banner391

Kardeş kıskançlığını önlemek için ailelere öneriler


Merve Kaya

Merve Kaya

11 Kasım 2014, 23:05

DOĞAL bir duygu olarak kabul edilen kıskaçlık, kimi zaman insanı kemiren bir tutku haline dönüşebilir. İşte, tam da o vakit sevgiyi gözeten bir duygu olmaktan çıkan kıskançlık, sevgiyi yok eder. Çocuklar için en değerli varlık anne ve babaları olduğuna göre onları başkalarıyla paylaşmak pek de kolay ve dayanılabilir bir duygu değildir. Anne sevgisini yitirme korkusu, yeni bir kardeş geleceğini öğrendiği an da çocuğun içini sızlatmaya başlar. Aileye yeni bir ferdin katılacak olması özellikle kardeşi olacak olan için zorlayıcı bir yaşam olayıdır. Gebeliğin ve yeni doğan çocuğun annede oluşturduğu bedensel ve psikolojik güçlükler, çalışan annenin zamanının önemli bir kısmını çocuk bakımına ayırması gibi nedenler aslında sırf aileye yeni dahil olacak bebek yüzündendir. Henüz anneye olan ihtiyacın sürdüğü 3 yaşından küçük çocuklarda anne ilgisinin azalması sonucu yeni kardeşe tepki büyük olacaktır. İkinci ya da üçüncü kardeşi kabullenme daha kolay olmaktadır.(Şenol,2007)
EBEVEYNLERE ÖNERİLER
- İlk olarak ikinci çocuğa karar verdiğinizde aile düzeninize göre bir planlama yapmalı ve doğum sonrası hayatınızın nasıl olacağını düşünmelisiniz.
- Kardeş sahibi olacak çocuğa kardeşi doğmadan önce ona aileye yeni bir üyenin geleceği anlayabileceği bir şekilde anlatılmalıdır. Çocuk, psikolojik olarak duruma hazırlıklı hale getirilmelidir. Son ana kadar beklemeyiniz.
- Çocuğa kullanacağınız sözler onun zihninde somutlaşabileceği türden olmalıdır. Örneğin; "kardeşini ve seni aynı ölçüde seveceğiz. Sana olan sevgimizde herhangi bir azalma olmayacak." gibi.
- Anne ve baba kendi aralarında işbirliği yapmalıdır. Anne yeni bebekle ilgilenirken baba da diğer çocukla ilgilenerek çocuğun zihninden "Ailem benden uzak duruyor" düşüncesini yok etmelidir.
- Kardeş kıskançlığı yaşayan çocukla mümkün olduğunca nitelikli zaman geçirilmelidir. Çocuk statü kaybına uğratılmamalıdır ki özgüvenini yitirmesin.
- "Kardeşin doğdu, pabucun dama atıldı" gibi sözlerden uzak durulmalıdır. Misafirlerinizi ve yakınlarınızı lütfen bu gibi söylemler konusunda önceden uyarınız.
- Yeni doğan bebek sonrasında aileler ya da diğer yakınlar tarafından söylenen "Ne kadar da mızmız, sürekli ağlıyor. Biz seni daha çok seviyoruz." şeklindeki sözler çocuk tarafından inandırıcı bulunmadığı gibi bilakis onu kandırdığınız düşüncesiyle sizden uzaklaşmasına sebep olacaktır.
- Kardeşler arası kıyaslamalardan kaçınılmalıdır. Kardeşi olan çocuğa, "Bir zamanlar sen de küçük bir çocuktun. Aynı bakım ve özveriyi senin içinde sarf ediyorduk." gibi sözlerle kendini iyi hissettirebileceğiniz gibi birlikte bebeklik fotoğraflarına bakabilir hatta varsa onun küçüklüğünde çektiginiz videoları izleterek durumun tahribatını bir nebze de olsa önleyebilirsiniz.
- Sevgili aileler, dikkatinizi ilk olarak sorun çıkartan çocuğa yöneltmekten ve "kim başlattı bu kavgayı" şeklinde sorularla çocukları irdelemekten mümkün olduğunca uzak tutunuz. İyi bir gözlemci olup sorunu nedenler üzerinden çözmeye çalışınız.
- Aile içi sosyal faaliyetlere önem vermenizde yarar var. Örneğin; evdesiniz ve bir film izleyeceksiniz diyelim, film izlenirken mutlaka ailenin tüm fertleri o oda da olmalıdır. -yeni doğan bebek bile-
"Birliktelik kavramı" aile fertlerine kendilerini rahat ve iyi hissetmelerini sağlayacağı gibi çocuklar arasındaki kaynaşmayı arttırarak kıskançlığı ortadan kaldırma konusunda arabuluculuk görevi üstlenecektir.
ÖZETLE
Sevgili anne ve babalar, öncelikle şunu unutmayınız çocuklarınızı kıskançlık duygusundan ötürü suçlamanız, yargılamanız ve hatta cezalandırmanız son derece yanlıştır. Dahası kıyaslayıcı cümleleriniz ve "Kocaman kız/erkek oldun. Hiç sana yakışıyor mu." şeklinde ki ifadeleriniz çocuğunuzu sizden uzaklaştırmaktan başka hiçbir işe yaramaz. Oldu ki her ne yaptıysanız bir türlü çocuğunuzun kıskançlık duygusuyla baş edemediğinizi fark ettiniz, bu durum sizi yordu ve fazlasıyla üzdü; o vakit derhal alanında uzman bir psikologtan randevu almanızda fayda var. Unutmayınız ki çocukluk yıllarında yaşanan sıkıntılı süreçler, ilerleyen yıllarda ciddi kişilik bozukluklarına sebebiyet verebilir. Sağlıklı günler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.