banner391
banner405

Tuğrul Türkeş, Dişli'yi odaya almamış

Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş 15 Temmuz gecesi ve ertesi günü yaşananları İhlas Haber Ajansı ve TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar'a anlattı. Türkeş, "Sabah Genelkurmay Başkanı direkt benim odama geldi. Arkasında Mehmet Dişli vardı. Onu odaya almadım. Birkaç kez içeri girmeye çalıştı. İlk gördüğümde şüphelendim." dedi

Tuğrul Türkeş, Dişli'yi odaya almamış

banner404
BATUHAN Yaşar'ın,"İstihbaratta 'millî' dönem" başlıklı yazısının tamamı ise şöyle:
 
"Hareketli günler.. Hassas saatler hatta dakikalar.. Türkiye bir taraftan darbenin yaralarını sararken, bir taraftan da kurumları yeniden yapılandırıyor.
 
Başbakan Binali Yıldırım, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde devrim niteliğindeki değişiklikleri “150 yılda yapılamayanları yaptık” diye özetlemişti.
 
Bazıları bu kadarı da olur mu havasında..
 
İlker Başbuğ, CNN Türk’te sanki 15 Temmuz başka bir ülkede yaşanmış gibi konuşuyordu.
 
Doğru, o korkunç gecede Bodrum’da değil de Ankara’da olsaydı eminim böyle konuşamazdı.
 
Türk Silahlı Kuvvetleri hepimizin göz bebeği.
 
Babam asker olduğu için benim de çocukluğum, gençliğim hep kışlalarda geçti.
 
İlker Başbuğ ve bazıları diyor ki;
 
“Tamam olsun... Biz kaldığımız yerden yolumuza devam edelim. Hiçbir şey değişmesin, her şey aynı kalsın.”
 
Böyle bir şey olmaz.. Siz nerede yaşıyorsunuz, diye sorarlar.
  Tekrar konumuza dönelim:
 
İstihbaratın topyekûn yapılandırılması için çok ciddi çalışmalar 3-4 koldan yürütülüyor.
 
Modeller üzerinden geçiliyor.
 
Henüz Başbakan ve Cumhurbaşkanına sunulmadı.
 
Konu Ahmet gitsin, Mehmet gelsin meselesi değil.
 
İstihbarat ikiye ayrılsın meselesi hiç değil.
 
Zaten MİT’in ikiye ayrılması (iç istihbarat-dış istihbarat) bir süredir tartışılıyor, MİT’in dışarıda operasyon yapabilecek bir konuma gelmesi hedefleniyordu.
 
Konu sadece MİT de değil..
 
Bütün yapı sil baştan elden geçiriliyor.
 
Emniyet İstihbarat Müsteşarlığına dönüştürülüyor. Yani güçlendirilecek.
 
Jandarma da ayrı şekilde. Çok güçlü bir yapıya dönüştürülecek.
 
Ama şu iki konu çok daha önemli.
 
-İstihbaratta checks and balances dönemine geçiliyor.
 
-Türkiye artık istihbaratçı yetiştirecek.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın altını çizerek belirttiği gibi, güçlü bir istihbarat yapısı kurulacak.
  İstihbarat çeşitlendirilecek.
 
İstihbaratın tek çatı altında toplanması değil ama verilerin daha iyi analiz edilmesi üzerinde de duruluyor.
 
Türkiye’nin genel olarak istihbarat sistemine bakıldığında, 15 Temmuz gecesi yaşananlar da dahil bazı tespitler yapılmış durumda:
 
1- Türkiye’nin problemi istihbarat toplayamaması ile ilgili değil. Esas problem, istihbaratın dağılımı, analizi ve stratejiye  dönüştürülmesi.
 
2- Bunu yapacak yeterli insan kaynağının olmadığı anlaşıldı.
 
3- FETÖ denilen yapılanma ordusundan ekonomisine, telekomünikasyonundan istihbaratına, yargısına, polisine kadar sızmış ve âdeta Batı ülkelerindeki gibi çalışan bir istihbarat örgütüne dönüşmüş. Kendi içinde kripto haberleşme ağını bile kurmuş bir terör örgütü ile karşı karşıyayız.
 
4- Sadece darbe girişiminin önlenmesi değil, terörle mücadele de çok önemli.. Orada da benzer sıkıntılar yaşanıyor.
 
Peki kısa sürede neler hedefleniyor. Ankara’daki güvenilir kaynaklardan aldığımız bilgileri paylaşalım hemen:
 
1- Öncelikle FETÖ’nun istihbarat dahil, tüm kurumlara sızmış kripto elemanları bulunup tasfiye edilecek. Bu olmazsa olmaz.
 
2- Tüm kurumların, tüm istihbarat birimlerinin, MİT, jandarma ve emniyet için güvenilir istihbarat elemanını karşılayacak yeni bir mekanizma oluşturulacak. (Tam akademik değil ama benzer bir yapı) Özetle Türkiye kendi istihbaratçısını kendisi yetiştirilecek, dünyayı anlayabilen, yeni paradigmaları okuyabilen bir yapı kurulacak.
 
3- Genelkurmay, askeri istihbarat konusunda da yeni projeler gündemde.
 
4- Sinyal ve elektronik istihbarat ile çeşitli bölgelerden gelen cari istihbaratın anlık analizi yapılacak. Bu veriler haritalandırılıp harekât planına dönüştürülecek.
 
5- Cumhurbaşkanı, Başbakan ve devletin karar alıcı mekanizmaları ile doğrulanmış bilgiler anında paylaşılacak.
 
İstihbaratın kurumsal ve güçlü bir yapıya dönüştürülmesi ise ana hedef olarak belirlenmiş durumda.
 
ABD’de 11 Eylül saldırılarından sonra kurulan NSA gibi, “İç güvenlik ve İstihbarat” adı altında yeni bir birim de kurulabilir.
 
MİT, iç ve dış istihbarat şeklinde kurumsal olarak ikiye bölünmeyecek.
 
İşin anayasal değişiklik gerektiren kısmı da var.
 
Birçok formül üzerinde çalışılıyor.
 
Çok yakında, aynı TSK’nın yeni yapısı gibi, KHK şeklinde açıklanacak.
 
 
Tuğrul Türkeş odaya almamış
 
 
Kuliste Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş’le sohbet ettik.
 
15 Temmuz gecesi ve ertesi günü anlattı:
 
- “Ben ihtilallere alışkın olduğum için ofisimi açtım, herkesi topladım...
 
- Sabah Genelkurmay Başkanı direkt benim odama geldi. Arkasında Mehmet Dişli vardı. Onu odaya almadım. Birkaç kez içeri girmeye çalıştı. İlk gördüğümde şüphelendim. Birkaç kez odaya girmeye teşebbüs etti içeri almadım.” 
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.