ALANYA Kale’sine teleferik hizmeti verilmeye başladıktan sonra Kale’ye ulaşımın nasıl olması gerektiği tartışılıyordu. Derken üstüne, şehri baştan başa geçen ana caddenin bir yönlü trafiğe kapatılması gündeme getirildi.

“Getirildi” diyorum, çünkü yazılanlardan anlaşıldığı kadarı ile, bu projeler bir yerlerde pişirilmiş ve karar alınmak üzereyken gazeteciye “fıslanarak!”, ne olur ne olmaz diye halk haberdar ediliyor.   

Alanya’daki her “büyük!” projede olduğu gibi burada da yanlış yapılıyor. Adına hizmet yapıldığı söylenen “halk”, her zamanki gibi yine işin içinde yok. Bir kere, gazeteci geç ve yanlış soruyor. “Kale’ye araç çıksın mı?” yerine, “O teleferik gerekli miydi?” diye, ta başlangıçta sorması gerekirdi.

Yine aynı şekilde, güney tarafı yaya trafiğine açılacağı söylenen Atatürk ve Ahmet Tokuş Caddeleri hakkındaki karar, Antalya’da(!) yapılacak toplantıda verilecekmiş. Antalya’daki zevat benim adıma nasıl karar verebilir? 60 yıldır cadde üstünde ikamet eden birisi olarak kimse kapımı çalıp, fikrimi almadı. Aynı, Kale’ye çıkış için Hisariçi mahallesinde oturanların düşüncesini sormadıkları gibi…

Ülkemizde “Yerel Gündem 21” denen, BM Kalkınma Programı ile ortaklaşa uygulanan, “kentlerde yerleşik yerel yönetimlerle, sivil toplumu, kent gündemini belirlemek amacı etrafında birleştirerek, hem katılımcı demokrasiyi hem de, çevre ve yaşam kalitesini geliştirmeyi” amaçlayan bir uygulama var. "Bugünün gereksinimlerini, gelecek nesillerin gereksinimlerini karşılama yeteneğinden ödün vermeden karşılayan kalkınma" şeklinde yorumlanan ve "yönetişim” (governance) denen bu modeli, ne ilginçtir ki Türkiye’de en iyi bilen insanlardan birisi Mevlüt Çavuşoğlu’dur. Hiç olmazsa ona sorsalardı…

Dönelim yine teleferiğe… Son yıllarda girişimci ruh, arkalarına yabancı sermayeyi de alarak, tarih ve kent dokusunu, doğal yaşamı hiçe sayarak projeler sunuyor. Halkına hizmet etme derdinde olan yerel yönetimler de “derenin taşı ile derenin kuşunu vurarak”, önerileri memnuniyetle kabul ediyor.

Kimse irdelemiyor, yüklenici firmanın, “Çevreye zarar vermemek için helikopter kullandık” komedisinin gerçekliğini! Alçaktan uçan bir helikopterin, yine aynı mesafeden uçan, sesten yavaş giden (subsonic) bir uçağa göre 40-50 kat daha tarihi dokuya zarar verebileceğini okuyoruz.  Ağaçlar da kesilmemişmiş; külahıma anlat!

Girin whc.unesco.org sitesine, bakın bakalım sit alanları için “14 asal tehdit” listesinde ne var? Teleferiğin yarattığı sürekli titreşimin nasıl bir felakete yol açabileceği dünyadaki örnekleriyle detaylıca anlatılmış. Bu arada, aynı türden tartışmalar (oralarda insanlar tartışıyor bari!) Peru’da Machu Picchu; Sri Lanka’da Sigirya’da; İsrail Kudüs’te sürmüş.

900 metre gibi kısa bir alanda vagon katarının yaratacağı görüntü kirliliğinin ötesinde, araç park yeri ve bölgedeki araç trafiğinin nasıl çözüleceği de merak konusu.

Ne ilginçtir ki, yerel basın “mega” olmayan hiçbir projeyi  hizmetten saymıyor; yönetimlerden olan beklentileri hep bu yöne taşıyor. Oysa, bir Alanya yaşayanı olarak bizim çok daha küçük(!) taleplerimiz var. Örneğin, evime gelen suyu içebilmek istiyorum. Doğal gaz ile ısınmayı, en çok hava kirliliği açısından talep ediyorum. Fiber optik iletişim ağına ihtiyacım var. Gürültüsüz, kurallara uyulan ve denetlenen bir şehirde yaşamak; temiz denize girmek; yakınmalarımı dillendirdiğimde yanıt alabileceğim yönetimler istiyorum.

Bu şehrin tapusunda imzası olan on binlerden birisi olarak bu kadarına hakkım yok mu?  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Can Erdoğan 2 hafta önce

Düşüncelerime tercüman olmuşsunuz, teşekkürler..

Avatar
Hürriyet 1 hafta önce

Gerçekten, kaleye ulaşımın bu kadar güzel, kolay bir şekli varken, koca demir yığını bir teleferiğe ne gerek vardı, ses ve görüntü kirliliği bence, iptal edilsin, havada demir kitlesi görmek istemiyoru , halkın fikri neden alınmadı, referandum olabilirdi, Alanya hepimizin.Bu ulaşım şeklini Alanya 'nın kış turizmi için dağlarda yapabilirdiniz...Alanya'ya Venezia gibi kanallar yapabilirdiniz, boynuna bir gerdanlık şeklinde kanal ve köprüler yapsbilirdiniz, deniz ulaşımı niye yok.deniz dolmuşları hiç olmazsa yaz aylarında bir alternatif olsbilir, daha neler neler, halk olarak Alanya'ya yapılabilecek olanlar halka da sorulsun,özetle, gazete haberi çok güzel vermiş, daha ne olsun..saygılar

Avatar
serdal şahiner 2 hafta önce

çok dogru tesbitler,yazarı kutlarım.

banner452

banner418

banner457

banner449

English Russian

banner453

banner381

banner344

banner386

banner349