banner391

Hayat bir karneden çok daha fazlası!


Merve Kaya

Merve Kaya

13 Haziran 2014, 00:00

İlköğretim ve lise öğrencileri, 1 yıl boyunca yaptıkları çalışmaların meyvesini bugün itibariyle alıyor. Her yerde heyecan, her evde tatlı telaşlar… Gerçek olan bir şey varsa artısıyla eksisiyle bir eğitim öğretim yılının daha geride kaldığı. Karnelere kavuşuldu, kavuşulmasına da peki ya sonuçlar, sonuçlar nasıl? Bugün, kimileri koca bir yıl çalışmış olmanın meyvesini toplarken, kimileri de çalışmış olmasına rağmen başaramamış olmanın hüznünü yaşayacak. Kimi çeşitli yöntemlerle karnesindeki notları değiştirmenin peşine düşecek, kimi yalan söyleyecek, kimi ödüller isteyecek, kimi eve gitmekten-ailesine karnesini göstermekten kaçınacak, hatta kimileri intihara bile kalkışacak... 
ONLAR SİZİN ÇOCUKLARINIZ
Sevgili anne ve babalar, onlar sizin çocuklarınız. Çalışsa da çalışmasa da, başarsa da başar(a)masa da onlar size yaradan tarafından verilmiş olan en değerli armağan. Lütfen çocuklarınıza kızarak, bağırarak, cezalar vererek, onları diğerleriyle kıyaslayarak tepkiler vermeyin. Sizler çocuklarınıza örnek olacak davranışlarınızla model oluşturmaya gayret ediniz. Yaz tatili süresince bol bol kitap okumaları, eksiklerini tamamlamaları için onları teşvik ediniz. Çocuklarınıza kızmak, şiddetle yaklaşmak yerine, derslerinde niçin başarısız olduğunu araştırmalı ve bunları düzeltmesi için onlara şevk vermelisiniz. Şayet çocuklarınıza her şeyin karne olduğu imajını verirseniz çocuk, kendisini büyük bir baskı altında hisseder. Kendisine olan güveni azalır. Dolayısıyla yapabileceği ve başarabileceği işlerden de koşar adım kaçmaya başlar. Başarısız olacağını ve ailesinin ona kızacağını düşünür. Çocuğunuza onu, 'Çocuğunuz olduğu için' sevdiğinizi hissettirin. Onu kesinlikle ve kesinlikle sevginizle cezalandırmayın. Unutmayın, hayat karneden ibaret değildir. Karne sadece bir araçtır, amaç değil. Karne, çocukları ölçerken onların farklı yönlerini, ilgi alanlarını, yeteneklerini, güçlü ve zayıf taraflarını değerlendirmeniz açısından sizlere sadece bir ön bilgi taslağıdır. Unutmayın, her çocuk matematik dersinde ya da sanatta başarılı olmak zorunda değil. Her çocuğun kişisel gelişim hikâyesi birbirinden farklıdır. Karne, bunun için sadece bir araçtır. Karneyi dünyanın sonu haline getirmemek lazım… Önemli olan, çocuğunuzun yıl boyu uğraşları, performansı, azmi, inancı, hedefleridir. Ona kızıp, kınayıp, kıyaslayarak hiçbir şey elde edemeyeceğinizi unutmayın. -O taktikler, şimdiki çocuklarda ne yazık ki işe yaramıyor.-
VE SİZ SEVGİLİ ÖĞRENCİLER;
Hiç bir şeyi kafanıza takmayın. Sizleri öyle iyi anlıyorum ki... Unutmayın, karne hayatın sonu değil. Başarısızlığınızın kanıtı hele hiç değil! Sizler elinizden geleni yaptınız. İyisiyle kötüsüyle, acısıyla, tatlısıyla koca bir yılı devirdiniz. Şimdi, sıra tatilde! Tatil boyunca moralinizi bozmayarak, güçlü olarak hem tatil yapıp hem kitaplara sarılarak muhteşem bir yaz sizi bekliyor. Yaz tatili boyunca eksiklerinizi tamamlamaya gayret edin. Daha çok gezin, eğlenin, arkadaşlar edinin, yeni yerler gezin, görün, keşfedin. Yaz sizi bekliyor. Bugün karne alan tüm öğrencileri yürekten tebrik ediyorum. Sizleri üzerinize düşeni yapmış olmanın gururunu yaşayabileceğiniz koskoca 3 ay bekliyor. Tatilde eğlenirken başarısız olduğunuz alanlardaki eksiklerinize odaklanmayı, kitap okumayı, yeni yerler görüp yeni lezzetler tatmayı sakın ihmal etmeyin. Hayat bir karneden inanın ki çok daha fazlası… Anın tadını ve keyfini çıkarabileceğiniz keyifli tatiller!
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mustafa abdülkadioğlu - 2 yıl önce
ne güzel günlerdi...
70 - 80 - 90' lı yıllarda mı büyüdün?
nasıl oldu da hayatta kalmayı başardın?
1.- arabaların emniyet kemeri, kafalıkları, ve kesinlikle hava yastıkları yoktu.
2.- ön koltuk tehlikeli değil de eğlenceliydi.
3.- bebek yatakları ve oyuncaklar renkliydi.
ya da en azından kurşunlu, muhtelif , zehirli maddeler ile boyanmıştı.
4.- prizlerin, araba kapılarının, ilaç şişelerin ve kimyasal ev temizleyicilerinin üzerinde, çocuk kilitleri yoktu...
5.- kasksız bisiklete biniliyordu.
6.- steril su şişelerinden değil de bahçe hortumundan,
yada muhtelif başka kaynaklardan su içiliyordu...
7.- oyun oynamaya çıkmanın tek şartı, hava kararmadan önce eve dönmekti.
8.- cep telefonu yoktu ve hiç kimse nerelerde gezdiğimizi bilmiyordu. i̇nanılmaz ...
9.- okul öğlen bitiyordu...
ve öğlen yemeği için evimize geliyorduk.
10.- bir sürü yaramız, kırılmış kemiğimiz ve kırılmış dişimiz vardı, fakat hiçbir zaman birileri bu yüzden mahkemeye verilmiyordu. kendimizden başka kimse sorumlu değildi.