banner391
banner405

Milli dava anlatıldı

TÜRK Ocağı Alanya Şubesi tarafından 'Kıbrıs Milli Mücadelesi' isimli panel gerçekleştirildi.

Milli dava anlatıldı

banner404
Erkan UYSAL
Alanya Ticaret ve Sanayi Odası'nda (ALTSO) düzenlenen panelde Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Görevlisi Harid Fedai, DAÜ Kıbrıs Araştırmaları Merkezi ve Kıbrıs, Balkanlar, Avrasya Türk Edebiyatları Kurumu (KIBATEK) Başkanı İsmail Bozkurt ile yazar Havva Tekin, konuşmacı olarak yer aldılar. Çok sayıda kişinin katıldığı panelde bir konuşma yapan Türk Ocağı Alanya Şubesi Başkanı Hasan Peker, Rauf Denktaş'ın Kıbrıs'ı Rumlardan kurtaran büyük bir kahraman ve mücahit olduğunu söyledi. Sonra konuşan Fedai, katılımcılara 'Kıbrıs'ta Namık Kemal Etkisi' konusunda bilgi verdi.
'TÜRKİYE, KIBRIS'TAN VAZGEÇEMEZ'
Daha sonra konuşan Bozkurt da, "Kıbrıs sorunu Türk ulusunun milli davasıdır. Bu dava henüz bitmemiştir. Kıbrıs coğrafi konumu itibariyle tarih boyunca bu coğrafyadaki en stratejik noktalardan birisi oldu. Bu durum çağımızda da sürüyor. Günümüzde Kıbrıs'ın güneyinde petrol ve doğal gaz olgusu ortaya çıktı. Bu coğrafyada güçlü olan her devlet Kıbrıs'a sahip oldu. 1571'de Kıbrıs, Osmanlı egemenliğine geçti. Bu durum iki sonuç doğurdu. Birincisi, Ortodoks kilisesi tekrar ortaya çıktı. İkincisi, Kıbrıs'ta bir Türk toplumu ortaya çıktı. 1878'e geldiğimizde ise Kıbrıs'a İngilizler geldi. 1878'de Kıbrıs'ın ele geçirilmesi Türkler üzerinde ciddi bir yıkım oluşturdu. Adanın İngilizlerin eline geçmesiyle Türkler üçüncü sınıf vatandaş durumuna düştüler. Bunun yanında Enonis tehlikesi ortaya çıktı. 1878'den başlayarak Kıbrıs Türkleri mücadele verdiler. Birinci Dünya Savaşı'na kadar Kıbrıs Türkleri hep adaya Türklerin döneceği inancıyla yaşadılar. Kıbrıslı Türkler 1924'te yeni bir travmayla karşılaştı. Lozan Antlaşması Kıbrıslı Türklerin ümitlerini söndürdü. Bu antlaşmadan sonra Kıbrıs'tan Anadolu'ya büyük bir göç başladı. Kıbrıs Türklerine İngilizler büyük bir baskı uyguladı. 1940'ların başında Kıbrıs Türkleri İngilizler tarafından azınlık olarak görüldü. 1949'da Yunanistan ve Rumlar Birleşmiş Milletler'e (BM) başvurarak Kıbrıs'ın kendilerine bağlanmasını istedi. Bunu başaramayan Rumlar 1952'de Enosis'i kurdu. 1955'te Kıbrıs'ta terör olayları başladı. Kıbrıs Türklerinin silahlı bir örgütü yoktu. Terör olayları Türklere yönelmeye başlayınca Kıbrıs Türkleri küçük, gizli örgütler kurmaya başladılar. Bu örgütler 1957 sonunda biraraya gelip Türk Mukavemet Teşkilatı'nı (TMT) kurdular. TMT, 11 yıl birbirinden kopuk bölgelerde Kıbrıs  Türk halkını organize etti. 1974'teki barış harekatıyla bugünkü sınırlar çizildi. Zaman zaman Kıbrıs sorununun bittiği söylenir. Hatta daha da öte Kıbrıs'tan vazgeçme isteği olduğunu görüyoruz. Bu tür düşünceleri Kıbrıs içerisinden seslendirenler de var. Tarih boyunca bu coğrafyada hakim olan devletler Kıbrıs'ı elinde tutmuşken, şimdi bu adanın güneyinde bulunan petrol ve doğal gaz zenginlikleri ile önemi artmışken, Türkiye gibi küresel bir güç olan bir devletin Kıbrıs'ı bırakması mantıkla izah edilir bir şey değil. Türkiye, Kıbrıs'tan vazgeçemez, vazgeçmemelidir" dedi.
'YOK OLMAYA MÜSTAHAKIZ'
Sonra konuşan Tekin de, "Alanya bizim bir yansımamız gibi. Farklılaşan, dibe doğru giden bir süreç yaşıyoruz. Çocuklarınız çok kıymetli. Öğrenmediğiniz zaman bir başkasının egemenliğine girmek o kadar kolay ki. Bu nedenle çocuklarınızı eğitin. Onlara kendilerinin Türk olduğunu öğretin. Onlara öğretin ki, onlarda başkalarının egemenliğine girme hevesi olmasın. Önce dil, gelenek ve çocuklarınıza sahip çıkacaksınız. Türkiye'nin içinde bulunduğu büyük komplo bundan besleniyor. 1974 yılına kadar Kıbrıs Türkleri travmalar yaşadı. 1974'ten sonra yaşanan birçok durumda Kıbrıs Türkleri suçlandı. Hatta bir Türk siyasetçi Kıbrıslı Türkler için besleme ifadesi bile kullandı. Biz bu yüzden travmalarla büyüdük. Travmalarla ayakta kalmaya çalıştık. Bugün hala Kıbrıs'ta iki tür travma devam ediyor. Kıbrıslı Türklerin bir kısmı 'Çocuklarımıza geçmişte yaşanan olayları anlatmayalım' derken bir kısmı ise, 'Anlatalım ama bu çocuklar ne yapabilir?' diyor. Çocuklarınıza, Türklüğünüze sahip çıkın. Biz Türkçülüğümüze sahip çıkmadıkça yok olmaya müstahakız" diye konuştu.


banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.