banner391
banner405

Uğur'dan karne açıklaması

Uğur Dershaneleri Rehberlik Birimi tarafından bu yıl liselere ve üniversiteye hazırlanan öğrencilere, karneleri hakkındaki görüşleri ve ailelerinin karneye yaklaşımlarını belirlemek amacıyla bir anket çalışması uygulandı

 Uğur'dan karne açıklaması

banner404
MERKEZİ Sistem Ortak Sınavları (MSOS) ile YGS-LYS’ye girecek olan öğrencilerin oluşturduğu anket çalışması sonucunda, öğrencilerin karne gününün gelmesini istemedikleri, bu nedenle karnesinin iyi gelmesini bekleyen öğrencilerin de karne günü ile ilgili olumsuz bir izlenime sahip olduğu sonucu ortaya çıktı. “Karne gününün gelmesini istiyor musun?” sorusuna öğrencilerin yüzde 68’i ‘hayır’ yanıtını verdi. Buna göre karnesinin iyi gelmesini bekleyen öğrencilerin de karne günü ile ilgili olumsuz bir izlenime sahip olduğu görüldü. Karnesi iyi gelecek olan öğrencilere “Ailenin karnen ile ilgili tepkisi ne olacak?” diye sorulduğunda, yüzde 67’si ‘tepkisiz kalırlar’ yanıtını verdi. Bu nedenle aileler iyi karne karşısında tebrik etme veya ödüllendirme yoluna gitmiyor, tepkisiz kalıyor. Karnesi kötü gelecek öğrencilere “Ailenin karnen ile ilgili tepkisi ne olacak?” sorusu sorulduğunda, öğrencilerin yüzde 39’u ‘tepkisiz kalırlar’ derken, yüzde 55’i ‘cezalandırırlar’ ya da ‘bir süre benimle konuşmazlar’ yanıtını verdi. Bu da gösteriyor ki iyi karne karşısında tepki vermeyen veliler, kötü karne karşısında ya sessizliğini bozuyor ya da çocuğu ile olan iletişimini tamamen kesiyor. Araştırmaya katılan öğrencilere “Ailen ne yapsa ya da nasıl yaklaşsa karnenin 2. dönem daha iyi olması için motive olursun?” sorusu sorulduğunda, öğrencilerin yüzde 45’i ‘bana güvendiğini ve elimden geleni yapacağıma inandığını söylerse” yanıtını verirken, öğrencilerin yüzde 35’i ise ‘bir şey yapmalarına gerek yok, ben daha fazla çalışırım’ yanıtını verdi. Bu sonuç da gösteriyor ki öğrencilerin ailelerinden onlara güvendiğini duymaya ihtiyaçları var. Diğer bir kısım öğrenci ise zaten karnesi ile ilgili elinden geleni yapıyor. Öğrencilerin tümüne “Karnen karşısında ödüllendirilmek seni motive eder mi?” sorusu sorulduğunda yüzde 36’ sı “Her zaman” yanıtını verirken; yüzde 42’si “Gerek yok, kendim için çalışırım.” yanıtını verdi. Aslında ödülün her zaman işe yaramadığı ve de öğrencilerin kendi sorumluluklarını almalarının zamanının geldiği bu araştırma ile de teyit edildi.
 “Karneni arkadaşlarının görmesi seni rahatsız ediyor mu?” dendiğinde, öğrencilerin yüzde 79’u “Evet” dedi.
“Karnen ile ilgili öğretmenlerinin yorumunu alır mısın?” sorusu araştırmaya katılan öğrencilerin yüzde 92’sinin “Hayır” yanıtı vermesine neden oldu. Görülüyor ki, karneyi öğrenciler, değerlendirme aracı değil, olmuş bitmiş bir netice olarak görmeye devam ediyor.

'BAŞARISIZLIĞIN NEDENLERİ ÖĞRENİLMELİ'
Uğur Dershaneleri Rehberlik Koordinatörü Nazik Kösegil, “Çocuğunuzu dinlemeyi ve ona hissettiklerinizi anlatmayı öğrenin. Genellikle aileler hissettiklerini davranışlarıyla anlatma yolunu tercih ederler. Ancak davranışlar her zaman doğru etkiyi yaratmaz. Çocuğunuzun bir birey olduğunu kabul edin ve onunla duygularınızı paylaşın. Onun neler hissettiğini öğrenmeye çalışın. Okulda başarısız olmak bir sorundur, bu sorunu sert bakışlarınızla değil, karşılıklı konuşmayla çözebilirsiniz. Öğrencinin başarısızlığının nedenleri öğrenilmelidir. Yeteri kadar ders çalışmamak, dikkatini toplayamamak, doğru yöntemlerle çalışmamak, başarısız olduğu derslere karşı ilgisinin olmaması başarısız olmasının nedenlerinden olabilir. Öncelikle sorunun nerede olduğu anlaşılmalıdır. Bunu aile kendi gözlemlerinden, öğrenci ve öğretmenlerle konuşarak öğrenebilir. Eğer öğrencinin başarısızlığı sürekli bir durum halini almışsa bir uzmandan da yardım alınabilir. Başarısızlığın nedenini anladıktan sonra öğrenciye uygun ikinci dönem için yeni ders çalışma programları oluşturulabilir. Her birey farklıdır. Bu yüzden başarısızlığın nedenleri herkes için farklıdır. Ayrıca her öğrencinin öğrenme ve ders çalışma stili de farklıdır. “Bak ... arkadaşın şöyle çalışıyor. Sen ...gibi çalışmadığın için başarısız oldun. Sen de öyle çalış” demek yerine öğrenciye “Sen nasıl çalıştığında kendini daha rahat hissediyorsun, hangi saatlerde daha iyi anlıyorsun, not tutmak mı alıştırmalar çözmek mi sana daha çok yardımcı oluyor?” gibi sorular sorarak öğrencinin kendine özgü ders çalışma stili belirlenebilir. Başarısızlığın nedenini öğrenmek, karnedeki notları değiştirmeyecektir. Ancak gelecek dönem ve bundan sonraki tüm okul hayatı boyunca daha verimli çalışmasını, başarısızlığı giderek başarıya dönüştürmesine yardımcı olacaktır” şeklinde konuştu.

'KARNE DEĞERLENDİRME ARACIDIR'
Kösegil sözlerini şöyle sürdürdü: “Unutmamalıdır ki karne, sorgulama değil, değerlendirme aracıdır. Birçok etkenin çocukların karne notlarına doğrudan etki ettiği de unutulmamalıdır. Bu etkenler, karneye yansıyan rakamların bizlere anlatamayacağı nedenler olabilir. Çocukların okul ve sorumlulukları konusunda nasıl eğitildikleri, motive edilip edilmedikleri, arkadaş ve aile ilişkileri, dönem boyunca gerek okulda gerekse evde yaşadıkları, birey olarak yaşıtlarından farklı özelliklerin dikkate alınıp alınmadığı, içinde bulunduğu yaş dönemine ait sıkıntıları aşmada yeterli yardım alıp, almadığı gibi etkenler olarak sıralanabilir. Bu etkenlerin görüldüğü karnedeki notların tamamı çocuklara ait notlar değil.” 

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.