banner391
banner405

Savcı Aylan için delil bulamadı!

Muğla'nın Bodrum ilçesinde sahile vurmuş cansız minik bedeniyle dünya gündemine oturan Aylan Kurdi ve teknedeki 4 kişinin ölümüyle sonuçlanan göçmen faciasına Suriyeli 2 tutuklu sanığın yargılanmasına devam edildi

Savcı Aylan için delil bulamadı!

banner404
DAVADA mütalaasını veren savcı, iki sanığın da göçmen kaçakçılığından cezalandırılmasını istedi. Mütalaada Aylan Kurdi ve diğer 4 kişinin ölümüne ilişkin sanıkları suçlamaya yeterli bir delil bulunamadığı belirtilerek, bu konuda bir ceza talebi yer almadı. 
'Çocuk katilleri!'

Teknedekilerin geçişlerini organize ettikleri iddiasıyla tutuklanan Suriye uyruklu Muwafaka Alabash ve Asem Alfrhad, zırhlı tutuklu aracıyla Bitez Mahallesi'ndeki Bodrum Adliyesi'ne getirildi. Yoğun güvenlik önlemleri altında adliyeye giren sanıklar, gazetecilerin sorularını yanıtsız bıraktı. Sanıkların içeriye girişi sırasında çevrede bulunan bazı vatandaşlar, 'Çocuk katilleri' diyerek sanıklara tepki gösterdi.

'Delil yok'

Bodrum Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, iki sanığın göçmen kaçakçılığı zinciri ve organizatörlüğün bir parçası olduklarının anlaşıldığını belirterek, sanıkların üzerlerine atılı bulunan 'taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet vermek' suçuyla ilgili herhangi bir delil elde edilemediğini söyledi. Sanıkların suçüstü yakalanmadığı ve bu göçmenleri sahile getirdiğinin tespit edilemediğini belirten cumhuriyet savcısı, iki sanıkla ilgili somut tek eylemin, para karaşılığında göçmen kaçakçılığı yapmak olduğunun anlaşıldığını kaydetti. Cumhuriyet savcısı mütalaasında, söz konusu nedenlerle iki sanığın da sadece göçmen kaçakçılığı yapmak suçundan cezalandırılmalarını talep etti.

Bodrum'un Akyarlar Mahallesi Alihoca Burnu açıklarında 2 Eylül 2015't göçmenleri taşıyan alabora olması sonucu Suriyeli Aylan (3), ağabeyi Galip (5) ve annesi Rihan Kurdi'nin (35) de aralarında bulunduğu beş kişi hayatını kaybetmişti.

"AYLAN BEBEK ÜÇÜNCÜ KAÇIŞ DENEMESİNDE ÖLMÜŞ"
 
Duruşmada sanık Alabash’ın avukatı Kemal Ertuğrul, Suriye ve Irak televizyonlarında yayınlanan ve faciadan kurtulanların verdikleri röportajlarla ilgili beş ayrı görüntüyü mahkeme heyetine sundu. Tercüman aracılığı ile izlenen Arapça konuşmaların yer aldığı görüntülerde, faciadan kurtulanların Abdullah Kurdi’nin çok hızlı kullandığı teknenin dalga sonucunda alabora olduğunu söyledikleri belirtildi. Faciadan kurtulanların röportajlarında Kurdi’nin daha önce de birçok kez Yunan adalarına geçişleri organize ettiğini söyledikleri tercüme edildi.
 
Abdullah Kurdi’nin televizyondaki röportajının tercümesinde ise daha önce de iki kez Yunanistan’ın İstanköy (Kos) Adası’na geçmek için botla denize açıldığını, ancak her defasında Türk Sahil Güvenliği’ne yakalanıp, tekrar Bodrum’a getirildiklerini anlatıp, "Olay günü bizi yat ile göndereceklerdi. Ancak, yat beklerken 6 metrelik tekne gelince şok olduk. Kıyıdan biraz açıldığımızda yanımdaki Türk kaptan denize atlayarak kaçtı. Dümene geçmek zorunda kaldım. Bu üçüncü denememizdi. Bu kez başarmalıydık. Ancak aniden gelen bir dalga tekneyi alabora etti, iki çocuğumu ve eşimi kaybettim. Umarım bu tüm ülkelere ibret olur. Savaşlar, göçler durur. Canım yüreğim yanıyor, başka canlar yanmasın" dediğine yer verildi.
 
BERAATLERİ İSTENDİ
 
Dört saat süren duruşmanın sonunda savcı, tutuklu iki sanığın göçmen kaçakçılığı organizasyonunda emanetçi olarak rol oynadığını, bu nedenle TCK’ya göre en üst sınırı 5 yıl hapis cezası olan suçlama ile yargılanmaları gerektiğini belirtti. Savcı ayrıca, sanıkların kaçakçılık organizasyonunda sadece para alışverişinde bulunduklarının tespit edildiğini vurgulayarak, ’bilinçli taksirle kişilerin ölümene neden oldukları’ veya tekneyi temin etme, mültecileri bindirme ve Yunanistan’a gönderme ile ilgili haklarında sabit delillerin bulunmaması ve kurtulanların bu yönde beyanları nedeniyle bu suçlardan beraatlerini istedi. Mahkeme heyeti, sanıklarının tutukluluk halinin devamına karar verip, duruşmayı erteledi.
 
Duruşma çıkışında hasta oğlu ile basın mensuplarına açıklama yapan sanık Muwafaka Alabash’ın eşi Nida Hafız Alabash, 4.5 yıldır Türkiye’de olduklarını belirtip, "Sadece oğlumun tedavisi için Avrupa’ya gitmek istiyoruz. Eşimin organizatörlükle hiçbir ilgisi yok. Adaletin yerini bulacağına inanıyorum" dedi.
 
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.