banner391
banner405

Oğlunu arayan annenin bonzai çığlığı

Filiz Günay, oğlunun bonzai kurbanı olduğunu, yetkililerden yardım istediğini belirterek gözyaşları içinde 'Oğlumu bulun' diye adeta feryat ediyor

Oğlunu arayan annenin bonzai çığlığı

banner404
ESKİŞEHİR'DE 9 gün önce kaybolan Mahmut Can Uygur'dan haber alamayan gözü yaşlı anne Filiz Günay, oğlunun bonzai kurbanı olduğunu, yetkililerden yardım istediğini belirterek gözyaşları içinde 'Oğlumu bulun' diye adeta feryat ediyor. Açık Lise son sınıf öğrencisi 19 yaşındaki Mahmut Can Uygur'dan, 16 Kasım 2014 tarihinden buyana haber alınamıyor. Gencin, kaybolmadan 3 gün önce bonzai krizi nedeniyle hastaneye kaldırıldığı öğrenildi. En son arkadaşlarıyla bir otomobil ile gezdikten sonra kendisinden haber alınamayan gencin annesi, 9 gündür evladını gözyaşları içinde aramaya devam ediyor. Ayrıca, kaybolan genç için Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri de çalışma başlattığı öğrenildi. En son arkadaşlarının otomobilinden indikten sonra kendisinden haber alınamayan Uygur'un Eskişehir şehir merkezinde de birkaç defa görüldüğü ileri sürülmüş, ancak aradan geçen 9 güne rağmen bulunamamış.
"Evladım bonzai kurbanı oldu” 
Evladının bonzai kurbanı olduğunu ileri süren anne Filiz Günay, yetkililerden oğlunun bulunması için yardım istedi. Oğlunu 9 gündür aradığını belirtirken gözyaşlarına hakim olamayan Günay, daha önce Mahmut Can Uygur'un evden bu şekilde ayrılmadığını belirtti. Kaybolmadan 3 gün önce arkadaşları tarafından içirilen bonzai maddesi sonucunda oğlunu hastaneye kaldırdıklarını vurgulayan anne "Bonzai içtiği söylendi, komaya girmiş sokak ortasına atılmış. Bize haber geldi, kapıya çıkıp baktığımız da Mahmut yerde yatıyordu. Ambulansa, polise haber verdik. Eskişehir Devlet Hastanesi'ne götürdük. Doktor bana zehirlenmiş dedi. Ne içtiğini sordu. Ben de bilmediğimi söyledim. Daha sonra kendisi bonzai içtiğini söylemiş. Benim çocuğumun bonzai içtiğini de söylediler. Belki o taraflardan birileri de benim çocuğuma zorla bir şeyler yaptırmış olabilir. Arkadaşları vermiş, arkadaşları içirmiş. Bonzai içtikten sonra Mahmut kötü olunca getirip buraya bırakıp kaçmışlar. Bize de haber vermiyorlar. Eğer biz o çocuğu orada bulmayalım belki de ölmüştü şimdiye. Bonzainin pençesinde, yetkililere de söylüyorum, yalvarıyorum benim yavrumu kurtarsınlar bu illetten. Benim yavrumla beraber bu illete bulaşan tüm gençleri kurtarsınlar. Çünkü Eskişehir gerçekten felaket durumda. Siz şu okulun arasına girin o kadar çok yatanını o kadar çok içenini göreceksiniz ki. Bonzai illetinden de kurtarılmasını istiyorum. İşte kullandığı için, beden alışkın olmadığı için çocuk ölmüş getirmiş buraya atmışlar. Yani bunu alıştırmaya mı çalışıyor. Hani bir kere içince bağımlılık yapıyormuş, bir daha bırakamıyormuş böyle yapmaya mı çalıştılar Mahmut'u bilmiyorum ki. Ama benim çocuğum bonzai kurbanı oldu zannediyorum” dedi.
"Oğlumu aramadığım yer kalmadı” 
Anne Günay, Oğlu hakkında yalan ihbarların geldiğini belirterek, "16 Kasım Pazar günü saat 4 ten sonra haber alamadım. Okula gidiyorum diye öğlen 12 gibi çıktı. Okuldan sonra 3:30 dan sınavdan çıkınca eve geleceğini söyledi. 16:00'de aramaya başladım. 16:20'ye kadar telefonuna ulaşabiliyordum, ondan sonra ulaşamadım. Bir daha da gelmedi, bugün de dokuzuncu gün. Her yeri, Eskişehir'i ayağa kaldırdım. Çünkü benim oğlum gitmez. Benim oğlum beni bırakıp gitmez. Benim hiçbir bilgim yok neden gittiğiyle. Hiçbir şey bilmiyorum. Arkadaşlarıyla arabayla bir dolaşmışlar, ondan sonra tekrar arabadan indirmişler. Onlar da haber alamamışlar, onlar da bilmiyor nerede olduğunu. Aramadığımız yer kalmadı. Yalan ihbarlar geliyor, koşuyoruz gidiyoruz, doğru olduğunu zannederek gidiyoruz aslında. Ben kaybolduğu gün ben kendim çalışıyordum. Gece eve geleceğini düşündük. Telefonlarına ulaşamadık şarjı bitti diye düşündük. Gece de eve gelmeyince, dedim kesinlikle ve kesinlikle benim çocuğum böyle bir şey yapmaz. Yani Mahmut nerede olursa olsun evimize gelirdi. Gece de eve gelmeyince emniyete gittim, polise gittim. Her yere başvurdum” diye konuştu.
"Oğlum öldürüldü diye düşünüyorum” 
Oğlunun öldürüldüğünden şüphelendiklerini söyleyen Anne Günay, "Arkadaşları da şok içindeler. Çünkü Mahmut öyle bir çocuk değil. Mutlaka bir şekilde bize ulaşır. Ben bilmiyorum, öldürüldüğünden şüphe ediyorum çocuğumun. Kesinlikle ve kesinlikle öldürüldü diye düşünüyorum. 9 gündür hiç mi haber olmaz. Eskişehir'de ise neden çıkmıyor ortaya. Ben hayatından endişe ediyorum. Ben eşimden ayrıyım, babasına gittiğinde bir gün kalabilirdi. Gerisin geri eve gelirdi. Valla okuldaki arkadaşları da bilmiyor. Burada Kuyubaşı diye bir semt var. Biz her gün o semte gidiyoruz. Sabahtan akşama kadar bir grup orada bekliyor. Acaba oralarda mı? Çünkü ihbarlar oralardan yapıldı. Geceden de sabaha kadar bir grup bekliyor. Yok ihbarlar geliyor, ama çocuğumu gören yok. Oğlumun sol elinin üzerinde dövmesi vardı. Başparmağının yakınlarında Çin harfleriyle Mahmut yazan dövmesi vardı. Oradan bilinirse oradan bilinir Mahmut olduğu” dedi.
"Oğlum yaşıyorsan bir haber ver” 
Oğlunun dönmesi için seslenen Günay, konuşmasında şunları söyledi: "Oğlum neredeysen çık gel, söyleyeceğim tek şey bu. Yavrum yaşıyorsan ne olursun bir haber ver bir telefon et. Ben onun yaşadığını bileyim. 19 yaşında bir çocuk yeter ki onun sağ olduğundan haberdar olayım. Gelmek istemiyorsa da gerçekten artık tükendim. Sadece yaşadığını bileyim. Başka ne diyebilirim ki yavruma. Yeter ki yavrumdan bir haber alayım, yaşadığını bileyim. Ben her gün onun acı haberini duyacağım diye gözyaşı döküyorum. Benim oğlum çıkar gelirdi. Gerçekten onun başına bir iş gelmeseydi gelirdi. Beni asla bırakıp gitmezdi Mahmut. Beni bırakmazdı o. Evimin erkeğiydi o benim, o beni bırakıp gitmezdi. Ona bir şey, ona bir şey oldu ben öyle hissediyorum artık.”

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.