banner391
banner405

“Oğlum cezaevinden çıktı şizofren oldu“

İzmir’de yaşayan ve iki oğlu cezaevinde olan Ülkü K., bir oğlunun cezaevinde gördüğü işkenceden sonra şizofren olduğunu öne sürerek, “İki baş parmağının ucuna ip bağlayıp çekiyorlarmış. Sırtına pet bardak yakıp basmışlar. Bana sürekli, ‘Anne arkamdan baksana yürüyüşümde bir değişiklik var mı? Anne benim bacağım neden farklı’ diyordu” dedi

“Oğlum cezaevinden çıktı şizofren oldu“

banner404
İZMİR'İN Bayraklı ilçesinde yaşayan Ülkü K.’nin oğlu Gökhan K., 2005 yılında orman yangını faili olarak 5,5 ay hapiste yattı. Ardından tutuksuz olarak yargılanmak üzere serbest bırakılan 24 yaşındaki gencin annesi Ülkü K., oğlunun küçük yaşlarda girdiği Bergama Çocuk Kapalı Cezaevi’nden çıktıktan sonra çok değiştiğini, içine kapandığını fark etti. İddiaya göre bir gün kıyafet değiştirirken kolunda çizikler görmesi üzerine annesine işkence gördüğünü anlatan Gökhan K.’yi ailesi garip tavırlarını da fark edince doktora götürdü. Doktorlar ise Gökhan K.’ya şizofren teşhisi koydu.
Oğlunu iyileştirmek için elinden geleni yapan acılı anne, yıllar sonra mahkemeden gelen kararla yıkıldı. 5,5 yıl kesinleşmiş ceza ile tekrar cezaevine giren Gökhan K., annesine ‘Ne olur anne beni gönderme, çok işkence çektim. Ne olur beni teslim etme’ diye yalvardı.
Oğlunun cezaevinde yaşadıklarından dolayı şizofren olduğunu ve içine kapandığını, kimseyle konuşmadığını öne süren Ülkü K. şunları söyledi:
“Oğlum 5,5 ay yattı. Çıktığında hiçbir şekilde konuşamadım, iletişim kuramadım. Bir gün kolunu bir açtım her yeri kesik, faça. Cezaevinde uyuduğunda iki başparmağının ucuna ip bağlayıp çekiyorlarmış. ‘Hastayım’ demiş bir gün. Arkadaşları ‘kupa yapalım sana iyi gelir’ demişler. Pet bardakları eritip sırtına basmışlar. Sırtının her bir yeri yanık, etleri erişmişti. Odadan çıkamadı, aylarca topluma giremedi. Yakın arkadaşlarıyla paylaşmıştı cinsel tacizde bulundular diye. Bilemiyorum. Çünkü yürüyüşünden çok rahatsızdı. ‘Anne arkamdan baksana yürüyüşümde bir şey var mı?
Anne yürüyüşümde bir değişiklik var mı? Anne bir arkamdan baksana, anne benim bacağım neden farklı?’ Benim çocuğum bir genç gibi davranmıyordu. İfade edemiyordu kendisini, taki 2006’dan bu yana cezaevine girip çıktıktan sonra benim çocuğum mahvoldu. Sorduğumda ‘Gece uyku arasında ayaklarımı bağlıyorlar, ranzadan çekiyorlar beni. Gardiyanlara söylüyordum, gardiyanlar gülüp geçiyordu. Akıllı ol, akıllı olmazsan burada yerler seni’ dedi.”
Oğlunun gördüğü işkenceler sonunda şizofren olduğunu öne süren Ülkü K., oğlunun yaşadıklarını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıdığını ancak zaman aşımı ve belge yetersizliğinden geri çevrildiğini belirtti.
“ÇIKTIĞINDA KIZ GİBİYDİ OĞLUM”
Oğlunun cezaevine girmeden önce her çocuk gibi olduğunu ancak çıktıktan sonra içine kapandığını anlatan Ülkü K., “Cezaevi öncesi benim çocuğum 13-14 yaşlarındaydı. Kendiyle barışık bir çocuktu. Herkes gibi okulundan gelir, ödevini yapar, gitmesi gereken yerlere gider gelirdi. Kendisini ifade edebiliyordu. Cezaevinden çıktıktan sonra benim çocuğum evden çıkmaz oldu, topluma girmiyor. Bir insan gördüğü zaman acaba bir şey mi yapacaklar bana, alay mı edecekler endişesi taşıyordu. Ama arkadaşları ama gardiyanlar yüzünden bilemiyorum ama çok büyük işkencelere maruz kaldı oğlum. Çocuğumun kolu, başı kolu kesik kesik, her yeri mahvolmuştu. Yani çıktığında kız gibiydi benim oğlum. Cezaevi aklına gelince ‘kesilmiş cezam geri gelirse, ben o kadar işkence gördüm tekrar orada yapamam. Anne ne olur beni geri gönderme, beni teslim etme’ derdi. Gece 2-3 sayıklıyor, ‘Anne anne bırakma beni’ diye sayıklıyor. Hiç mi dışarı çıkmak istemez. Hiç mi bir tane arkadaş edinmek istemez. Yok, yok. Varsa yoksa annem annem annem. Anne olarak ben hiçbir şey yapamadım” diye konuştu.
EŞİ TERKETTİ, TÜBERKÜLOZ OLDU
İki oğlunun cezaevinde olması, eşinin kendisini terk etmesi ve üstüne tüberküloz hastalığına yakalanmasıyla yaşam savaşı veren anne Ülkü K, tek isteğinin oğlunun gözünün önünde bulunması olduğunu söyledi. Maddi imkansızlıklar yüzünden oğlunun yanına gidemediğini ifade eden Ülkü K., “Benim oğlum 24 yaşında, ama sanki görün 12 yaşında bir çocuk zihniyetine sahip. Bensiz asla yapamaz, bensiz dışarı çıkamaz. Komşu oturmalarına bile kocaman oğlumla birlikte gidip geliyorum. Bu durumda benim oğlum nasıl yatar cezaevinde. Yetmiyor bir de gidemiyorum yanına, ihtiyaçlarını karşılayamıyorum. Anne olarak ben hiçbir şey yapamadım. Arkasında olduğumu sanıyordum ama hiçbir şey yapamadım. Kurtaramadım çocuğumu kurtaramadım” dedi.
“YALVARIYORUM CUMHURBAŞKANIMA”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’a gözyaşları içinde seslenen acılı anne, “Allah rızası için ben yalvarıyorum. Hiçbir şey istemiyorum. Hiç olmazsa büyük oğlum yanımda olsun ne olursunuz. Yapamaz oralarda, duyuyorum cezaevindeki cinayetleri, cezaevinde olan işkenceleri. İki gün önce Şakran Cezaevi’nde çocuklara cinsel taciz haberlerini izledim. Gece gündüz kabusum oldu, korkularım oldu. Ya sağ alamazsam, ya bu sefer daha kötü olursa. Yalvarıyorum denetimli serbestlik mi verirsiniz, ne yaparsınız bilmiyorum ama ne olur benim oğlumu bıraksınlar. Ev hapsi verin. Balkona dahi çıkmasın yeter ki gözümün önünde olsun. Aç susuzluğumu unuttum ben. Eşim eve gelmiyor, borçlardan kapımı açıp dışarı çıkamıyorum. Kışın ortasındayım sobam yanmıyor, var mı daha ötesi. Hiç kimse aramıyor. Yalvarıyorum Cumhurbaşkanıma, Adalet Bakanıma, bütün Müslüman alemine yalvarıyorum. Ne olursunuz sesimi duyun, kurbanınız olayım. Beni bu zor durumumdan kurtarın, çok zor durumdayım” ifadelerini kullandı.
Ülkü K. geçimini zar zor sağladığını belirterek, oğullarına gidemediğini, yol parası bulamadığını ifade etti. Çok zor durumda olduğunu, aç gezdiğini, ev kirasını ödeyemediğini söyleyen Ülkü K., hayırseverlerden gözyaşları içinde yardım istedi. 

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.