık, motivasyondan oluşan sporcunun ‘Fiziksel uygunluğu’ dur. Ayrıca yaş, hızlı büyüme dönemi ve çocukluk yaş grubu ile ileri yaşlarda yaralanma oranı artmaktadır. Yapısal bozukluklar; düztabanlık, bacak eşitsizliği, eklem sertliği veya gevşekliği gibi sebepler yaralanmaya zemin hazırlayabilir. Kas - tendon dengesizliği, kaslar arasındaki uzunluk ve kuvvet açısından dengesizlik olması ile temel tekniklerde bozukluklar tenisçi dirseği, golfçü dirseği ve futbolcu kasığı hastalığı gibi yapılan spor tipine özgü sakatlıklar oluştururlar. Aşırı fizyolojik ve zihinsel yorgunluk, sigara, alkol, uyuşturucu maddeler ve doping gibi kötü alışkanlıklar ile konsantrasyon yetersizliği, riske atılma, aşırı hırs ve bireysel davranışlardan oluşan ‘Psikolojik faktörler’ de spor yaralanmalarının önemli nedenlerindendir.
Tanı ve tedavinin, konunun eğitimini almış kişiler dışındaki sağlık eğitimi olmayan kimseler tarafından yapılmasının engellenmesi gereklidir. Özellikle sorunların sakatlığın olmasını engelleyecek şekilde yani koruyucu olmasını sağlamak, tedavi etmekten hem daha önemli hem de daha sağlıklı ve de ekonomiktir.
Neler Yapılabilir?
Spor aktivitesine belirli ısınma, gerilme ve güçlendirme egzersizlerinden sonra başlanmalıdır. Özellikle kuvvet antrenmanlarına belirli program kapsamında aşamalı olarak geçilmelidir. Esas olarak spora bilinçli, kontrollü ve bilimsel ölçülerde başlanmalıdır. Sakatlanmayı önlemek için adalelerinizi gerip gevşetme işine en az 5 - 10 dakika ayırın. Bu şekilde bir ısınmanın sağlayacağı artan kan akımı, adalelerinizin gerilimini azaltacak, hareket kapasitelerini artıracak ve hatta sizin performans seviyenizi yükseltebilecektir. Aynı zamanda, adale çekilmeleri burkulmalar ve diğer yaralanma ihtimallerini de büyük ölçüde azaltmış olacaksınız. Sağlıklı günler.