banner391
banner405

Sipahioğlu’ndan UNESCO müjdesi

ALANYA Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu, aldığı gayri resmi bilgiye göre Alanya Kalesi'nin UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'ne adaylığının kabul edildiğini söyledi.

Sipahioğlu’ndan UNESCO müjdesi

banner404
 - Kübra DUMAN 
Antalya Valisi Alaaddin Yüksel'in ziyareti nedeniyle Alanya Öğretmenevi'nde yenen öğle yemeğine katılan Sipahioğlu, yemekte çalan cep telefonuyla yaptığı görüşmeden sonra Vali Yüksel ve Alanya Kaymakamı Hulusi Doğan'a müjde verdi. Sipahioğlu, çıkışta gazetecilerin soruları üzerine şöyle konuştu: "1998'den sonra Türkiye Cumhuriyeti'nde ilk defa Alanya Kalesi UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'ne aday gösterildi. Aldığımız gayri resmi bilgilere göre göndermiş olduğumuz dosya kabul edildi. Bu üyeliğin Alanya turizmini markalaştırmasını bekliyoruz. Bilgiler kesinleştiğinde Turizm Bakanlığı bu konuyla ilgili gerekli resmi açıklamaları yapacaktır."
ALANYA VE TARİHİ YAPISI 
Alanya Kaymakamlığı'nın resmi web sitesi www.alanya.gov.tr'deki 'İlçemizdeki Tarihi Kültür Varlıkları' bölümünde Alanya'nın tarihi yapısı ve Alanya Kalesi şöyle anlatılıyor: 
Alanya Kuzeyinde Toros Dağları, Güneyinde Akdeniz'in bulunduğu küçük bir yarımada üzerinde kurulmuştur. Antik çağda Pamfilya ve Klikya arasındaki çizgide yer aldığı için bazen Pamfilya, bazen de Klikya olarak anılmıştır. Alanya'nın ilk iskanı ile ilgili kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Prof. Dr. Kılınç Kökten'in 1957 yılında kent merkezine 12 kilometre uzaklıkta yer alan Kadıini Mağarasında yaptığı araştırmalar, bölge tarihinin Üst Paleolitik (M.Ö.20.000-17.000) dönemine kadar uzandığını göstermektedir. Alanya'nın ilk kez ne zaman ve kimler tarafından kurulduğu henüz bilinmemektedir. Kentin bilinen en eski adı Korakesium'dur. Bizans döneminde ise Kalanoros ismi verilmiştir. 13. yüzyılda Anadolu Selçuklu hükümdarlarından 1. Alaaddin Keykubat, (1200-1237) kaleyi alması ile şehrin ismini Alaiye olarak değiştirmiştir. 1935 yılında kenti ziyaret eden Atatürk ise Alanya adını vermiştir.
Korekesium'dan ilk kez bahseden M.Ö. 4. yüzyıl antik coğrafyacılarından Scylax'dır. Bu dönemde bölge Anadolu'nun önemli bir bölümünü istila eden Perslerin egemenliği altındadır. Daha sonra ünlü antik çağ yazarı Strabon, Piri Reis, Seyyep, İbni Batuta ve Evliya Çelebi bölgeyi gezen seyyahlar olup, eserlerinde kentten bahsetmektedirler. Bölgenin ilk çağları ve Bizans dönemi hakkında fazla bilgimiz yoktur. M.S.7. yüzyılda Arap akınları sırasında kent savunması daha da önem kazanmış, akınlara karşı korunmak amacıyla kale yapımlarına öncelik verilmiştir. Bu nedenle Alanya ve çevresindeki pek çok kale ve kilise M.S.6. ve 7. yüzyıla tarihlenmektedir. 
Anadolu Selçuklu hükümdarlarından 1. Alaaddin Keykubat, Alanya Kalesi'nde hüküm süren ve Hıristiyan sülalelerinden olan Kyr Vart'ı 1221 yılında yenilgiye uğratarak Kale'yi ele geçirmiştir. Hükümdar kendi adına burada bir saray yaptırmıştır. Selçuklular başkent Konya'nın yanısıra Alanya'yı ikinci bir başkent ve kışlık merkez olarak kullanarak imar faaliyetlerinde bulunmuşlardır. 
1243'deki Moğol saldırıları 1277'de Mısır Memlüklülerin Anadolu'ya girmeleri Selçukluları yıpratmış, 1300 yılında Selçuklu Devleti parçalanmış ve bölge Karamanoğulları tarafından beş bin altın karşılığında Memlük Sultanı'na satılmış, daha sonra 1471 yılında Fatih Sultan Mehmet zamanında Osmanlı Devleti sınırları içerisine alınmıştır. 
Alanya, Tarsus ile birlikte 1571 yılında Kıbrıs eyaletine bağlanmış, 1864 yılında ise Konya vilayetinin sancağı olmuştur. 1868 yılında Antalya'ya bağlanmış, 1871 yılında bu ilin ilçesi olmuştur. 
ALANYA KALESİ 
Surlarının uzunluğu 6.5 kilometreyi bulan Alanya Kalesi, denizden 250 metreye kadar yükselen yarımada üzerindedir. Kandeleri adıyla da bilinen Alanya yarımadasındaki yerleşim, Helenistik döneme kadar inmekle birlikte günümüze kalan tarihi dokusu 13. yüzyıl Selçuklu eseridir. Kale, 1221 yılında kenti alıp yeniden inşa ettiren Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından yaptırılmıştır. Kalenin 83 kulesi ve 140 burcu vardır. Ortaçağda surların içine yerleşmiş kentin su gereksinimi sağlamak üzere 400'e yakın sarnıç yapılmıştır. Sarnıçların bir kısmı günümüzde de kullanılmaktadır. Surlar, planlı bir şekilde Ehmedek, İçkale, Adam Atacağı, Cilvarda burnu üstü, Arap Evliyası Burcu ve Esat Burcu'nu inerek Tophane ve Tersane'yi geçip Kızılkule'de son bulacak şekilde inşa edilmiştir. Yarımadanın zirvesinde açık alan müzesi olarak değerlendirilen İçkale bulunmaktadır. Sultan Alaaddin Keykubat sarayını burada yaptırmıştır. Kalede yerleşim günümüzde de sürmektedir. Ahşap ve kagir tarihi evlerin önünde tahta tezgahlarda ipek ve pamuklu dokuma yapılmakta, değişik figürlerde su kabakları boyanmakta, küçük bahçelerde otantik yemek servisi verilmektedir. Ayrıca kaleye çıkan yol üzerinde ve limana egemen yamaçlarında restoran ve kafeteryalar vardır. Kale taşıt trafiğine açıktır. Yürüyerek ise yaklaşık 1 saatte çıkılabilir. 
UNESCO DÜNYA KÜLTÜR MİRASI NEDİR?
UNESCO (United Nations Education, Science and Culture. Türkçesi Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür) tarafından belirlenen kültürel ve doğal varlıkların listesidir. Dünya miraslarının korunması için 175'ten fazla ülke bir antlaşma imzaladı. Bu şekilde dünya miraslarının gelecek nesillere aktarılması planlanıyor.
UNESCO'nun 1972 yılındaki genel konferansında hazırlanan 38 maddelik Dünya Doğal ve Kültürel Mirası Koruma Antlaşması'nı imzalayan 175'ten fazla ülkenin korumayı garanti ettikleri anıt ve sit arasından Dünya Mirası kriterlerine uygun bulunanlar listede yer alır.
Antlaşmayı imzalayan ülkeler tarafından seçilen 21 ülke temsilcisinin oluşturduğu Dünya Miras Komitesi ICOMOS (International Council on Monuments and Sites. Türkçesi Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi) ve IUCN (International Union for Conservation of Nature. Türkçesi Dünya Doğayı Koruma Birliği) aday gösterilen değerler arasından seçim yapar ve listeyi oluşturur. Ayrıca komite, WHF'yi (World Heritage Fund. Türkçesi Dünya Miras Fonu) yönlendirerek listedeki değerlerin korunmasını sağlar.

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.