banner391
banner405

ODTÜ’YÜ KURAN ALANYALI TOKUŞ

ODTÜ’nün kuruluşunda Başbakan Menderes’e “Deli misin sen?” dedirten Merhum Ahmet Tokuş’un bugün 22. ölüm yıldönümü

ODTÜ’YÜ KURAN ALANYALI TOKUŞ

banner404
BUGÜNLERDE yaşanan öğrenci olaylarıyla adından en çok söz ettiren eğitim kurumu, kısa adı ODTÜ olan Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin kurucusu vakıf mütevelli heyeti Başkanı bir Alanyalı. 1950-1960 yıllarının Demokrat Parti Antalya Milletvekili Merhum Ahmet Tokuş’un bugün ölümünün 22’inci yıldönümü. Tokuş, ölümünden çok kısa bir süre önce Mehmet Ali Dim ile yaptığı röportajda ODTÜ’nün kuruluşuyla ilgili anılarını Yeni Alanya okurlarıyla paylaşmıştı.

TEMEL TAŞLARDA O VAR
AHMET Asım Tokuş 14 Mayıs 1950 seçimlerinde parlamentoya girdiğinde henüz 31 yaşındaydı. Ahmet Tokuş’un milletvekilliği döneminde imzasını attığı ve adını hiç silinmemek üzere altın harflerle yazdırdığı hizmetler sadece Alanya’yla sınırlı değil. Türkiye’nin belki de Avrupa’nın sayılı üniversitelerinden olan ODTÜ’nün temel taşlarında da O’nu görmek mümkün. 3 Ocak 1991 tarihinden itibaren yayınlanan röportajı hafızalarda yeniden canlandırıyoruz.

Yeni Alanya’da 3 Ocak 1991 tarihinden itibaren dizi yazı halinde yayınlanan röportajın ODTÜ ile ilgili bölümü şöyle:   

Ahmet Asım Tokuş 14 Mayıs 1950 seçimlerinde parlamentoya girdiğinde henüz 31 yaşındaydı. Ahmet Tokuş’un milletvekilliği döneminde imzasını attığı ve adını hiç silinmemek üzere altın harflerle yazdırdığı hizmetler sadece Alanya’yla sınırlı değil. Türkiye’nin belki de Avrupa’nın sayılı üniversitelerinden olan Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin temel taşlarında da O’nu görmek mümkün…
Kısa adıyla ODTÜ’nün 30-40 öğrenciyle ilk öğretime başladığı 1956’dan bugüne, nereden nereye geldiğini hepimiz biliyoruz. Sözü daha fazla uzatmadan Ahmet Tokuş’u dinliyoruz:

“Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin kuruluş çalışmalarını İhsan Doğramacı, Fahir Armaoğlu ve bazı arkadaşlarla birlikte yürütüyorduk… O günkü şartlarda bina yok, para yok… Hatta, üniversitenin kuruluşu için henüz insanlarda ve politikacılarda alt yapı oluşmamış. ODTÜ fikrini ilk ortaya attığımda bütün Profesörler ayağa kalktı. “Üniversiteler yeterli. Başka üniversiteye ne gerek var?” dediler.
Bizim arkadaşlar da onların dediğine bakacak oldular, bende dedim ki, “Bakın arkadaşlar, bu üniversite öyle sizin bildiğiniz üniversitelerden değil. Avrupa’ya çocuklarınızı okutmak için göndermeye can atıyorsunuz. Yazık değil mi paralarınıza? Gelin Avrupa’daki üniversiteyi buraya getirelim.”
Bu fikrime başta rahmetli Adnan (Menderes) Bey itibar etti. Herkesi ikna etti. ODTÜ’nün kurulması için kanun meclisten geçti. Zaten, bizim üniversitelerin iyi işlemediği kanaatimiz vardı.”

- “ODTÜ’nün kuruluşu için parayı Hasan Polatkan’dan mı aldınız? Yani Maliye Bakanından…

“Hasan’ın eli sıkıydı. Zaruri işlerin dışında para vermek istemezdi. Sürekli para isterdim ondan… Sonra ODTÜ için Amerika’dan para gelme ihtimali ortaya çıkınca Hasan bey çok sevindi.” 
- Amerika parayı öyle kolay vermemiştir herhalde… Sizin bu konuda bir Amerika seyahatiniz var galiba?

“ODTÜ için Amerika’dan bir profesör davet ettik. Onu Adnan Bey’le de görüştürdüm. Adnan Bey’e dedim ki, “Bu üniversite sizi hiç meşgul etmeyecek. Bütün işi biz yapacağız. Mütevelli heyetinin yetkileri de büyük olacak”
Adnan Bey “tamam” dedi. Bu profesör üniversitenin kurulması için bir rapor tuttu. İş, Amerika’dan parayı almaya kalmıştı. Adnan Bey beni 6 aylığına Amerika’ya gönderdi. Amerika’nın Senatosu’nda ilk Türk lobisini o zaman kurduk. Senato’da bir konuşma yaptım. Bütün senatörler ayakta alkışladılar. 60 dolayında senatörle yakın ilişkilerim oldu. Hala daha o senatörlerden mektuplaştığımız dostlarımız var. Ancak, ODTÜ için Amerika parayı bir yıl sonra vermeye razı oldu. Halbuki, biz okulu faaliyete geçirmek istiyorduk.”

- Hemen geri dönmediniz herhalde?
 
“Hayır… Bu sefer New York’a Birleşmiş Milletler’e gittim. “ABD yardımdan vazgeçti, siz yardım edin” dedim. Büyükelçimiz Selim Sarper vardı. Onunla görüştüm. Selim beyin bitirebileceği bir işti bu… Baktım Selim Bey ava meraklı… Alanya’daki avcılıktan, av yerlerinden bahsettim. Kendimi de, yedi sülalemi de avcı tanıttım. Çok hoşuna gitti. “Sen bizim bu para işini hallet, beraber gider avlanırız” dedim. Sağolsun ondan sonra bana çok destek oldu. İlk olarak, para çıkacak dairelerin müdürlerini elçilikte bir akşam yemeğine davet ettik… Teksaslı bir müdür vardı. Asıl para ondan çıkacaktı. Teksas’ta Türk mebusu olarak ben çok tanınmıştım. Mahalli gazetelerde hala daha ismim çıkar. O zaman Teksaslı mebuslar da vardı. Birisine dedim ki, “Sen mi daha çok Teksaslı’sın, ben mi?” Adam şaşırdı. “Nasıl Oluyor?” dedi. “Bak şu gazetelere” dedim.
Gazetede, “Türk mebusu Teksaslı” yazıyor. Sonra ODTÜ’yü anlattım. “Tüm dünyaya örnek olacak, Amerikan dilinde öğretim yapacak” dedim. “Bunun parasını siz verin, ne kadarını verirseniz mühim değil, eğer isterseniz Türkiye size geri öder” diye ikna etmeye çalıştım. Sonradan, 90 bin dolar vermeye razı oldular. Üç tane de profesör geldi Amerika’dan…
Türkiye’ye döndüm. Emekli Sandığı’nın Ankara’da eski bir binası vardı. Orayı boşalttık, 40 kadar öğrenciyle ilk üniversiteyi orda açtık. Sağolsun Adnan Bey’in büyük yardımı oldu bina konusunda. ODTÜ’yü ilk sene açtık ama ihtiyaca cevap vermiyor. Büyütmek gerek… Ne yapalım, derken arsa bulmamız gerekti…”

- Yine Adnan Bey’den yardım istediniz tabii?..

“Evet, bir gün Adnan Bey’e dedim ki, “Bize Orta Doğu Teknik Üniversitesi için 50 bin dönüm yer lazım.” Adnan Bey şöyle bir suratıma baktı, “50 bin metrekare mi demek istiyorsun Ahmetçiğim” dedi. “Hayır, 50 milyon metrekare” dedim.
“Deli misin sen?” diye bağırdı. “Bu kadar yeri ne yapacaksın?” Dedim ki; “Ben Alanya’da doğdum. İstanbul’da büyüdüm… İkisi de cennet gibi yerler… Ankara’ya tahammül edemiyorum. Burayı yaşanacak bir şehir haline getirelim. Bu dağları, taşları bedava alırız, Ankara’ya hediye ederiz” dedim.
Bu fikrimi çok beğenmiş. Kabul etti. Kalktım Alanya’ya geldim. Sonradan bir haber, Adnan Bey beni İstimlak Komisyonu Başkanı yapmış… “Hay Allah” dedim ve kalktım Ankara’ya döndüm. Bir yaz boyunca onunla uğraştım.
Sonradan Yassıada’da başıma çorap örmeye ramak kalmıştı ya… Etüt ettim. Köylüyü mağdur etmek istemiyordum. Ama devleti de soydurmak istemiyordum. Üç ay içinde istimlakı tamamladım. Bir çok milletvekili arkadaşım fiyatları arttırmam için çok yalvardılar. Onları dinleseydim Yassıada’da 35 sene yiyecektim… Metrekaresi 15 kuruştan 9 milyon liraya istimlak ettik 50 bin dönümü… Bugün bu arazide ODTÜ’nün dev kampusu kurulu… Ankara’nın akciğeri diyorlar oraya… Üzerinde hiç yoksa 20 milyon ağaç var.”
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kubilay Karadeniz - 2 yıl önce
o güzel allahım razı olsun