Spor yapmak, sağlıklı bir yaşamın vazgeçilmez unsurlarından biridir. Ancak bilinçsiz bir şekilde yapıldığında pek çok ciddi yaralanmayı da beraberinde getirebilir. Özellikle halı sahalarda yapılan futbol maçları ciddi riskler taşımaktadır....

Spor yapmak, sağlıklı bir yaşamın vazgeçilmez unsurlarından biridir. Ancak bilinçsiz bir şekilde yapıldığında pek çok ciddi yaralanmayı da beraberinde getirebilir. Özellikle halı sahalarda yapılan futbol maçları ciddi riskler taşımaktadır. Bu nedenle halı saha maçları yapmadan önce dikkat edilmesi gereken bazı durumlar hakkında mutlaka bilgi almak gerekir. Aksi takdirde sağlıklı olabilmek için yapılan spor, sağlığı tehdit edebilir.
Halı saha futbolu 35 yaşın üzerindekiler için tehlikelidir. Yaş ilerledikçe, risk faktörleri arttıkça tehlike artar. Ülkemizde 40 yaşın üzerindeki erkeklerin yarısından çoğunun kalp damarlarında az veya çok plak vardır. Plaklar önceden belirti vermedikleri için hasta kendisini çok iyi hisseder. Bu sıcak havalarda gölgede oturmak bile zorlaşmışken akşama bir gol atarım diye düşünürken golü yeme ihtimalleri artar. Yıllarını futbola vermiş Rıdvan Dilmen bile geçen sene halı sahada kalp krizi geçirmiş ve hastaneye zor yetiştirilmiştir.

FUTBOL OYNAYAN KİŞİLERDE EN SIK GÖRÜLEN YARALANMALAR

Halı sahada maç yapıp da ertesi hafta eli belinde ya da yürüyüşü aksayarak dolaşan birçok kişi vardır. Nedense olay çoğu zaman sporun ötesine geçer ve biz bunu geç fark ederiz. Neyse ki bunlar uzun vadede geçer. Ancak bir de zamanın ilaç olamadığı yaralanmalar vardır ki bunlara dikkat etmeliyiz:

- Baldır, kasık ve uyluk adalesinin zorlanması,
- Kısmi ve tam yırtıklar.
- Ayak bileği burkulmaları ve bunlara bağlı olarak dış taraftaki bağlarda zedelenmeler, kopmalar ve dizle ilgili sakatlanmalar.
- Dizde iç ve dış yan bağ, çapraz bağ, menisküs yaralanmaları ile kıkırdak hasarları ve kemik ödemleri.
- Kaslarda kısmi zorlanmalar,
- Kapsül yırtılmaları,
- Tendon yırtılmaları,
- Kalça bölgesindeki adalelerde bulunan kapsülde yaralanma.

SAKATLIK RİSKİNİ ARTTIRAN FAKTÖRLER

Sakatlanmaların büyük çoğunluğu düzenli spor yapmadığı halde, 3-4 dakikalık ısınma hareketlerinden sonra spor yapmaya çalışan kişilerde görülür. Hobi olsun diye spor yapanlar, 5-10 dakika ısınma hareketi yapmanın yeterli olduğunu düşünür. Fakat 30 yaşından sonra esneme süresini uzatmak gerekir. Çünkü bağ dokularında su molekülü azaldığı için esneklik kaybolur.

Kişinin futbol oynadığı zemin, iklim, hava sıcaklığı, beslenme biçimi ve cinsiyet de sakatlanmalar üzerinde etkilidir. Yapılan araştırmalar, kadın ve erkekler arasında ciddi farklılıklar olduğunu gösterir. Kadınların diz yapısındaki çapraz bağın geçtiği kemikteki oyuk dar olduğu için, bu sakatlıkların yaşanma ihtimali daha yüksektir.

Zemine uygun ayakkabı seçimi büyük önem taşır. Çünkü ayağın yük dağılımı zemine göre değişir. Bir futbolcunun koşu, antrenman ve maç kramponunun farklı olması gerekir. Koşu bandında kullanılacak ayakkabının da zemine uygun seçilmesi önemlidir.

ZEMİNİN ÖNEMİ

Yapay çim sahaların gözde olduğu ve 10 yıl öncesine kadar halının içine kum dökülerek oluşturulan bu sahalarda artık, suni çim kullanılır. FİFA’nın desteklediği elyaf polyethylene malzemeden üretilen bu suni çimlerin arasına da kum yerine granül katılır. Halı saha teknolojisindeki bu gelişmeler hem sahada koşmayı kolaylaştırır, hem de maç sırasında düşüp yaralanma riskini azaltır.


İLK MÜDAHALE 'BUZ' UYGULAMASI
Yaralanmalarda ilk olarak, buz uygulaması yapmak gerekir. Fakat bu uygulamanın da doğru şekilde yapılması önemlidir. Halk arasında buzu sadece bir kere uygulayıp bırakmak gibi yanlış bir yöntem olsa da buzun, sakatlanan bölgeye belirli aralıklarla uygulanması gerekiyor. Örneğin; zedelenen bölgenin büyüklüğüne bağlı olarak bir parmağa 3-5 dakika buz uygulaması gerekirken, bu süre bir dizde 15-20 dakikayı bulabiliyor. Buz uygulamasında yapılan bir diğer hata da buzun doğrudan cilde uygulanması. Bu da ciltte buz yanıklarına neden olabiliyor. Buz uygularken ciltle buz arasında koruyucu bir havlu ya da bez konulmalı. Uygulamanın yalnızca sakatlanmanın olduğu günle sınırlı kalmayıp, 7-10 gün arasında devam ettirilmesi önem taşıyor. Bu tedavi yöntemi ödemi çözmek, ağrıyı azaltmak ve hücrelerin ölmesini engellemek için uygulanıyor. Buz uygulamasının ardından kişi, eğer ciddi bir sorunu yoksa birkaç gün dinleniyor. Ama sakatlık ciddiyse, bir bağ ya da kas yırtılması varsa zaman kaybetmeden hastaneye başvurması gerekir. Basit sorunlar 3-10 gün arasında buz uygulaması ile geçebilmektedir.
Buz uygulamasından sonra eğer durum toparlamıyorsa gerekli müdahalenin yapılabilmesi için en yakın sağlık kuruluşuna gitmek gerekmektedir. Sakat sakat süreyi doldurmak için oynanan futbol, telafisi mümkün sakatlıkları bile zor hale getirebilir.